banner256

HDP, sokağa çıkma yasağı kararları için Meclis Araştırması istedi

HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, sokağa çıkma yasağı kararlarının hukuksal dayanağı ve bu kararlarla ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi için alınması gereken tedbirlerin tespiti için Meclis Araştırması açılmasını istedi.TBMM...

HDP, sokağa çıkma yasağı kararları için Meclis Araştırması istedi
HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, sokağa çıkma yasağı kararlarının hukuksal dayanağı ve bu kararlarla ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi için alınması gereken tedbirlerin tespiti için Meclis Araştırması açılmasını istedi.

TBMM başkanlığına önerge veren Lezgin Botan gerekçede, “Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözümü için 2013 yılında başlatılan ve 28 Şubat 2015 tarihinde kamuoyunda 'Dolmabahçe Mutabakatı' diye bilinen mutabakatla demokratik ve barışçıl çözümün yasal ve siyasal adımlarının atılması seçimler gerekçe gösterilerek durdurulmuştur. Önce çözüm sürecinin ve Dolmabahçe Mutabakatı'nın önemli aktörlerinden birisi olan Abdullah Öcalan ile 5 Nisan 2015 tarihi itibarıyla heyetlerin görüşmelerine izinler verilmemiştir.
Ardından 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde ortaya çıkan halk iradesinin sindirilememesi ve mevcut hükümetin tek başına iktidar olanaklarını kaybetmesinin faturası adeta çözüm sürecine kesilmiş ve önce sürecin durduğu ifade edilmiş sonra da çözüm sürecinin dondurulduğu ve buzdolabına kaldırıldığı yetkililer tarafından açıklanmıştır.” ifadelerini kullandı.

"SURUÇ’TA BOMBALI SALDIRI VE SONRASINDA GELİŞEN ŞİDDET OLAYLAR"

20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta tamamı sivil ve öğrenci olan 200 kişilik gruba yönelik geliştirilen bombalı saldırı ve sonrasında gelişen şiddet olayları sonucunda; Kürt Sorunun çözümünde şiddetin esas alındığı ‘90’lı yıllara geri dönmeyeceğiz’ söylemine rağmen pratikte 90’lı yıllar ile sıkıyönetim ve olağanüstü hal yönetimini aratmayan uygulamalar ve artan şiddet olaylarıyla toplumsal barış ve bir arada yaşama olanaklarının yok edilmeye devam edildiğini belirten HDP’li Botan, şunları kaydetti: “25 Temmuz 2015 tarihinde başlayan hava ve kara operasyonları ile yoğun gözaltı ve yasal dayanaktan yoksun haftalara varan sokağa çıkma yasağı kararları bir bütün olarak bölge kentlerini ve bölge coğrafyasını savaş bölgesi haline getirmiş bulunmaktadır.
Yapılan resmi açıklamalara göre 24 Temmuz tarihinden 5 Ekim 2015 tarihine kadar 64 ilde 4 bin 624 operasyon yapılmış 4.656 kişi gözaltına alınmış 1.300 kişi tutuklanmıştır. 22 ilde 231 bölge askeri güvenlik bölgesi ilan edilmiş ve her geçen gün yeni yerler eklenerek adeta bölgedeki tüm kırsal alanlar vatandaşların giriş-çıkışlarına ve bölge insanının tek geçim kapısı olan tarım ve hayvancılık faaliyetlerine kapatılmış durumdadır.”

HDP Van Milletvekili, 17 Ağustos 2015 tarihinde Muş – Varto’da devreye sokulan hukuki dayanaktan yoksun sokağa çıkma yasağı kararlarının kent merkezlerini de kapsayacak şekilde genişletildiğini ve bazı ilçe merkezlerinde günlerce ve defalarca uygulamaya konulan bu kararlarla toplamda 13 ilçede sayısı milyonları geçen yurttaşın günlerce evlerinden dışarı çıkamaz hale geldiğini hatırlattı.

Lezgin Botan, “Başta Cizre ilçesi olmak üzere; sokağa çıkma yasağı kararlarının verildiği tüm yerleşim yerlerinde sayısı 113 e varan (21’i Çocuk) sivil yurttaş hayatını kaybetmiştir. Varto’da Kader Kevser Eltürk ve Şırnak’ta Hacı Lokman Birlik'in cenazelerine insanlık onurunu incitecek derecede işkence ve kötü muamele edildiğini gösteren görüntüler basına yansımıştır. Operasyonların sürdürüldüğü kent ve kırsal yerleşim yerlerinde başta yurttaşların konutları olmak üzere; işyerleri, araçlar, kentlerin elektrik ve su şebekeleri olmak üzere; yerleşik yaşamın zorunlu kıldığı tüm hizmetler askıya alınmıştır. Sağlık kuruluşlarına ve bir bütün olarak kamu hizmetlerine vatandaşların erişimi de bu kararlarla yasak sürecince engellenmiştir. Çatışmaların başladığı günden bu güne kadar yurttaşların yaşamış olduğu, can ve mal kayıplarıyla ilgili bu güne kadar başlatılmış ne adli ne de idari bir soruşturmanın olmaması da geçmiş yıllardan süregelen cezasızlık politikasının devam edeceği kaygısını arttırmaktadır.” izahında bulundu.

“SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI KARARLARI DA HUKUKİ VE YASAL DAYANAKTAN YOKSUNDUR”

Sokağa çıkma yasağı kararlarının hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu iddia eden HDP Van Milletvekili, “Valiliklerin ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan ederken dayandıkları hüküm 1924 Anayasası’nın yürürlükte olduğu 1949 yılında çıkarılan 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/c maddesidir. Bu hükme göre, il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır. Sokağa çıkma yasağı Anayasa'nın ‘Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti' başlıklı 23. maddesinde düzenlenen hakla ilgili bir yasaktır. Anayasanın 23. maddesi 'Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir… Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir’ hükmünü getirmiştir." dedi.

VALİLERİN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI DAYANDIRDIKLARI MADDE…

Valilerin sokağa çıkma yasağını dayandırdıkları İl İdaresi Kanunu’nun 11/c maddesi Valilere sokağa çıkma yetkisini içeren açık bir yetki vermemekle birlikte kanun maddesi hangi yetkiyi içerdiği belli olmayan muğlak ifadelerden oluştuğunu belirten Botan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anayasanın 13. maddesi temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının ancak kanunla olabileceğini belirtmiştir. İl İdaresi Kanunu’nda ise sokağa çıkma yasağı ilan etme yetkisi düzenlenmemiştir.”

Bu nedenle sokağa çıkma yasağının yurttaşların can ve mal güvenliği açısından mutlak gerekli ise Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde ifade edilen şekil ve şartlar çerçevesinde gerekli düzenlemeler yapılmak suretiyle yasal bir yetkiye dönüştürülebileceğini kaydeden HDP’li Botan, “Olağan dönemlerde olağanüstü hal ve sıkıyönetim rejimlerinin kullanabileceği yetkilerin kullanılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir durumdur. Türkiye’de son aylarda sıkça başvurulan sokağa çıkma yasakları ile askeri güvenlik bölgeleri ilanı kararlarının Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerine ve Anayasaya uygunluğunun araştırılması, bu kararları veren ve uygulayan idari mercilerin ortaya çıkarılması ve vatandaşların gördüğü maddi ve manevi zararlar ile yaşanan hakkı ihlallerinin tespit edilerek alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını teklif ediyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner241

banner245

banner183