OHAL’de basına baskılar ele alındı

Türkiye'de halkın haber alma hakkının önündeki engellerin kaldırılması, gazetecilik mesleğinin hedef gösterilmeden, saldırıya uğramadan, tutuklanmadan yapılabilmesi için bir araya gelen meslek örgütleri TGC’nin üst katındaki Gazeteciler Restoranı’nda toplantı düzenledi.

OHAL’de basına baskılar ele alındı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç, DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Sekreteri Turgut Dedeoğlu, Basın Enstitüsü Derneği Başkanı, IPI Yönetim Kurulu Üyesi Kadri Gürsel ve PEN Türkiye Merkezi Başkanı Zeynep Oral toplantıya konuşmacı olarak katıldı.



OLCAYTO: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ASKIYA ALINMIŞ DURUMDA

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, “OHAL ilan edileli bir ay oldu. Bir ay içinde 134 gazete, dergi, televizyon ve radyo kapatıldı. 71 arkadaşımız tutuklu. Görünürde askıya alınmış temel hak ve özgürlükler, düşünceyi ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü var. Her gün halkın haber kanalları biraz daha tıkanıyor. Bu durumda gerçekten bir yargıya varmak çok zor. Biz gazeteciler olarak elimizden geldiği kadar bu kanalları açık tutmaya halka ulaşmaya çaba göstereceğiz. Dün nasıl uğraşıyorsak bugün de uğraşmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

GÜÇ: 2 BİN GAZETECİ İŞSİZ KALDI

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç, yaptığı açıklamada, “15 Temmuz’da darbe girişimi yaşadık. Daha demokratik bir ülke için darbelere karşı olduğumuzu da söyledik. Basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. OHAL döneminde 134 yayın kuruluşu kapatıldı. 2 bin gazeteci işsiz kaldı. KHK’de geçen maddeye göre basın kurumlarının mal varlıkları hazineye devredildi. Hazineden talep edilemez diyor. İşe iade davaları nasıl açılacak? Kime başvurulacağı bilinmiyor. Emekçilerin, işsiz kalan insanların açlıkla, işsizlikle yüz yüze bırakıldığı bir dönemden geçiyoruz” dedi.

EREN: SEKTÖRÜN YÜZDE 3’Ü İŞSİZ KALDI

DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren, Biz meslek örgütleri olarak OHAL’den önce de cezaevi nöbetleri tutuyorduk. Adliyelerde açıklamalar yapıyorduk. Gazeteciler OHAL’den de önce davalarla boğuşuyordu. Darbe girişiminden önce de gazeteler kapandı, kayyumlar atandı. Çok sayıda gazeteci işsiz kaldı. Hem de hiçbir hakkı verilmeden, hem de hiçbir hakkı verilmeden kapının önüne konuldular. Bu operasyonlarda sektörün yüzde 3’ü işsiz kaldı. Dayanışarak, yine haberler yaparak, elimizde hangi mecralar kaldıysa kamuoyuna gerçekleri aktararak bu karanlıktan kurtulabiliriz diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

GÜRSEL: GAZETECİLERİN ÜZERİNE GİDİLMESİNDEN ENDİŞELİYİZ

Basın Enstitüsü Derneği Başkanı, IPI Yönetim Kurulu Üyesi Kadri Gürsel, “Darbe girişimlerinin nasıl önleneceği çok bellidir. Ancak gazetecilerin derdest edilmesi, eksik kalmış bazı kişisel hesapların da bu vesileyle görülmek istenmesi, intikamcı duygularla gazetecilerin üzerine gidilmesi bizde endişe yaratmaktadır. Ülkemiz açısından da kaygılanmamıza neden olmaktadır” diye konuştu.

ORAL: HALKIN HABER ALMA HAKKINI YOK EDEREK Mİ DEMOKRASİ GETİRİLECEK?

PEN Türkiye Merkezi Başkanı Zeynep Oral konuşmasında şu görüşlere yer verdi: “PEN olarak, 16 Temmuz’da bir açıklama yaparak darbelere karşı olduğumuzu bildirdik. Kuvvetler ayrılığının önemini vurguladık. O günden sonra bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e küfredenlerin şimdi yüceltmesine tanıklık ettik. Halkın haber alma hakkını yok ederek mi demokrasi getirilecek?”

BAŞÇI: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SINIRLARSANIZ HALKIN HABER ALMA HAKKINI SINIRLARSINIZ

Haber-Sen İstanbul 5 Numaralı Şube Başkanı Engin Başçı “Bu ülkede artık en son yapılacak meslek gazetecilik haline geldi. Bu ülkede en çok yapılması gereken, ilke ve kurallarıyla birlikte yapılması gereken meslek de gazetecilik haline geldi” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:“Bu mesleği kendi düşüncelerimizi ortaya koymak için yapmıyoruz. Olan bitenlerden, tüm gerçeklikten bireylerin, toplumun bilgi sahibi olması için yapıyoruz. Çalışma koşullarımız zorlaştırılırsa bu bizlere karşı yapılmış müdahale midir? O toplumda yaşayanların haklarına yapılmış müdahaledir. Hangi görüşte olursak olalım, bizi gazeteciler olarak bir araya getiren şey; halkın haber alma hakkı, gerçeklere ulaşma hakkıdır. Bu bizim mesleki namusumuzdur. Biz bu namusu korumakla yükümlüyüz. Basın özgürlüğünü sınırlarsanız halkın haber alma hakkını sınırlarsınız.”

Kent Yaşam


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner241

banner245

banner183