BELEDİYE

Iğdır’da Kurumlar Arası Polemik: Valilik İle Belediye Karşı Karşıya

Iğdır Valiliği ile Iğdır Belediyesi arasındaki polemikler tırmanıyor. Iğdır Valisi Ercan Turan’ın Iğdır İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı’nda söylediği sözlerin ardından Iğdır Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş bir basın açıklaması yaptı.

Abone Ol

Iğdır’da hava kirliliği, su kesintileri ve sokak hayvanları gündemde. Vatandaşların da şikayetçi olduğu bu konu başlıkları altında başlayan polemikler kurumlar arası gerilime neden olurken Iğdır halkı da sorunlar üzerine polemik yapılmadan çözüm derdinde.

VALİ TURAN BELEDİYEYE YÜKLENMİŞTİ

Iğdır Valisi Ercan Turan başkanlığında gerçekleştirilen Iğdır İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı öncesinde ilin genel sorunları gündeme geldi. Toplantıda sert açıklamalarda bulunan Vali Turan, görevini yapmayan, sorumluluktan kaçıp başkalarını suçlayan belediye başkanları hakkında kanuni işlem yapılacağını söyledi.

Vali Turan, Iğdır’da yaşanan hava kirliliği, su kesintileri ve şehir kirliliğinin kabul edilebilir olmadığını belirterek, “Bu işlerden yerel yönetimler sorumludur” dedi.

Konuşmasına “Bu şehir sahipsiz değil, biz sahip çıkacağız” sözleriyle başlayan Vali Turan, şu ifadeleri kullandı:

“Su kesintisi tamamen belediyenin ihmali sonucu meydana gelmiştir. Aylar öncesinden sözlü ve resmî yazılarla Ünlendi Barajı’nın su tutacağı ve bu nedenle su sıkıntısı yaşanacağı bildirilmiştir. Kendi görevlerini yapmayıp kurumları hedef alan belediye başkanı sorumluluktan kaçıyor.

Normal şartlarda 26 Şubat 2026 tarihine kadar Ünlendi Barajı’ndan su alınamazdı. Geçmiş dönemde kayyum belediye başkanı, vatandaş boş yere elektrik parası ödemesin diye Ünlendi Barajı’ndan su alınması talimatı vermiştir. İyi niyetli bir adım atılmıştır ancak bana göre yanlış bir uygulamadır. Madem ünlendiden su alındı, belediyenin eski su kuyuları ve depoları neden tahrip edildi?

TURAN: AYLAR ÖNCESİNDEN SÖYLENDİ ANCAK ÖNLEM ALINMADI

Ünlendi Barajı’nın su tutması nedeniyle kesinti yaşanacağı aylar öncesinden yazılı ve sözlü olarak Belediye Başkanına bildirilmesine rağmen hiçbir önlem alınmamış, ardından kurumlar kasıtlı bir şekilde karalanmaya çalışılmıştır.

Defalarca Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş’e 204 işçinin işten çıkarılmaması gerektiğini söyledim ancak dinlemedi. Partizanca davranıldı. Kayyum döneminde 95 işçi vardı ve şehir tertemizdi. Bugün neden temizlenmiyor? İşçiler masa başında çalıştırılıyor, şehir kendi hâline terk edilmiş durumda.

Belediyede işi bilen personel görevlerinden alınmış, iş bilmeyenler göreve getirilmiştir. Bu şekilde belediye çalışmaz hâle gelmiştir. Belediye başkanıyla sürekli görüşüyorum; sorunları iletiyorum, ‘tamam’ deniliyor ancak sonrasında yine hiçbir şey yapılmıyor.

Dört kavşakla ilgili defalarca uyarıda bulundum. Bu noktalarda sürekli kazalar oluyor, vatandaş mağdur oluyor ancak hiçbir işlem yapılmadı. Bugün yaptığımız toplantıya da belediye başkanı katılmamıştır.

Iğdır, Aralık ve Karakoyunlu belediye başkanları hayvan toplama konusunda sorumsuz davranmaktadır. Herkes sorumluluğunu bilmek zorundadır.

Hava kirliliği hepimizin sorunudur ancak şehir süpürülmüyor. Yağmur drenajları yok. Çamur kuruyup tekrar havaya karışıyor ve bunu soluyoruz. Belediye sorumluluğu üzerinden atmaz.

İmar sorunu olan yerlerin imarını çözsün, doğalgaz hatlarını çeksin. Yeni mahalleye hizmet götüremezken, mevcut şehri temizleyemezken Erhacı Köyü’nü Iğdır’a bağlama girişimi tamamen siyasi bir karardır.

Şu anda Iğdır’da yüzde 61 oranında kayıp-kaçak bulunmaktadır. Önce bu sorunu çözsünler.

Bu toplantıda Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş’in bizzat bulunması gerekirdi. Görevini yapmayanlar bilinçli olarak toplantılara katılmamaktadır.

Biz şehrimizin ve halkımızın rahat etmesi için belediyeden gelen tüm kanuni taleplere olumlu yaklaşıyor, yardımcı oluyoruz. Sayın Milletvekilimiz Cantürk Alagöz’ün girişimleriyle belediyeye 250 milyon TL ödenek çıkarılmıştır. Ancak buna rağmen belediye asli görevlerini yerine getirmemekte, kurumları ve bürokratları suçlayarak günü kurtarmaya çalışmaktadır.” Dedi.

GÜNEŞ’TEN BASIN AÇIKLAMASI GELDİ

Vali Ercan Turan’ın kendisine yönelik ifadelerinin ardından bir basın açıklaması yapan Iğdır Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş ise şunları söyledi;

Değerli basın mensupları…

Bazen koşullar, insanın yapmaktan imtina ettiği kimi pratikleri yapmaya zorluyor. Şunu söylemek istiyorum: Ölçülü olmak koşuluyla, görevimizden kaynaklı olarak bize yöneltilen her türlü eleştiriyi ciddiye alır, eksiğimizi gidermek için değerlendiririz. Ancak son zamanlarda Sayın Valinin adeta bir siyasetçi gibi davranarak, hiç gündemle ilgisi olmayan bir toplantıda Iğdır’ın bütün sorunlarını, çevre kirliliğini, imarını, her şeyi bize yükler gibi bir pratik içine girdiğini görüyoruz. Temizlik yürümüyor diyebiliyor, “Bu işçileri çıkarın” diyebiliyor. O zaman ben sormak isterim: Sayın Vali, sizin döneminizde bile personel giderlerinin bütçeye oranı yüzde 40’ın üzerindeyken 315 kişi aldınız. Yine “nasıl olsa kazanacağız” deyip yanına bir de istihdam edilmek üzere 350 işçi daha aldınız. Ama kaybettiğinizi anladığınız anda da bunları iptal ettiniz. Şimdi sormazlar mı? Bütçe ortadayken bu ne demektir?

İkincisi; şu ana kadar çıkarmış olduğumuz personelin tazminat tutarı 96 milyardır ve bunu ödedik. Emekli olan işçiler de dâhil olmak üzere sayı 50’yi aşmış durumda. Buna rağmen personel giderlerinin bütçeye oranı hâlâ yüzde 41. Bunu nasıl dile getirirsiniz?

GÜNEŞ: DEVLETİ ZARARA UĞRATAN BİR MEMURU GÖREVDE TUTAR MIYDINIZ?

Bir başka nokta: “Ehliyetli işçileri görevden aldınız, yerine liyakatsizleri getirdiniz” deniliyor. Şimdi ben de sormak isterim. Sayın Vali, sizin Cumhuriyet Caddesi’nde üzerinde poz verdiğiniz köprü nasıl yapıldı? Bunu sordunuz mu? İkincisi, Fen İşleri Müdürünün projesiz bir şekilde Turan Caddesi’ni ihaleye çıkardığını biliyor muydunuz? Siz olsanız, üst üste iki kez devleti zarara uğratan bir memuru görevde tutar mıydınız? Bir devlet memuru bile değilken, bir öğrenciyi 30 gün boyunca okulda var göstermeyip devleti zarara uğratan bir müdürü; yetmezmiş gibi 17 yıllık arkadaşını dövdüğü karakol tutanaklarıyla sabit olan bir memuru tutar mıydınız? Ama size havale edilen, İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen yazıda Çevre ve Şehircilik Müdürünü muhakkik tayin ettiniz ve “soruşturmaya yer yoktur” dediniz.

Bir başka nokta da şu: Yeni Mahalle’ye karşı bir ilginiz başlamış. “İş görmüyorsunuz” deniliyor. Oysa üç gün önce, imar dört defadır girmediği hâlde okul açıldı diye oraya dördüncü kez stabilize yol yapıldı. Cumhuriyet Mahallesi’ni, Hakveyis, Alikamerli ve Çimen Mahallesi ile mücavir alan olarak tanımladığımız yerleri tekrar iade edin. Tıpkı Pir Sultan’da, Melekli’de birtakım seçmenleri bize oy verecekler diye tuttuğunuz gibi… Kimisini Pulur’a gönderdiniz, kimisini Erhacı’ya. Bizim Erhacı’yı bağlamak gibi bir derdimiz yok. Sadece istediğimiz şu: Bugüne kadar 30-40 yıldır hizmet alan bu yerleşim birimleri artık bize gelip “Doğalgaz çekemiyoruz” diyorlar. Muhtarları çağırıp bizi şikâyet ediyorsunuz. Fazla bir şey istemiyoruz. Söz konusu bu yerleri yerine iade edin. Meclis kararı sizde. Bir de kurumlara, kurum görüşü alınması için tarla vasfının değiştirilmesine dair yazdığımız yazıya; madem ki Iğdır’ın sahibisiniz, abilik yapın ve onay verin.

KREDİLERİN FAİZLERİNİ DİLE GETİRDİ

Bir başka konu da krediler meselesi. Üç kez kredi almışsınız. Birinde 25 milyon kredi alınmış, faizi 37 milyon. Bunun 42 milyonunu biz ödedik, 20 milyon kaldı. Bir başka sefer 26 milyon kredi alınmış, faizi 47 milyon. Bunun 73 milyonunu ödemişiz, 42 milyon kalmış. Yine her ne hikmetse 30 milyonluk bir kredi alınmış, faizi 69 milyon. Toplamda 99 milyon ödemişiz, 64 milyon kalmış. Dolayısıyla Iğdır’ın sahipliğine soyunan bir ita amirinin, her şeyden önce devletin çıkarlarını düşünmesi gerekir.

“Biz yardımcı olduk” diyorsunuz, garajdan bahsediyorsunuz. Kusura bakmayın, 25 milyon liraya belediye tarafından harcaması yapılan garaj için siz sadece “Bu paradan vazgeçin, arsayı trampa edelim” dediniz. Biz buna direndik. “Avukatını alsın gelsin” dediniz. Benim avukatımın, vali muavinlerinin yanında şu cümleyi kullandınız: “Başkan niye inat ediyor, hesap sorarlar mı?” Avukatın kurduğu cümle de hâlâ aklımda. “O zaman ben bakanlığa göndereceğim” dediniz. Ben de “Gönderin” dedim. Çıktık. Sonrasında her iki projeyi de Sayın Cantürk Alagöz üzerinden belediye adına tasarrufa çevirdik ve teşekkürlerimizi de ilettik.

Bütün bunlar olurken kurumlar arası tartışmadan söz ediyorsunuz. Biz de bir kurumuz, icra organıyız. Bugüne kadar siyaset yapmadık. Yine bir il genel sekreteri, eski usullerle yapılan su depolarını bizim uyarılarımıza rağmen sistematize etmiyor, otomasyon sistemi kurmuyorsa ve gelip “Su ne zaman gelecek?” diye soruyorsa, bizim de verecek cevabımız vardır.

"DSİ BİZİ UYARMADI"

Devlet Su İşleri ile bugün bile birlikteyiz. Özel İdare’nin greyderleri, DSİ şube müdürü sahada. Bu akşam aşırı don nedeniyle saat beşten itibaren kesintiye gidilmek zorunda kalındı. Ankara susuz, İzmir susuz. Bu su kesintisinden bile kriz yaratmak isteyenler oldu. Kriz yok. Bütün ekibimizle işin başındayız. Halkımızın talebi doğrultusunda bu sorun mutlaka normale dönecek.

Devlet Su İşleri bizi aylar öncesinden uyarmadı. Tarihi ve sayısı burada yazılı olan, 2 Aralık 2025’te yapılan toplantıda 11’inde kesintiye gidileceği söylendi. DSİ şubesiyle birlikte 12’sinde çözüme odaklandık. Alkış Hattı’nı, İncek Hattı’nı bağladık. Ancak dünden beri aşırı tipi ve kar yağışı açıkta akan kanallarımızı tıkadı, şu anda buz tuttu. Bugün biz bile iki kez yol kapandığı için mahsur kaldık.

Bütün bunları üzülerek söylüyorum. Çünkü biz hizmet için geldik, insan odaklı çalışıyoruz. Bundan sonra da böyle olacak. Iğdır’a bir taş koymak için çaba içinde olan personelinden halkına, amirlerine kadar herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Keşke bu sorulara cevap vermek zorunda kalmasaydım. Dilerim bundan ders alınır. Biz göreve başlarken kurumlarla ilişkilerimizde ne kadar açıksak, aynı tarzı sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü biz halka hizmet için geldik.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }