Türkiye'nin farklı alanlarında önemli görevler üstlenmiş eski bakanlar, eski milletvekilleri, emekli komutanlar, büyükelçiler, akademisyenler, hukukçular ve sendika temsilcilerinden oluşan 112 kişilik dev bir oluşum, son günlerde tırmanan miting tartışmalarına sert bir duruşla müdahil oldu. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve iş birlikçileri tarafından organize edilen "Öcalan'a Özgürlük" temalı mitinglerin anayasal bir hak olamayacağını savunan grup, ortak bir deklarasyon yayımladı.
"Hafta Sonu Planlanan Mitinglere Açıkça Karşı Çıkıyoruz"
Cumartesi ve Pazar günleri Türkiye'nin 4 büyük şehrinde yapılması planlanan organizasyonların doğrudan hedef alındığı açıklamada, terör kurbanları hatırlatılarak net bir tavır konuldu. Ortak metinde, "Elli binden fazla insanın katledilmesinden sorumlu, PKK terör örgütünün ele başı Öcalan için etnik kimlikli DEM parti ve iş birlikçilerinin 27 Haziran Cumartesi günü Muş ve Mersin’deki, 28 Haziran Pazar günü Diyarbakır ve İstanbul’daki mitinglerine ve bu şekildeki mitinglere karşı çıkıyoruz" ifadelerine yer verildi.
"Bu Mitingler Açıkça Suç Teşkil Etmektedir"
Yayımlanan muhtırada, bir terör örgütü lideri için hiçbir demokratik ülkede özgürlük yürüyüşü ya da mitingi düzenlenemeyeceği ifade edildi. Söz konusu eylemlerin Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) uyarınca suç teşkil ettiği belirtilen açıklamada hukuki boyut şu sözlerle özetlendi:
"Bir terör örgütünün başı için özgürlük mitingleri yapılamaz. Böyle mitingler; terör örgütü propagandası yapmak, suç ve suçluyu övmek, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik, yasalara uymamaya tahrik, suç için anlaşma gibi suçları oluşturmaktadır. Konusu suç oluşturan, suç işlenmesi konusunda açık ve yakın tehlike bulunan, kamu düzenini bozucu mitingler hak kullanımı değildir, açıkça yasaklanma nedenidir."
"Teröre Can Suyu Vermeye Çalışanlar Yargı Önünde Hesap Verecek"
Açıklamada, bu organizasyonların nihai amacının terör elebaşını meşrulaştırmak ve ülkenin huzurunu bozacak yasal ve anayasal değişiklik girişimlerine toplumsal bir taban hazırlamak olduğu iddia edildi. Terörle mücadelede gelinen noktaya dikkat çekilen metnin devamında, "Siyasi iktidar tarafından ülkemizde çoktan bitirildiği ifade edilen PKK terör örgütüne, hangi ad altında olursa olsun ülkemizde veya bölgemizde can suyu vermeye çalışanlar, tarih ve bağımsız yargı önünde hesap vermekten kaçamayacaklardır" denildi.
Yetkili Makamlara "Yemin" Hatırlatması ve Görev Çağrısı
Bildirinin son bölümünde ise devletin zirvesine, mülki amirlere ve adli mekanizmalara doğrudan çağrıda bulunuldu. "Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağına, Anayasaya, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalacağına" dair edilen yeminlerin hatırlatıldığı açıklamada, sorumluluk makamında oturan tüm yetkililer ile adli ve idari kadrolar gecikmeksizin yasal yetkilerini kullanmaya ve görevlerini eksiksiz yerine getirmeye davet edildi.