İslam inancına göre en büyük günah şirk'tir. Şerik'ten, ortak'tan gelir şirk kavramı. Allah'ın ortağı olduğunu, benzeri olduğunu iddia etmek fiiline dayanır.

Yani diyor ki İslam dini; "Eğer Allahın eşi, benzeri, ortağı olduğunu iddia edersen günahların en büyüğünü işlemiş olursun ve affın da yoktur!"

Buraya kadar anlaşılmayan bir şey yok sanıyorum.

Bu ilkeyi, kuralı, emri en iyi bilmesi gerekenlerin de az-çok din eğitimi alanlar olduğunu söylemeye gerek yok, değil mi? Bu kadar net bir din hükmünü bilmeyen bir insanın dinsel değerler üzerine ahkam kesme hakkı da olmasa gerektir...

Şimdi madalyonu çevirelim...

AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan, liderini övme hezeyanına kapılınca tam anlamıyla zırvalamaya başladı; "Allah'ın bütün vasıflarını üzerinde toplamış bir liderimiz var."

Allah'ın tüm vasıflarını taşımanın bir başka söyleyiş şekli 'Allah olmak, Allahlaşmak' demektir. Bu anlamda Fevai Arslan belki kendisi gibi düşünen ama söyleyemeyen yandaşlarının duygularına da arslanlar gibi tercüman oldu: Bizim liderimiz Allahtır!

Kendisine 'Allah' denilen Recep Tayyip Erdoğan ortaya çıkıp, "Ne zırvalıyorsun kardeşim. Kendini ateşe atarken beni de günaha sokuyorsun" ya da "İslamın en temel ilkelerinden birini nasıl bilmez ve böyle bir gaf yaparsın" dedi mi?
Demedi!
Ağzını bile açmadı...

Ya şeyini şey ettiğimin Bülent'i, o tek laf etti mi?
Etmedi!

Çankaya'nın alnı secdeye gelen Gül'ünden bir renk, bir koku, bir itiraz geldi mi?
Gelmedi!

Başbakan'ın gaflarını düzeltmekten sorumlu genel başkan yardımcısı, 'birkaç asker öldü diye meclisi toplayamayız' diyen dindar mı dindar Vanlı Hüseyin çıtını çıkardı mı?
Çıkarmadı!

Ya harcadığı bütçe bakanlıkların yarısından fazla olan Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bu konuyla ilgili doğrudan bir tepki, lanetleme türünden bir açıklama yapıldı mı?
Yapılmadı!

Son gelişmelere bağlı olarak biraz Fethullah Gülen cemaatinden ve kapitalizm karşıtı, Antikapitalist Müslümanların önderi durumundaki İhsan Eliaçık'ın dışında; malum cephede yer alan herhangi bir sakallıdan-sakalsızdan, sarıklıdan-sarıksızdan, örtülüden-örtülü olmayandan, imam hatipliden-imam hatipsizden; dinci, hükümetçi, rantçı, yalayıcı gazeteden, dergiden, televizyondan, radyodan, paylaşım sitesinden...Güçlü bir itiraz sesi yükseldi mi?
Yükselmedi!

Meğer bunlar toptan bir lideri Allah yapmışlar da haberimiz olmamış!
Meğer bunlar çıktaaaan ve toptan yoldan çıkmışlar da söyleyememişler!
Güç nelere kadirmiş de anlayamamışız!

Ha şimdi kalkıp 'neden yazdık' diye bize tepki gösterirler bu dini bütün (!) müslümanlar..

Ne diyordu Arslanlar Arslanı Fevai efendi; "Allah'ın bütün vasıflarını üzerinde toplamış..."

Bu da demek oluyor ki, söz konusu lider;
Tektir, eşi benzeri yoktur. Asla şirk kabul etmez...
Yaratıcıdır.
Ezeli ve ebedidir.
Rahmandır, rahimdir.
Adildir.
Bağışlayandır...

Ne oldu? Haşa haşalar, tövbe tövbeler şimdi mi geldi aklınıza!

Böyle bir durumda müslümanların (olsaydı yani) dünyayı yıkması gerekmiyor muydu bu tür sapıkların başına?

Yoksa 'hırsız, rüşvetçi, hortumcu, üç kağıtçı bizden olunca iyidir' anlayışı sapıklar için de mi geçerlidir?
Güçlü irade dilini mi yuttu, yoksa istediği bu muydu?

Şimdi birisi çıksa, "Sizin Allahınızın yedi sülalesi çamur içinde" dese, ne anlayacak, nasıl tepki vereceksiniz?

Sahi şu Fevaigillerin Allahı kim?