ARAF

Abone Ol

Nasrettin Hocaya sormuşlar; yazı mı seversin , kışı mı? Demiş ki; “Baharın canı mı çıktı?”

Mecazi anlamda değil ama bu sefer gerçek anlamda baharın canı çıktı? 

En sevilen mevsim ziyan oldu. Üstelik her sıkıntıda bahara az kaldı derdik. Bahar bitsin diye dua eder olduk. 

Hepimiz araftayız... 

Neden mi? Cevaplanmayan sorulardan.

Hem hastalık Çin’de başlıyor, hem başkentlerine bile doğru düzgün bulaşmadan bitiyor?

Hem dünyayı ters yüz ediyorlar, hem maske , aşı ve ilacı bütün dünyaya onlar satıyorlar?

Hem neredeyse dünya nüfusu kadar kalabalıklar, hem de önlem alabiliyorlar?

Koskoca ülkede tek bir şehirde mi kalıyor salgın? 

Çin'de bir kişi 30 kişiye bulaştırmadı mı? 

Onlar durumu fark edene kadar, şehirlerarası yolculuk etmediler mi?

Çinliler  dünyanın her yerine uçtular da,  kendi ülkelerinde dolaşmadılar mı? 

Nasıl bu kadar çabuk ve kesin bitirdiler?

Onlar hasta olsun olmasın herkesin kapılarını kilitler iken, biz niye kendini iyi hissedenleri evine yolladık?

Dünyada çelişkili sorular, memleket de ne yapacağını şaşıranlar var...

Evdeki dolabı doldurmakla, dışarıda hasta olmamak arasında kalanlar var...

Yaşlı anne babasını kapıdan görmekle , hiç görememek arasında kalanlar var...

Evladı pencereden dışarı izlerken, ona gülümseyerek az kaldı çıkacaksın oynamaya demekle, yoğun bakım odasında dişlerini sıkanlar var...

Hastane kapılarında çare bekleyenlerle, elinde testlerle oyun oynayanlar var...

Yandaş, yalaka , borazan basın ve televizyon kanallarını izleyip sakinleşip mutlu olanlarla, gerçekleri bilip ,aklına mukayyet olmaya çalışanlar var...

Evde kal diye sürekli hatırlatanlarla, bin lira yardımı almak için üst üste sırada bekleyenler var...

Yardım malzemelerini sessizce verenlerle, göstere göstere dağıtanlar var...

Bunca  beladan ders çıkarıp özüne dönenlerle, her türlü zaruri ihtiyacı 10 misli kârla satanlar var...

İnsan resmen çelişkiler yumağı...

Düşünmeye , değerli olanla değersiz olanı ayırt etmeye çokça zaman bulunduğumuz şu günlerde olan biteni sorgulamadan edemiyor insan. 

Eskiler hastalıkta şifa var derlerdi. Günümüzde insanı üzen , korkutan, belki moralini bozan bir şey gibi hastalık. Ancak ölüm urganda da var, yorganda da... O sebeple çokça üzülmek ve korkmakta doğru değil. Ama bu salgınla ilgili burnumuza pis kokular da gelmiyor değil. 

Üzülmemiz ve korkmamız gereken , bir şey yapılabiliyor iken yapılmaması. Birilerinin dünya ekonomisi için mi, ilaç sektörü için mi , dünya liderliği için mi oyunlar kurması...

Sebep  her ne ise boş yere hep masum insanların zarar görmesi. 

Korkmamız gereken, bir çare var iken uygulanmaması...

Dahası bir tedbir alınmalı iken, ağırdan alınması. 

Dünyanın her hali gelip geçicidir. 

Hastalığı da 

Sıhhati de

Gençliği de

Liderleri de...

EVRİM TOK