banner271
14 Haziran 2018 Perşembe 16:55
“Ülkemizi zor durumdan kurtarmak görevimizdir..!”

Röportaj: Tuncay DAĞLI

Kent Yaşam

CHP İstanbul örgütünün güçlü isimlerinden İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Gökan Zeybek, seçim bölgesini adım adım dolaşıyor ve, ‘Ülkemizi içinde bulunduğu zor durumdan ancak partimiz kurtaracaktır” diyerek, seçmenden tercihini CHP’den yana kullanmasını istiyor.

CHP’nin her kademesinde görev almış, tabandan gelen bir siyasetçi kimliğiyle örgütünün karşısına milletvekili adayı olarak çıkmanın onurunu yaşayan Zeybek, Beyoğlu İlçe Başkanlığı’nda partililere hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Türkiye önemli bir seçim sürecine girmiş bulunuyor. Mustafa Kemal Atatürk nasıl ki Türkiye’nin kuruluş döneminde tüm azınlıkları ve farklıları bir araya getirerek birinci meclisi kurmuş ve ardından ülkenin kurtuluşunu sağlamış ise, 16 yıldır insanları ayrıştırarak, kutuplaştırarak, ‘bizden olanlar’ ve ‘bizden olmayanlar’ diye bölerek yönetmeye çalışan, yönettikçe ülkeyi batıran tek adam yönetimine karşı CHP ve onun Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ortaya çıktı ve, ‘CHP varsa herkes için vardır’ dedi.

HERKES KENDİNE “BEN NE YAPABİLİRİM” DİYE SORMALI

Bizlerin farklılıkları değil, benzerlikleri hedef alan, ortak paydaşlar oluşturabileceğimiz bir düzene  ihtiyacımız var. Bugün Türkiye’nin ortak paydası; hukuktur, adalettir, insan haklarıdır, OHAL’in kaldırılması ve ekonomide yaşanan kaostan Türkiye’yi kurtarmaktır. Bu daha özgür, daha barış içinde yaşayabileceğimiz, Türkiye’nin daha güven duyulan bir ülke olması için şarttır. Her vatandaşın bu süreçte içinde bulunduğumuz koşullara bakıp, bu zor koşullardan nasıl kurtulabiliriz diye düşünmesi gerekir. Kendi kendine, ‘ben ne yapabilirim’ diye sorması gerekir. Biz iktidar olduğumuz takdirde piyasaya güven, halkımıza umut vereceğiz, demokrasiyi inşa edeceğiz. Türkiye’yi yeniden inşa etmek CHP’nin görevidir. Biz yine bu ülkeyi kurtarırız, düzlüğe çıkarırız. Bu bize Mustafa Kemal’den bir mirastır. Bu ülkeyi içinde bulunduğu her türlü zorluktan korumak ve kurtarmak Mustafa Kemal’in çocuklarına düşer..”

İKTİDARA OLAN DESTEK GİDEREK AZALIYOR

Gökan Zeybek, Zeytinburnu’nda yaptığı seçim çalışması sırasında da gazeteci Tuncay Dağlı’nın sorularını şu şekilde yanıtladı:

-Türkiye’nin şuanki ekonomik ve siyasi durumuyla ilgili gözlemleriniz nedir?

-Adalet ve Kalkınma Partisi 2001 yılında kuruldu. O yıl Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz vardı. Türk ekonomisi yüzde 20’ler seviyesinde küçülmüştü. Böyle bir dönemde kurulan parti kuruluşundan bir yıl sonra Türkiye’de tek başına iktidar oldu. Büyük ekonomik çöküntüler, mevcut siyasal partileri, iktidar ve muhalefet partilerini ciddi biçimde etkiliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidarının aslında yedinci yılında da çok ciddi br ekonomik kriz yaşandı. Ancak dönemin Başbakanı Erdoğan “kriz bizi teğet geçti” demişti. Fakat yanlış ekonomik politikaların sonucunda giderek çevrilemeyen bir borç yükü, sürekli olarak yüksek faizle yurt dışından getirilen sıcak paralar, bu paralara ödenen faziler, günü kurtarmak için kamu mallarının satılması, özelleştirme adı altında devlete ait fabrikaların, işletmelerin, kurumların satılmasıyla elde edilen gelirlerle bugüne kadar geldiler. Ama 2018’e gelindiğinde ne satacak bir kamu kaynağı, ne temlik verilecek bir varlığımız, ne de borç alacak bir kredibilitemiz kalmıştı. Bunun sonucunda da önce enflasyonda artış, ardından faizlerde yükselme ve kur baskısı derken ekonomi ciddi bir biçimde sıkıntıya girdi. Ve beraberinde derin bir küçülme, küçülmeyle de birlikte bir durgunluk ve kur yükselmesi, fiyat artışları, işsizlik yaşanmaya başladı. Kısacası ekonomide bir kriz halindeyiz. Ve AKP gidiyor. AKP gün sayıyor. Her geçen gün iktidara olan destek azalıyor.

Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce birinci turda çok yüksek oy alacak. Öyle görünüyor. Umarım birinci turda sonuca varırız ve 8 Temmuz’a kadar yurttaşlarımızı seçim telaşında bırakmayız. Bu nedenle muhalefet partilerine oy verecek olan tüm seçmenlerin ilk turda sayın Muharrem İnce’ye oy vermelerini istiyoruz.

İMAR BARIŞI OLAYI SEÇİME YÖNELİKTİR

-Hükümetin getirdiği imar barışındaki temel amaç nedir sizce?

-Seçimden önce açıklanan her af, her barış, her paket aslında seçime dönük bir pakettir. Halk indinde kredisini ve itibarını kaybetmiş olan bir hükümetin giderayak çıkardığı altı olmayan, içeriği boş, sorun sahipleriyle bir araya gelip, bu meselenin çözümü konusunda etraflıca görüşülmemiş ve belediyelerin, büyükşehir belediyesinin, Hazine’nin, Milli Emlak’ın, Vakıflar’ın ne yapması gerektiği konusunda sürecin tarif edilmediği bir durumla karşıkarşıyayız.

Konuyla ilgili yayınlanan yönetmeliği dikkatlice okudum, bu yönetmelikle bu sorunları çözmek mümkün değil. Tarifler yapılmamış. 13 milyon yapıyı kim kontrol edecek? 13 milyon adet daireyle ilgili müracaatları inceleyip, vatandaşın beyanına göre alacak, denetleyecek ve bunlarla ilgili olur ve onayı verecek olan kurum Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise, bu bakanlığın en az 100 bin elemana ihtiyacı var. Bakanlığın da bu kadar elemanı olmadığına göre, o zaman ilçe belediyelerin teknik servilerinden bu manada yararlanılacak mı? Bunlara ilişkin hiç bir şey yok. Belliki 24 Haziran seçimlerinden sonra yeni oluşacak hükümet imar barışı ile ilgili kapsayıcı, genişletici ve vatandaşın sorununu çözme konusunda yardımcı olucu bütün değişiklikleri de içeren birkaç yönetmeliğe daha ihtiyaç var gözüküyor.

BU İKTİDARDAN KUTULACAK OLMAMIZIN HEYECANINI YAŞIYORUM

-İlk kez milletvekili adayı oldunuz, 7. sıradasınız ve seçileceğinize kesin gözüyle bakıyoruz, nasıl bir heyecan duyuyorsunuz?

-Ben Türkiye açısından heyecanlanıyorum. Benim çocuklarım Recep Tayyip Erdoğan iktidarı dışında bir şey görmediler.Onlar açısından heyecanlanıyorum. Bu sene üniversite sınavına girecek çocukların sınav tarihini bile keyfi olarak değiştiren bir iktidardan kurtulacak olmanın heyecanını yaşıyorum. Türkiye’yi dış politikada yerlerde süründüren, Türkiye’deki hukuk sistemini, adaleti yok denecek noktaya getiren bir iktidardan kurtulmamızın yakınlığı nedeniyle heyecan duyuyorum.

-TBMM’ yolunda ilerlerken, acil uygulanması gereken bir projeyi ya da öneriyi de beraberinizde götürüyor musunuz?

-Ben CHP Parti Meclisi Üyesiyim, İBB Meclisi’nde 9 yıl görev aldım. İstanbul’un kangren olmuş olan mülkiyet meselesi, özellikle de gecekondu mahallelerinde yaşayan yurttaşlarımızın imar sorunlarının çözülmesi konusunda kendimi birinci derecede sorumlu hissediyorum. Ve her halde parlamentoda yapabileceğim çalışmaların başında bu geliyor. Ayrıva 12 yıl Amatör Spor Kulüpleri federasyonu’nda görev yaptım, Türkiye’de amatör sporun yeniden eski günlerine dönmesi için de ciddi yasal düzenlemelerin yapılması konusunda da kendimi sorumlu hissediyorum.

YURTTAŞLARIMIZ OY TUTANAKLARININ DOĞRULUĞUNU TAKİP ETSİN

-Seçmene özel bir mesajınız var mı?

Yurttaşlarımız seçimde verecekleri oylarının başına bir şey gelir mi endişesi içinde olabilirler, ben buna ihtimal vermiyorum, içleri rahat olsun. Biz CHP olarak zehire karşı panzehir ürettik. Her türlü sandık hilesine karşı gerekli tedbiri aldık. Tüm yurttaşlarımızı 24 Haziran’da sandığa gidip oyunu kullanmaya, sandık mahalinde bulunmaya, saat 17:00’den sonra da oy sayımı yapılırken tutanakların doğru yazıldığını takip etmeye davet ediyorum. Çünkü demokrasi kendisi için ne kadar çok insan varsa o kadar kurumsallaşıyor. Türkiye’de de demokrasi ve hukuk devletini çağdaş normlara ulaştıracaksak bu halkımızın katkısıyla olacaktır.

Teşekkür ederim.

Son Güncelleme: 14.06.2018 19:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner183