banner246
24 Temmuz 2020 Cuma 18:50
Gerçekten UFO’lar bizimle evreni mi paylaşıyor? Yoksa amaç başka mı?

Bugüne kadar UFO’larla ilgili belge ve bilgileri güvenlik sorunu olarak gören ABD’de son günlerde bu belgeler ve bilgilerin üzerindeki gizliliğin kaldırılması yönünde taleplerin toplumun önemli kesimleri tarafından yüksek sesle dile getirilmesi dikkatleri tekrar UFO’lar var mı, yok mu tartışmalarına yöneltti. Ayrıca, Neden şimdi? sorusunu da beraberinde getirdi.

İnsanlığın en büyük sorularından biri şüphesiz evrende yalnız olup olmadığımızdır. İnsanlık bununla ilgili haberlere büyük ilgi göstermektetdir. Tarihte ilk defa belki bu sorunun cevabına yaklaşmış görünmekteyiz. Birçok ülke artık UFO konusunda ellerindeki bilgileri yavaş yavaş kamuoyuyla paylaşıyor. Bundan dolayı son yıllarda UFO konusu birkaç defa gündeme gelip durdu. En büyük olayda ABD donanmasının gizliliği kaldırılmış UFO görüntüleriydi.Belli ki ABD’de başta olmak üzere birileri bu konuda tutum değiştirdi. Tabi bununla birlikte “Neden?” ve “neden şimdi?” soruları da akla geliyor. Bu yazımda siz değerli okurlarım için biraz bu soruları irdeleyip yeni gelişmeler aktarmak istiyorum. Çünkü son günlerde UFO konusunda yine ilginç olaylar oluyor.

UFO’lar ile ilgili belgelerin gizliliği kaldırılıyor mu?

ABD’de son yıllardaki UFO konusunda şeffaflaşma sürecinin arkasında “ToThe Stars AcademyOf Arts&Siences” yani Yıldızlara Giden Sanat ve Bilim Akademisi olduğu anlaşılmakta. Kısaltması TTSA olan bu organizasyonu eski ABD Savunma Bakanlığı İstihbarattan Sorumlu Müsteşar Cristopher Mellon, eski ATTIP  (Pentagon’un UFO tanımlama Programı) Müdürü Luis Elizondo, eski CIA ajanıJimSemivan, Pentagon’un savunma alanlarında bilim adamı fizikçi Dr. Hal Puthoffve müzisyen TomDeLonge tarafından kuruldu. TTSA,ABD donanmasından sızan UFO videolarından ve pilotlarının bu konuda verdikleri mülakatların organizatörü olarak görülmektedir. TTSA’nin hala Pentagon’la işbirliği anlaşması bulunmaktadır. Bu işbirliğinin içeriği gizlidir. Bilinen şudur; Günümüzde UFO konusunun tekrar gündeme gelmesinde vegizliliğin kaldırılması için en büyük lobici faaliyetleri bu grup üstlenmiştir. ABD, History kanalında büyük ses getiren “Unidentified”adındaki UFO belgeselinin de yapımcısıdır. Grubun en önde yüzü olarakmüzisyen TomDeLonge görünmektedir. Zaten kendisi olmasaydı bu organizasyon üyeleri sebebiyle toplum nezdinde bir istihbarat organizasyonu olarak kolaylıkla damgalanabilirdi. Şimdilik DeLonge’unvarlığı bu şüpheyi dağıtmaya yetmiştir. TTSA’nin dikkat çeken bir yönü UFO konusunu bir güvenlik sorunu olarak göstermesidir. Zaten ABD’de miletvekililerinin kamuoyuna beyanatlarında UFO konusu bir güvenlik sorunu olarak işlenmektedir. Diğer taraftan son aldığımız duyumlara göre Pentagon yılda iki kez gelişmelerle ilgili kamuoyuna açıklamalarda bulanacağını açıkladı.

‘Tüm bilgiler Trump onaylarsa kamuoyuyla paylaşılabilir’

Senato İstihbarat Komisyon Başkanı Marco Rubio, televizyona verdiği bir mülakatta UFO’lara askeri tesislerin ve tatbikat alanlarının üstünde sık sık rastlamakta olduğunu ifade etti. Ayrıca bu UFO’ların orijinini bilmediklerini itiraf etti. Yine aynı komisyonun bir başka üyesi Richard Blumenthal da ABD halkının uzaydaki çok büyük tehlikenin gizlilik sebebiyle farkında olamadığını bildirdi. Bununla birlikte Senato İstihbarat Komisyonu üyeleri hükümetten 180 gün içerisinde UFO konusunda ellerindeki bütün bilgileri gizlilik derecelendirmesi olmadan detaylı bir şekilde raporlanmasını istediler. Bu istek ancak Başkan Trump’ın onayıyla gerçekleşebilir, eğer kendisi imzalarsa gizlilik değerlendirmesi olmadığı için bütün kamuoyu da okuyabilecekmiş.

Roswell kasabasında gerçekten ne oldu?

ABD Başkanı Trump babalar günü sebebiyle oğluna bir televizyon söyleşisi verdi. Bu söyleşide Trump, Roswell kasabası olayı için “bildiğimi söylemeyeceğim ama çok ilginç” dedi. Ayrıca Roswell konusunda gizliliği kaldırıp kaldırmama konusunda düşünmesi gerektiğini ifade etti. Peki, ‘RoswellUFO Vakası’ diye bilinen olay nedir? 8 Temmuz 1947’de Roswell kasabası yakınlarında kasabanın şerifi anlam veremedikleri bir cismin bir çiftliğe düşmüş olduğunu Binbaşı Marcel’e bildirmiş. Bunun üzere Binbaşı emrindeki bölükle beraber olay yerine intikal edip düşen cismi 51. Bölge diye bilinen üsse getirmiş. İlk başta bu haberi doğrulayan ABD silahlı kuvvetleri daha sonra olayı düşen bir meteoroloji balonu diye yalanlamıştı. Ancak Bu olaylarda görevli olan Teğmen Walter Haut daha sonra ölüm döşeğinde Roswell’de bir UFO ve uzaylı cesetler ele geçirildiğini itiraf etmişti.

En son gelişme de23 Temmuzda New York Times gazetesinde yeni bir UFO yazısı olmuştur. Bu UFO yazısındaPentagon’un UFO programı ATTIP’in danışmanı astrofizikçi Eric W. Davis kendisinin Senatonun Askeri Komisyonu’na ve Savunma Bakanlığının bazı birimlerini konuyla ilgili bilgilendirdiğini ifade etti. Davis ayrıca bazı egzotik malzemeler üzerine deneyler yaptıklarını ama bu malzemelerin ne kökenini bulabildiklerini, nede kendileri tarafından üretildiğini söyledi. Ayrıca gazeteye konuşan Senato eski Demokrat Parti Grup Başkanı Harry Reid deyaptığı araştırmalarına dayanarak ellerinde bir takım malzemelerin olduğunu iddia etti. Kendisi ele geçirilmiş bu tür malzemelerin ve düşmüş UFO’ların bilgilerinin kamuoyuna verilmesi gerektiğini söyledi.

‘Oysa ekonomik krizin olacağı pandemi öncesinde hissedilmişti’

Yazımızın başında sormuştuk neden şimdi? Burada,Kent Yaşam gazetesinde bir yazı dizisinde Neo Liberal kapitalist sistemin ciddi anlamda bocaladığı konusunu işlemiştim. Son yıllarda ancak akıl almaz borçlanmayla dünya ekonomisinin ayakta durabildiğini ifade etmiştim. Birçok önemli ekonomistin Corona Pandemisi daha gelmeden büyük bir finansal kriz tehlikesinin var olduğunu ifade ettiğini anlatmıştım. Örneğin 2008 krizini ön gören analist Jesse Colombo da yeni ve daha büyük bir finansal krizin gelmekte olduğunu ifade etmişti. Colombo şimdi ironik bir şekilde insanlar bu krizin Corona virüsü sebebiyle gerçekleştiğini zannettiğini söylüyor. Colombo, uyarılarında Corona’nın balonu patlatan iğne olduğunu görmek gerektiği konusunu dile getirdi. Evet, doğanın zamanlaması gerçekten çok ilginç. Pandemi olmadan dünya büyük bir ekonomik krize girseydi muhtemelen dünyadaki mevcut ekonomi sistemi kitleler tarafından sorgulanırdı. Daha önceki yazılarımda böyle büyük bir krizin aynı zamanda bir sistem ve değerler krizine de yol açabileceği konusunda uyarmıştım. Bu dengesizlikten dünyayı ancak sosyal demokrasinin çıkarabileceğini ifade etmiştim.

‘Her şey NaomiKlein’in ‘Şok Doktrini’ni’ hatırlatıyor’

Peki, dönelim UFO konusunda  “Neden Şimdi” sorusuna. Acaba diyorum, acaba büyük bir gündem değiştirmeye mi ihtiyaç duyulmakta? Ekonomik kriz zamanlarında korku ve güvenlik kaygısı kitleleri kontrol etmek için bir araç haline gelebiliyor. Güvenlik gerekçesiyle topluma birçok şeyi kabul ettirip dayatabilirsiniz. Acaba diyorum bütün bu olayların bir maksadı mı var? Bunlar bana NaomiKlein’in Şok Doktrini’ni çağrıştırmaktadır.  Bilmeyenler için çok kısa özetlersem NaomiKlein’in Şok Doktrini, Neoliberal politikaların uygulanabilmesi için öncül bir şok gerektiği, insanların ancak bu şekilde bu acı reçeteyi kabul edebileceğini savunan ve çeşitli örneklerle gösteren bir tezdir.

‘Gerçekten UFO’lar varsa’

Uzaylıların varlığı bir şekilde kanıtlanırsa insanlar için daha büyük bir şok düşünemiyorum. Tarihte görülmemiş bir sorgulama olacağı kesin.İnanç sistemlerinden tutunda bilimsel tezlerimize kadar her şey yeniden değerlendirilecek. Ayrıca globalleşme için muazzam yeni bir gerekçe sunulmuş olacak. Dünyayı birleştirmek için en büyük gerekçe oluşmuş olacak.

Gerekçe nedir, yüzde yüz bilemeyiz ama en azından UFO şeffaflaşmasının daha önce değil de neden şimdi gerçekleştiği konusunda motivasyonu sorgulayabiliriz. Ne olursa olsun UFO konusunda gerçeklerin yavaş yavaş gün yüzüne çıkması bence sevindirici bir şey. Belki de İnsanlığın evrende yalnız olup olmadığı sorusuna cevap yakındır…


Son Güncelleme: 24.07.2020 19:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner272