banner304

Sanal medya çıktı çıkalı toplumla, özellikle de siyasetçi ve sivil toplum örgütü yöneticileriyle gazetecilerin büyük bölümünün zaten zayıf olan bağları tamamen kopma noktasına geldi.

Artık canı isteyen YouTube kanalı açıp, isterse konuşma yapıyor, isterse söyleşi de bulunuyor, isterse de türkü söylüyor.

Kafası bozulan atıyor bir tweet, canı sıkılan giriyor İnstagram ya da Facebook’a, istediğin kadar yaz, istediğin kadar fotoğraf yükle, derya gibi..

Kim takar gazeteciyi, kim koşar gazete, televizyon peşinde. Herkes gazeteci, herkes televizyon sunucusu, herkes haberci..

Haber ne, röportaj ne, köşe yazısı ne, hiçbir şey kimsenin umurunda değil, herkes kendi kendisinin habercisi olmuş, sunucusu olmuş.. Kendin pişir kendin ye yani..!

Çünkü gazeteciliğin de gazete ve televizyonların da durumu ortada.. Güven diye bir şey kalmadı. Kim doğru habercilik yapıyor, kim gerçekleri yazıp, söylüyor belli değil.

Sonuçta gazeteler, özellikle de yerel medya batma noktasında, gazetecilikten ekmek yiyenler de işsiz.

Nereye gidiyoruz belli değil.. İlan desen gazetelere ilan falan veren yok. Bir kurumun ya da kişinin basın danışmanlığını yapan eski gazeteciler ya da bu işe soyunmuş olanlar “kaç tane dağıtıyorsun ki?” diye soruyor, “senin kilon kaç kuruş?” der gibi.

“Biri çıkmış yazıyorsun yazıyorsun da, geri dönüşü olmuyor ki bize” diye, hesap soruyor. Yani yazdığın haberin geri dönüşümünü bekliyor. Çünkü artık habere haber gözüyle, gazeteye iletişim aracı mantığıyla bakılmıyor.

Sanki domates, kabak satıyoruz da bağırınca müşteri gelsin, Birinin, “Bayramının kutlu olsun” diyen tebrik ilanı yayınlayınca, kapısının önünde el öpmeye gelenler kuyruk oluştursun..

Yani “para veriyorum, karşılığını isterim” diyor, bu mantık..

Bunu dedirten neden ise; günümüzde gazeteci geçinen ama gazetecilikten zerre kadar anlamayanların giderek artması. Gazete ve gazetecilerin olması gerektiği gibi olmaması, gazetecinin önce kendisi bilgilenip, aydınlanıp, okuyup, yazıp, geliştikten sonra bu işi yapmaya soyunmaması.

Önce para, önce menfaat, önce çıkar düşüncesi güden kişilerin giderek çoğalması, gazeteciliği bu yönde, bu amaç doğrultusunda kullanmak isteyenlerin ve kullananların giderek artması nedeniyle gelinen nokta bu.

Bu yüzden üniversiteyi bitirip gazeteci olmak isteyen gençler bir iki gün havayı kokladıktan sonra çıktığı kapıdan bir daha girmemek üzere kaçıp gidiyor. Bu yüzden meydan iki cümleyi doğru düzgün yazamayanlara kalıyor. Bu yüzden gazetecilik mesleği bitkisel hayatta can çekişiyor.!

İnternet çağında teknolojik atılıma geçen gazetecilik, fikir ve kişilik anlamında erozyona uğradı. Fikri olan da konuşuyor olmayan da, bilen de yazıyor bilmeyen de..

Her şey bir tık ötede, tıkla oku, tıkla yaz, al sana gazetecilik.. Bundan geri dönüş olur mu, mümkün değil, ama kaliteyi getirmek mümkün.

Bunu yapacak olan da yine tek tük kalmış olsa da bu mesleği olması gerektiği gibi yapmaya çalışanlardır. Yoksa gazetecilik gitti gider, mefta oldum olacak.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner272