Başbakan Yıldırım: Siyasette kadınların daha fazla olması lazım
Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Olağan Genel Kurulu'na katılan Başbakan Binali Yıldırım, kadınların karşısında konuşmanın zor olduğunu, çocukluğundan beri kadınlarla konuşurken çok fazla heyecanlandığını, bu durumun bugün de devam ettiğini söyledi.
Geçen 15 yılda kadına bakışlarında, siyasette, iş hayatında, sosyal ve akademik hayatta kadının yerinin hep öncelikleri olduğunu ve bu yönde de adımlar attıklarını dile getiren Yıldırım, istatistiklere bakılınca Türkiye'de bankacılıkta çalışanların yüzde 51'inin kadın olduğunu anlattı.
"İstikbal ve gelecek mücadelemizi birlikte vereceğiz"
Başbakan Binali Yıldırım, seçmenlerin yarıdan biraz fazlasının kadın, nüfusun yarısının kadın, yarısının da erkek olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Siyasette kadınların daha fazla olması lazım. Kılıçdaroğlu'nu ben anlamıyorum, gerçekten anlamıyorum. 18-25 yaşı o kadar çarpıtıyor ki... 18-25 yaş arası 9 milyon 250 bin insanımız var. Bunun yarısı kadın. İşi getirdi bağladı askerliğe. Peki diğer yarısı 4,5 milyonu kadın, onlar askere gitmiyor. Onlarla ilgili bir düşünceniz var mı? Yok sayıyor, yok. Zihninde kadın yok. Sosyal demokrat olmak lafla olmaz. 9 milyon 18-25 yaş arasındaki insanın yarısı kadın. 'Efendim askere gitmemek için 18 yaşı seçilme yaşı olarak getirdiniz'. Bu çok gülünç bir şey. Bir ana muhalefet partisi başkanına yakışmayacak bir şey. Onun için kadınlarımız, erkeklerimiz Türkiye'nin geleceğini birlikte inşa edeceğiz. El ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz. Nasıl Rusları Nene Hatun Erzurum'da durdurduysa, Kara Fatma'lar nasıl düşmana geçit vermediyse, istikbal mücadelemizi de, gelecek mücadelemizi de birlikte vereceğiz. Sizin bunun farkında olduğunuzu görüyorum. Şu anda geldiğiniz nokta bu işin doğru bir istikamette ilerlediğini gösteriyor."
"Bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık"
"Cumhuriyet bizlere bu sorumluluğu verecek noktaya geldi. Fırsat eşitliğini verdi." diyen Yıldırım, şimdi yapılması gerekenin zaman ekonomisini uygulamak, zaman kayıplarını azaltmak olduğunu söyledi.
Yıldırım, 15 yıldır iktidarda oldukları için "Niye yapmadın" denilebileceğini ifade ederek, "Yaptık. Bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Türkiye'nin doğusunu, batısını, güneyini, kuzeyini birbirine yakın ettik, yolları böldük, hayatları kurtardık, yolları böldük milleti birleştirdik. Yolları böldük gönülleri birleştirdik ama yolları böleriz, Türkiye'yi böldürtmeyiz. Bu bizim kırmızı çizgimiz. Bu milletin kardeşlerini birbirine düşürmek isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bunun ne anlama geldiğini analar herkesten iyi bilir." dedi.
"Bölgede terör örgütünün sultası kalkmıştır"
Başbakan Binali Yıldırım, 2015'ten önce dağa çıkarılan genç sayısının bin 500'leri bulduğunu, bu sene sayının sadece 4 olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Türkiye nereden nereye geldi. Neden oldu? Bir gelecek tasavvuru veriyorsunuz, bir gelecek rüyası anlatıyorsunuz, bir gelecek vizyonu veriyorsunuz. Bu vizyonda ne var? Genç kardeşimiz, yavrumuz o bakıyor, ona göre hareket ediyor. İleriyi göremiyorsa, geleceği hayal edemiyorsa dağı tercih ediyor. Yok parlak bir gelecek görüyorsa, umutları yeşeriyorsa o zaman tercih etmiyor. Bugün Allah'a şükür bölgede terör örgütünün sultası kalkmıştır, terör örgütünün baskısı kalkmıştır. Ne şehirde ne kırsalda terör örgütü nevruzda bile kimseyi toplayamamıştır. Artık terör örgütünün ülkemiz için bölgemiz için büyük bir sorun olduğu gerçeği herkes tarafından; Kürt, Türk bu ülkede yaşayan bütün vatandaşlarımız tarafından ortak bir kanaat olarak anlaşılmıştır. Bu bizim için çok büyük bir imkandır.
"Memleketin geleceğine karar verilecek"
Başbakan Yıldırım, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına değinerek, 16 Nisan'ın önemli bir tarih olduğunu söyledi.
Sandığa gidilerek memleketin geleceğine karar verileceğini anlatan Yıldırım, "Biz bir değişiklik getirdik. Bu değişiklik bizim ihdas ettiğimiz bir şey değil, bu değişiklik Cumhuriyetin kuruluşundan beri yönetim sisteminde var olan birtakım anlaşmazlıkların son bulmasını amaçlayan bir değişikliktir. Bunun aslında ilk adımını 2007'de biz attık. Cumhurbaşkanı seçemediğimiz için Mecliste 'Cumhurbaşkanını artık millet seçsin' diye karar verildi. Millet de bu kararı verdi ve ilk milletin seçtiği Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, şu anda iş başında. İki tane seçilmiş var. İki seçilmişle ülkeyi yönetmek zor, olmaz." diye konuştu.
"Türkiye'nin artık bir saniye bile kaybedecek vakti yoktur"
Başbakan Yıldırım, "Herkes kendi alanında, uyum içerisinde ülkenin geleceğine yönelik üzerine düşen görevi yapacak. Bu sistemin getireceği şey demokraside bir kademe daha üste çıkmaktır. Demokrasimiz daha güçlenecek, istikrar sürekli olacak." diyerek, şunları kaydetti:
"Efendim hükümet kuruldu, kurulmadı, anlaştılar, anlaşamadılar... Zaman kaybı yok, Yazık günah değil mi? Başbakan Ecevit'e, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer iki laf etti, Türkiye yerle bir oldu. 15 yaşındaki gençlerimiz bunu hatırlamaz. 2001'de ne yaşadığımızı hepiniz biliyorsunuz. Bir gecede Türkiye yerle bir oldu. Faizler yüzde 7 bin 500'lere çıktı. 23 banka battı, 46,5 milyar dolar uçtu, gitti. Ama ne oldu? Bedelini sonraki kuşaklar ödedi. 192 milyar dolar 2001 krizinden borç ödedik. 630 milyarın üzerinde. Toplam yaptığımız kamu yatırımlarının tamamından fazla. Peki bunu ödemek zorunda kalmasaydık, şimdi Türkiye'nin nerede olduğunu düşünün. 11 bin dolarda değildik, şimdi 16-17 bin doları konuşuyorduk. Ama zararın neresinden dönülürse kardır. Türkiye'nin artık bir saniye bile kaybedecek vakti yoktur. Bu 'hayırcı' korosunun Türkiye vizyonuyla ilgili, geleceğin Türkiye'si ile ilgili hiçbir fikirleri yok. Olamaz. Çünkü bunlar hayatında tek bir sorumluluk alıp, bir iş üretmiş değiller. Köprü yaparsın karşı çıkar, havaalanı yaparsın, baraj yaparsın karşı çıkar. Tünel yaparsın karşı çıkar. Ne kadar hayırlı iş varsa, güzel iş varsa bunlar hep karşısında. Ama tecrübeyle sabit, yapıp bitirdikten sonra en önce onlar kullanırlar. Böyle de bir özellikleri var.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner258

banner241

banner245

banner183