Bu yazıyı kaleme aldığım zamana kadar ortaya çıkan bilgilere göre; içinde bakanlar, bakan çocukları, bürokratlar, iş insanları, belediye başkanı gibi değişik kesimlerden insanların yer aldığı bir soruşturma ve tutuklama furyası başladı. Ortaya atılan suçlamalar ise çeşitli; kara para aklama, rüşvet, imar yolsuzluğu, kaçakçılık, hayali ihracat…
Soruşturma henüz devam ettiği için ayrıntılarla ilgili söylenecek sözler, ortaya konacak iddialar her an anlamsızlaşabiliyor. Zaten önemli olan da o değil. Kişilerin sayısı, kimliği, olayların boyutu kendi açısından önemli olsa da, burada esas olan yaşananların kendisidir…

Bu bağlamda ve gelinen nokta itibariyle diyebiliriz ki…

* Zaten yerlere düşürülen itibarımız tam anlamıyla acınası halde. Dünya bir yerleriyle gülüyor bize....

* Hükumetin bir koalisyon olduğu; tarikatler, Cumhuriyet, Atatürk, çağdaşlık düşmanları ve löpçülerden oluştuğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktı...

* AKP iktidarıyla birlikte başlayan Cemaat-iktidar kavgasının sanıldığının aksine son derece kirli ortamlarda ve çetin geçtiği belli oldu…

* Dışarıya karşı ne denli ‘birlik beraberlik’ görüntüsü sergilenmeye çalışılsa da işin aslının öyle olmadığı, düşman kardeşlerin açık kolladığı, birbirini alt etmek üzere ‘her yol mubahtır’ anlayışı çerçevesinde hazırlıklar yaptığı görüldü…

* Şu anda yaşanan ve devamının geleceği açık olan rezillikler sadece bir kısmı görülmeyen pisliklerin ifşasından ibarettir…

* Rüşvetten şikeye, yolsuzluktan komploya, kara paradan şantaja, karalamalardan özel yaşama ait seks görüntülerine varıncaya kadar aklınıza gelecek ne kadar hukuk dışı, ahlak dışı ve elbette inanç dışı eylem varsa hemen hepsi gerçekleştirilmiş…

* Süleyman Demirel’in yeğeni, Turgut Özal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz’ın aile bireyleri, Alpaslan Türkeş ve Necmettin Erbakan’ın miras diye bıraktığı, aslında partilerine ait olan serveti nedeniyle yaşanan mahkemelik olayları göz önüne alır ve şimdiki başbakanın kendisine, eşine ve çocuklarına ait bilinen/tahmin edinen inanılmaz zenginliği hesaba katarsanız, bir şeyleri anlama şansınız artar…

* Henüz başlayan pislik ifşasının bu kadarla kalmayacağı, ister istemez devamının geleceği kesin. Bu aşamadan sonra istense de, vazgeçilse ya da savcıları, emniyet yetkililerini değiştirme şeklinde tedbirlere başvurulsa da durdurulması kolay değil…

* Başta Başbakan ve bakanlar olmak üzere, hükumet üyeleri, parti yöneticileri, işin içinde olan bürokratlar, iş çevreleri, aile efradı ne denli kirli ise, iğrenç ise, mide bulandırıcı durumdaysa; insanlığa, islamlığa, vicdan kavramına uygun değilse; adına ne denirse densin hükumetle çıkar savaşına tutuşan ve gerçekten iğrenç yollar deneyen Cemaat de en az diğerleri kadar pislik içindedir…

* Şehrine, parkına, doğasına ve giderek yaşam tarzına, haklarına, özgürlüklerine, ülkesine sahip çıkmak adına harekete geçen, sokaklara dökülen, sesini duyurmak için tencere/tava çalan, düdük çalan, parklarda/sokaklarda sabahlayan ve büyük çoğunluğu eğitimli, donanımlı, ne yaptığını bilen gençlerden ve kadınlardan oluşan insanlara demediğini bırakmayan, atmadık leke, yapmadık karalama, iftira bırakmayan; tazyikli ve ilaçlı sudan biber gazına, TOMA zulmünden silah kullanımına varıncaya kadar her tür mezalimi uygulamaktan geri durmayan Başbakan ve ayak takımının içine düştüğü bu rezil durum, ne yazık ki ülkemizi ve dolayısıyla hepimizi bir şekilde lekeliyor…

* Temiz toplum özlemi çeken insanların ve kesimlerin buralardan medet ummaması, kirli araçlarla temiz hedeflere ulaşılamayacağı gerçeğini iyi kavramaları gerektiği açığa çıktı…

ÖLDÜREN MERAK…
Böylesine net bir şekilde ortaya çıkan bütün bu kirliliklerden sonra halkımızın tutumu ne olacak? Kursağı geniş olanlarla, düşünme kıtlığı içinde olanların desteğiyle bugünlere gelen Başbakan ve partisinin yeniden dinsel değerleri kullanması işe yarayacak mı? Ya da 'kimi odaklar düğmeye bastı' türü savunmalar kendisini kurtaracak mı?
Diyelim ki Cemaatin çıkar çatışmasından dolayı yaptığı şeyler, uyguladığı yöntemler çirkindir; peki iktidar mensupları ve aile bireylerinin yaptıkları çok mu temiz?

SON SÖZ…
Hiçbir kirlilik başka bir kirlilikle temizlenmeyeceği gibi, kendisi pislik içinde olan birilerinin başkalarının kirliliğini temizlemesini beklemek de olsa olsa saflık olur!