Dem'den önce yaşananlar orta yerde. Ancak kimse akıllanmadı.
Dem'den sonra atılan yanlış adımlar da orta yerde. Yine kimse akıllanmadı.
Anlaşılan o ki, seçimlerde sandıklara oy doldurma rüzgarı peşinde olanlar, bu işi bir siyasal temcit pilavına çevirdikçe; öncekiler gibi, bugünküler de boşa kaşık sallayarak DEMLENECEKLER...
Çok yazık çok!..
Elbette ki, kendilerine birkaç soru sormadan, İMRALI adresli çıkmaz önerilere DEMLİ DEMLİ sofra açanlara çok yazık!..
O sofraya otururken; neden SELAHATTİN DEMİRTAŞ ile değil de İMRALI gibi uzun ve tartışmalı bir yola çıkanlara çok yazık!..
Demokratik ve Hukuksal engellerle görevinden alınarak hapse konan ve de yerlerine kayyum atanan seçilmiş belediye başkanlarıyla...
Uzun yıllardır hapis damlarında yatan, parti başkanıyla parti yöneticilerine yazık!..
Bu olup bitenlerden ders almadan, sandıklara oy taşımak için yedek rüzgarlara ihtiyaç duyanların, dayanılmaz siyasal oyunlarına inananlara yazık!..
Milletin haksızlıklar ve yoksulluklarla dolup taşan gündemlerini, oy toplama ayarlı, nice siyasal gündemlere kurban edenlere çok yazık!..
Kendilerini en demokrat ve en barışçı göstererek, bu kesimlerden DEMLENENLERİN, dar alandaki sığ mı sığ bir anlaşılmaz siyasetine çok yazık!..
Demek ki, neymiş? Demek ki, her öneriye gözü kapalı dalmamalı...
Atılacak her adım için, bin düşünüp bir karar vermek gerekirmiş!
Partiden DEMLENMEK isteyenlerin her siyasal çıkar oyununa kanmamak gerekirmiş!
Yoksa ya çıkmaz bir sokakta ya da patinaj yapan bir çamurda: Bol bol Latin dili demokrasi ahkamlarıyla... Bol bol yerel siyasal ağıtları yakarak geçer bir siyasal ömür o kadar. "Az gittik uz gittik, ancak bir arpa boyu yol alamadık o kadar" dersiniz.
Sahi, dünyada aynı siyasal yanlışa düştükçe bir türlü akıllanmayan başka da bir siyasi parti var mıdır acaba?
Kendilerinden öncekiler gibi, kendilerinin de benzeri yanlış bir siyasetten DEMLENME inadından bir türlü kurtulamayan başka bir siyasi parti var mıdır acaba?
Ne diyelim?
Ülkenin adaleti, muhalefetin tepesine adeta demoklesin kılıcı gibi asılmışken...
Bir de öte yanda adalet mağduru olan kendileri varken; bu sorunları çözmeden, DEMLENMEK isteyen siyasilerle hiç yeni gündemlere yelken açılır mı?
Demokrasi rafa kalkmış, Türkiye Ortaçağ'ın Ortadoğu ülkelerine dönmüş.... Her kesimden yurttaşlar ağzını açıp, kalemini oynattıkça hapis damlarına konuyor.
Muhalefet yapanların tepesine, devletin gücüyle mağduriyet dolusu yağıyor... Ülkenin sosyal barış kan ağlıyor...
Ne var ki, DEMLENME siyasetinin gündemine su taşıyanlar, aynen bir pembe hayal dünyasında... Hem de her zaman diliminde, her ağızlarını açtıklarında: " BİZ BİR TÜRKİYE PARTİSİYİZ " dedikleri halde!..
Mademki Türkiye Partisi: Öyleyse önce adaletin tarafsız olmasını isteyin!..
Öyleyse Muhalefete karşı yürütülen, şu kin, intikam ve hesaplaşma siyasetine nokta koydurun.
Bu milletin, seçimlerdeki geçici emaneti olan devletimizin gücünü, siyasal iktidarın değil, milletin emrine sokun. Çünkü bu ülkeye bağımsız yargı, özgür medya ve çağdaş bir demokrasi gelmedikçe, hiç bir AÇILIM gelmez!..
Bu millete: Adaleti, demokrasiyi ve sosyal barışı çok görüp, haftanın her günü muhalif siyasetle muhalif her kesime; gözaltı, tutuklama ve hapis damı korkusu salınırken, ne AÇILIM olur, ne de ÇÖZÜM!..
Kimse kimseyi kandırmasın!..
Kimse bu milletin aklıyla alay ederek, nice siyasal demlenmelerden medet ummasın!.. ADALET VE DEMOKRASİNİN BUHARLAŞTIĞİ BU ÜLKEDE, KİMSE BU MİLLETİN AKILYLA ALAY EDEREK; YERSİZ, ZAMANSIZ VE DE İÇİ BOŞ GÜNDEMLERDEN DEMLENMESİN! ÇÜNKÜ HEM İNSANLIĞA HEM DE YURTTAŞLIĞA ÇOK YAZIK!..
Çünkü zaman: Bir siyasal DEMLENME zamanı değil...
Çünkü zaman: Başta adalet, demokrasi ve yoksulluk olmak üzere, her alanda inim inim inleyen milletimize ÇÖZÜM arama zamanıdır!
İşte gerçek bir ÇÖZÜM, işte gerçek bir AÇILIM!..
Tam da milletin beklediği...