AK Parti'li Çelikyay'dan kentsel yaşama dair önemli görüşler..

AK Parti Sarıyer ve İBB Belediye Meclis Üyesi Hicran Hamza Çelikyay, gazeteci Tuncay Dağlı ile yaptığı söyleşide hem Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul hem de ‘Boğazın İncisi’ olarak nitelenen Sarıyer’in sorunları ve ihtiyaç duyulan yatırımlarla ilgili görüş ve düşüncelerini açıkladı.

AK Parti'li Çelikyay'dan kentsel yaşama dair önemli görüşler..
AK Parti Sarıyer Belediye Meclis grubunun üç kadın üyesinden biri olan Çelikyay, “İstanbul'un ülke refahına ve ekonomisine daha fazla katkıyı sağlayabilmesi için 1500 yıllık tarihi ve 563 yıllık Osmanlı-Türk medeniyetinin kadim şehir özelliklerine zarar vermemenin çabasını sarfetmek zorundayız. Bununla birlikte ülkenin tüm yükünü İstanbul'a yüklemeden bazı imkan ve özellikleri ve mukayeseli olarak bazı üstünlüklere sahip olan diğer şehirlerimizin de birer cazibe merkezi ve birer marka şehir haline getirilmesi ile hem İstanbul’un korunması hem de ülkemize daha fazla katma değer üretmesi sağlanacaktır” dedi.

Çelikyay, gazeteci Dağlı’nın sorularını şu şekilde yanıtladı:


İSTANBUL SON YILLARDA İSTİKRARLI BİR YÖNETİM SÜRECİNE SAHİP

İstanbul için belediye çalışmaları adına genel bir değerlendirme yaptığımızda sizce kentin çözüm bekleyen acil sorunları neler, eksik kalan, ihtiyaç hissedilen ne gibi hizmetler var?

İstanbul, dünyanın sayılı metropoliten şehirlerinden. Küresel tanınabilirliliği ve marka değeri çok yüksek olan kentimiz bunun hem avantajını hem de dezavantajını yaşamakta.Örneğin; 1950 - 60’lı yıllarda başlayan yoğun göç hala devam etmekte. Odak şehir olarak İstanbul, çekim ve cazibe merkezi olarak uluslararası yatırımların da ilgi odağı. 
Tüm bunlar kent yönetimine, yerel yönetimlerin proje ve hizmetlerine yön vermekte. İstanbul, diğer metropoliten şehirlerde olduğu gibi öncelikle ulaşım problemi ve hızlı yapılaşma ile yüzleşti. Ancak İstanbul’un avantajı, son 10 yıllarda istikrarlı bir yerel yönetim sürecini yaşamış olmasıdır.
Projelerin yoğun ağırlığı ulaşım problemini çözmek, kentlilerin sağlıklı koşullarda barınmasını sağlamak üzerine yapılandırılıyor. Ayrıca büyük şehir parkları projeleri var. İstanbul için vazgeçilmez bir ihtiyaç olan yeşil alanların kent içinde oluşturulması, tarihi kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması, içinden deniz geçen bir şehir olarak deniz ulaşımının güçlendirilmesi ve sivil toplum kuruluşlarının desteklenerek kentlilerin yönetime katılımının kolaylaştırılması ile İstanbul daha da güçlenerek  dünyanın sayılı kentlerinden olmaya devam edecektir.

DİKEY YERİNE YATAY YAPILAŞMA SAĞLANMALI

Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu İstanbul’u öne çıkararak sosyal ve ekonomik anlamda değerlendirir misiniz?
İstanbul'un küresel açıdan jeostratejik, ülkemizin sosyal ve ekonomik hayatı üzerinde ne denli  büyük bir öneme ve değere sahip olduğunu istatiksel verilerle tekrar belirtmeye gerek yok kanaatindeyim. Nüfusu ve kozmopolit özelliği itibari ile ülkemizin bir tipik modeli olan İstanbul'un ülke refahına ve ekonomisine daha fazla katkıyı sağlayabilmesi için 1500 yıllık tarihi ve 563 yıllık Osmanlı-Türk medeniyetinin kadim şehir özelliklerine zarar vermemenin çabasını sarfetmek zorundayız.
 
Bununla birlikte ülkenin tüm yükünü İstanbul'a yüklemeden bazı imkan ve özellikleri ve mukayeseli olarak bazı üstünlüklere sahip olan diğer şehirlerimizin de birer cazibe merkezi  ve birer marka şehir haline getirilmesi ile hem İstanbul’un korunması hem de ülkemize daha fazla katma değer üretmesi sağlanacaktır. Tabiki orta vadede yani 25-30 yıl için İstanbul bu yeni marka şehirlere yakınen liderlik ederek, onların gelişimini desteklemeye devam etmesi, sonrasında da daha fazla temiz bir çevre içinde akıllı şehir konseptinde, dikey yerine yatay yapılaşmanın ve mahalle kültürümüzün yaşandığı huzurla yaşanabilir bir metropol kent olarak ülkemizin en değerli varlığı olmaya devam etmesinin sağlanmasının, yerel ve merkezi siyasetin en önemli görevlerinden biri olduğunu düşünüyorum.
 


METROPOLİTAN YÖNETİM VE YEREL YÖNETİM SARIYER İÇİN MEVCUT İMKANLARINI BİRLEŞTİRMELİ.
 
Sarıyer’in sorunlarını, (örneğin mülkiyet, trafik, otopark, balıkçılar çarşısı, eğitim  ve sağlık tesisleri yetersizliği, çevre düzenlemeleri ve sosyal alanların eksikliği) İBB Meclisi’ne taşıyıp, çözüm getirilmesi konusunda ne gibi çalışmalarınız oldu?

Sarıyer, hem yeşil hem de mavinin bir arada olduğu, çok kültürlülüğe elveren demografik yapısı, tarihi, İstanbul’un yaklaşık 1/6’sını kapsayan coğrafyası ve doğal topografyası ile İstanbul’un sayılı güzide ilçelerinden.
Ne yazık ki, sizin de belirttiğiniz bir kısım sorunlarla karşı karşıya kalmış bir ilçemiz. Bu sorunlardan en belirgin ve bana göre ivedi olarak çözülmesi gereken problem mülkiyet problemi. Süregelen mevcut yapılaşmanın sağlıklı bir barınma hakkı çerçevesinde çözülmesi gerektiğini Sarıyer Belediye Meclisi’nde birçok kez gündeme taşıdık. Tek yönlü ve tek paydaşlı olarak çözümü mümkün görünmeyen bu sorunda merkezi yönetim, metropolitan yönetim ve yerel yönetim mevcut imkanlarını birleştirmeli.
Geçen dönem İBB tarafından hazırlanan Derbent Kentsel Dönüşüm Projesi gerçeği var. Maalesef Sarıyer Belediye yönetiminin konuyu yargıya taşıması yapılacak bir projeyi baltalamış durumda. Bizler AK Parti grubu olarak Sarıyer Belediye Meclisi’nde “projenin karşı çıktığınız kısmı nedir, alternatifiniz nedir?” diye defaatle sorduk ancak olumlu ve yapıcı yanıtlar alamıyoruz, maalesef. Bu durumda sadece İBB ile kısıtlı kalan çözümlerde işbirliği yapılmayınca sonuç alınamıyor.
Ayrıca, Sarıyer Belediye yönetiminin her daim yapamadığı projelerle ilgili İBB’yi engel olarak göstermesi ise gittikçe trajikomik bir hal almakta. İBB yönetimi, tüm ilçelere eşit mesafede bulunmakta. Hatta birçok CHP yönetiminin olduğu ilçelere baktığımızda hiç birinin bu tür bir söyleme sahip olmadığını görüyoruz. Sarıyer’in ne özelliği var ki İBB diğer CHP belediyelerine yapmadığı engeli Sarıyer’e göstersin? Hiçbir elle tutulur bir nedeni olamaz. Bu söylem, Sarıyer’in çözemediği her sorun için geliştirdiği temelsiz bir şikayet olarak kalacak.
Ayazağa Planları konusunda AK Parti olarak grubumuzun büyük emeği ve çabası var. Konuyu sonuç alınıncaya kadar takip ettik. Bu planlarda halkın beklentisi ve talepleri maksimum derecede gözönüne alınmış durumda. Sarıyer Belediye yönetiminin de ortak paydalarda birleşmiş olması sonuç getirdi. Bu örnekte olduğu gibi Sarıyer Belediyesi’nin konuya çözüm odaklı yaklaşması gerekir.
Diğer konularda İBB’nin yetki alanındaki her sorunu dile getirmekteyiz. Yakın dönemde yapılan sahil şeridi düzenlemeleri, arıtma tesislerinin yerin altına alınması, Hacıosman’a yapılacak bir şehir parkı, Sarıyer Tüneli ile birleşecek 5 ayrı tünel, dere ıslahları, altyapı çalışmaları bunlardan sadece bir kaçı.



SARIYER BELEDİYE MECLİSİ’NDEN OYBİRLİĞİ İLE ÇIKAN KARARLARIN İBB MECLİSİ’NDE KABULÜ İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Sarıyer’in sesi İBB’de yeteri kadar duyuruluyor mu?

Duyurulduğunu düşünüyorum. Önemli olan nicelik değil nitelik. Biz bunu bu dönem yakinen tecrübe ettik. Sarıyer’den AK Parti’li iki meclis üyesi olarak İBB yetkisinde olan bize ulaşan her türlü talep ve problemi dile getirmekteyiz.

Sarıyer Belediye Meclisi’nde alınan kararların İBB Meclisi’nde kabul edilme oranı nedir? Yeterli buluyor musunuz?

İstanbul, metropoliten yönetim tecrübesini ilk edinen 3 şehirden biri. 1984’den beri gelen iki kademeli yönetimde artık çok yol alınmış. Bunu uzmanlık alanım olarak diğer şehirleri incelediğimden biliyorum. İBB Meclisi’nde siyasi farklılıklar ön planda değil. Gündeme gelen dosyalar teknik ve hukuksal boyutu ile kamu yararının gözetilerek değerlendiriliyor.
Bir dosya geldiğinde eğer kamu yararı gözetildiği düşünülüyorsa red olması olası değil. Dolayısıyla, Sarıyer Belediye Meclisi’nden gelen dosyalarla ilgili başta Ayazağa planları örneğinde olduğu gibi sorun yaşanmamakta. Diğer yandan, Sarıyer Belediye yönetiminin bazı dosyalar konusunda kendi grupları ile çeliştiklerine de şahit oluyoruz İBB’de. Örneğin; Maslak planlarını içeren dosya konusunda ise ilginç bir süreç yaşanmıştır. İBB CHP grubu Sarıyer’den gelen bu dosyaya olumlu yaklaşmamıştır. Sarıyer Belediye yönetimi öncelikle kendi dosyalarını takip etmede maalesef etkin olamamaktadır.
AK Parti’li üyeler olarak, Sarıyer Belediye Meclisi’nde oybirliği ile gelen tüm dosyaların geldiği şekliyle İBB Meclisi’nde kabul edilmesi konusuna titizlikle yaklaşıyoruz. Son olarak sokak isimleri ile ilgili gelen bir dosyanın belirli kısımlarında değişiklik gördüğümüzden meclise sunulmadan tekrar üzerinde çalışılmasına karar verdik.

SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN EŞGÜDÜM VE BİRLİKTE ORTAK PAYDALARDA BİR ARAYA GELMEK GEREKİYOR

Sarıyerli bir siyasetçi olarak bugüne kadar Sarıyerli siyasetçilerin ilçeye olan yaklaşımları, hizmetleri sizce nasıl olmuş, gelinen noktada eksik kalanlar için temel teşkil eden olay sizce ne olabilir?

Yukarıda listelediğimiz sorunlar (mülkiyet, otopark, balıkçılar çarşısı vb) yıllardır süregelen bir takım ihmallerin birikimi hiç kuşkusuz. Bundan önce görev yapan (her siyasi partiden) tüm siyasetçi ve yöneticilerin kendi muhasebelerini yaptıklarını düşünüyorum. Kamu hizmeti, amme hizmeti başlı başına büyük sorumluluk duyulması gereken bir görev. Biz halka hizmeti hakka hizmet olarak benimsedik. Bir nevi bıçak sırtı. Bizim görevimiz görev süremiz içerisinde yapabileceğimizin en iyisini  yapmak.
Tabi şu anı da değerlendirirsek, Sarıyer’de iki dönemdir iktidarda olan yönetim, bu temel sorunların çözümü için kabul edilebilir bir proje önermiş ve hazırlamış değil. Sanki temel sorunlar halledilmiş gibi belediye çalışmaları kültür- sanat aktivitelerinin önüne geçmemekte.



İki dönem önce AK Parti’nin yerel iktidarı vardı, 7 yıldan beri de CHP iktidarı var. Ancak ilçenin ve halkın bazı temel sorunları hala çözülebilmiş değil. Sizce neden, ne yapmak gerekir?

Bunların hiç biri çözülemeyecek sorunlar değil. Sadece eşgüdüm ve birlikte ortak paydalarda bir araya gelmek gerekiyor. İlçe belediyesi temel sorunlar yokmuş gibi davranıyor. Belediye faaliyetleri “sosyal belediyecilik” şemsiyesi  altında sorunların üstünü örten bir çaba içinde.
Faaliyet Raporlarını çok ciddi şekilde eleştiriyoruz. Hep gelecek zamana yönelik “yapılacak oluşturulacak tasarlanacak” gibi ifadeler var. Hala somut sorunlara nasıl çözüm bulunacağı konusunda açıklama getirilmiş değil. Faaliyet planları da birbiriyle örtüşmüyor. Bir kere kendi içlerinde çelişki içerisinde bu yönetim. Örneğin; 2012 faaliyet planında Nispetiye Caddesi için geliştirilen projeye bakın bir de şimdi caddenin haline bir bakın. Bunun gibi bir çok örnek var.
Bir diğer örnek SKEP raporu. Rapor 119 sayfa olmasına rağmen sadece 64 sayfa Sarıyer ile ilgili planlanan çalışmalara ayrılmış. Diğer kısım her ilçeye uyarlanabilecek genel ifadeler. Raporda belirtilen hedef maddeler 2010 yılından beri gerçekleşmeyi beklemekteler. Maalesef SKEP ölü bir rapor haline gelmiştir. Bu konuda da belediye yönetimi Sarıyer halkını hüsrana uğratmıştır.

Birçok siyasal, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılıyorsunuz? Edindiğiniz bilgi, tecrübe ve birikim, siyasi hedefiniz doğrultusunda size neyi yapmanızı ya da yapmamanızı söylüyor?

Akademik çalışmalarımı yaptığım alan ile şu andaki görevlerimin örtüştüğünü memnuniyetle söyleyebilirim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 13 Haziran 2014 tarihli oturumunda alınan karar ile Avrupa Bölgeler Meclisi’ne (The assembly of European Regions, AER) İstanbul’u temsilen üye olarak seçildim. Avrupa Belediyeler Bölgeler Konseyi (The Council of European Municipalities and Regions CEMR) ve Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Türkiye Delegasyonu üyesiyim. Tüm bu kurumlarda teori bilgisinin önemli bir altlık oluşturduğunu gördüm ve aldığım sorumlulukları / görevleri yerine getirmede benim için büyük bir avantaj olarak görüyorum.
Avrupa’nın yerel sorunlara ve kent yönetimine yaklaşımı, gündemleri çoğunlukla farklı oluyor. Burada çoğu zaman farklı gündemler ile meşgulüz. Yurt dışına çıktığınızda farklı ülkelerden gelen bizler gibi seçilmiş yerel temsilcilerin kendi ülkeleri hakkındaki paylaşımlarını ve ortak çözüm bulma çabalarını görüyoruz. Tema başlığına uygun olarak bizlerin de kendi şehirleri ile ilgili katkıları oluyor. Örneğin; CEMR toplantısında mülteciler ele alınmıştı. Avrupa’daki bir küçük ölçekli şehir 300 bin mülteci ile nasıl entegrasyon sağlayacaklarını tartışırken, biz ülkemizdeki 3 milyon mülteciyi ve politikamızı anlattık. Türkiye’ye bu anlamda takdir ederek yaklaşıyorlar. 
Son olarak Avrupa Konseyi toplantısında kentlilerin yerel yönetime katılımı tartışılıyorken ben söz alarak Türkiye’deki Kent Konseylerini anlattım. Toplantı bitiminde bazı ülke temsilcileri daha geniş bilgi almak istediler. Bunlar güzel gelişmeler. Şehrimizi temsilen gitsek de ülkemizi bir anlamda temsil etmiş oluyoruz.
Tüm bu platformlarda en önemli olan liyakat.. temsil yeteneği ve teorik bilginin gerekliliği. Aslında genel kural, ne ile görevlendirildiysek en iyisini yapabiliyor olmalıyız.



HALKA FAYDASI OLAN HER KARARDA ENGEL DEĞİL DESTEK OLUYORUZ
 
Genç bir kadın siyasetçi olarak gelecekteki hedefiniz nedir? Siyaseti gerçek anlamda yapabileceğinize ve kafanızdakileri gerçekleştirebileceğinize inanıyor musunuz?
 
Genel olarak yanıtlamak gerekirse yakın gelecekte öncelikli hedefim nitelikli ve donanımlı bir akademisyen olarak gençlere örnek olabilmek, yön gösterebilmek. Bunun dışında siyaseti halka, içinde bulunduğunuz topluma ve ülkeye hizmette bir vesile olarak görüyorum.
Hedef “iyilerden olmak ve hayırlı işlerde yol almak” olunca bunun  birçok yolu var. Örneğin; aktif siyasette olmadığım süreçte birçok STK’da etkin görevlerde bulundum. Ayrıca gönüllülük esasıyla üniversite öğrencilerine dersler verdim, kongrelerde sunduğum bildirilerim var. Basılmış makalelerim var. Bundan sonra nerede bilgi ve tecrübemi aktarabileceğim mecra olursa orada devam etmek isterim.



Eklemek istediğiniz başka görüş ve düşüncenizi ifade etmek ister misiniz?

AK Parti grubu olarak kendi içimizde son derece uyumlu ve istişare ile çalışmalarımızı yürütüyoruz. Halkın faydasını gördüğümüz her kararda engel değil destek oluyoruz. Bununla birlikte, olumlu bulmadığımız kararlarda düzeyli ve nitelikli bir muhalefet tarzı geliştiriyoruz. Yapılan hataları ifade ediyoruz.
Yapılan iyi girişimleri de söylüyoruz. Örneğin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası milli iradeye sahip çıkılması ve darbenin kınanması için yerel meclisler olağanüstü toplandı. Sarıyer Belediye Meclisi, İstanbul genelinde ilk toplanan meclislerden. Bu konuda hızlı karar alındığı ve iyi organize olunduğunu ifade ederek, meclis başkanlığına teşekkür etmek isterim.
(Kent Yaşam)

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner258

banner257

banner241

banner245

banner183