banner256

MESLEK ODALARI BAKIRKÖY’DE YAPILAN PLAN DEĞİŞİKLİĞİNE, “YEŞİL ALANI YOK SAYAN BİR TALAN PROJESİ” DEDİ!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesi’nin de içinde olduğu beş parseli kapsayan imar planı değişikliğine itiraz eden meslek odaları, vatandaşlarla bir araya gelerek bilgilendirme toplantısı yaptı. “Yeşil alanları yok sayan bir talan projesidir bu” diyerek, 4 Haziran’da eylem planını açıkladı.

MESLEK ODALARI BAKIRKÖY’DE YAPILAN PLAN DEĞİŞİKLİĞİNE, “YEŞİL ALANI YOK SAYAN BİR TALAN PROJESİ” DEDİ!
“Mesele sadece akıl hastanesi arazisini değil, kentimizi, tarihi değerlerimizi, yaşam tarzımızı ve haklarımızı savunmaktır” diyerek, yapılan plan değişikliğine karşı çıkan TMMOB Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği, İstanbul Tabibler Odası, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi ve Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, Bakırköylü STK’lar ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Katılımın yüksek olduğu toplantıda, plan değişikliği ile ilgili bilgi veren TMMOB Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği Başkanı Mimar Mustafa Fazlığolu, bakanlık tarafından yapılan plan değişikliğinin askı süresinin dolduğunu, plan değişikliğine ilişkin davaların açılacağını fakat davaları kazansalar bile, başlayacak çalışmanın önüne geçemeyeceklerini ifade ederek, “Yeşil alanı yok sayan bir talan projesidir bu ve hep birlikte mücadele etmeliyiz” dedi. 
Planlanan alanın E-5, sahil kenarı ve havaalanı gibi ulaşım aksamında imar rantının yüksek olduğunu ifade eden Fazlıoğlu, alanın öncelikle kent için yeşil alanlarıyla ve tarihi ile çok değerli bir yer olduğunu söyledi.

KORUNACAK TESCİLLİ AĞAÇ 20 TANE!
Sağlık Tesis Alanı olarak planlanan bakanlık dosyasını incelediklerinde ise, yeşil alan olarak gösterilen bölümün yok denilecek kadar az olduğunu, ağaçların korunacağına ilişkin açıklamanın ise sadece "Tescilli Anıt Ağaçlar" için olduğunun altını çizen Mustafa Fazlıoğlu, söz konusu alanda 20 tane tescilli ağaç olduğunu belirtti.
2000’li yıllardan başlayarak Ruh ve Sinir Sağlığı Hastanesi arazisi üzerinde imar planı, fonksiyon ve tahsis sahiplerine ilişkin sürekli farklı bir bilgilerin olduğunu, uzun yıllardır söz konusu alan üzerinde değişik oyunların oynandığını ve şimdilerde 6428 nolu yasaya dayandırılan ve yapılmak istenen asıl şeyin “Yap, işlet, devret” modeli olduğunu belirtti.
1927 yılından beri ruh ve sinir hastalıkları olarak hizmet veren sağlık alanınında, Sadi Konuk Devlet Hastanesi’yle birlikte toplamda 2 bin hastanın 150 bin metrekare alanda kamusal hizmet gördüğünü söyleyen Mimar Mustafa Fazlıoğlu, yeşil alanı ve tarihi ile hastane bahçesinin de bir rehabilite alanı olduğunu söyledi.

EMSAL 1, 800 METREKARE ALANDA, 1 MİLYON METREKARE İNŞAAT DEMEK!

