banner279
banner246
26 Mart 2014 Çarşamba 10:04
Erdoğan: Cumhurbaşkanı Tweet Atabilir, Ben Hoşlanmıyorum
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan NTV ve Star TV'nin ortak yayınında gündeme yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yerel seçimi sürecini değerlendirdiği programda Oğuz Haksever, Cumhurbaşkanı Gül'ün "Sosyal medya platformlarının tamamen kapatılması tasvip edilemez." dediğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı'nın tweet attığını da söyleyen Haksever'e Başbakan, "Ben tabii sayın cumhurbaşkanımız böyle bir şey yapmış olabilir. Ben aynı şeyi paylaşmıyorum. Sayın cumhurbaşkanımız tweet atabilir. Ben bunlardan pek hoşlanmıyorum. Bu tür şeylerle uğraşacak vaktim de yok." dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları

Oğuz Haksever: Genellikle son mitingleri sorarız Kastamonu ve Samsun izlenimleriniz nelerdir?

MİTİNGLER

"Bugün önce Kastamonu'daydık. Coşku iyi, ilgi iyi. Ardından Samsun'a geçtik. Kastamonu'da bir şey dikkatimi çok çekti. Belediye başkan adayımız yıllarca belediyede ikinci adam olarak çalışmış, fen işlerini yönetmiş, belediye başkanımızın ciddi bir rahatsızlığı var. Bu süreçte yönetimi o götürdü. Orada MHP'nin adayı ortaokul mezunu bir kişi. Belediyecilik deneyimi hiç yok. Bizim adayımız hem üniversite mezunu hem de yıllarca belediyeciliğin içinde yaşamış biri. İnanıyorum Kastamonu halkı bunu değerlendirecektir. Biz merkezi yönetim olarak Kastamonu'ya çok hizmet verdik. Bütün bunları bütünleştirmek istiyoruz. Samsun'a geldik. Samsun benim 57. mitingim oldu. Samsun tarihi bir mitingti. Öyle zannediyorum ki Cumhuriyet tarihinde Samsun'da böyle bir miting görülmemiştir. Yüz bini aşkın bir katılımın, coşkunun olduğu bir miting oldu. Bu caddeleri de bu katarsak 100 bini aşkın bir katılımın olduğu bir miting oldu. Samsun'da zaten adayımıza büyük bir ilgi ve güven var. İlçelerinde tamamını alacak bir heyecan ve coşku gördüm.

Oğuz Haksever: Süleyman Şah türbesi konusunda İŞID'ın bir tehdidi oldu ama yapmadılar. Yapsalardı Türkiye'nin tavrı ne olurdu?

SURİYE KONUSU

Şu anda Suriye ile ilişkilerimizin geçmişi ve 3 yıllık süreç ortada. Sınır komşumuz kardeşlerimiz ve yönetimle olan ilişkilerimiz geçmişte farklıydı. Ne yazık ki bu Tunus'taki olaylardan sonra aynı şekilde Suriye'de de olaylar başladı. Biz başlaman da önce kendilerini uyardık. Gelin artık bu rejimi bir değişime uğratalım biz size her türlü desteği verelim. Demokrasi beklentisi içinde olan Suriye halkı var. Seviliyorsunuz, rahat olun bu adamı atın. Hatta beni arabasına alır gezdirirdi. Kendisiyle en son toplantımızı Asi Nehri kenarında yaptık, Halep'te buluştuk 3-3,5 saat bir görüşmemiz oldu. Biz hakikaten bugünkü gibi bir Esed'i beklemiyorduk. Sonra baktık ölümler öldürmeler devam ediyor sonra Ahmet Bey'i gönderdim ve kendisiyle 6 saat görüşme yaptı, özel temsilcilerimi gönderdim. Benden bazı proje planlar istedi bununla ilgili özel temsilciler gönderdim. Milletimiz çok samimi idi. Bir Ramazan akşamıydı ve camiler bombalanıyordu. Kendisini son kez aradım yarın Cuma dedim ve Cuma günü Ramazan ayında öldürmesinler. Onu dedi benim adamlarım yapmıyor dedi. Şebbiha'ları kendi adamı diye göstermiyordu. Onun özel timleri halbuki. ertesi gün yine vurdular ve 16 kişi öldü. Şuanda orada yaklaşık 160 bin ölü var. Bunların içerisinde gelen rakamlar 8 bin çocuk. Biz tabi bağrımızı açtık. Açık kapı politikası ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu anda biz de malum buraya gelen insan sayısı 760 bini buldu. Harcamalarımız 2 milyar doların üzerinde.

"ANGAJMAN KURALLARI İHLAL EDİLİRSE KARŞILIĞI VERİLECEKTİR"

Yaralılar oluyor, bunlarla ilgileniyoruz. Şu anda hala öldürmeye devam ediyorlar. Daha önce bir helikopterle bizim hava sahamızı ihlal ettiler. Yeni angajman kurallarından hareketle uçaklarımız bu helikopteri vurdu. Şu anda da aynı şekilde bizim hava sahamızı ihlal eden, 1-1,5 kilometre ihlal ettikleri bana bildirildi, bizim uçaklarımız tarafından vuruldu. Kesep bölgesi tekrar Özgür Suriye Ordusu tarafından ele geçirilince bunlar orayı bombalamaya başladı. Bundan sonra da angajman kuralları ihlal ederse karşılığı verilecektir. Çirkin olan bizim muhalefetin bunu kullanması. Biz seçim sathı mahallindeyiz diye bu olaya göz mü yumacağız. Bizim 74 tane vatandaşımızı şehit ettiler. Muhalefet başta CHP olmak üzere bunları hala övmeye çalışıyor. Bu siyaset malzemesi olabilir mi? Senin yapman gereken böyle ulusal bir konuda hükümetinin, silahlı kuvvetlerinin yanında yer almak. Bu bizim bir milli meselemizde bile muhalefetin ne denli ayrı düştüğünü göstermektedir. Bizim tabii bunları dinleyecek halimiz yok.

"MİT'İN TIRLARI TÜRKMENLERE YARDIM GÖTÜRÜYORDU"

Süleyman Şah Türbesi ile ilgili de burayla ilgili İŞİD'in bir sıkıntısı var. Burada Türkmenler vardı. Onların zayıf düşmesi geri çekilmelerine yol açtı. Geri çekildikleri gün 80 şehit verdiler. MİT'in aranan TIR'ları bizi bu Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Bunlar yapıldı diye biz Bayırbucak Türkmenlerini yalnız bırakamazdık, yine de bırakmayacağız. Süleyman Şah Türbesi'ne karşı böyle bir yanlışlık olacak olursa orada da gereken yapılacaktır. Bu topraklar bizim topraklarımızdır. Yaklaşık 10 dönüm bir arazidir o. Uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış bir toprağımızdır.

Oğuz Haksever: Niğde olayı ne kadar aydınlandı?

NİĞDE OLAYI

Niğde olayında bir Kosovalı, bir annesi babası farklı ülkeden, bir diğeri de Makedon. İkisi yaralı ele geçirildi, biri de yakalandı. Ankara’ya getirildiler. Bağlantıları nedir? Suriye’de aldıkları eğitimler filan. Silahı yanlarında sünnet olduğu için taşıdıklarını iddia ettiler. Belli bazı bilgiler elde edilmiş durumda. Üzerine gerek istihbarat birimlerimiz, gerek yargı gerekeni yapıyor.

Oğuz Haksever: Diyanet İşleri Başkanlığı'nın son açıklaması; 'Kalıcı sonuçlar doğurabilecek büyük bir fitne ve imtihandan geçmekteyiz' diye bir açıklama yaptılar.

"17 ARALIK OLAYLARI İÇİN 'HER ŞERDE BİR HAYIR VAR' DİYORUM"

“Bir defa karşımızda bu seçimlerde özellikle ortaya çıkan Pensilvanya denilen bir olay var. Bu olayın yasak olmasına rağmen bir cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı dinleniyorsa, bakanlar dinleniyorsa… Bu bir defa hem yasalara aykırı hem de Diyanet İşleri Başkanımız’ın dediği gibi inancımıza aykırı. İnancımızda kimseyi dinleyemezsiniz. Ama bunlar önce dinliyor, sonra bunu bir tehdit ve şantaja dönüştürüyor. Halkımızın bu konuda gereken hassasiyeti göstermesi lazım. Bunun bir kısım yargıya ulaşmış olması ve güvenlikle de ortak hareket etmesi ulusal güvenliğimiz için de sıkıntı yaratıyor. Ben alanlarda bu konuyla ilgili tepkiyi görüyorum. Vatandaşlarımızın sabırsızlığını görüyorum. Ümit ediyorum ki vatandaşlarımızın beklentisi olur. Himmet adı altında rüşvet, kurban derisi topluyorlar. Bunları makbuzu yok. Nereye gittiği belli değil. Ben 17 Aralık olaylarını bir taraftan olumsuz görürken bir taraftan da her şerde bir hayır vardır diye görüyorum.

Oğuz Haksever: Twitter konusunda aklınızda olan tamamen kapatılması mıydı? Bu arada bir de Fransa Almanya başvurduğu zaman hesapları kapatıyorlar Türkiye'ye karşı neden böyle bir tavır aldılar?

TWITTER'IN KAPATILMASI

Bizi üzen boyutu budur. Şu anda biz 10 milyon tablet bilgisayar dağıtmanın hazırlığı içerisindeyiz. 260 bin tablet bilgisayar dağıttık. Bu hükümet böyle bir hükümet, Tayyip Erdoğan böyle bir hükümetin başbakanı. Bizim derdimiz Twitter’ın kendisi değil, yaklaşımı. Twitter’da böyle ahlaksızlar türer de siz defaatle uyarmamıza rağmen, mahkeme kararlarını göndermemize rağmen bunu yaparsanız bize düşen de budur. Bazı yazarlar televizyonlarda yorumlar yapıyor, Ak Parti, başbakan prestij kaybediyor. Hiçbir şey kaybettiğim yok. Ben meydanlara bakarım. Türkiye’den Twitter’a giden talep ikidir. ABD’den giden 679 talep toplam taleplerin neredeyse yüzde 80’idir. Almanya’ya geliyorum. Twitter Alman hükümetinin talebi üzerine Neo Nazi hesaplarını engellemiştir. Fransa’da ırkçı talepler mahkeme kararı üzerine kaldırılmıştır. Hindistan’da Bodo kabilesi ile ilgili çıkan olaylar nedeniyle ülke genelinde yasaklanmıştır. İngiltere Başbakan Cameron 2010 yılında çıkan olaylar sırasında provokatif olaylar nedeniyle Twitter’a yasak getirebileceğini ifade etmiştir. Ben ülkemdekilere soruyorum, bütün bu olaylar karşısında hukuk tanımazlığınız nedir? Mahkeme kararı Twitter’a iletiliyor. Hiç duymuyor. Sen benim ülkemin ulusal güvenliğini tehdit ediyorsun. Başbakan'a birileri kalkacak "başçalan" diyecek. Bütün bunlara rağmen kendileri uyarılıyor ama kaldırmıyorlar. Bu hesaplar maalesef kapatılmıyor. Bizim yapmamız gereken sorumluluk noktasında olan biri olarak, bu işi düzelttiniz düzelttiniz. Düzeltmediniz biz de kapatırız. O zaman yasaklara uysunlar biz de yasağı kaldıralım.

Oğuz Haksever: Cumhurbaşkanı'nın bu konuda "böyle bir şey kabul edilemez" şeklinde bir açıklaması oldu. Ardından tweet'ledi. Kabineden bakanlar da yaptılar. Özellikle Çankaya’nın bakışını nasıl değerlendirirsiniz?

"CUMHURBAŞKANIMIZ YAPABİLİR BEN HOŞLANMIYORUM"

Twitter dediğiniz olay nedir? Bir şirket. Bu olayın arkasında aslında Youtube var. Youtube’un avukatlarıyla çalışıyorlar. Bir avukat hanım kardeşimize hiç edebe adaba uymayan bir şey yaptılar. Ben anlamıyorum bu köşe yazarlarını. Neyin, kimin avukatlığını yapıyorlar. Çeşitli ülkelerden örnekler verdim. Bizim ülkemiz muz cumhuriyeti değildir. Şu anda bir iki taneyle ilgili tamam dediler ama sayı bir iki değil ki. Benim bildiğim 700’e yakın uygulama var. Bunlar şimdi peyderpey kendilerine bildiriliyor. Kaldırmaları halinde gereği yapılır. Uyarıyoruz, gereğini yapmıyorsun. Ben tabii sayın cumhurbaşkanımız böyle bir şey yapmış olabilir. Ben aynı şeyi paylaşmıyorum. Sayın cumhurbaşkanımız tweet atabilir. Ben bunlardan pek hoşlanmıyorum. Bu tür şeylerle uğraşacak vaktim de yok.

Oğuz Haksever: Avrupa Birliği, BM açıklamalar yaptı bu konuda. Hatta Almanya’da hükümetin insan haklarından sorumlu üyesi diyeyim Avrupa Birliği adayı Türkiye için 'Bu geçerli kırmızı çizgiyi aştı' diye konuştu.

"OBAMA'NIN TELEFONUNU DİNLEYEBİLİR MİSİNİZ"

Bunlar çarpıtılan şeyler. İşlerine geldiğinde Avrupa Birliği’ne aykırıdır filan hep söylerler. Avrupa Birliği önce üzerine düşeni bir yapsın. Hukuka saygıları varsa önce gereğini yapsınlar. Bu bizim iç hukuk meselimizdir. Mahkeme kararları var. Avrupa Birliği o zaman diğer ülkelere uygulananı niye göz ardı ediyor. Biz bu özgürlükler meselesini bu Avrupa Birliği üyelerinden çok daha ileride hallettik. Adam kalkıyor hakaret ediyor ne oluyor. Avrupa ülkelerinin çoğunda bunu yapamazsınız. Özgürlük hala bizim ülkemizde tam anlaşılmış değil. Burada çok önemli olan özel hayatın ihlali de söz konusu. Yapamazsınız. Buradan hareketle bizim TİB de devreye girdi. Adımı buna göre attı. Siz Obama’nın telefonunu dinleyebilir misiniz? Bir Merkel’in telefonunun dinlendiği ortaya çıktı. Ayağa kalktılar. Biz de niye böyle oluyor, Avrupa Birliği böyle hareket ediyor? Bizim yorumcularımızın, köşe yazarlarımızın bunu görmesi lazım.

Oğuz Haksever: 17 Aralık sürecine gelirsek burada belki 30 Mart seçimlerini önemli bir milat olarak siz de gösteriyorsunuz. 30 Martta elde edeceği bir başarı AK Parti’nin veya Recep Tayyip Erdoğan 17 aralık iddialarının kenara itilmesi anlamına gelebilir mi diye bir soru var.

"1. PARTİ OLACAĞIZ"

17 Aralık, 25 Aralık bütün bunlar 30 Mart seçimleriyle çok daha farklı bir şekilde göz önüne alınacak. 17 Aralık millete karşı yapılmış bir devrimdir. Benim şahsıma değil, hükümetime değil. Millete karşı. 25 Aralık da öyle. Bu bir istiklal ve istikbal mücadelesidir. O denli önemlidir. Olay yargıda. Bütün bunların ötesinde hemen seçimin arkasından atacağımız adımlar var. Milli irade hırsızlığı yapanlar 30 Mart’ta milletin cevabını alacak. CHP, MHP, Pensilvanya, hepsine bir cevap var. Milletimiz bize negatif bir cevap verirse başımız gözümüz üzerine. Ama diğerlerine verdiği zaman onlar ne yapacaklar. Kılıçdaroğlu 'Yüzde 40’ın altında alırsam bırakacağım' dedi. 26 aldı. Bıraktı mı, bırakmadı. Bu zat dürüst değil. Bahçeli 16,17 yıldır partinin başında. Bir kere birinci parti olamadı. Biz 6, 7 aylıkken birinci parti olduk. Yine birinci parti olacağız. Bu milletin yaptıklarımıza karşı takdirini gösteriyor. Siz millete bir şey yaparsanız millet sizi ödüllendirir. Ama millete zulüm ederseniz bu millet sizi sırtında taşımaya mecbur değil. Bakın seçime gidiyoruz hiç seçim ekonomisi asla yapmayız. Biz seçim ekonomisi yaparsak bunun sıkıntısını fakir fukara garip guraba vatandaşım çeker.

Oğuz Haksever: İstanbul yarışı, Ankara yarışı, İzmir yarışı hakkında değerlendirmelerinizi alalım.

"İSTANBUL MESAJ VERİYOR"

Pazar günü yaptığımız mitingde İstanbul tarih yazdı. 2 milyonu aşkın insan gelip buluştu. Bu bir sevdadır, bu bir aşktır. İstanbul Türkiye’nin özetidir. İstanbul bir mesaj veriyor. Şu anda üç büyük şehirde de adaylarımız başa oynuyor. Kamuoyu araştırmaları çok çok olumlu. Millet bunu gösteriyor. İzmir, orada yaptığım mitingde de gördüm. Ankara ha keza. Bunların hepsi bir şey gösteriyor. Bu bir yerel seçim değil aslında. Bu bir genel seçim havasına girdi. Ahlaki olmayan bir hava nedeniyle oldu bu. Şimdi millet bunu bir genel seçime dönüştürdü. Bu anlayış milletimiz ve bizim şahsımızla da bütünleşti.” 
Son Güncelleme: 26.03.2014 10:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner183