EKONOMİ

Merkez Bankası’ndan Sıkılaşma Hamlesi: Kredi Faizleri 2026’da Yeniden Zirvede!

TCMB'nin faiz indirimlerini rafa kaldırarak attığı 300 baz puanlık adımın ardından bankalarda kredi ve mevduat faizleri hızla yükseldi; reel faiz oranları enflasyon beklentilerinin çok üzerine çıktı.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faiz indirimlerini bir kenara bırakarak 2 Mart 2026 itibarıyla faizi fiilen 300 baz puan artışla yüzde 40 seviyesine taşırken, bu kararın etkileri bankacılık sektöründeki kredi maliyetlerine anında yansıdı. TCMB'nin güncel verilerine göre geçtiğimiz hafta ihtiyaç kredilerinden ticari kredilere kadar tüm kalemlerde sert yükselişler kaydedildi. Kredili Mevduat Hesabı (KMH) hariç ihtiyaç kredilerinde faizler 217 baz puanlık bir sıçramayla yüzde 58,96'ya ulaşırken, KMH dahil edildiğinde bu oran yüzde 62,09 seviyesini gördü. Ticari kredi tarafında ise daha keskin bir hareket izlendi; ortalama faiz oranları 413 baz puan artarak yüzde 53,13'e tırmandı. Bu veriler ışığında kredi piyasasında yaklaşık üç ay önceki maliyetli seviyelere geri dönülmüş oldu.

Faiz artış dalgası sadece kredi tarafıyla sınırlı kalmayıp mevduat oranlarını da yukarı yönlü hareketlendirdi. Bir aya kadar vadeli mevduatlarda ortalama faiz 131 baz puanlık artışla yüzde 44,28’e çıkarken, bankacılık sistemi için gösterge kabul edilen 1-3 ay arası vadede ise sınırlı bir artışla yüzde 44,82 düzeyi kaydedildi. Mevcut piyasa koşullarında TL cinsi ticari krediler ve mevduat faizleri, vadelerinin görece kısa olması nedeniyle politika faizindeki değişimlere daha hızlı uyum sağlıyor. Ancak bu yüksek faiz ortamı, reel sektör ve tüketici için borçlanma maliyetlerini oldukça zorlayıcı bir noktaya taşımış durumda.

Öte yandan kredi faizlerinin ulaştığı seviyeler, hem mevcut enflasyon verileri hem de gelecek beklentileriyle kıyaslandığında oldukça yüksek bir "reel faiz" tablosu ortaya koyuyor. TÜİK’in şubat ayı için açıkladığı yüzde 31,53’lük yıllık enflasyon ve Merkez Bankası’nın 2026 sonu için öngördüğü yüzde 16’lık hedef dikkate alındığında, yüzde 60’lara dayanan kredi faizleri yatırım ve tüketim iştahını baskılayacak bir boyuta ulaştı. Geleceğe dönük risk primleri, bankaların kâr marjları ve kredi büyümesine yönelik regülasyonlar, politika faizi ile piyasa faizleri arasındaki bu makasın açılmasında temel rol oynamaya devam ediyor.

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }