19 Nisan 2026 tarihinde Küçükçekmece’de tarihi bir gün yaşandı. Kuruluşundan bu yana geçen kısa sürede 50 ilde teşkilatlanarak Türkiye’nin en hızlı büyüyen sivil toplum kuruluşlarından biri haline gelen TÜMKİAD (Tüm Kalkınma İş İnsanları Derneği), İstanbul İl Başkanlığı’nın açılışını muhteşem bir törenle gerçekleştirdi. İş dünyasının mevcut oda yapılarına ve siyasi angajmanlarına eleştirel bir yaklaşım getiren dernek, bağımsız duruşu ve "üretim odaklı vatanseverlik" mottosuyla binlerce iş insanını tek çatı altında topluyor.
İstanbul İl Başkanı olarak atanan Enes Selimoğlu, yaptığı açıklamada İstanbul’un 39 ilçesinde iş dünyasına rehberlik edecek profesyonel bir yapı kurduklarını belirterek, TÜMKİAD’ın sadece bir dernek değil, ekonomik bir "diriliş hareketi" olduğunu vurguladı.
TEŞKİLATLANMADA BÜYÜK HEDEF: 81 İL VE 922 İLÇE
Açılışın ilk konuşmasını gerçekleştiren TÜMKİAD Teşkilat Başkanı Murat Güngör, derneğin 2017 yılında Nihat Tanrıkulu öncülüğünde başlayan yolculuğunun bugün 50 ilde meyve verdiğini belirtti. İstanbul İl Başkanlığı’nın açılışını teşkilatın en kritik adımı olarak nitelendiren Güngör, hedeflerinin Türkiye’nin her il ve ilçesinde varlık göstererek ekonomik kalkınmaya katkı sunmak olduğunu ifade etti.
Güngör, derneğin herhangi bir siyasi yapıya bağlı olmayan tamamen bağımsız yapısının altını çizdi. İş insanlarının sadece ticari faaliyetlerini değil, temsil güçlerini de artırmayı hedeflediklerini söyleyen Teşkilat Başkanı, sanayi ve ticaret odaları gibi platformlarda daha aktif ve güçlü bir temsil için uluslararası düzeyde ithalat-ihracat fırsatları yaratmaya devam edeceklerini belirtti.
ANKARA MÜJDESİ VE GÜÇLÜ VİZYON
TÜMKİAD Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tuncer Dağ, salondaki binlerce kişinin oluşturduğu tablonun sıradan bir topluluk değil, Türkiye’nin üretim gücü olduğunu dile getirdi. Binlerce insanın aynı vizyon etrafında birleşmesinin bir inanç göstergesi olduğunu belirten Dağ, İstanbul’daki bu hareketin Türkiye’nin ekonomik gücünü büyütecek bir birlik hareketi olduğunu vurguladı.
Konuşmasında bir de müjde veren Tuncer Dağ, İstanbul açılışının yapıldığı bu özel günde Türkiye’nin kalbi Ankara için de imzaların atıldığını duyurdu. Ankara İl Başkanlığı’nın da benzer bir kararlılıkla yola çıkacağını belirten Dağ, bu büyümenin ülkemize hayırlı olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti.
İSTANBUL: EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIN YENİ KALESİ
Stratejist ve TÜMKİAD Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Kulat, konuşmasında açılışın sembolik önemine değinerek, bu yapıyı "Ekonomik Bağımsızlığın Yeni Kalesi" olarak tanımladı. Çanakkale ruhunu damarlarında taşıyan iş insanlarının, bugün üretip istihdam yaratarak ekonomik istiklali korumakla mükellef olduğunu belirten Kulat, TÜMKİAD’ın lügatinde vazgeçmenin olmadığını ifade etti.
İstanbul'un stratejik önemine rakamlarla dikkat çeken Kulat, bu kentin tek başına Türkiye GSYH’sinin %35’ini ürettiğini ve ihracatın %50’sini karşıladığını hatırlattı. İstanbul'un güçlü olmasının Anadolu'nun kazanması anlamına geldiğini söyleyen Kulat, Nihat Tanrıkulu’nun siyasetin ön ya da arka bahçesi olmadan milli bir duruş sergilemesinin iş dünyası için rehber niteliğinde olduğunu vurguladı.
AKARCALI’DAN MESLEK ODALARINA "DEMOKRASİ" ELEŞTİRİSİ
Eski Turizm Bakanı ve Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Akarcalı, TÜMKİAD’ın herhangi bir rüzgar almadan, doğrudan Anadolu’nun sesi olarak yükseldiğini belirtti. Derneğin bağımsızlığının en büyük başarısı olduğunu söyleyen Akarcalı, mevcut meslek odalarının (TOBB, Barolar vb.) demokratik olmayan yapısını sert bir dille eleştirdi.
Üyelerin büyük kısmının oy kullanamadığı, aidatların zorunlu olduğu ama hizmetin sınırlı kaldığı mevcut düzeni "yasal haraç" olarak nitelendiren Akarcalı, TÜMKİAD’ın tüm üyelerin katılımıyla demokratik seçimleri savunarak iş dünyasını özgürleştireceğini ifade etti. Darbe dönemlerinden kalma yasalarla iş dünyasının hapsedildiğini savunan Akarcalı, "İş dünyasına özgürlüğü getireceğiz" diyerek yeni yönetimi kutladı.
SELİMOĞLU: BUGÜNKÜ AÇILIŞ YARINKİ BAŞARILARIN İLK GÜÇLÜ ADIMIDIR
TÜMKİAD İstanbul İl Başkanı Enes Selimoğlu, yönetim kurulu kadrosunun da çıktığı sahnede kısa bir açıklama yaptı.
Selimoğlu şöyle konuştu;
"Bugün burada, İstanbul’un kalbinde attığımız bu stratejik adım, sadece bir il başkanlığı binasının açılışı değil; yarınki büyük hedeflerimizin ve elde edeceğimiz devasa başarıların ilk güçlü adımıdır. Bu çatı, genç iş insanlarımızın azmiyle yükselecek olan ekonomik bağımsızlığımızın yeni bir nişanesidir.
Bizlere liderlik eden, vizyonuyla ufkumuzu aydınlatan Kıymetli Genel Başkanımıza ve bu heyecanı paylaşmak için Türkiye’nin dört bir yanından buraya gelerek bizleri yalnız bırakmayan siz değerli misafirlerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Şuna tüm benliğimle ve yürekten inanıyorum ki: Biz bir ve beraber oldukça, sadece ticaret yapmayacağız; sadece rakamların ve bilançoların peşinde koşmayacağız. Bizler, dürüstlüğü ve üretimi merkeze alarak bu topraklarda yeni bir ekonomik dirilişin destanını, yani tarihi yeniden yazacağız. Evet, bizler sadece iş insanı değil, Türkiye’nin istikbalini inşa eden tarih yazıcılarıyız!
Bu inanç ve kararlılıkla hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum. İstanbul’dan Edirne’ye, Kars’tan Muğla’ya; 86 milyonluk koca yürekli milletimize selam olsun!
Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun!"
GENEL BAŞKAN NİHAT TANRIKULU’NDAN "10. KÖY" VURGUSU
Törenin kapanışında büyük bir coşkuyla kürsüye çıkan TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu, cesaretsizlerin meydanı kaptığı bir dönemde "çaresizlerin dirilişi" olarak yola çıktıklarını belirtti. Paranın sadece kazanılmasının değil, devlet ve millet yararına nasıl kullanıldığının önemli olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, devletin güçlü olması durumunda milletin de güçlü kalacağını ifade etti.
TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu’nun bu kapsamlı konuşması, iş dünyasındaki mevcut statükoya karşı bir başkaldırı ve yeni bir milli iktisadi kalkınma modelinin manifestosu niteliğindedir. Konuşma, sadece ekonomik başarının teknik detaylarına değil, bu başarının ahlaki ve toplumsal sorumluluklarına da derinlemesine odaklanmaktadır.
BAŞARININ MANEVİ BOYUTU VE CESUR LİDERLİK
Nihat Tanrıkulu, konuşmasına başarının ve para kazanmanın sadece bireysel bir yetenek olmadığını, asıl marifetin kazanılan bu gücü milletin ve devletin bekası için kullanmak olduğunu vurgulayarak başlıyor. Cesaretsiz ve beceriksiz kişilerin meydanı boş bulduğu bir dönemden geçildiğini ifade eden Tanrıkulu, bu tür bir yönetimin milleti çaresizliğe sürükleyeceğini savunuyor. Bu noktada TÜMKİAD’ı, "çaresizlerin dirilişi" olarak tanımlayarak, güçlü bir devletin ancak güçlü bir millet ve iş dünyasıyla mümkün olabileceği fikrini merkeze alıyor.
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK GÜCÜ VE ODALARDAKİ TEMSİL KRİZİ
Türkiye’nin jeopolitik konumunun sunduğu eşsiz fırsatlara değinen Tanrıkulu, ülkemizin Doğu ile Batı arasında bir köprü ve dünyanın en güzel ticaret merkezi olduğunu hatırlatıyor. Ancak bu devasa potansiyelin karşısında, 81 ildeki ticaret odalarının mevcut yapısını sert bir dille eleştiriyor. Yüz binlerce üyesi olan odaların sadece küçük bir azınlığın oylarıyla yönetilmesini "seçme ve seçilme hakkının gaspı" olarak nitelendiriyor. Temsil edilmeyen 740 bin iş insanının nerede olduğunu sorarak, mevcut oda yapılarının demokratik bir yenilenmeye muhtaç olduğunu ifade ediyor.
ONUNCU KÖYÜN İNŞASI VE SİYASİ BAĞIMSIZLIK
TÜMKİAD’ın 2017’deki kuruluş felsefesine sadık kaldığını belirten Tanrıkulu, derneğin hiçbir siyasi partinin ön ya da arka bahçesi olmayacağının altını çiziyor. "Bagajı temiz" yeni yüzlere ihtiyaç duyulduğunu savunan Tanrıkulu, dürüstlüklerinden dolayı "dokuz köyden kovulanların" bir araya gelerek onuncu köyü, yani TÜMKİAD’ı kurduğunu söylüyor. Teknolojinin ve medyanın gücüyle artık hiçbir girişimin gizli kalmadığını, TÜMKİAD’ın ise çıkarcıların değil, samimi vatanseverlerin adresi olduğunu dile getiriyor.
İSTANBUL’DAN ANADOLU’YA BİRLİK ÇAĞRISI
İstanbul’un 39 ilçesindeki dernek başkanlarına seslenen Tanrıkulu, parçalanmış yapıların bir güç oluşturamayacağını, bu nedenle TÜMKİAD’ın sunduğu büyük limanda birleşmeleri gerektiğini savunuyor. Mevcut derneklerin ego tatmini ya da siyasi basamak olarak kullanılmaması gerektiğini hatırlatarak, asıl derdin vatan ve millet olması gerektiğini vurguluyor. Geç kalmadan bu "ekonomik orduya" katılma çağrısı yaparken, temsil gücünün birleşerek artacağına dikkat çekiyor.
SAHTE YEŞERMELER VE DÜRÜSTLÜĞÜN SINAVI: TOHUM HİKAYESİ
Konuşmasının en etkileyici bölümlerinden biri olan "çürük tohum" hikayesiyle dürüstlük dersi veren Tanrıkulu, iş dünyasındaki sahtekarlığa ve kısa yoldan zenginleşme çabalarına işaret ediyor. Padişahın sınavında çürük tohumu değiştirmeyip dürüst kalan gencin kazandığı gibi, iş dünyasında da ancak dürüst ve ilkeli olanların kalıcı bir gelecek inşa edebileceğini savunuyor. Mevcut sistemde kendi çıkarları için devletin kaynaklarını kurutanlara karşı, anadolu ruhuyla mücadele edeceklerini belirtiyor.
TÜMKİAD’IN ELENME SÜRECİ VE GELECEK VİZYONU
Derneğin büyüme stratejisini üç aşamalı bir plan olarak açıklayan Tanrıkulu, kuruluş sürecinde yanlış ve çıkarcı kişilerin de yapıya dahil olduğunu ancak zamanla "bagajı temiz" bir kadronun süzüldüğünü ifade ediyor. Artık elenme sürecinin tamamlandığını ve gerçek iş insanlarının, milyar dolarlık devlerin TÜMKİAD’a gelmeye başlayacağı bir döneme girildiğini müjdeliyor. Bu yeni dönemde sadece paranın değil, bilginin ve tecrübenin de birleştirileceğini söylüyor.
İNSANA DOKUNMAK VE TARİHSEL MİRASIN SORUMLULUĞU
Maddi zenginliğin insana dokunmadığı sürece anlamsız olduğunu savunan Tanrıkulu, gökdelenler dikmenin değil, bir insanın hayatını değiştirmenin asıl başarı olduğunu dile getiriyor. Atatürk’ün Sivas Kongresi’ne giderken yaşadığı finansal zorlukları ve ona destek olan isimsiz kahramanları hatırlatarak, tarihin bu ruhla yazıldığını belirtiyor. Yaşlı ve tecrübeli iş insanlarına seslenerek, ellerindeki "atom" değerindeki bilgi ve öngörüyü gençlere aktarmaları gerektiğini, bu birikimin mezara götürülmemesi gerektiğini ifade ediyor.
TOPLUMSAL HUZUR VE KARDEŞLİK VURGUSU
Son olarak toplumsal barışa değinen Tanrıkulu, siyasetin toplumu kutuplaştırmasına karşı çıkıyor. Kahramanmaraş’ta yaşananlar üzerinden insani görevlerin unutulmaması gerektiğini belirterek; Lazı, Kürdü, Çerkezi ve Alevisiyle tüm Türkiye’nin bir ve kardeş olduğunu vurguluyor. Yapay zekanın dünyayı değiştirdiği bu yeni çağda, merhametli ve vicdanlı iş insanlarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyleyerek konuşmasını birlik mesajıyla tamamlıyor.
Tören, binlerce katılımcının eşliğinde kesilen kurdele ve "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna yapılan vurguyla sona erdi. Fazıl Anıl Kılıçlı