İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sanıkların "devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etme" suçunu işledikleri öne sürülüyor.
Özkan'dan Cezaevi Mektubu: "Bilimsel Mütalaa İddiaları Çökertti"
Kandıra F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Necati Özkan, kaleme aldığı mektupta kendisine yöneltilen suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve gerçeklerin çarpıtıldığını savundu. Özkan, avukatları aracılığıyla aldırdığı uzman mütalaasının, "casusluk" iddiasını bilimsel olarak çürüttüğünü belirtti.
"Polonyalı ve Ukraynalı Hackerlar Yaptı"
Özkan, mektubunda Halk TV'nin haberine göre iddianamede yer alan verilerin kaynağına dair çarpıcı bir detay paylaştı. İddia edilen veri sızıntısının kendileriyle bir ilgisi olmadığını belirten Özkan, "Uzman mütalaası, o e-posta ve şifrelerin Polonyalı ve Ukraynalı iki hacker tarafından 2008 ve 2016 yıllarında derlendiğini ortaya koyuyor. Bu hackerlar zaten tutuklandı" ifadelerini kullandı.
"12 Bin Siteden Sızan Veriler"
Özkan, söz konusu verilerin İBB'nin sistemlerinden değil, çalışanların üye olduğu üçüncü taraf internet sitelerinden (MySpace, LinkedIn vb.) sızdırıldığını vurguladı. Mektupta şu bilgilere yer verildi:
"Ele geçirilen e-postalar sadece İBB çalışanlarına ait değil. TBMM, Adalet Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, MEB ve TÜBİTAK gibi 57 devlet kurumu dahil, 12 binden fazla web sitesinden derlenen ve toplamda 772 milyon kullanıcının bilgilerinin yer aldığı 'Collection #1' isimli devasa veri sızıntısının bir parçasıdır."
"Seçim Manipülasyonu İddiası Safsata"
İddianamede, 23 Haziran 2019 seçimlerinin dijital manipülasyonla kazanıldığı yönündeki suçlamalara da değinen Özkan, bunun teknik olarak imkansız olduğunu belirtti. Özkan, "Devletin tüm imkanlarına sahip olan taraf manipülasyon yapamazken, bizim amatör bir sosyal medya analiziyle bunu yaptığımızı iddia etmek mantık dışıdır. Uzman mütalaası, 2019'da böyle bir teknolojik altyapının mümkün olmadığını kanıtlıyor" dedi.
"Seçim Kazanmak Suç Değildir"
Mektubunu, davanın siyasi saiklerle açıldığını belirterek sonlandıran Özkan, "Profesyonelce seçim kampanyası yönetmek ve seçim kazanmak suç değildir. Bu iddianame suç ve suçlu yaratmak amacıyla yazılmış hukuksuz bir metindir" değerlendirmesinde bulundu.