Yapılan yeni planlamalarda, spor alanının korunduğunu, Tavukçu Bölgesi denilen Ataköy'ün arka kısmında bulunan Salı Pazarı konumunda ise yeni bir yol açıldığını ve ikinci bir yan yolla da E-5 bağlantısının yapılacağını gördüklerini belirten Fazlıoğlu, yeşil alanın yok sayıldığını, ayrıcalıklı planla sosyal kültürel tesis alanının Bakırköy Belediyesi’ne verildiğini, Ceza Evi’nin kaldırılacağını ama nereye kalkacağı konusunda bilgi olmadığını söyledi.
Söz konusu alanda ise tescilli yapının da olmadığını, sadece tescilli bina olduğunu ve bunun da alana müdahale olacağı anlamına geldiğini belirterek açıklamalarını sürdüren Mustafa Fazlıoğlu, ‘Emsal 1’in de ne demek olduğunu anlattı. “Emsal 1 demek, 800 metrekare alanda 1 milyon metrekare inşaat anlamına gelmektedir. Bu da 5 bin yataklı hastane ve de 40-50 bin kişinin bölgeye gelmesi anlamını taşımaktadır” diyerek devam etti. “Siyasi iktidarın sağlık politikalarına bakışıdır bunun altında yatan sebep” diyen Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği Başkanı Mustafa Fazlıoğlu, “Kentin en değerli yerlerindeki alanlara karşı gözünü para hırsı bürüyen iktidarın kamu sağlığını hiçe saydığının göstergesidir bu olanlar” diyerek devam etti.
FAZLIOĞLU SİYASİ İKTİDARA SESLENDİ!
Son olarak siyasi iktidara seslenen TMMOB Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği Başkanı Mimar Mustafa Fazlıoğlu, “Şehir içinde büyük hastanelere ihtiyaç yok. Gel hep birlikte spor ve yeşil alanları ile rehabilite özelliği de olan, hem insanların, hem hayvanların, hem de ağaçların yaşam alanı olan, rehabilite özelliği ile tarihi değeri bulunan hastanemizi iyileştirelim. Eksik donatı alanlarını da tamamlayarak, hem kamu sağlığına, hem Bakırköy halkına, hem de İstanbul halkına hizmet et” ifadelerini kullandı. “Cumhuriyet tarihi ile özdeş olan, yeşil alanlı hastane arazisini gelecek nesillere bırakmak istiyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.

KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ MODELİ, DEVLETİ ZARARA UĞRATAN BİR SİSTEMDİR!
İstanbul Tabibler Odası adına toplantıya katılan Dr. Vahap Karabulut, şehir hastaneleri yapılaşma söylentilerinin uzun zamandır söz konusu olduğunu, uzun yıllardır da konuyla ilgili tepki verildiğini ve ‘ne oldu ne olacak’ derken, bu gün yaşanan sürecin ayak seslerini aslında çok önceden duyduklarını söyledi.
Sağlık hizmeti veren hastane binalarının eskidiğini ve yenilenmesi gerektiğini söyleyen Dr. Vahap Karabulut, “Bakırköy bizim için değerli ve doğasıyla, tarihiyle önemli bir yer. Burası Şehir Hastanesi olursa doğası bozulur” dedi.
Kamu Özel işbirliği ile yapılması planlanan Şehir Hastaneleri’ne Tabibler Odası olarak karşı olduklarının altını çizen Dr Vahap Karabulut, hayata geçirilmesi planlanan inşaat çalışmalarının başlamasının ardından, şu anki hizmetlerin ne olacağına dair bir bilginin de paylaşılmadığını ifade etti. Kamu Özel İş Birliği Modeli’nin devleti zarara uğratan bir sistem olduğunu ve bunu reddettiklerini belirtti. Ülkemiz kaynakları ve genel bütçemizle bir yapılaşmanın gerekli olduğuna inandıklarını ifade etti.

HAVARAY İMAR DURUMUNA GÖRE YÜKSEKLİK 13 KATA KADAR ÇIKABİLİR!
Şehir Plancıları Odası adına toplantıya katılan Oktay Kargül, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açıklanan plan değişiklinin çok olumlu ve eski yapısını koruyan bir plan gibi gösterilmeye çalışıldığını, şehir plancıları olarak incelediklerinde plan notlarında ciddi tehlikeler olduğunu söyledi. Çok sıkıntılı olmayan bir değer olarak gösterilen ‘Emsal 1’ değerinin, alanın büyüklüğü hesap edildiğinde kentin yaşam kalitesini bozacağını belirtti. Tescilli ağaçların ve binanın dışındaki tüm alanın imar alanı anlamına geldiğini ifade eden Kargül, havaray imar durumuna göre bina yüksekliklerinin 13 kata kadar çıkabileceğini belirtti. “Planda yeşil alan yok, 15-20 ağacı korumak, yeşil alanı korumak değildir. Yeşil alanlarımız, rantsal tatmini oluşturacak alanlar olmamalı” dedi.
Meslek odaları olarak planlara itiraz etseler dahi, mahkemeler sonuçlanana kadar inşaat çalışmalarının devam ettiğini, kazandıktan sonra da 16/9 örneğinde olduğu gibi çok şeyin değişmediğini ve yaklaşık kazanılmış 80-90 davalarının olduğunu söyleyen Kargül, “Kamuoyu ve yerel yönetim çok önemli. Bu sürece kamuoyu ve yerel yönetimle birlikte katkıda bulunmanız gerekiyor” diyerek, toplantıya katılan kalabalıktan dolayı memnuniyetini dile getirdi.

TARİHİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ!

Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi ve Bakırköy Kent Savunması adına toplantıya katılarak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin tarihi önemini anlatan Arkeolog İlknur Türkoğlu, İstanbul'un en eski ve gelenekli semtlerinden biri olan Bakırköy'ün tarihinin Roma İmparatorluğu'na kadar dayandığını söyledi. Hebdomon adını taşıyan ilçelerinin, Bizans'ın son dönemlerinde ve Osmanlı döneminde de "Makri Köy" (Uzak Köy) adıyla anıldığını, Cumhuriyetin ilanından sonra, yer adları Türkçeleştirilirken ilçenin Bakırköy adını aldığını söyledi.
Bir çok tarihi eserin bulunduğu Bakırköy’de Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bahçesinde bulunan Düşünen Adam heykelinin, Başhekim Fahri Celal Göktulga’nın fikriyle, hastanede tedavi gören heykeltıraş Kemal Künmat tarafından yapıldığını; heykelin çenesini yasladığı kolunu da depresyon tedavisi için hastanede yatan yüzbaşı Mehmet Pişdar tarafından tamamlandığı bilgisini veren İlknur Türkoğlu, “Tarihimize sahip çıkmalıyız” dedi.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi hakkında bilgi veren oda temsilcilerinin ardından toplantıya katılan vatandaşlarda kendisini tanıtarak fikir beyan ettiler.

TESCİLLİ AĞAÇLARIN NUMARASI VE TABELASI OLUR!

Toplantıya bireysel olarak katılan Ormancılar Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Orman Mühendisi Yüksel Erdoğan, yaptıkları çalışmalarda söz konusu alanda, 17 bin 685 ağaç olduğunu, yaşlarını, boylarını ve özelliklerini tespit ettiklerini söyledi. Yaptıkları çalışmalar sonucu ise, 15 bin 855 ağacın sağlıklı bir durumda olduğu bilgisini de veren Erdoğan, “Tescilli ağacın numarası ve tabelası olur. Alanda yaptığımız çalışmalarda öyle bir ağacın olduğunu görmedik. Biz korunması mutlak ağaçları tespit ettik ve bildirdik” dedi.

TÜRKAN SAYLAN’IN DA ADINI YOK EDİYORLAR!

Toplantıya Haziran Hareketi ve aynı zamanda Bakırköy Kent Savunması üyesi olarak katılan Leyla Koç Üzüm, “Hafızamızı çalıyorlar, insanların biriktirdiği anılarını yok ediyorlar” diyerek yapılan plan değişikliğine tepki gösterdi.
Leyla Koç Üzüm, plan değişikliğinin yapıldığı alanda Lepra Hastanesi’nin olduğunu, yaşam, sağlık ve eğitim gibi birçok alanda hem yerel hem uluslararası arenada büyük başarılara imza atan, binlerce insana umut ışığı olan Prof. Dr. Türkan Saylan’ın, 21 yıl boyunca Lepra Hastanesi başhekimliğini yaparak Cüzzam hastalığının yok olmasına için çalıştığını söyledi. “Türkan Saylan’ın adıda yok ediliyor. Hafızalardan silinmek isteniyor” dedi.
Plan değişikliği ile yapılmak istenenleri iyi okumak gerektiğini ve topluma bunları iyi anlatmak gerektiğini belirten Leyla Koç Üzüm, “Bu işin toplumsal ayağını öremezsek, hepimize geçmiş olsun. Bize rağmen yapamayacaklarını Bakırköyde göstermeliyiz” diyerek alanın siperi olacaklarını ve alana kazma, kürek vurdurmayacaklarını söyledi.

HALK ENGEL OLMAZSA, KİMSE ENGEL OLAMAZ!

Toplantıya katılarak kent plancıları olarak dava açmanın yeterli olmadığını ve toplum olarak sahip çıkmaları gerektiğini söyleyen Ataköy Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Asuman Yarkın Yeşilırmak, plan değişikliği ile ilave edilen yolda, farklı çıkış yollarının da olduğunu, Behçet Çağlar Caddesi’ne bağlanacak yol ile ulaşıma çözüm adı altında konut alanına yol tahsisi yapıldığını iddia etti. “Trafik yükü Ataköy’ü cehenneme çevirecek. Sahilimizi kaybettik, doğamızı da kaybedersek, sıra diğerlerine gelecek. Halk engel olmazsa, başka kimse olamaz. Bu alanlar bizim kamu alanlarımızdır” dedi.

CHP BAKIRKÖY, “TALANIN KARŞISINDAYIZ”

CHP Bakırköy İlçe Başkanı Celal Sevinç’in de katıldığı ve üyelerine de katılması yönünde çağrıda bulunduğu toplantıda söz alan, CHP STK’lardan sorumlu İlçe Başkan Yardımcısı Çetin Yılmaz, yapılmak istenenin talan projesi olduğunu ve yönetim kurulu olarak bu talanın karşısında olacaklarını söyledi.

ORTAK DEĞERLERİMİZE BİRLİKTE SAHİP ÇIKMALIYIZ!

Yeni planı gördüklerinde şaşırmadıklarını ifade ederek toplantıda söz alan HDP PM Üyesi Yılmaz Yücel, “Var olan mücadeleci direniş ruhumuzla, tüm dinamiklerimizi ayağa kaldırmamız gerekiyor. Hangi sosyal örgütten olursa olsun, ortak değerlerimize hep birlikte sahip çıkmalıyız” dedi.

BAKIRKÖYÜN RUHU, DOKUNANI ÇARPAR!

33 yıl hastanede hemşire olarak görev yapan Bakırköylü Nurten Özaslan isimli vatandaşta, “Bakırköyün ruhu, dokunanı çarpar” sözünü hayata geçirme vaktinin geldiğini belirtti. “Dava tek başına olmuyor. İyi örgütlenmemiz lazım. Orası bizim depremde toplanma alanımız ve gerekirse tek başıma açlık grevine giderim” diyerek, katılımcılardan büyük alkış aldı.

Florya ve Atatürk Ormanı Koruma, Dayanışma ve Kültür Derneği adına toplantıda söz alan Oktay Öter, 4 Haziran’da yapılması düşünülen eyleme öneri olarak, düşünen adam heykeli etrafında aynı görüntüyü veren binlerce insanla birlikte Guinnes rekorlar kitabına girme teklifinde bulundu.

İMAR PLANI UZMANLARLA YAPILIR, RANTÇILARLA DEĞİL!

Toplantıda söz alarak düşüncelerini ifade eden Harita Mühendisi Veli Aslan, “İmar planı değişikliği; kentin sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayandırılarak, kentli psikolojisi hesaba katılarak işin uzmanlarıyla yapılır. Rantçılarla değil” dedi. Acil bir şekilde bir plan notu önerisi yaparak, alternatif sunmalarının da gerekli olduğunu belirtti.

SAĞLIK ALANLARIMIZ, TİCARİ ALANA ÇEVRİLDİ!

Son olarak toplantıda söz alan CHP’li İBB ve Zeytinburnu Belediye Meclis Üyesi Esin Hacıalioğlu, sağlık alanı adı altında, rant alanı açılmaya çalışıldığını ifade ederek, “Madem sağlık alanına ihtiyacımız vardı, neden SSK Doğum Evi’ni ve Koru Florya’nın olduğu alanı sağlık alanından, ticari alana çevirdiniz” diyerek hükümete seslendi.
Toplantının sonunda istek, talep ve önerileri dinleyen meslek odaları temsilcileri, 4 Haziran’da, büyük bir eylem hazırlığına gireceklerini söyleyerek, toplumun tüm katmanlarını yaşadıkları yaşam alanlarına sahip çıkmaya davet etti.

Selvi Sarıtaç/Mahmut Erdinç/ KENT YAŞAM 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner245

banner183