ARTIK BU DOLAN İSTANBUL'DA BİZİMKİLERE YER YOK

Abone Ol

Eskiden İstanbul'a çoluk çocuk gelirdi Anadolu ve Trakya'dan can yurttaşlar... Özellikle de Eminönü ve Sirkeci'de gezerlerdi. Genellikle oradan Boğaz'ı ve Haliç'i seyrederek fotoğraf çektirirlerdi.

Vapurlar ve İETT otobüsleriyle Sirkeci-Halkalı arası çalışan banliyö trenleri hep onlarla dolup taşardı. Çünkü o eski yıllarda emekçiler aldıkları ücretle...

Çiftçiler ve hayvan yetiştiricileri yaptıkları işlerden gerçek anlamda kazandıklarıyla... Esnaflar da halkın ekonomik olarak refah içinde yaşadığı böylesine bir ortamda mutlu bir ticaret erbabı olarak, büyük kentlere gelerek yazlık tatil geçiriyordu.

Neredeyse bu yakın geçmişi günümüzdeki yurttaşlara; "BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ..." diye başlayarak, bir masal kıvamında anlatacağız.

Çünkü artık çok geride kaldı o günler çok...

Artık MİLYONLARCA İNSANA mülteci ve kaçaklar ülkesi olan ülkemin, başta İstanbul olmak üzere tüm büyük kentleri yabancılarla doldu.

Eskiden her bölgemizden gelen yurttaşlarımızın yerini; şimdi kim olduğunu, nereden geldiğini bilmediğimiz, nice sicili meçhul farklı ülkelerden milyonlarca insanlar aldı.

Şimdi her yerde onlar var...

Merak edenler İstanbul'da toplu taşıma araçlarında seyahat etsin, seyahat etsin ve de yüksek bir sesle: "HEYHAT BEN NEREDEYİM?" diye de avazı çıktığı kadar bağırsın!..

Belki 25 yıldır ülkeyi yöneten siyasetten birileri duyar...

Evet evet, birileri duymalı ki bu ülkenin geride kalan 25 yılına dönüp bakmalı...

Sadece kavga ve hesaplaşma ile geçen, Cumhuriyet'le gelen kazanımlara ve Cumhuriyet sevdalılarına darbe üstüne darbe indirilen şu geride kalan 25 yıla tam da derinden bakmalı...

Bakılsın ki demokrasiyle adaletin yanlış yolda ilerlediği bir ülkenin başına nelerin geldiğini görsün.

Milletin hak arama özgürlüğünün nasıl geri gittiğini, bu yüzden açlık ve yoksulluğun nasıl her yıl her yıl arttığını görsün.

Plansız ve programsız üretmeyen bir ekonomide, bir milletin ve bir devletin başına neler gelirmiş böylece öğrensinler...

Eğitimden sağlığa, velhasıl ülkeye dair yanlış giden her şeyin temelindeki acı gerçekleri öğrensinler...

Sen bir kentinden bir başka kentine yoksul yoksul gidemezken; dünyanın her bir yerinden ipini koparan her türlü ve her tipten insanların, öz ülkemizde rahat rahat cirit atmalarına tanık olsunlar...

Sonra da: "Bunlar katil mi, terörist mi, sapık, hırsız mı, arsız mı? Sahi, kim bu ülkeme gelen ve güven vermeyen insanlar?" diyerek kendi kendilerine sorsunlar... Çünkü bu bir huzur ve güvenlik meselesidir elbette.

Çünkü bu sonuç: Ücretler çakıl çakıl artarken, fiyatların da dağ dağ arttığının temel meselesidir.

Kiraların neden zirveye tırmandığının gerçek meselesidir elbette.

Ne yazık ki A'dan Z'ye her alanda ve her kesimde bu durumdadır can ülkemiz.

TV TV DİZİLERLE... TV TV GERÇEKLERİ TERSYÜZ EDEREK VATANDAŞI OYALAYAN LEYLEKLERİ İZLEMENİN YERİNE;

Her daim demokrasi ve adalet için; GÖRDÜĞÜMÜZE, DUYDUĞUMUZA VE DE BİLDİĞİMİZE DAİR SORULAR SORABİLSEYDİK...

Elbette ki bir başka olurdu memleketimiz! Ne demokrasi sadece 'SEÇİM' olarak gelirdi sofraya...

Ne de adalet "GÜÇ BENDE" diye çıkardı hukuk terazisine...

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }