Bir Kahvaltıdan Fazlası

Abone Ol

Türkiye’de dernekçilik, yani sivil toplum faaliyetleri açısından Iğdır’ın çok parlak bir geçmişe sahip olduğunu söylemek zor. Ancak İstanbul’da düzenlenen son buluşma, bu algının değişebileceğine dair güçlü bir işaret verdi. Iğdır Dernekler Federasyonu’nun, Başkan İzzet Kaya öncülüğünde organize ettiği kahvaltı programı; yalnızca bir araya gelme değil, aynı zamanda yeni bir başlangıcın habercisiydi.

Toplumun her kesiminden insanların ayrım gözetmeksizin davet edilmesi ve bu davete karşılık verilmesi dikkat çekiciydi. Eski ve yeni milletvekillerinin yoğun ilgisi organizasyonun ciddiyetini ve kapsayıcılığını ortaya koyarken, yapılan konuşmalarda siyasetin geri planda kalması; dostluk, dayanışma ve ortak değerlerin öne çıkması buluşmaya ayrı bir anlam kattı.

Kişisel Bir Tanıklık

Bir Iğdırlı olmanın yanı sıra gazeteci kimliğim gereği sivil toplum kuruluşlarıyla uzun yıllardır iç içeyim. Bu alanda önemli bir birikime sahip olduğumu söyleyebilirim. 2010 yılında kurucuları arasında yer aldığım Iğdırlılar Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği ile İstanbul’da önemli bir boşluğu doldurduk. Bu yapı, zamanla birçok yeni derneğin kurulmasına da öncülük etti.

Bugün gelinen noktada, Iğdırlıların dernekçilik alanında daha görünür ve etkin bir konuma gelmesinde küçük de olsa katkı sunmuş olmanın memnuniyetini yaşıyorum.

Birlik Fotoğrafının Anlamı

İstanbul’daki bu buluşma, sıradan bir hemşehri etkinliği olarak değerlendirilmemeli. Uzun zamandır özlenen bir tablo ortaya çıktı: Farklı siyasi görüşlere ve toplumsal kesimlere mensup insanlar aynı masa etrafında buluşabildi.

Türkiye’nin yoğun kutuplaşma ikliminde bu tür fotoğraflar, birlik adına son derece kıymetli. Hemşehri kimliği, hâlâ en güçlü ortak paydalardan biri olduğunu bir kez daha gösterdi.

Her ne kadar Iğdırlı Vali M. Fırat Taşolar programda yer alamasa da, verilen mesajlar bu eksikliği hissettirmedi. Özellikle İzzet Kaya’nın yeniden federasyon başkanlığına seçilmesi, kurumsal devamlılık ve istikrar açısından önemli bir gelişme oldu.

STK Kültürü ve Sorumluluk

Unutulmaması gereken önemli bir gerçek var: Sivil toplum kuruluşları gönüllülük esasıyla ayakta durur. Kişisel çıkar gözetmeyen, “ben” değil “biz” diyen yöneticiler topluma gerçek anlamda hizmet eder.

Buna karşılık; unvan peşinde koşan, kişisel çıkarlarını toplumsal değerlerin önünde tutan anlayışlar, temsil ettikleri yapıya da topluma da zarar verir. Bu nedenle bu tür birlikteliklerin kalıcı olması, ancak doğru niyet ve sağlam bir duruşla mümkündür.

Iğdırlılar açısından bu buluşma bir başlangıç olabilir. Önemli olan, bu ruhun sürdürülebilmesidir.

NİHAT TANRIKULU’NA SÖZ VERİLMEMESİ TEPKİ ÇEKTİ

Iğdırlıların bir araya geldiği kahvaltı programı, dikkat çeken bir eksiklik nedeniyle katılımcılar arasında eleştirilere neden oldu. Sivil toplum alanında Iğdırlıların öne çıkan isimlerinden biri olan ve TÜMKİAD Genel Başkanı olarak görev yapan Nihat Tanrıkulu da programa katılan isimler arasında yer aldı.

Siyaset üstü bir buluşma olarak değerlendirilen programda Tanrıkulu’na kısa da olsa söz hakkı verilmemesi, katılımcılar tarafından eksiklik olarak yorumlandı. Tanrıkulu’nun Iğdır adına birlik ve beraberlik vurgusu içeren bir değerlendirme yapmasının programın bütünleştirici ruhuna katkı sunacağı ifade edildi.

Programın ardından birçok katılımcı, Tanrıkulu’na söz hakkı tanınmamasına yönelik sitem ve eleştirilerini dile getirdi.

Son Söz

İstanbul’daki bu buluşma, Iğdırlıların ortak paydada bir araya gelebileceğini açıkça ortaya koydu. Bundan sonrası ise atılacak adımlara bağlı.

Şahsen, Federasyon Başkanı İzzet Kaya’nın ortaya koyacağı çalışmalardan umutluyum. Doğru atılan her adımda destek vermek gerektiğine inanıyorum. Çünkü mesele sadece bir dernek ya da federasyon değil; mesele, ortak bir kimliğin ve dayanışma ruhunun kalıcı hale gelmesidir.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }