EKONOMİ

Alarm Zilleri: Fabrikalar Üretimi Yurt Dışına Kaydırdı, Bakkallar Kepenk İndirdi!

Yüksek enflasyon, artan üretim maliyetleri ve haksız rekabet koşulları Diyarbakır ekonomisine ağır bir darbe vurdu. Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikalar birbiri ardına kapanırken, sokak aralarına kadar giren zincir marketler küçük esnafı bitirme noktasına getirdi. Son bir yılda kent genelinde 974 küçük ve orta ölçekli işletme kapısına kilit vurdu.

Abone Ol

Diyarbakır'da hem sanayi sektörü hem de küçük esnaf, zorlu ekonomik koşullar altında var olma mücadelesi veriyor. Kentin istihdam yükünü çeken sanayi bölgelerinden ve mahalle kültürünün temel taşı olan bakkallardan gelen son veriler, krizin tablosunu gözler önüne serdi.

Tekstil Sektöründe Yüzde 30'luk Kayıp: Üretim Mısır'a Kayıyor

Diyarbakır Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 100 fabrikadan 30'unun kapandığı bildirildi. Kapanmaların ardındaki temel gerekçeler olarak; yüksek enflasyona bağlı girdi ve üretim maliyetlerindeki artış, yüksek kredi faizleri ve mevcut vergi sistemi gösteriliyor.

Ayakta kalmaya çalışan işletmelerin durumu da parlak değil. Dünyaca ünlü markalara fason üretim yaparak ihracat gerçekleştiren geriye kalan fabrikalar, artan maliyetlerle baş edebilmek için üretim kapasitelerini yarı yarıya düşürmek zorunda kaldı. Ekonomik şartların zorlaşmasıyla birlikte birçok işletmenin, üretimini maliyetlerin daha düşük olduğu Mısır ve Endonezya gibi ülkelere kaydırdığı ifade ediliyor.

Zincir Marketler Esnafı Yuttu: Bakkal Sayısı 2 Binin Altında

Sanayide yaşanan krizin bir benzeri, sokak aralarında küçük esnafı vuruyor. Her köşe başına şube açan zincir marketlerin yarattığı tahrip edici rekabet ortamı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bakkalları çaresiz bıraktı.

Diyarbakır'da bir dönem 6 bin olan kayıtlı sokak bakkalı sayısının, zincir marketlerin orantısız büyümesi nedeniyle 2 binin altına kadar gerilediği kaydedildi.

"Kentin Vergi Gelirine Katkıları Yok"

Küçük esnafı kepenk kapatmaya zorlayan zincir marketlerin yerel ekonomiye olan katkısı da eleştirilerin odağında. Binlerce şubeyle kentin ticaret hacmini elinde tutan bu marketlerin;

  • Şube statüsünde olmaları nedeniyle vergilerini genellikle merkezlerinin bulunduğu İstanbul gibi batı illerine ödedikleri,

  • Elde ettikleri gelirle kente yeni yatırımlar yapmak yerine bu kaynakları batı illerine aktardıkları,

  • Dolayısıyla Diyarbakır'ın yerel vergi gelirine ve ekonomik kalkınmasına herhangi bir somut katkı sunmadıkları belirtiliyor.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }