EKONOMİ

Kar tanesi çığ oldu; TÜMKİAD Anadolu Yakası açıldı

Gün gün büyüyen TÜMKİAD’ın Anadolu Yakası İl Başkanlığı geniş katılımlı bir toplantıyla açıldı.

Abone Ol

İş dünyası içinde bulunan sayısız STK’lar arasından ticaret odaları ve borsaları dahil önemli kuruluşlara alternatif olan devletçiliği esas alarak yoluna devam eden ve günden güne büyüyen TÜMKİAD (Tüm Kalkınma ve İş İnsanları Derneği), İstanbul Anadolu Yakası İl Başkanlığı’nı geniş katılımlı bir toplantıyla açtı.

Kadıköy ByOtell’de yapılan açılışa TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu, TÜMKİAD Anadolu Yakası İl Başkanı Enes Selimoğlu, MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat ve Sivil Toplum Kuruluş Uzmanı Tuncer Dağ ile TÜMKİAD il başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, iş insanları, sivil topluk kuruluşu temsilcileri, basın mensupları katıldı.

SELİMOĞLU: ÜLKEMİZİ MUHASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNE ÇIKARACAĞIZ

TÜMKİAD Anadolu Yakası İl Başkanı Enes Selimoğlu gecenin kendisi için çok özel olduğunu dile getirerek, “TÜMKİAD, 2017’de kurulduğu günden itibaren, ülkemizi kalkındırmayı amaçlayan, bu uğurda üretim ve istihdamı yenilikçi yöntemlerle destekleyen bir kuruluştur. TÜMKİAD 40’ın üstünde il temsilciliğine ve 5 bin üyeden fazla dev kadrosuyla gecesini gündüzüne katıp çalıştı, çalışmaya da devam edecek, ülkemizi Mustafa Kemal’in dediği gibi muhasır medeniyetler seviyesine ulaştıracaktır. Bana bu görevi layık gören başta başkanım ve sizlere tüm kişisel bekalarımı bir kenara bırakarak çalışacağıma ve kalkınma yanlısı olan tüm iş insanlarının yanında olacağıma söz veriyorum.  İkinci yüzyılımız olan ‘Türkiye Yüzyılı’nda önemli bir şahlanış dönemine başlayacağımıza inanıyorum. Önümüzdeki günlerde İzmir, Muğla gibi illerle birlikte ülkemizi karış karış gezerek vizyonumuzu anlatmaya ve büyümeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

DAĞ: TÜMKİAD, İTO’YA HAREKETLİLİK GETİRDİ

Sivil Toplum Kuruluş Uzmanı Tuncer Dağ da söz alarak, “TÜMKİAD’da da az önce izlediğimiz Anadolu Ateşi gibi bir tablo karşımızdadır. Sıradan dernekler önce kurulur sonra faaliyet planı yapar ancak sayın Genel Başkan Nihat Tanrıkulu TÜMKİAD’ı kurmadan kısa, orta ve uzun vade planları ortaya koymuş, faaliyetleri ile ekibi belirleyip öyle yola çıkmıştır. TÜMKİAD, STK alanındaki boşluğu doldurmada en büyük kuruluşlardan biridir. TÜMKİAD sistemli ve devamlı faaliyetleriyle birlikte dünyanın sayılı ticaret odalarından biri olan İstanbul Ticaret Odası’na büyük bir hareketlilik getirmiştir. TÜMKİAD bugün burada çalışmalarının meyvelerini topluyor ve görüldüğü gibi birçok siyasi partinin bile toplayamadığı bir kalabalık toplamış durumda. Bunu yapmak için güçlü lider ve işini bilen bir ekip olması gerekiyor. TÜMKİAD buna sahip.” dedi.

Halk oyunları ekibi, 7 bölgeden çok sayıda oyun sergileyerek açılışa renk kattı.

Loading...

KULAT: TÜMKİAD’IN TEK DERDİ İNSANLARIN REFAHIDIR

Genel Başkan Nihat Tanrıkulu’nu duygulandıran ve TÜMKİAD’ın temelini attığı yıllar öncesine ait kısa bir video göstererek konuşmasına başlayan MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat, “Siyasetin çok hareketli ve umutsuz olduğu zamanlarda hem siyasete hem de iş dünyasına umut olmak için ortaya çıktı TÜMKİAD. Siyaset alanı umutsuzluğun yumağı haline gelebilir, insanlar ekonomiden ve adaletten şikayet edebilir. Ama bu coğrafya umutsuzluk coğrafyası değildir. Çünkü burası dünyanın en önemli coğrafyasıdır. Bu topraklarda her zaman umut vardır ve TÜMKİAD bu umut ateşini tekrar yakan bir devletçi STK’dır. Anadolu yardımseverliğiyle bilinen bir coğrafyadır aynı zamanda. Kendisine sığınan herkese sahip çıkmıştır ancak Anadolu zengin olursa kendi insanına ve sığınan insanlara da daha fazla sahip çıkabilir. Bu nedenle iş dünyasının çok güçlü olması lazım. Bu sebeple TÜMKİAD önümüzdeki yıllarda üreten, üretimi ihracatla taçlandıran ve dünyada söz sahibi olma yolunda ilerliyor.

TÜMKİAD herkesin ev sahibi olmasını, asgari ücretlinin evini düzgün bir şekilde geçindirebilmesini istiyor. TÜMKİAD emeklilerin semt pazarları kapandıktan sonra çöpleri karıştırmasını istemiyor. TÜMKİAD insanlarımızın köylüsüyle kentlisiyle huzurlu ve müreffeh olmasını istiyor. TÜMKİAD’ın tek derdi her siyasi görüşten tüm insanların burada buluşması ve iş dünyasına katkı sunmasıdır. Bu çabasından dolayı TÜMKİAD’ı tüm kalbimle tebrik ediyorum.

TANRIKULU: ÇINAR GİBİ HER KESİMİ SARIP BİRLEŞTİRDİK

En son sahneye çıkan TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu her konuşmasında olduğu gibi yine tüm davetlileri coşturan bir konuşmaya imza attı.

Birliğe, beraberliğe ve barışa dikkat çeken Tanrıkulu, “Yıllardır birçok STK kuruldu, kapandı. Birçok STK bu bayrağa bu devlete müdahale etmeye çalıştı. Biz ise 2007 yılında Çanakkale’de tek bir askeri bile hayatta kalmayan 57. Alay’ın olduğu yere çınar ağacımızı diktik ve bu çınarın dalları o şehit kemiklerini nasıl sardıysa biz de 2017'de kurduğumuz TÜMKİAD'ımızla Anadolu’da Kürdü, Lazı, Çerkezi aynı şekilde sardık bölünmez tek parça haline getirdik.

Biz iş insanıyız, siyasi bir oluşum değiliz. Ama her canlı ölümü tadacak anlayışıyla bu ülkenin, iş dünyasının yeni yüzlere ihtiyacı var diyoruz. İnancı olmayan bir insana bile inancımız gereği saygılı olup onu kucaklayarak “biz” olduk diyoruz. Önce insan dedik, demeye de devam edeceğiz. Barış birleştirir, güçlendirir, kazancı artırır. Biz kavganın değil, barışın yanında olacağız. “ ifadelerini kullandı.

“KİRLENMEDİK, KİRLENMEYECEĞİZ”

Lekesiz olarak yola çıkıp bugünlere geldiklerini söyleyen Tanrıkulu, “Terör örgütlerinin güzel görünümlü vitrinleri bize “Siyasi oluşum, iş dünyasını bilmiyorlar” dediler ancak biz nasıl yola çıktığımızı, planımızı programımızı biliyoruz. Biz burası para kazanma yeri değil, para kazanan iş insanlarına yardım etme yeri dedik. Biz hiç kirlenmedik, kirlenmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“DEĞERLERİMİZ HEBA OLUYOR”

Yetenekli insanların kaybolduğunu belirten Tanrıkulu, “Sadece üretmek, sanayici olmak yetmiyor. Bu ülkenin yetenekli insanlarının önünü açmamız gerekiyor. Bir kişi bir fabrikadır. Yetenekli ve zeki insanlar belki de şu an içeride ‘dolandırıcılık’ suçlamasıyla yatıyor. Biz onların önünü açsaydık şimdi Türkiye ekonomisi çok başka bir yerde olabilirdi.” dedi.

İTO’DA DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ

İstanbul Ticaret Odası’ndaki seçimlerden bahseden Nihat Tanrıkulu, “Bizle önce dalga geçtiler sonra dünyanın en zengin ikinci ticaret odası olan İstanbul Ticaret Odası’nda komite aldığımızı gördüler. Beni tehdit ettiler. 20 yıldır aynı koltukta oturuyorlar. Ben ülkemin gençlerinin mevki sahibi olmasını istiyorum. İTO’da bir taraf sağ bir taraf sol adaydı. Ben de devletçi bir aday çıkardım. Bana adayını çekeceksin dediler. Çekmedik! Bizim arkamızda terör örgütleri yok, bu vatanı gerçekten seven namuslu iş insanları ve Allah’ımız var.” diye konuştu.

“GENÇLERİ EKONOMİYE KAZANDIRACAĞIZ”

Türkiye’nin uluslararası ticaret dengesi hakkında önemli bilgiler veren Tanrıkulu şunları söyledi;

“Adamlar ekonomi uzmanı televizyonda çıkıp ahkam kesiyor. Ama çocuğuna bir daire alamamış. Gelin size iş yapmayı, tüccar olmayı öğretelim.

Türkiye’nin Çin’den ithalatı 45 milyar dolar. Peki Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracat ne kadar? 3 milyar dolar! Bu ülke böyle batar kardeşim batar. Ben sizle ne ekonomisini konuşayım? Getirip burada ürettirip Avrupa’ya satıp dövizi bu ülkeye getirmemiz gerekir.

Bu ülkenin bir tane tarım üniversitesi yok. Ata tohumu üretemiyoruz. Biz tarım üniversitesi kurup mesleki eğitim vereceğiz ve gençleri boş hayallerden, yurt dışına kaçmaktan kurtarıp ülke için üreten insanlar haline getireceğiz. Bunlardan bahsetmemin sebebi bugün Anadolu yakasını açmamız. Anadolu’yu seven ülkenin tamamını sever. Biz yeni yüzlerin, yeni isimlerin umudu olacağız.”

“BİZİM KAPIMIZ HERKESE AÇIK DEĞİL!

TÜMKİAD’a katılımın esaslarına da değinen Tanrıkulu sözlerini şöyle sonlandırdı;

“41 il olduk. Birçok ilden de talep geliyor ancak vermeyeceğiz henüz. İnanan, başaran insanlar olduğunu gördüğümüzde oralarda da şubelerimizi açacağız. Bizim kapımız herkese değil sadece inanan insanlara açık.

Enes kardeşim bu duygu ve düşüncelerle gece gündüz çalışacaksın. Sana güveniyorum. Bu yağmurda buraya özel davetiye bile göndermeden sadece sosyal medya paylaşımını görüp gelen tüm konuklarımıza sonsuz teşekkür ediyorum.” Celal Karaali-Sümeyra Duğan/KENT YAŞAM