banner271
17 Ocak 2014 Cuma 13:13
ABD'de
Orta Asya-Kafkaslar İpek Yolu Araştırmaları Programı bünyesinde uzmanlar, Washington'da düzenlenen konferansta, Türkiye'de "Erdoğan sonrası" olasılıkları ve bunun Amerika'ya olası etkilerini tartıştı. Fakat toplantıdan iyimser beklentiler çıkmadı.

SON 2 YILDAKİ BÖLÜNMEYE DİKKAT ÇEKİLDİ

Geçen yılki Gezi Parkı protestolarının ve aralık ayında düzenlenen rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konumunu bir yıl öncesine göre zayıflattığı vurgulanan toplantıda, özellikle iktidardaki 'İslami muhafazakar hareket' içinde son iki yıldır bölünme yaşandığına dikkat çekildi.

KİŞİSEL GÜCÜNÜ ARTIRMA ÇABASI

Uzmanlar Erdoğan'ın kişisel gücünü arttırma çabası içinde daha otoriterleştiğinin, bunun sonucunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Fethullah Gülen de dahil olmak üzere, içinde bulunduğu muhafazakar koalisyonun unsurlarını kendisine yabancılaştırdığının altını çizdi ve yakın geçmişe kadar bir şekilde bastırılan bu kavganın, artık açığa çıktığını ve gittikçe daha da şiddetlendiğini belirtti.

ERDOĞAN'SIZ TÜRKİYE

Toplantıda, İslami muhafazakar tabanda yaşanan çatışmanın, Erdoğan'ın iktidarını kaybetmesine yol açması durumunda karşılaşılabilecek olasılıklar ve bunun Amerika'ya etkileri ele alındı.

"ORTADOĞU'YA ÖRNEK OLMA FİKRİ ZARAR GÖRDÜ"

Erdoğan sonrası olasılıkları, Amerika açısından Erdoğan döneminde ilişkilerin kilit unsurlarını öne çıkararak değerlendiren ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu eski danışmanlarından Alan Makovsky, Washington'un "Erdoğan sonrası döneme hazır olduğunu" söyledi. "AK Parti'nin demokrasi ve İslam'a ılımlı yaklaşıma bağlı olması temelinde, Türkiye'nin Ortadoğu'da bir model olması fikri, geri dönülmez bir şekilde zarar görmüştür" diye konuşan Makovsky, Erdoğan uzun süre başbakan ya da cumhurbaşkanı olarak kalsa bile, Obama yönetimi gözünde Adalet Ve Kalkınma Partisi'nin Ortadoğu'da model olabileceği fikrinin tamamen zarar gördüğünü ve bunda kısmen Mısır'daki Müslüman Kardeşler deneyiminin etkili olduğunu belirtti. Alan Makovsky'ye göre Obama yönetimi, Arap dünyası konusunda ilk danışabileceği ve bölgede vekil tayin edebileceği ülkenin de Türkiye olmasından vazgeçmiş durumda.

"EĞER ERDOĞAN SONRASI BİR DÖNEM VARSA..."

Bununla birlikte "eğer Erdoğan sonrası bir dönem varsa" diye sözlerine devam eden Alan Makovsky, Washington'un Türkiye'yle ilgili beklentileri şöyle sıraladı: Daha fazla basın özgürlüğü, gerçek anlamda hukuk devleti, daha az mezhepçi yaklaşım, Mısır'la yeniden yakınlaşma, Filistin devlet başkanı Mahmut Abbas'a daha fazla ağırlık verip Hamas'tan uzaklaşma ve son olarak da, İsrail'e karşı düşmanlığa son verilmesi.

AMERİKA'NIN DEĞİŞMESİNİ İSTEMEDİĞİ UNSURLAR

11 yıllık AKP iktidarı boyunca Türkiye'de "memnun edici değişimlerin de yaşandığının" altını çizen uzman, ABD'nin değişmesini istemediği unsurları da şöyle sıraladı:
Askerler bir daha geri dönmeyecek şekilde sivil idarenin devamı,
Türkiye'nin Kıbrıs ve Ermenistan politikalarının yanı sıra, kendi topraklarındaki ve Kuzey Irak'taki Kürtler'e yönelik politikalarında yumuşamaya neden olan "daha az milliyetçi" politikaların sürdürülmesi.

"İstanbul VE YÜZDE 40 DESTEK ERDOĞAN'I RAHATLATIR"

30 Mart'taki yerel seçimlerin Başbakan Erdoğan açısından ilk işaret olacağını savunan Alan Makovsky, bu işaretlerin Erdoğan'ın ulusal bazdaki popülaritesini ve ülke siyasetinin gidişatı yönündeki memnuniyeti ortaya koyacağına dikkati çekti.

Makovsky, "İstanbul belediyesi üzerinde büyük rekabet var. İstanbul'u alır ve yerel seçimde ülke genelinde yüzde 40 oyu garantilerse Erdoğan'ın durumu iyi demektir" diye konuştu.

Türkiye uzmanı Alan Makovsky, bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'ın karşısına çıkacak adayın Abdullah Gül olup olmayacağının hala belli olmadığına dikkati çekerek, ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi'nden de adaylık konusunu 17 Aralık tarihine kadar düşündüğü yönünde izlenim almadığını söyledi.

"KILIÇDAROĞLU, CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞINI DÜŞÜNMELİ"

Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasıyla birlikte Başbakan Erdoğan'ın daha savunmasız hale geldiğini belirten Alan Makovsky, şimdiye kadar sembolik bir adaya destek vereceği izlenimi sunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylık konusunu ciddi bir şekilde düşünmesinin zamanı geldiğini söyledi. Makovsky, "Sayın Kılıçdaroğlu, öne çıkmalı ve şansını denemeli" diye konuştu ve birkaç hafta öncesine kadar yalnızca Erdoğan ve Gül gibi olası adayların konuşulduğu cumhurbaşkanlığı seçiminin artık bir "yarışa döndüğünü" kaydetti.

"17 ARALIK'TA ERDOĞAN'IN SONUNUN GELDİĞİNİ DÜŞÜNDÜM"

17 Aralık'ta başlayan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının Başbakan Erdoğan'ın siyasi açıdan sonunu getirdiğini düşündüğünü söyleyen Alan Makovsky, özellikle Bilal Erdoğan hakkındaki iddiaların, Başbakan için 'ölümcül bir darbe' olduğu kanısına vardığını söyledi.

Bu kanıya neden vardığını açıklayan uzman, Erdoğan'ın son bir yıl içinde siyasi açıdan "Midas dokunuşu" diye tanımladığı çekiciliğini kaybettiğini, dış politikasının, özellikle Suriye politikasının hem Türkiye hem de Amerika için sorunlara yol açtığını ve bu politikaya kendi halkının bile desteğini kaybettiğini hatırlattı. Ayrıca Başbakan'ın Gezi Parkı olaylarındaki tutumunu da sert bir şekilde eleştiren Alan Makovsky, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Gül ya da yardımcısı Bülent Arınç gibi protestocuları yatıştırmaya çalışmak yerine, daha sert bir tepki verdiğini, hatta polis müdahalesini de ateşli bir şekilde savunarak daha büyük bir krize yol açtığını kaydetti.

"ERDOĞAN, OPERASYON SONRASI DURUMU DAHA DA KÖTÜLEŞTİRDİ"

Aynı şekilde Erdoğan'ın rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası tavrını da eleştiren Alan Makovsky, hukuk devletinin işleyeceği yolunda güvence vererek ve personel değişikliğine giderek ilk dalgayı kolaylıkla atlatmak yerine, durumu çok daha kötüleştirdiğini, neredeyse "çaresiz bir suçlu" gibi davrandığını savundu.

Bununla birlikte Erdoğan'ın siyasette sonunun geldiğine artık inanmadığını belirten Alan Makovsky, Başbakan'ın aldığı darbeden sonra kavgaya devam ettiğini, 1700 polisi sürdüğünü, yargı çalışanları ve kurumuna sert söylemlerle saldırdığını, hatta askerlere sempatik davranıp Ergenekon ve Balyoz davalarının yeniden görülmesi için yasal düzenleme bile yapmak istediğini hatırlattı. Makovsky, "Başbakan belki çaresiz olabilir, ama elindeki kozlar tükenmedi" diye konuştu.

POPÜLARİTESİNİ HALA KORUDUĞUNUN İŞARETİ

Partililerin de Erdoğan'ı dışlamaya yanaşmadığını söyleyen Makovsky, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hala Erdoğan'a karşı adaylığını koyup koymayacağını belli etmediğini, tüm bunların da Erdoğan'ın popülaritesini hala koruduğuna işaret ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı konusunun, kazansa da kazanmasa da Erdoğan'ın siyasi geleceğinde belirleyici olacağının altını çizen Alan Makovsky, bu konunun Gül ve Erdoğan'ın ortak müzakerelerinde belirleneceğini, ama Abdullah Gül'ün hareketi bölen ilk kişi olmayacağına inandığını kaydetti. 
Son Güncelleme: 17.01.2014 13:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner183