Bir yerden başlamak lazım. Kapıyı sert kapatmamak, büyük lokma yememek, çok kitap okumak, çok dinlemek, az konuşmak lazım. Toplu mesajlar atmamak lazım mesela. Birine ‘değerli’ olduğunu hissettirmek, bir yudum çay ya da bir fincan kahve ısmarlamak lazım. Bir yazıya başlarken biraz saçmalamak lazım. Atıp tutmak lazım. “Ben varya oğlum, uçarım mesela. Mesela yerlere göklere sığamıyorum” demek lazım. Ne çok ‘lazım’ dedim değil mi? Sen takılma bana, öldürmeyen Allah bazen ceza olsun diye böyle yazılar yazdırıyor işte.

+++

Belediye araçlarını kullanan melekler var bu memlekette, haberiniz var mı? Öyle güzeller ki cebindeki akbil olmak istersiniz. İşte tam da bir böyle zamandı...

Akbilini bastı ilerledi arabanın içinde. Herkes köşesini kapmıştı çoktan. Oturacak yer yok. Ben kapının yanındayım. Kulaklığım var kulağımda. Duman, ‘Kimseyi tanımadım ben senden daha güzel’ diye bağırıyor. Yanıma geldi. Kulaklığı var kulağında. Hareket ettik. Duraklar geçiyorduk peşi sıra. Arada kaçamak bakışlar atıyoruz birbirimize. Telefonu çaldı. Tanrım! dedim, şu ses tonunu çocukluk zamanlarında mı yarattın? Bir gülüyor ki sormayın. Konuşurken bana bakışı var hele, içimde kelebekler uçmuyor filler tepişiyor sanki.

+++

Dur! dedim kendi kendime DUR! Onca sorumluluk, ekmek derdi, eve para götürme gererkliliği falan var. Ne yapıyorsun? Aşık olacak zaman değil. Hem aşk dediğin ‘pempe hayal’den başka bir şey değildir. Bunun bir sürü derdi püsürü var. Ayrıca bak bir kendine. Sen çok güzel bir kızı hak edecek ne yaptın? O çok güzel de sen değilsin canımın içi. Herkes kendi klasmanında yarışsın. Sen bu yarışın adamı değilsin.

+++

Ne de güzel kendi kendimin ağzına ediyorum. Sanki herkes on numara beş yıldız, bir ben var bir numara sıfır yıldız. Garip duygular eşiğindeyim, o eşiği bir atlasam neler olacak ama, atlamak biraz toto istiyor. Herkesin herkesi aldattığı şu cağnım yer kürede daha fazla kanatılmasın dizlerimiz diye belki bunca korku. Tamam benim kanayan dizlerim yoktu sadece,benim de kanattıklarım vardı ama sen söyle güzel kardeşim, kim sevdi de musmutlu şu dünyada?

+++

Yok, yok. Bu böyle olmayacak. Kendimi öldürmem gerekecek böyle giderse. Ulan, resmen kendimle anlaşamıyorum. Yahu diyorum, şizofren misin? Bak ne güzel fırsatlar geliyor ayağına neden klas bir şutla gol atmıyorsun. Neden sürekli ayağına top bekleyen şerefsiz forvet gibi hep ilerde duruyorsun. Bir bok yapamıyorsan git defansa yardım et. Hiç olmazsa gol yeme.

+++

Bak şimdiden arabesk esintiler geliyor kulağıma. Yanımda İbrahim Tatlıses ‘Bir kulunu çok sevdim o beni hiç sevmedi’diye bağırıyor. Azer Bülbül gibi titreye titreye ‘Dardayım eyy aney aney’ diye inleyeceksin oğlum, kaç kurtar kendini. Hangi durakta ineceğimi unutmasam bari. Kızım sen de durup durup bakma bana. Benim anam senin için doğurmadı beni.

+++

“Hı hı evet orada ineceğim” diyor. “Sen gelme ben kendim gelirim. Anneme söyle yemeği hazırlasın kurt gibi acıktım” diyor. “Ya baba alemsin, yarın gidecek miyiz bowling oynamaya, çok özledim hep beraber vakit geçirmeyi” diyor. Otobüsün camından yansıyan yüzlerimize bakıyorum; benim kafam da saç yok, onun gözleri bayram şekeri. Olmaz diyorum. Doğanın dengesi ile oynamaya hakkım yok.

+++

Kapatıyor telefonu. İçimden binlerce şiir geçiyor. Her durakta birileri iniyor, birileri biniyor. Aramıza kimse girmiyor. İlahi adalet işte. Oysa diğer zamanlarda herkes herkesin üstüne çıkar buralarda. Bu şehrin giriş kapılarına ‘Well Come To Hell’ yazmak lazım. Gariban yabancılar da nereye geldiklerini bilsinler.

+++

Tutunduğu tutamaçtan çekti elini. Kırmızı stop düğmesi o ara hayatımı sonlandıran, tüm hayallerimi başımın üstüne yıkan bir düğme oldu çıktı. İçimden BASMAA diye haykırsam da duymuyordu. İçimle kavga ettim,yolculara küfrettim,şoförü dövdüm düşümde. 2 saniyelik göz kapatışımda oldu bunların hepsi. Sonra indi. Kapıları sonuna kadar açtılar onun için. Son bir kez olsun baksın istedim. Son bir kez... Bakmadı.

+++

Baksaydı içimle kavga etmeyi bırakıp yüzbin kilometre sonraki durakta da insem yine ona koşardım. Baksaydı kalbimin pencere kenarına çiçekler koyardım. Baksaydı belki şair olurdum, bir sürü kötü şiir yazardım. Ama bakmadı. Hayat bazen seninle dalga geçer, bilirsin. O inince kulağımda yankılanan şarkı; “Dünya zalımlar dünyası, giden zalım gelen zalım.”

Ne demiştim en başında hatırlıyor musun? Öldürmeyen Allah bazen ceza olsun diye böyle yazılar yazdırıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner245

banner183