banner279

Yanarım yanarım da bir Sarıyer’in mülkiyet meselesine, bir de bizim köyün yol meselesine yanarım.

İkisi birbirinden oldukça uzak ve farklı meseleler olmasına karşın özellikle siyasetçiler tarafından oy avcılığı için kullanılması nedeniyle benzer yönleri de var.

Ben İstanbul’a gelip, Sarıyer’e yerleştikten sonra öğrendim bu mülkiyet meselesini. İnsanları tapu vereceğiz diye avutup, oylarını alan ancak sonra da sözlerinde durmayan siyasetçilerin nasıl da duygu sömürüsü yaptıklarını gördüm, üzüldüm.

Aslında bu konu yıllar boyunca Türk Sineması tarafından da işlenmiş, zengin oğlan, fakir kız hikayeleriyle gecekonducuların sorunları ele alınmıştı. Ancak yıllar yılı hep çevrilen bir “film” olarak ortada kalmıştı. Hala da devam ediyor.

Heleki şimdi önümüzde yeni bir seçim var ya, herkesin ağzında bir mülkiyet meselesi, herkeste tapu verme vaatleri. Aslında gariban vatandaşın tüm bu söylenenlere karnı tok da ne yapsın el mahkum “ya tutarsa” deyip, her vaatte bulunanın ardından gitmek zorunda kalıyor. Hayırlısı. İnşallah verilen sözler tutulur da bu insanların tamamı, elli yıldan beri emek verip, bekçiliğini yaptığı toprağın tapusunu alır.

Gelelim bizim köyün yol meselesine. Çocukluğumdan beri hep söylenirdi. “Bizim köyden yol geçecek, bahçe bağlar istimlak edilecek, herkes zengin olacak” diye. Babam ümitlendi olmadı, ömrü yetmedi, göremeden gitti. Annem “yaşarken bari bu sayede iyi bir gün göreyim” dedi, onun da ömrü yetmedi, göremedi.

Benim kitaplarımdan birinde “yol parası” adlı öyküyle yer alan bu yol birgün gerçekten yapılmaya başlandı. Avrupa’dan gelip, Kapıkule’den ülkemize giren TEM* Otoyolu, Hatay-Belen’deki bizim köyden geçecek, Cilvegözü sınır kapısına kadar uzanacaktı. Ama yirmi yıl kadar önce yol geldi geldi geldi İskenderun’u geçti, Belen sınırında durdu. Oradan öteye gitmedi. E-5’e bağlantı sağlayıp, yapımı durdurdular.

Tabi insanların ümitleri de bir anda kırıldı. Oysaki ne planlar yapılmıştı. Kimi ev alacaktı kimi araba, kimi iş kuracaktı kimi de yeni bir yaşam.. Ama olmadı. Hala bekliyorlar.

Ve her seçim oncesi kapı kapı dolaşan bazı siyasetçiler, “sizin köyden yol geçecek” diyerek, insanlardan oy istediler. Şimdi de istiyorlar. “Nasıl etsek de şu garibanların duygularını, ümitlerini sömürsek, oylarını alıp, sonra arkamıza bakmadan gitsek” diye düşünen çok aralarında.

Oysa ortada bir gerçek var. İnsanlar biraz araştırsa, biraz içinde bulunulan ülke ve dünya gündemini takip etse, bu yolun şuan oradan geçip geçmeyeceğini ya da hangi koşullarda ne zaman yapılacağını şıp diye anlarlar. Tıpkı Sarıyer’deki mülkiyet meselesi gibi..

Ama insanoğlu mantığını bir kenara bırakıp, duygularıyla hareket etmeye başlayınca gözü bazen gerçekleri göremiyor Bu yüzden de yanılıyor, kandırılıyor, sömürülüyor.. Yazık oluyor..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner285

banner284

banner272