67 yıl sonra cenaze namazı kılındı

Sütlüce’deki silah ve mühimmat fabrikasında meydana gelen patlamada, arkadaşları ile birlikte şehit düşen Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa (Killigil)’nın cenaze namazı tam 67 yıl sonra kılındı. Parçalanan vücudunun 10 gün sonra Haliç’ten çıkarılması üzerine, dönemin müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen'in 'Vücut tam olarak bulunamadığı için cenaze namazı kılınmaz' fetvası nedeniyle cenaze namazı kılınmadan Edinekapı Şehitliğine defnedilmişti.

67 yıl sonra cenaze namazı kılındı
67 yıl sonra konu ile ilgili Atilla Oral tarafından yazılan bir kitap ile birlikte gündeme gelen olayı duyan Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Paşayeva'nın  öncülüğünde, bakımsız halde bulunan Killigil Fabrikası Şehitliği restore edildi.Restore edilen şehitliğin açılışına, İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürü Ramazan Minder, Enver Paşa'nın Torunu Arzu Enver Erogan, Kafkasya’da İslam Ordusu Kumandanı, Haliç'te silah ve cephane fabrikatörü Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Killigil isimli kitabın yazarı Atilla Oral ve mezarlığın yapımını üstlenen iş adamı Zeki Yılmaz, İstanbuL,Türkiye, Azerbeycan Dayanışma Derneği Başkanı Sefer Karakoyunlu da katıldı. Açılış töreninin öncesinde Nuri Paşa için 67 yıl önce kılınmayan cenaze namazı kılındı. Azerbeycan'dan getirilen toprak da şehitliğe serpildi. 



PAŞAYEVA: AZERBEYCAN VE TÜRK BAYRAKLARI BİRLİKTE DALGALANIYOR
Birlik ve beraberlik mesajları veren Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, “Bugünlerde Nuri Paşa'ya yakışır bir şekilde böyle güzel bir abide yapıldı.Bugün burada Azerbeycan ve Türk bayrakları birlikte dalgalanıyor. Artık Nuri Paşa’nın ruhu huzur içinde. Bu kabrin yapılması çok önemliydi. Biz bugün vefa borcumuzu ödedik. Ama bu günlerde burada beraber toplanıp da, bu toplantıyı gerçekleştirmemiz ve bu bayraklarımızın beraber dalgalanması bugün ve geleceğe yönelik yüzyıllara verilecek çok güzel bir mesajdır” dedi.



ORAL: 67 YILLIK VEFA BORCU ÖDENDİ
Nuri Paşa'nın vücudun büyük bir bölümü olmadığı için, sadece yüzü ve göğsünün bir kısmının bulunduğunu söyleyen Yazar Atilla Oral, “Yüzde 50'sinden fazlasının olması gerektiği düşüncesiyle namazı kılınmamıştı. Ailesi o dönemde müftülüğe başvuru yapıp cenaze namazı kılınmasını istemişti. O dönem müftülük bu düşünceyi öne sürerek böyle bir karar verdi. O dönemin iktidarının etkisiyle böyle kararlar verildi. Dolayısıyla 67 yıllık bir vefa borcu bugün burada ödenmiş oldu” şeklinde konuştu.
 
 

NURİ KİLLİGİL KİMDİR?
Enver Paşa’nın kardeşi olan Nuri Killigil, I. Dünya Savaşı’nın sonlarında Azerbaycan’a hakim olan Rus ve Ermeni birliklerinin Mart Olayları adı ile anılan Müslüman katliamları yapmaları üzerine, Kafkas İslam Ordusu adında Osmanlı, Azeri ve Dağıstan askerlerinden oluşan bir ordu ile Azerbaycan’ı işgalden kurtarma harekatı başlattı.
Enver Paşa, Babası Ahmet Bey, Kardeşi Nuri (Killigil) Bu ordunun önünü kesmek ve Azerbaycan’ı kontrol eden Rus ve Ermeni birliklerine yardım etmek için İngilizler Bakü’ye küçük bir kuvvet yollamışlardı, fakat Nuri Paşa’nın komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycan genelinde büyük destek bulup güçlenmesi üzerine Bakü Muharebesi’nde yenilip buradan çekildiler.
15 Eylül 1918’de Bakü’nün kurtarılmasından sonra Ekim ayında da bir Osmanlı müfrezesi Dağıstan’a geçerek orayı da Rus işgalinden kurtardı. Fakat Suriye cephesinde, Liman von Sanders komutasındaki Osmanlı Yıldırım Ordular Grubu’nun, Edmund Allenby komutasındaki İngiliz ordusu karşısında Nablus Hezimetine uğraması sonucunda Mondros Mütarekesi yapılması, Enver Paşa’nın ülkeyi terk etmesi ve Moskova Antlaşması ile Türkiye’nin Azerbaycan’ı Sovyetler Birliği’ne terk etmesi üzerine bu kuvvet dağıldı.



Savaştan sonra Almanya’da yaşayan Nuri Killigil, 1938 yılında Türkiye’ye döndü ve Zeytinburnu’nda kok kömürü satan bir şirketi satın alıp burayı bir madeni eşya fabrikasına dönüştürdü. Bu fabrikada tabanca, matara, demir çubuk, gaz maskesi ve mermi üretmeye başladı.
1941 yılında Nuri Killigil, Ankara’daki Alman Büyükelçisi Franz von Papen ile görüşmeye başladı ve Türkiye’de Turancı harekete gizli destek vererek Almanların müttefikliğini kazandı. Nuri Paşa’nın görüşleri Alman Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye işlerinden sorumlu müsteşarı Ernst Woermann tarafından rapor haline getirilip, Almanya’da Turancılık Masası’nın ve SS Doğu Türkistan Alayı’nın kurulmasına öncülük etti. Nuri Paşa, Türkiye ile bütünleşecek diğer Türk halklarının ilk olarak Türkiye sınırlarına yakın yaşayan Azeri ve Türkmenler olduğunu belirtiyor, bunlardan sonra ise Tataristan’a kadar uzanan bölgedeki Türk halklarının bütünleşeceğini düşünüyordu. Bunun için ise Türkiye, Almanya ile birlikte Sovyetler Birliği’ne karşı savaşmalı, Almanlar da Türk asıllı Sovyet esirlerinden ordu kurup Türkiye’nin emrine vermeliydi. Alman tarafının bu görüşlerin destekçisi olup olmadığı endişesine ise orduda çokça bu fikirde subay bulunduğunu, hükümetin bu görüşmelerden haberdar olduğunu, halkın ise bu fikirleri çabukça benimseyeceğini söylemişti. Daha sonra Killigil fabrikasını genişleterek Sütlüce’ye taşıdı, yeni motor ve makinelerle havan ve havan mermisi üretimine de başladı. Bir süre sonra fabrikanın silah üretmeyeceğini beyan etti fakat üretim gizlice devam etti.


1944 senesi sonuna doğru savaşın Almanya tarafından kaybedildiği anlaşıldığında İsmet İnönü ve Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Almanya’yı destekleyenlere karşı sert tedbirler almaya başladı. Bu arada, 2 Mart 1949 günü saat 17.10’da fabrikada faili meçhul peşpeşe üç büyük patlama meydana geldi. İlk patlama kimyahanede olmuştu. Sonradan cephane deposuna sıçrayan ateş, mermilerin patlamasına yol açmış, ertesi gün bile duman ve patlamalar devam etmişti. Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi. Fabrika çevresi, kordon altına alındı. İçişleri Bakanı, Ankara'dan gelerek tahkikatla bizzat ilgilendi.



Aralarında Nuri Killigil’in de bulunduğu 27 kişi bu patlamada hayatlarını kaybettiler. Nuri Killigil’in cesedi ise 10 gün sonra Haliç’ten çıkarıldı ve cenaze namazı kılınmadan defnedildi.
 
Sibel GÜLERSÖYLER-Kent Yaşam
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner241

banner245

banner183