Çelik: Kılıçdaroğlu basın toplantısı ile Oslo iddialarını açıklamalı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Oslo belgelerini gördüm' şeklindeki iddiasını açıklamaya çağırdı. Çelik, "Türkiye’nin bu kadar önemli bir meselesinde ‘ben Oslo...

Çelik: Kılıçdaroğlu basın toplantısı ile Oslo iddialarını açıklamalı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Oslo belgelerini gördüm' şeklindeki iddiasını açıklamaya çağırdı. Çelik, "Türkiye’nin bu kadar önemli bir meselesinde ‘ben Oslo belgelerini gördüm hükümet bunun altında eziliyor’ gibi açıklamalar yapan birisinin ilk yapması gereken hiç gizli kapaklı bir şeyin peşinde koşmaksızın çıkmalı kamuoyunun önüne, ‘bakın bunun altında dönemin başbakanının imzası var, dönemin bakanlarının imzası var, bu belgelerle şu sözler verilmiştir’ demesi gerekir. Bunu ispat ettiği takdirde hükümet ve altında imzası olanlar gereğini yapmalıdır." diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenledi. Açıklamaları sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Ömer Çelik’e, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 'Oslo belgelerini, altındaki imzaları gördüğüne' dair iddiaları soruldu.

İSPAT EDİLİRSE ALTINDA İMZASI OLANLAR GEREĞİNİ YAPMALI

Ömer Çelik, önce genel bir değerlendirme yaptı: “İktidar her rejimde var ama muhalefet demokrasilerde var. Muhalefetin demokratik rejim için ne kadar kıymetli olduğunun altını çizmek için söylüyorum. Muhalefet dünyanın çağdaş demokrasilerinde ileri demokrasilerinde kendisini iktidar alternatifi olarak görür. Hatta gölge kabine kurar ve ben yönetime hazırım imajı verir topluma. Bunun için de muhalefetin güven inşa etmesi lazım.”

Ardından da Kılıçdaroğlu’nu, iddialarını ispatlamaya çağıran Çelik, “Türkiye’nin bu kadar önemli bir meselesinde ‘ben Oslo belgelerini gördüm hükümet bunun altında eziliyor’ gibi açıklamalar yapan birisinin ilk yapması gereken hiç gizli kapaklı bir şeyin peşinde koşmaksızın çıkmalı kamuoyunun önüne, ‘bakın bunun altında dönemin başbakanının imzası var dönemin bakanlarının imzası var, bu belgelerle belgelerle şu sözler verilmiştir’ demesi gerekir. Bunu ispat ettiği takdirde hükümet ve altında imzası olanlar gereğini yapmalıdır. Ama böyle bir iddia ortaya atıldıktan sonra bu ispat edilemiyorsa da kuşkusuz çağdaş demokrasilerdeki mekanizma bellidir. Bu kadar büyük bir iddianın bu kadar sorumluluk gerektiren bir iddianın ülkenin bu kadar önemli bir meselesinde ileri bir tezin bu kadar radikal bir tezin sahibinin ispat edemiyorsa da istifası gereklidir.” ifadelerini kullandı.

HER YAPTIĞIMIZ İŞİN ARKASINDAYIZ

Bunlar önemli meseleler olduğunu vurgulayan Çelik, “Bunlar günlük siyasi polemiklerle geçiştirilecek meseleler değildir. Türkiye 30 yıldır 40 yıldır bu işlerle uğraşıyor. Bu işlerin bütün safahatını biliyoruz. Gerek burada güvenlikçi yaklaşımların ne tür sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. Gerek bir takım görüşmeler yoluyla gerçekleştirilen üretilen yaklaşımların ne tür sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. Hemen hemen her iktidar döneminde de denenmiştir bunlar. Hemen hemen her iktidar döneminde de bunlar söz konusu olmuştur. Fakat uzun zamandır böyle bir tartışma sürüyor. Oslo belgeleri gördük, Oslo belgelerinin altında imzaları var, bunun altında eziliyor diye. Biz bu ülkede yönetim sorumluluğunu üstlendiğimizden beri yaptığımız hiçbir işin altında ezilmeyiz. Doğru yaptığımız işlerin arkasındayız. Her şeyi doğru yaptık da demiyoruz. Yanlış yaptığımız iş olursa düzeltiriz. Ama bu şekilde devlet adına milletin kabul etmeyeceği bir tavizi verdiğimiz iddia ediliyorsa, buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz: hemen bir saat içerisinde iki saat içerisinde bir basın toplantısıyla bu belgeler nelermiş, biz de merak ediyoruz, altında kimin imzası varmış ve burada neler vaat edilmiş. Bunu açıklasınlar biz gereğini yaparız.” diye ekledi.

'BU BELGELERİ SİZE KİM GETİRDİ?'

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kadar büyük iddiaların arkasında ‘Ben bu belgeleri gördüm diyerekten’ bir ispat söz konusu değilse de bu iddiayı öne süren kişilerin ne yapması gerektiğini de vatandaşlarımızın takdirine bırakıyoruz. Ülkede sorumluluk ülkenin sorumluluğu sadece iktidar partisinin ya da Türkiye’de birinci parti olanın sırtında değildir. Madem ki Meclis’teyiz. Madem ki TBMM Türkiye’nin en büyük yasama kurumudur. Dolayısıyla Meclis’te bulunan her partinin de bu sorumluluk içinde olması gerekir. Türkiye’nin sorumluluğu tek başına AK Parti’nin üstünde diyorlarsa biz bu sorumluluğu fazlasıyla kaldıracak yeteneğe kapasiteye sahibiz. Ama hukuki normlar da gösteriyor ki Türkiye’nin sorumluluğu TBMM’deki partiler başta olmak üzere herkesin üzerindedir. Herkesin bu sorumluluk duygusuyla hareket etmesi gerekir. Ben bir takım belgeler gördüm ve burada büyük tavizler verilmiş denildikten sonra bunun hiçbir şekilde bekletilmemesi lazım, hemen açıklanması lazım. İkincisi de şu; Bu belgeleri size kim getirdi, size kim gösterdi? Bunların da açıklanması lazım. Bizim açımızdan tek yaptığımız çağrı şudur. Neymiş bu belgeler, içinde ne yazıyormuş, altında kimin imzası varmış, açıklasınlar hep beraber görelim. Bu kadar büyük bir iddia ortaya atıldıktan sonra bunu açıklamamak da iddia edenin sorumsuzluğu olarak tarihe geçer.”

AK Parti kadrolarından ve AK Parti hükümetlerinden “bu milletin razı olmayacağı tek bir siyaset ortaya çıkmayacağını” savunan AK Parti Sözcüsü “Hele de böyle bir iddiada bulunuyorlarsa şunu söylesinler sadece, AK Parti kadrolarının bu milletten sakladığı neymiş ya da bu milletin kabul etmeyeceği neyin altına imza atmış? Açık bir şekilde çağrı yapıyorum. En kısa zamanda da bu kadar büyük bir iddianın açıklanmasını ispatlanmasını bekliyoruz ama ispatlanmıyorsa da gereğinin yapılmasını bekliyoruz.” dedi.

5. PARTİ AÇIKLAMASI: BAHÇELİ SİYASİ FALCILIK YAPIYOR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, 1 Kasım seçimleri sonrasında AK Parti’nin içinden bir beşinci parti çıkacağı iddialarını ise şöyle değerlendirdi: “Böyle bir şeyin olacağını söylemek bir siyasi falcılık. Böyle bir şey söz konusu değil. Biz 14 yılda bizimle siyaset zemininde rekabet edemeyenler ya vesayetten medet umdular ya da komplolardan ve falcılıktan medet umdular. AK Parti içinde böyle bir tartışma yok. 7 Haziran sonrasında AK Parti bir blok halinde Meclis Başkanını seçtirmeyi başardı. En ufak bir fire verilmedi. Bundan sonra da bir bütün içinde AK Parti yoluna devam edecek. siyasi parti genel başkanlarının görevi AK Parti ile ilgili komplo üretmek ya da AK Parti içinde bölünme olacak mı olmayacak mı diye falcılık faaliyeti yapmak değil kendi partilerinin geleceği ile ilgili konuşmaktır.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner258

banner257

banner241

banner245

banner183