BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DEMEYİN

Bakırköy Belediyesi tarafından, 'Pozitif Yaşam Buluşmaları'nın dördüncüsü olan ‘İnsan neden bağımlı olur? Nasıl kurtulur?’ söyleşisi düzenlendi.

BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DEMEYİN
Bakırköy Belediyesi tarafından her ay gerçekleştirilen 'Pozitif Yaşam Buluşmaları'nda bu ay, son yıllarda Türkiye’nin ve dünyanın en büyük sorunları arasında yer alan bağımlılık patolojik açıdan ele alındı. Söyleşinin konukları Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan, Uzman Dr. Kemal Barkut ve Psikolog Yasemin Ozan Şavkay oldu.



Moderatörlüğünü Uzman Klinik Psikolog Orhan Gümüşel’in yaptığı ve Bakırköy Belediyesi Tarık Akan Konferans Salonunda gerçekleşen söyleşi Nöroloji Uzmanı Dr. Kemal Barkut’un bağımlılığın tıbbi olarak tanımını yapması ile başladı. Kişinin kullandığı bir nesne ya da yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz yaşayamamasını bağımlılık olarak tanımlayan Barkut, bağımlılık kişinin yokluğunda standartlarını kısıtlaması ile ortaya çıkar dedi. Madde bağımlılığının vücudun işlevlerini olumsuz etkilediğini belirten Barkut, kişinin yaşamın her alanında zarar gördüğü halde bu maddeleri kullanmaktan vazgeçemediğini ve sürekli kullanım dozunu artırdığını vurguladı. Tedavi için bağımlının kendisinin bu yönde bir isteğinin olması gerektiğini belirten Barkut: “En iyi tedavi keyif verici maddelere hiç başlamamaktır. Bir kereden bir şey olmaz demeyin” dedi.
Anti-Sosyal Kişilikler Daha Meyilli
Uzman Psikolog Yasemin Ozan Şavkay, her bireyin bağımlı olabileceğini söyleyerek: “Bazı kişilik yapıları, psikolojik faktörleri baz alacak olursak madde bağımlılığına daha meyillidir. Anti sosyal kişilikte olanlar bağımlı olmaya daha meyilli olabilirler. Kişilik, anne ve çocuk arasındaki bağın oluşması ile başlıyor. Çocuk isteklerini hemen gerçekleştirilmesini ister. Bu da çocuğun istekleri doğrultusunda ödül mekanizmasının nasıl gelişeceğini belirler. Bu yaşta ya doğru isteği, doğru ödülü öğrenir ya da davranış bozukluğuna yönelir. Çocuk ya sorunu çözücü ya da sorunu abartıcı yollarda çözüme ulaşmaya yönelir. Seçimini yaparken de zevk verici sonucu seçer. Ergenliğe geçilecek olan yaşa kadar çocuk her iki sonucun getirilerini öğrenemezsin kolay olan yolu tercih ediyor. Buna bir bebeğin yaptırmak istediği her şey öncesi ağlamasını örmek verebiliriz.” dedi.
Gençler Uyarıcıları Daha Çok Tercih Ediyor
Çocukluk döneminin sağlıklı bir bireyin oluşmasında en büyük etken olduğunu belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan: “Çevresel ve ailesel etkilerin oluşturduğu ortamda büyüyen çocuk kendini başarı, ödül arasında arayış içerisinde buluyor. Davranış bozukluğu olan birey isteklerinin ve karşılığında oluşacak ödül mekanizmasını etkilemek için bağımlılık yapıcı maddeleri ya da davranışları benimser.  Gençler uyarıcıları daha çok tercih ederler. Beyinde bağımlılık yaratacak bazı maddeler vardır. Kişi bu maddeyi almadığı zaman o maddeye ihtiyaç duyar. Mesela ilk başlarda o maddeyi kullandığında keyif alır, rahatlar, endişesi gider, hoş bir his duyar ve bir süre sonra bu maddeyi tekrar alıp aynı hissi yaşamak ister.” dedi.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner258

banner257

banner241

banner245

banner183