ALLAH'TAN GÖZÜNE GELMEMİŞ

Abone Ol

Yediği dayak yüzünden komalık olup yerde yatan oğluna sarılan anne: "Allah'tan gözüne gelmemiş... Allah'tan gözüne gelmemiş... " Diyerek ağlarken, olay yerindekilerden biri: "Daha ne olsun be kadın? Bırak gözlerini çocuk ölmek üzere..." Demiş.

Ülkemin kimi siyasal milliyetçilerinin duyarsız ve de tutarsız gündemleri, tam da o kadının komaya giren çocuğuna yaklaşımını anımsatıyor: "ALLAH'TAN, TÜRKİYE'NİN GÖZÜNE GELMEMİŞ..." Diyen ve de milletle devletin değil, gözlerinin içine bakarak o gözlerin sahipleri için gündemler üreten, kimi milliyetçileri anımsatıyor.

Şu ayağı yerden kesilenler var ya konuştukça vatana ve millete faydası olmayan; tam da o siyasal milliyetçileri anımsatıyor. Elbette ki milletin arasında ve milletin yanında değil, başka gezegenlerde dolaşan kimi siyasal milliyetçileri anımsatıyor o kadının yaklaşımı... Yalan mı? Türkiye son yüzyılın en dayanılmaz günlerini yaşarken, acaba şu kimi siyasal milliyetçiler nerede? Hanı ortaya attıkları üst telden uçurtma ayarlı önerileri, yağlı ve ballı haberler yapan şu bildik duyarsız medya ile ülkeyi, içi boş ve gereksiz gündemlerle oyalayan siyasal milliyetçiler....

Milletin ve devletin acı gerçekleri ayyuka tırmanırken; ülkede olup bitenlere dürbünün tersiyle bakan, arada bir de kahramanlık edasıyla esip gürleyip naralar atan siyasal milliyetçiler...

Milletin içine düştüğü durumu, bir siyasal çıkar uğruna görmezlikten gelen nice söz ustası kimi siyasal milliyetçiler... İşte bu siyasal milliyetçiler, devletin omurgası ve de bekası olan "ADALET" komaya girerken, tam da millettin aradığı yerde değiller...

Egemenliğin Kayıtsız ve Şartsız Kendisinde Olduğunun bir nefes güvencesi olan "DEMOKRASİ", her gün her gün tepesine BALYOZ yiyip, devletin gücünü kullananlar tarafından bir kuytu köşeye atılırken, yine milletin aradığı yerde değildi şu kimi siyasal milliyetçiler...

ORTADA ADALETİ VE DEMOKRASİSİ KOMAYA GİREN TÜRKİYE IÇIN TARİHİ BİR GERÇEK VARKEN: Bu siyasal milliyetçilerin bu konularda sessiz ve yetersiz kaldıklarını ağaçtaki kuşlar bile biliyor! Onların: "ALLAH'TAN TÜRKİYE'NİN GÖZÜNE GELMEMİŞ... " Diyerek, birilerinin gözüne gözüne bakarak, faydadan çok zararlı gündemlere kafa yorduklarını bile biliyor kuşlar...

Neymiş?..

Kendileri siyasal milliyetçiymiş; sevsinler sizin siyasal milliyetçiliğinizi.. Biz 'milliyetçi' diye, öz milletinin dibinde durup derdine ortak olanlara deriz. Öz devletinin başına gelenlere bir özgürlük ve bir bağımsızlık penceresinden bakanlara deriz.

Elbette ki, arada bir sesini yükselterek, bir yerlere hoş görünme edasıyla bir yerlere şirinlik yapanlara siyasal milliyetçi demeyiz.

Çıkar dünyası bu; bir yerlerde birileri tarafından Türk Milliyetçiliği'nin tanımı değiştirilebilir!

Ne var ki, bizimki asla değişmeyen bir ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİDİR. "Önce insan" Diyen, milleti hür ve özgür... Devleti de bağımsız olarak ayakta tutan bir milliyetçilik... Egemenliğin belli ellerde değil, Egemenliğin millete ait olduğuna inanan bir milliyetçiliktir! YOKSA: Türkiye yokuş aşağı giderken, görmezlikten ve bilmezlikten gelenlerin siyasal milliyetçiliği değildir elbette. Milletin ve devletin yarasını sarmak yerine: "ALLAH'TAN MİLLETİN VE DEVLETİN GÖZÜNE GELMEMİŞ..." Diyen, kimi medyatik kahraman ayarlı siyasal milliyetçilikten hiç değildir elbette.

Çünkü gerçek milliyetçiler: Vatan ve Millet Ülküsünü her şeyin üstünde tutar.

Ne diyelim?

Sanki her şey tam da birilerinin istediği gibi gidiyor.

Olup bitenler onları memnun ve mutlu ederken; öz milletimizle öz devletimiz de nice düşündürücü maceralara ve tehlikeye atılıyor. Rakam rakam... Yurttaş yurttaş

... Siyaset siyaset... Her şey ortada.

Yalan mı?

Bir yanda daha zenginleşenler bir yanda daha yoksullaşanlar ülkesi olmadık mı?

Her alanda üretimden düşerek, teknoloji dahil: Et, ot, saman ve tüm bakliyatta bile dünyaya avuç açmadık mı? Dünya şöhreti tüm tarım ürünlerimizi tarla tarla yok etmedik mi?

Sadece bir beton ekonomisi ve birkaç yol ile birkaç köprüyle oyalanıp durmadık mı?

Nereden ve nasıl geldikleri belli olmayan millyonlarca yabancı yüzünden öz insanımızı işsiz ve de az bir ücretle çalışmaya mecbur etmedik mi?

YALAN MI?

Öyle bir devir ki: Ülkede ne sevgi kaldı ne saygı kaldı.

Bir yanda tüm yanlış ve yalanların üstünü örtüp değiştirerek bir yerlere yaranan sağlıksız bir medya var...

Öte yanda da uzun yıllardan beri çektiği çileyle inim inim inleyen bir millet var...

Peki, şu kimi siyasal milliyetçilerin gündeminde ne var?..

Elbette ki, gelecek seçimler için oy getirecek hesaplarla bir yerlere hoş görünüp onları memnun ve mutlu etme emelleri vardır.

Anlaşılan o ki, bazı siyasal milliyetçiler için, Türk Milliyetçiliği'nin tanımı gerçekten de bir başka olmuştur.

Başta demokrasi ve adalet olmak üzere, her alanda komaya giren Millet ve Devleti görmezlikten gelerek, bir yerlerin gözüne, gözüne bakarak gündemler yaratan bir dayanılmaz tanıma dönmüştür.

Böyle gitmez!

Gün gelecek seçim sandıkları ortaya çıkacaktır elbette.

İşte o gün, söz sırası kendisine gelen bu AZİZ MİLLET: "ALLAH'TAN KİMİ SİYASAL MİLLİYETÇİLERİN GÖZLERİNE GELMEMİŞ..." Diyerek oy kullanacaktır!

Hem de birilerinin gözüne gözüne bakmadan...

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }