banner271
03 Mart 2014 Pazartesi 11:25
Başbakan: Senin Okulların Senin Olsun
uğla'da halka seslenen Başbakan Erdoğan, "Bu paralel yapı yarın CHP'yi de MHP'yi de sırtından hançerleyecektir. Bize yaptıkları gibi." dedi. Erdoğan, Gülen içinse şunları söyledi: 28 Şubat böyle talimat verdi ve dediler ki 'ne istiyorsanız onu yaparız.' Hatta okulları paşam size teslim ederiz dedi bu zat. Şimdi bana haber gönderiyor. 'Eğer Başbakan istiyorsa, biz okullarımızı ona teslim ederiz'. Senin okulların senin olsun. Bize kendi okullarımız yeter, devletin okulları yeter.

"NASIL OLSA MUĞLA BİZE OY VERİR DİYE YAN GELİP YATMIŞLAR"

Erdoğan, partisinin Muğla'daki mitinginde yaptığı konuşmada, ana muhalefet partisi CHP ile ilgili eleştirilerde bulundu. "CHP baskı demektir, CHP zulüm demektir, CHP iş yapmayan, iş yapana da engel olan demektir, CHP esersizliktir demektir" diyen Erdoğan, Muğla Belediyesini 40 yıldır CHP'nin yönettiğini söyledi. Erdoğan, "Alışmışlar nasıl olsa, 'Muğla bize oy veriyor' diye yan gelip yatmaya alışmışlar" diye konuştu.

Kendisinin belediyecilikten geldiğini, İstanbul Belediye Başkanlığını ve belediyeyi CHP'den aldığını anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"CHP yolsuzluklar içerisindeydi. İSKİ yolsuzluğunu duyarsınız, meşhurdur. İstanbul susuzdu, aynen burası gibi, İstanbul'da çöp dağları vardı, hava kirliliği vardı. Evelallah, iki yılda ne susuzluk, ne hava kirliliği, ne çöp dağları kaldı, hepsinden arındırılmış bir İstanbul. Bunu biz yaptık. Neden? Çünkü, bizim milletimize sevdamız vardı. Bizim derdimiz vardı ve dedik ki 'süratle bunu halletmemiz lazım.'

'Dünya Şehri İstanbul, dünyada tanınan İstanbul, bu ihmalkarlığı hak etmiyor', dedik. Şimdi aynen diyorum ki Muğla da bunu hak etmiyor. İnşallah, Ak Parti'nin büyükşehir belediyesi ile bu alanı en güzel şekilde Muğla'ya Kent parkı haline getirelim. ve burada kentin en güzel toplantıları yapılabilsin. İnşallah, bunu da yapacağız."

"KAFA KAFAYA VERDİLER, ORTAK OLDULAR"

Yaklaşık 12 yıldır hükümette olduklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hiç kimsenin hayat tarzına karışmadık. İşte Kayseri orada, Sakarya orada, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Rize, Çorum, Erzurum, Trabzon, Ankara, Konya orada. Hiç kimsenin yediğine içtiğine biz karışmadık. Hiç kimsenin giyimine kuşamına karışmadık. Hiç kimsenin dinine, etnik kökenine, inancına, milli ve manevi değerlerine karışmadık. Tam tersine biz, her zaman demokrasinin, özgürlüklerin, barışın, kardeşliğin, bir arada yaşama kültürünün arkasında olduk.

Şimdi, bu CHP geliyor, Muğla'da asılsız korkular pompalıyor. Söyleyecek projeleri, fikirleri olmadığı için korku siyasetine sarılıyor. Ama Ankara'da ne yapıyor? Ankara'da farklı işlerin peşinde. CHP, Ankara'da Pensilvanyalı zat ile her zaman yaptığı gibi darbe tertip ediyor. Pensilvanyalı zat ile CHP'nin eline montaj kasetler tutuşturuluyor, ses kaydı tutuşturuluyor. CHP Genel Müdürü de onunla idare ediyor. Bakın seçime 28 gün kaldı. CHP'den MHP'den şu ana kadar herhangi bir proje duydunuz mu? Şehirler için, ülke için herhangi bir hedef, plan duydunuz mu? Bunlar üç kafadar. CHP Genel Müdürü, MHP Genel Başkanı, bir de Pensilvanyalı zat karıştı, ortak oldular, kafa kafaya verdiler, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine hücum ettiler."

"BU ÜLKE ŞEHİTLERİN KANIYLA KURULDU"

Erdoğan, mitingde yaptığı konuşmada, ulusal güvenliğe saldırıda bulunulduğunu belirterek, "Fıkra gibi bunlar. CHP'ye kasetle genel başkan ataması yaptılar, biliyorsunuz. Şimdi de güya Başbakan'ı devirecek, kasetle oraya da atama yapacaklar. Bu ülke kasetle değil, şehitlerin kanıyla kuruldu. Bu ülke kasetlerle devrilemeyecek, kutlu yürüyüşü kasetlerle durdurulmayacak kadar büyük bir ülkedir" dedi.

"Pensilvanya zatın emrinde olan bir kısım yargı ve emniyet içinde bürokrasi içinde yuvalanmış bir çete sabah-akşam Türkiye'yi gizlice dinliyor" ifadelerini kullanan Erdoğan, geçen hafta çıkan dava dosyasında yaklaşık üç bin kişinin üç yıl boyunca gizlice dinlendiğinin ortaya çıktığını söyledi.

"TEK TEK DİNLEMİŞLER"

Önceki gün çıkan bir dosyada da 450 MHP'linin dinlendiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Hiçbir ayırım yapmadan kendileri dışında AK Partili, MHP'li, CHP'li, BDPli herkesi dinlemiş, kaydetmişler. Bürokratları, sanatçıları, gazetecileri tek tek dinlemiş takip etmişler. Şimdi CHP'nin genel müdürü ve MHP'nin genel başkanı, bu illegal dinlemeleri onun yanında montajları ellerine alıyor ve bunlarla seçim meydanlarında kürsülere çıkıyorlar. Kendileri de dinlenmiş.

"CHP VE MHP'YE DE İHANET EDECEKLER, BİZE ETTİKLERİ GİBİ"

Yarın bu paralel yapı, işine gelmeyince bunların da kayıtlarını ortaya dökecek. Bu paralel yapının işi zaten hançerlemektir. Yarın CHP'yi de MHP'yi de sırtından hançerleyecekler. Şantajla istediğini aldıktan sonra, kullandıktan sonra bu CHP ve MHP'ye de ihanet edecekler, bize ettikleri gibi.

Ülkesine ihanet eden, ülkesinin gizli belgelerini, bilgilerini servis eden, herkese ihanet eder, herkesi hançerler. CHP de MHP de maalesef işin ciddiyetinin farkında değiller. CHP'nin genel başkanı kasetle genel başkan oldu. Şimdi de 'belki kasetle Başbakan olurum' diye bu çirkin tuzağa giriyor."

"BU DERSHANELERDEN ÇOCUKLARINIZI ALIN"

Başbakan Erdoğan, alanda bulunanlardan bir şey isteyeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Çocuklarınızı bu paralel örgütün dershanelerine gönderenler, bu dershanelerden çocuklarınızı lütfen alın. Bunların okullarına gönderenler, lütfen çocuklarınızı bunların okullarından alın. Devletimizin okulları var. İşte yasa çıktı bundan böyle hafta sonlarında da eğer anne baba isterse takviye kurslarını okullarımızda vereceğiz. Bunların ücreti tamamen devlete aittir, biz ödeyeceğiz. Çünkü bunlar, milletimi çok sömürdüler sülük gibi emdiler. Ama sülük çok değerli bir hayvandır. Sülük zararlı olan kanı emer. Bunlar maalesef faydalı olan kanı emdiler. Onun için bunlar çok tehlikeli. Bu bakımdan bunların dershanelerine verip de aman ha geleceğimizi karartmayalım.

Başınızı iki elinizin arasına alın düşünün. 10 yıl önce bu Türkiye neydi, şimdi bu Türkiye ne oldu?"

"ŞİMDİ BANA HABER GÖNDERİYOR"

Artık okullarımıza rahat rahat gidiyoruz, kızlarımızı başı örtülü diye okullara sokmuyorlardı. Bu zat ne diyordu o zaman biliyor musunuz? 'Başörtüsü furuattır' diyordu. Aynı zat, daha önce de itikadi noktada, başörtüyü inkarın küfür olduğunu söyleyen zattı. Akşam başka sabah başka. Niye? 28 Şubat böyle talimat verdi ve dediler ki 'ne istiyorsanız onu yaparız.' Hatta okulları paşam size teslim ederiz dedi bu zat. Şimdi bana haber gönderiyor. 'Eğer Başbakan istiyorsa, biz okullarımızı ona teslim ederiz'. Senin okulların senin olsun. Bize kendi okullarımız yeter, devletin okulları yeter. Zaman gelecek kendi okullarına öğrenci bile bulamayacaksın. Çünkü artık güven vermiyorsun." 
Son Güncelleme: 03.03.2014 11:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner183