Farklı İllerin Lezzetleri Iğdır Günleri'nde Buluştu
Karaali'nin stantlar arasındaki ilk durağı, hemen her il tanıtım gününün vazgeçilmezi olan Kahramanmaraş dondurmacısı oldu. Kahramanmaraş'tan geldiğini belirten esnaf, sundukları keçi sütünden üretilen dondurmanın doğrudan Maraş'tan getirildiğini ifade etti. Yöre fark etmeksizin tüm etkinliklerde yer aldıklarını belirten esnaf, piyasadaki yaygınlıkları nedeniyle bu organizasyonların değişmez bir parçası olduklarını savundu.
Hemen ilerisinde yer alan Kastamonu Taşköprü sarımsağı standındaki esnaf ise Iğdır ürünleri ile Kastamonu ürünlerinin birbirini tamamladığını dile getirdi. Coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağının dünyaca bilinen bir şifa ve antibiyotik kaynağı olduğunu aktaran satıcı, fuarda sundukları ürünün henüz 20 günlük yeni mahsul olduğunu, bu sarımsağın aroması ve dayanıklılığı ile öne çıktığını belirtti.
Fuar alanlarının müdavimi olan ekmek standında ise Gümüşhane ve Trabzon rüzgarı esti. Stant yetkilisi, Brüksel'de dünyanın en iyi üçüncü ekmeği seçilen Gümüşhane'nin tam buğday ekşi maya ekmeği ile 7-8 saat odun ateşinde pişen Trabzon Kürtün Araköy ekmeğinin özelliklerini anlattı. Yüzyıllardır sırrı saklanan özel bir ekşi mayayla eski taş fırınlarda üretilen bu ekmeklerin 3 aya kadar raf ömrü olduğunu belirten esnaf, Iğdır günlerinde farklı illerin yer almasının kültürel bir çeşitlilik ve zenginlik yarattığını savundu. Satışların durumuna da değinen yetkili, yaz aylarında ve okulların kapalı olduğu dönemlerde fuar katılımlarında genel bir düşüş yaşandığını ifade etti.
Iğdır'ın Gerçek Sahipleri: Tuzluca Tuzu, Etli Kayısı ve Göle Kaşarı
Etkinlik alanının derinliklerine inildikçe Iğdır'ın bereketli topraklarından gelen gerçek yöresel ürünler de gün yüzüne çıktı. Iğdır'ın meşhur kalın etli kayısısı ve tamamen organik yöntemlerle yetiştirilen domatesleri ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Diğer yandan Iğdır'ın Tuzluca ilçesindeki mağaralardan çıkarılan doğal tuza olan talep de dikkat çekiciydi. Standı yöneten esnaf, mineral oranı oldukça yüksek olan bu sağlıklı tuzun İstanbullular tarafından da bilindiğini ve aktif olarak kullanıldığını vurguladı.
Süt ve süt ürünleri bölümünde ise Iğdır tulumu, Kars tereyağı ve Göle'nin has kaşarı sergilendi. Ürünlerin kalitesi konusunda iddialı olan esnaf, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin stantlarda denetim yaptığını ve soğuk zincir kurallarına tam uyum sağladıkları için teşekkür aldıklarını aktardı. Ziyaretçilere uyarılarda da bulunan esnaf, vatandaşların mutlaka etiket kontrolü yapmalarını ve tadım yapmadan hiçbir yöresel ürünü satın almamalarını tavsiye etti. Yöresel pekmez ve nar ekşisi standında çalışan Zeliha Hanım ise patronunun Iğdırlı olduğunu, sattıkları tüm ürünlerin geleneksel "ana baba usulüyle" kaynatıldığını, içlerinde glikoz, tatlandırıcı veya renklendirici hiçbir katkı maddesi bulunmadığını dile getirdi.
Kadın Kooperatiflerinden Sıfır Sermayeyle Gelen Büyük Başarı
Fuarın en çok dikkat çeken ve Iğdır'ı tam anlamıyla temsil eden noktalarından biri Iğdır Girişimci Kadınlar Kooperatifi standı oldu. Kooperatif yetkilisi Yıldız Hanım, 24 kadın üyeyle yola çıktıklarını ve tamamen sıfır sermayeyle kurdukları yapının bugün Iğdır merkezde bir üretim yeri ve lokantaya dönüştüğünü anlattı.
Hiçbir katkı maddesi kullanmadan hazırladıkları el emeği ürünleri tanıtan Yıldız Hanım, coğrafi işaretli Iğdır patlıcan reçeli, kayısı reçeli ve siyah dut pekmezi hakkında detaylı bilgiler verdi. Iğdır mutfağının şifa kaynaklarına da değinen yetkili; kadınların yaptığı dut pestili, soğuk algınlığı ve boğaz ağrısına birebir olan "kepleme" baharat karışımı, tüm yemeklerde kullanılan "sarı kök" (zerdeçal) ve şeker hastalarının dahi tüketebildiği öksürük kesici doğal "nabat şekeri" gibi spesifik ürünleri İstanbul'a taşıdıklarını, ayrıca sosyal medya üzerinden tüm Türkiye'ye kargo gönderimi yaptıklarını belirtti.
Karabağ'ın Yasından Özgürlüğüne Dokunan Kilimler
Iğdır Valiliği İl Özel İdaresi bünyesinde faaliyet gösteren Karabağ Kilim Dokuma Atölyesi standı, sergilediği ürünlerin arkasındaki derin tarihi hikayeyle fuarın en anlamlı köşelerinden biri oldu. Atölye temsilcisi Sakine Canan Geluran, Karabağ kilimlerinin hikayesini ve dokuma özelliklerini şu sözlerle anlattı:
Azerbaycan'ın Karabağ kentinden Iğdır'a yaşanan zorunlu göçün ardından kadınların o dönemin valisine giderek, "Biz karalar bağlamışız, yas tutuyoruz. Yöremize olan özlemimizi, geri dönüş umudumuzu kilimlere dokuyacağız" dediklerini belirten Geluran, bu geleneği yaşatmaya devam ettiklerini aktardı. Satıştan ziyade bu unutulmaya yüz tutmuş kültürü tanıtmayı amaçladıklarını söyleyen yetkili, yün kök boya iplikle dokunan kilimlerin orijinalinde, yası temsil eden siyah zemin üzerine çiçek motifleri işlendiğini belirtti. Geluran, Karabağ'ın özgürlüğüne kavuşmasıyla birlikte artık yastan çıktıklarını ve bundan sonraki üretimlerinde beyaz zemin üzerine de dokumalar yapacaklarının müjdesini verdi.
Yeşil Iğdır Üreten Kadınlar: "Kooperatifleşme Kadına Özgüven Veriyor"
Etkinlikteki bir diğer güçlü kadın temsilcisi ise Yeşil Iğdır Üreten Kadınlar Kooperatifi oldu. Iğdır Valiliği, Ticaret Odası ve İl Kültür Müdürlüğü'nün destekleriyle fuara katılan 12 üyeli kooperatifin temsilcisi, tamamen ilaçsız tarımla kendi bahçelerinde ürettikleri ürünleri tanıttı.
Özellikle nisan ve mayıs aylarında dağlardan toplanarak salamurası yapılan, tansiyona ve şekere iyi gelen, sakinleştirici etkili "çoban kirpiği" (kibrit otu) ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Kooperatif temsilcisi ayrıca; kışın hastalıklara karşı evelik otuyla yapılan şifalı "omaç aşı" çorbasının ana malzemesi kırmızı maş fasulyesini, karadut pekmezini, kendi bahçelerinden elde ettikleri biber karışımlı salçayı ve kayısı pestilini de fuar katılımcılarının beğenisine sundu. Yetkili, kooperatif çatısı altında üretmenin kadınlara sadece ekonomik bir istihdam sağlamadığını, aynı zamanda büyük bir özgüven kazandırdığının altını çizdi. KENT YAŞAM HABER MERKEZİ