banner271

Bir arkadaşla yemeğe gitmiştik. İkimiz de şiş kebap söyledik. Yanında meze, içecek, ıvır zıvır.

Günlük olaylardan konuşurken kebaplar geldi, garson masaya bıraktıktan sonra başka bir isteğimiz olup olmadığını sordu, teşekkür ettik.

Arkadaşım önce kendi önündeki tabaktan bir parça et alıp ağzına attı, lokmasını yuttuktan sonra benim tabaktan bir parça aldı, onu yerken, “İkimizinki de aynı ama hoşuna gittiyse değişebiliriz” dedim.

“Gerek yok, aynı nasıl olsa” dedi. Yemeğe devam etti. Bu arada ben de bir kaç lokma attığm ağzıma. Arkadaşım az sonra yine benim tabağa uzandı, bir parça et daha alıp, yedi.

“Bak gerçekten beğenmediysen benimkini alabilirsin ya da başka bir şey söyleyelim” dedim. O yine, “Gerek yok. Nasıl olsa aynısı..” dedi, yemeğe devam etti. Ama davranışı tuhafıma gitmişti. Dayanamadım;

“E be kardeşim, hem ‘nasıl olsa aynısı’ diyorsun hem de bir kendi tabağından, bir benim tabağımdan yiyorsun, ne demek oluyor bu dedim.”

“Yaa, senin tabaktakiler gözüme daha güzel göründü ondan. Yoksa fark etmez. İkisi de aynı kebap” dedi, gülümsedi...

“Allah Allah..” dedim kendi kendime. Oysaki onun tabağındakilerle benim tabağımdakiler her şeyiyle aynıydı ve onun tabağı bana hiç de daha güzel görünmüyordu. 

Karnımızı doyurduk, restorandan ayrıldık. O arkadaşımla bir daha yemeğe gitmedim. Hatta hiç bir şekilde zorunlu olmadıkça biraraya da gelmedim.

Çünkü yaşadığım olayı ve arkadaşım dediğim adamın kişiliğini birlikte değerlendirdiğimde anladım ki onun gözü hep başkalarının sahip olduklarındaydı.

Oysa onun da sahip olduğu çok şey vardı. Ekonomik imkanları iyi, sosyal çevresi genişti. Ama nedense gözü hep başkalarının sahip olduklarındaydı.

Böyle insanlar bana göre tehlikelidir. Çünkü arkadaşım diye yaklaşır, dostane davranırsın ama o seni kıskanır, sahip olduğun güzelliklere ortak olmaya ya da elinden almaya kalkar.

Bunu bazen çevremdeki kişilerde gözlüyorum, bazen de televizyondaki dizi filmlerde görüyorum. Ve onların davranışlarını izleyince geriliyorum..

Büyüklerimiz böyleleri için” yılan gibi” derdi. Evet yılan gibidirler, bazen orada olduğunu fark etmezsiniz, yanından geçerken aniden sizi ısırır. Bazen de tehlikeli olduğunu bilirsiniz ama ben ona dokunmazsam, o da bana bir şey yapmaz diye düşünürsünüz fakat o bir yolunu bulup mutlaka yapacağını yapar, alacağını alır. Çünkü karakterinde vardır.

Aslında sizden almak istediği belki de onun işine yaramayacaktır ya da size yaptığının kendisine hiç bir faydası yoktur. Ama onun derdi gerçekte sizsiniz. Siz mutsuz oldukça o mutlu olur, siz kaybettikçe o kazandığını sanır.

Yani sizin önünüzde duran tabakla onun tabağı tıpatıp aynısı olsa da sizin yediğinize göz koyar. Onu da ele geçirmek ister yoksa yediklerini hazmedemez. Kendisi tıkabasa doysun, siz sofradan yarı aç yarı tok kalkın ister.

Ben korkarım böylelerinden..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner183