Bu kadarına pes denir!

Abone Ol

Şimdi siz burada siyasi baskı yok, hukuk eliyle belediyeye çökme yok mu diyeceksiniz?

Veya halkımız böyle uygun gördü, oy vererek seçtiklerine “CHP’de kalmayın artık, hadi hep birlikte AK Parti’ye geçin” dedikleri için mi bu transferler oldu diyeceksiniz?

Vallahi de billahi de buna kendiniz de inanmıyorsunuzdur.

Sözünü ettiğim konu, yarın tekrarlanacak olan Üsküdar Belediyesi Başkanvekili seçimi öncesinde yaşananlar.

Seçime sayılı günler kala 3 CHP’li meclis üyesi hakkında soruşturma kapsamında gözaltı işlemleri yapılıyor. Ardından CHP’nin 27 olan meclis üyesi sayısı, gözaltındaki 3 üye nedeniyle fiilen oy kullanabilecek üye sayısı bakımından 24’e düşüyor.

Dört üyenin CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçmesiyle birlikte CHP’nin meclis üyesi sayısı 23’e düşüyor. Ancak gözaltındaki 3 üyenin de oy kullanamaması durumunda, CHP’nin fiilen kullanabileceği oy sayısı 20’ye düşmüş oluyor.

Cumhur İttifakı’nın 17 olan meclis üyesi sayısı ise dört transferin ardından 21’e yükseliyor.

Yani yarın yapılacak Başkanvekili seçiminde, CHP’nin meclisteki üye sayısı kâğıt üzerinde 23, Cumhur İttifakı’nın ise 21. Ancak CHP’li 3 üyenin gözaltında bulunması nedeniyle seçimde fiilen oy kullanabilecek CHP’li üye sayısının 20 olması söz konusu.

Sonra da bütün bunların hiçbir siyasi baskı, pazarlık veya başka bir hesabın sonucu olmadığını söyleyeceksiniz.

Şimdi bütün bunları normal mi görüyorsunuz?

Halkın iradesinin ortaya çıktığı bir seçim sonrasında, meclis aritmetiğinin seçime günler kala bu şekilde değişmesi sizce ne kadar doğru, ne kadar adaletli ve ne kadar siyasi ahlaka uygundur?

30 yıl sonra Üsküdar’ı açık ara meclis çoğunluğuyla kazanan CHP’nin, belediye başkanlığı üzerindeki siyasi üstünlüğünü bu gelişmeler sonucunda kaybetmesi, “CHP’nin elindeki belediyeyi siyasi manevralarla alma girişimi” olarak değerlendirilemez mi?

Bu tablo ne kadar doğru, ne kadar adaletli ve ne kadar siyasi ahlaka uygun?

Öte yandan, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde gündeme gelen siyasi etik yasası tartışmalarını da hatırlamak gerekiyor.

Davutoğlu döneminde hazırlanan siyasi etik yasası taslağı konusunda, dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu yasa çıkarsa ilçe başkanı bulamazsın” şeklinde itiraz ettiği yönündeki açıklamalar yıllar önce kamuoyunda tartışılmıştı.

“Ak akçe kara gün içindir” atasözünde olduğu gibi, bugün yaşananlar sanki o günlerden düşünülmüş gibi...

Bir başka dikkat çekici nokta ise şu:

AK Parti’den CHP’ye geçmiş bir isim de var: Ekrem Baki.

Baki’nin daha önce AK Parti’den istifa ederek CHP’ye geçtiği ve Üsküdar Belediyesi’ne yönelik son operasyon kapsamında gözaltına alındığı haberlerde yer aldı.

Bunun cevabını elbette zaman gösterecek. Ancak yaşanan gelişmeler, seçimin Cumhur İttifakı lehine sonuçlanması için koşulların oluştuğu yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getiriyor.

Şimdi sadece yarını bekleyeceğiz.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }