banner279

İstanbul’un boğaz kıyısındaki ilçelerinden biri. Geçtiğimiz cumartesi hava güneşli olduğundan eşimle birlikte sahilde yürüyelim istedik. Yağmurlu geçen günlerden sonra biraz içimiz ısınsın dedik.

Arabayı park edebileceğim anayol kenarı İSPARK’a ait ve tamamen doluydu. Geri kalan yerler de balık lokantalarına tahsis edilmiş, valeler alıcı kuş gibi bekliyor.

Ara sokaktan deniz kenarına geçtim, şans bu ya deniz fenerinin dibinde bir araçlık boş yer buldum ve park ettim.

Biraz yürüyüp, az da bankta oturduktan sonra kalktık. Güneş vardı ama hava rüzgarlı olduğundan üşütüyordu.

Arabaya binip, kontak anahtarını çevirdiğim anda yan tarafta biri bitti. Otuzlu yaşlarda, kirli sakallı biriydi. Ön camla silecek arasına sıkıştırdığı pul kadar kağıdı alıp, beklemeye başladı. Yan camı açtım;

“Hayrola” dedim.

“Otopark parası abi” dedi.

Yakınlarda orasının otopark olduğunu bildiren hiçbir tabela ya da başka bir işaret görmemiştim. Lokanta, kafe önü de değildi. Otoparkçıyla aramızda şöyle bir diyalog geçti;

“Ne kadar?”

“On beş lira..!”

“15 dakika durduk, 15 lira istiyorsun. İSPARK bile bu kadar almıyor. Çok pahalı.”

“Burası spor kulübüne ait abi, ister on dakika, ister gün boyu park et, aynı ücreti alıyoruz. Makbuzumuz var. Her şey resmi bizde..”

“Kime ait burası?”

O mahallenin adını taşıyan amatör spor kulübünün adını söyledi.

“Çok istiyorsun ama..”

“O zaman on lira ver abi..”

Cüzdanımdan yirmi lira çıkarıp verdim, üstünü uzattı. Makbuzu da vermedi..

Belki on, belki de on beş dakika kadar sahilde yürümenin bedelini ödedik, ayrıldık.

Anlaşılan o ki belediye, ilçenin bir amatör spor kulübüne gelir olsun diye ara sokağın bir kenarını tahsis etmiş, onlar da otopark olarak kullanıp, para kazanıyor.

İnsana ilk bakışta normal gibi görünebilir. Ancak belediyelerin görevi öncelikli olarak vatandaşların yaşamını rahatlatmaktır. İnsanların yaşadığı yerde mutlu olmasını sağlamak, sosyal alanları, parkları, mesire yerlerini ortak olarak, en uygun koşullarda kullanmasına imkan tanımaktır.

Yol kenarları, kaldırımlar, sahil bandı, kıyılar, parklar, mesire yerleri, yürüyüş yolları hiç kimsenin babasının malı değil, devletindir. Belediye sınırları içinde kalan yerler de aynı şekilde..

Kısacası bu gibi belli alanlar kurum ve kuruluşlara, işletmelere, kulüplere, sivil toplum örgütlerine tahsis edilmeden önce halkın kullanımına açılması gerekir.

Ne yazık ki, birçok yerde belediye başkanının kapısını çalan, destek isteyen, yardım talep eden STK yöneticileri, spor kulübü temsilcileri, dernekler, özel işletmeler bir şekilde kalpleri kırılmasın, belediyenin cebinden de para çıkmasın, kendi yağıyla kavrulsun düşüncesiyle bazı tahsisler yapılıyor.

Ancak sonuçta yük vatandaşın omzuna biniyor.

İstanbul gibi bir yerde birkaç saatlik otopark için on beş lira fazla olmayabilir. Ama hepi topu on beş dakika..

Bir de İSPARK diye bir oluşum var ve alınan ücret direkt belediye kasasına giriyor. O parayla halka hizmet üretiliyor. STK’lara da, spor kulüplerine de destek veriliyor. Peki ilçelerde ekstradan yapılan bu kıyaklar neyin nesi?

Ayrıca çoğu yerde sahildeki lokantalar, kafeler ya da benzeri işletmeler, yol kenarlarını, kaldırımları ya da bitişiğindeki boş alanları belediyeden kiraladım diyerek otopark olarak kullanıyor. Doğru mu söylüyorlar, atıyorlar mı bilemem. Ama zaten kimsenin sorup, öğrenme şansı da yok.

Buralarda boynuna görevli yazan kart takılı kişiler araç sahiplerinden kafasına göre otopark parası alıyor. Sıkıysa istenilen ücreti ödeme.

Ben buna karşıyım. Hem de çok karşıyım. Bazı belediyeler kendi sorumluluğunu vatandaşa yüklüyor. Dahası vatandaşın cebinden ağalık yapıyor. Halkın ortak kullanımına açık olması gereken yerleri, istediği kulübe ya da sivil toplum kuruluşuna veya işletmeye tahsis ediyor ya da kiralıyor. Bu doğru değil..

Hangi partiden olursa olsun hiç fark etmez, belediyenin öncelikli görevi birilerinin gönlünü hoş edecek kıyaklarda bulunmak değil. Vatandaşa hizmet etmektir.

Spor kulübüne destek vereceksen, yardım edeceksen kendi hesabından yap, vatandaşın cebinden değil.

Zaten bir spor kulübüne, iki sporcuya, iki üç tane top, bir iki forma verseler dünyayı bağışlamış gibi reklam yapıyorlar.

Sade vatandaş arabasını on beş dakika sahile park edince, “ver on beş lira, spor kulübüne”. Ben neden veriyorum? Ben miyim belediye başkanı..!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner285

banner284

banner272