banner279
Tuncay Dağlı
Tuncay Dağlı
gazeteci-yazar
Yazarın Makaleleri
Ah şu belediyeler..!
Şehirlerimizin güzelliğinden, imarından, bakımından, temizliğinden hep belediyeler sorumludur. Yolların, cadde ve sokakların asfaltlanması, kaldırımların parke taşı ya da betonla kaplanması, yeşil alanların ağaçlandırılıp, çiçek ve...
Bir kahraman yaratmak ya da İmamoğlu..!
Evet, şimdi Ekrem İmamoğlu'na herkes aynı gözle bakıyor. O milyonların gözünde bir lider, bir kahraman. Hatta geleceğin cumhurbaşkanı adayı.. 'Alacağım” dedi, aldı, 'hakkımı yedirtmem” dedi, yedirtmedi, şimdi de 'yapacağım”...
Biz bir şeyler kaybettik ama..!
Son zamanlarda kendimi televizyonlarda yayınlanan eski şarkı türkü programlarını izlemeye verdim. Youtube'den bulup izliyorum, dinliyorum, kendimce eğlenmeye çalışıyorum. Yoksa kafayı sıyıracağım. Eskiden televizyon gerçekten de eğlence...
Yapmadıklarınız yapmayacağınızın garantisi değil mi?
Gazetecilik farklı bir iştir, aslında biraz da ters bir iştir. Herkesin baktığı yerden bakmamak, çoğu kişinin bakıp da göremediğini görebilmektir. Ve eğriyi, yanlışı gördüğünde de korkmadan söyleyebilmektir. Menfaat için eğilmemektir,...
Ziraat profesöründen “derde deva” öneriler..!
Emekli ziraat profesörü Mehmet Asil Yılmaz ağabeyim, uzmanlık alanına giren tarım politikaları konusunda bir yazısını, ülkemiz ve milletimizin hayrına olur diye bizlerle paylaştı. Ben de küçük bazı kısaltmalar dışında aynen size aktarıyorum....
Sarıyer’in mülkiyet, bizim köyün yol meselesi..!
Yanarım yanarım da bir Sarıyer'in mülkiyet meselesine, bir de bizim köyün yol meselesine yanarım. İkisi birbirinden oldukça uzak ve farklı meseleler olmasına karşın özellikle siyasetçiler tarafından oy avcılığı için kullanılması...
Sarıyer’in mülkiyet, bizim köyün yol meselesi..!
Yanarım yanarım da bir Sarıyer'in mülkiyet meselesine, bir de bizim köyün yılan hikayesine dönen yol meselesine yanarım. İkisi birbirinden oldukça uzak yerlerde ve farklı meseleler olmasına karşın özellikle siyasetçiler tarafından oy...
Televizyonu gömmek geliyor içimden..!
Televizyon kanallarında izlenecek pek bir şey kalmadı. Çok zorunlu olmadıkça ya da film izlemedikçe açmıyoruz. Kapkara bir kutu olarak orada, duvar önünde duruyor. Amerikalılar bu cihaz için karakutu derlermiş, gerçekten de şimdi bizde de...
Zıpçıktı gazeteler ve gazeteciler..!
Önümüzde bir seçim var ya şimdi, bundan nasıl nemalanırım diye düşünüp, bunu yaşama geçirmek isteyen uyanıklar da arttı. Geçmişten hatırlarım bazı yerlerde gazeteciliği bayramdan bayrama ya da seçimden seçime hatırlayan bazı gözüaçıklar...
Hayatımıza can katanlar..!
Bazı insanlar vardır yaşam boyu bulundukları yeri aydınlatırlar. Nerede yaşarlarsa yaşasınlar her zaman kendilerine bir çevre yaratıp, insanlarla eğitimden sağlığa, kültürden sanata kadar değişik konularda diyaloğa girip, onlara bir şeyler...
Her kışın sonu bahardır..!
'Canım kimseyle konuşmak istemiyor. İnsanları çekemiyorum artık. Hep aynı şeyler.. Sokağa çıkıyorum aynı, işe gidiyorum aynı, eve geliyorum aynı, televizyonu açıyorum aynı.. İnsana moral verecek, rahatlatacak hiç bir şey yok.. Eskiden...
Gitse n’olur gitmese n’olur..’!??
İnsanın canı bazan havadan sudan konuşmak istiyor, germeyen, strese sokmayan, düşündürmeyen, bittiği anda unutulup giden sohbetlerde bulunmak istiyor. Konuştuğu kişiler hesapsız olsun, beyninin arkasında başka düşünceler bulunmasın, sizden...

banner265

banner183