Bizim ülkemizde insan davranışları çok ilginçtir. Yapma dersin yaparlar, yasak dersin çiğnerler ve bile bile kendilerini ölümün kucağına atıp, takdir-i ilahi derler.

Özellikle bayramlarda tatile çıkanların yaşadığı kazalarla, yaz mevsiminde meydana gelen boğularak ölmeler, yasaklara uyulmadığı için meydana gelen olayların en göze çarpan örnekleridir.

Şimdi yine yaz geldi, insanlar akın akın deniz sahillerine gitmeye başladı. Malum ülkemizin havası da sıcak insanları da. Kim nerede bir avuç su bulsa atıyor kendini balıklamasına. Deniz, göl, nehir, dere fark etmiyor. Doğuştan yüzücü milletiz..!

Ancak bilenler bilmeyenleri uyarsa da tehlikeli bölgelerde yüzenler ne yazık ki genç yaşta canından oluyor. Ve her yıl bu şekilde çok sayıda insanımız boğularak yaşamını kaybediyor.

Bu nedenle bizler de hem mesleki hem de insanlık görevi gereği her sezon başında bu konuya dikkat çekip, insanlara, “Bu son yazınız olmasın..!” diyoruz ve boğulmalara karşı vatandaşlarımızı uyarırken, devletin kurumlarını da önlem almaya davet ediyoruz.

Çünkü Karadeniz sahilleri başta olmak üzere Marmara ve İstanbul Boğazı da binlerce kişinin serinlemek için denize girdiği yerlerin başında geliyor.

Sarıyer ise hem Boğazdaki hem de Karadeniz sahillerindeki plajlarının çokluğu nedeniyle özellikle haftasonları İstanbulluların adeta hücum ettiği bir yer. Bu nedenle sabah saatlerinde ve akşamları, Sarıyer-Kilyos yolunun trafiği meşhur ‘köprü trafiği’ne dönüyor.

Sarıyer’in en uç köy-mahallerinden olan Kısırkaya’daki plaj ise yine ölüm plajı olmaya devam ediyor.

Daha önce köy tüzel kişiği tarafından işletilen, köylerin mahalle statüsüne geçmesinden sonra da adeta terk edilen plajda, yasak olmasına karşın her sezon binlerce kişi denize giriyor.

Yaşanan boğulma olaylarına karşı geçen yaz İstanbul Büyükşehir Belediyesi cankurtaran, Sarıyer Belediyesi de zabıta görevlendirmiş. jandarma da ek destek vererek, halkın can ve mal güvenliğini sağlamaya çalışmıştı.

Ancak yaz boyunca başta Kısırkaya olmak üzere Karadenizin azgın sularında onlarca can kaybı yaşandı. Birçok kişi de boğulmak üzereyken kurtarıldı.

Şimdi yine sezon açıldı.. Durum yine aynı..

Yıllar önce Adana’da gazetecilik yaparken, DSİ kanalları ile barajda yüzerken boğularak yaşamını kaybeden onlarca kişinin her biri bizim için ayrı haber olur, her defasında “aman dikkat” derdik.

Hatta gazeteler anlaşmış gibi ilk boğulma olayları meydana geldiğinde “Boğulma sezonu açıldı!” diye imalı başlıklar atardı.

Kısırkaya plajının da bundan farkı yok. İnsanlarımız azgın dalgaların ya da çeken akıntının kurbanı olup, hayattan kopuyorlar.

Dikkat et demek yetmiyor, boğulursun demek az geliyor, uyarılar ise sanki yanlış algılanıyor da insanlar bile bile kendilerini ölümün kucağına atıyorlar.

Bu nedenle belediyenin, kaymakamlığın, valiliğin ve ilgili tüm kamu kurumlarının artık bu bilinçsizce davranışlardan gelen ölümlere dur demesi gerekiyor.

Ya tamamen yasaklanıp ve etrafını çevrilsin ya da doğrudüzgün bir plaj yapılsın.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner258

banner241

banner245

banner183