banner246
Sumeyra Dugan
Sumeyra Dugan
25 Kasım 2020 Çarşamba 14:13
ŞAMİL AYRIM ; “KENDİNİZİ HAZIRLAYIN”

Bu haftadan itibaren her hafta bir İstanbul milletvekilini Yaşam Medya Grubu’nda misafir edip, söyleşi yapmayı planlıyoruz. İlk konuğumuz Üçüncü Bölge Milletvekili Ak Partili Şamil Ayrım oldu. Gazetemizin Kurucusu Celal Karaali'nin sorularını yanıtlayan Ayrım, aynı zamanda Türkiye Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkan.  Şamil Ayrım ile deprem, Kanal İstanbul, İstanbul’un yönetimi gibi konuların yanı sıra özgürlüğüne kavuşan Karabağ’ın imar ve ihyası üzerine konuştuk.

Şehrimizin Milletvekili Şamil Ayrım Türkiye Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı sıfatıyla İstanbullu iş insanlarına çağrıda bulundu.

Karabağ’da yerleşime hazırlık yapılmadan önce bölgenin Ermeniler’in çekilirken döşedikleri mayınlardan temizlenmesi gerektiğini belirten Şamil Ayrım; “O verimli araziler aşağı yukarı 27 sendir sürülmemiş. Şuana kadar bir mahsul elde edilememiş. Şimdi Azerbaycan diyor ki; en süratli şekilde yolumu açacağım. Fuzuli’den Şuşa’ya giden yolu başlattılar. Şöyle bir şey var. Uluslararası hukuka göre Azerbaycan’ın ciddi bir tazminat hakkı var. Bu topraklar işgale uğradığında Azerbaycan’ın elinde bir takım veriler vardı. Şu kadar konut, şu kadar ev, şu kadar cami, kütüphane, altyapısı doğalgazı boru hatları, elektrik santralleri falan. Bunların 28 yıl evvelki envanteri var. Uluslararası gözlemciler gelip bunu da tespit edecekler. Burada Azerbaycan’ın ciddi bir tazminat hakkı doğuyor.

Karabağ’ın imar ve ihyası söz konusu. Burada Azerbaycan kendi imkanları ile çabalayacak ama Türk Devleti’nin Türk iş adamlarının Azerbaycan’ın yanında olması çok önemli. Bu projelerin büyük bir kısmı Türk İş Adamları ile Azerbaycan birlikte yapacaklar, görünen o. Ben buradan özellikle bölgede iş yapan Türk hemşerilerimize ve İstanbullu İş adamı hemşerilerime çağrım şu: Kendinizi bu pozisyona hazırlayın. Dünya’nın pandemi ile mücadele ettiği sıkıntılı bir dönemde geçtiği bir süreçte böyle bir imkan karşımıza çıkıyor. Türkiye Cumhuriyetinin deneyimli inşaat şirketleri iş adamları tedarikçileri burada çok önemli rol alacaktır. Bunu görüyoruz. Buna Azerbaycan hükümeti de Türkiye hükümeti de hazır. Bunun şartlarını önümüzdeki günlerde yetkililer açıklarlar. Herkesin hazırlıklı olması lazım. “ dedi.

“ÖNEMLİ OLAN İSTANBUL’A HİZMET GELMESİ”

Son yapılan seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve bazı ilçe belediyelerin Ak Parti tarafından kaybedilmesi nedeniyle kamuoyunda “Ak Parti artık İstanbul’u kaybettiğine göre bu iktidarın sonu geldi” şeklinde algının oluştuğunu hatırlattığımız Ayrım şöyle değerlendirme de bulundu. “ Tabi eğer demokrasiye inanıyorsak biz bu ülkenin bir vatandaşı isek seçimler kazanılır da kaybedilir de; dünyanın sonu değil. Geçmişe baktığınız zaman Demokrat Parti iktidarları, Adalet Partisi iktidarları vardı. Rahmetli Özal’ın kurduğu Anavatan Partisi’nin yüzde 5’lere düştüğü, Ecevit’in kurmuş olduğu demokratik Sol Parti’nin yüzde 23’lerden yüzde 1’lere düştüğünü yaşadık gördük. İstanbul’da 39 belediyenin 24’ünü Ak Parti, 1’ini MHP, 14’ünü de CHP aldı. Tabi önemli olan İstanbul’a hizmetin gelmesi İstanbul’da hizmetin aksamaması. Kimilerine göre 18 milyon, kimine göre 19 milyon nüfusun yaşadığı bir kent.” Şeklinde konuştu.

“ BIRAKIN KENDİ İŞİNİ YAPSIN”

Seçimlerin güç değil hizmet yarışı olduğuna vurgu yapan Ayrım İmamoğlu şahsında İstanbul’a kötülük yapıldığını ifade etti.

“ Uzun yıllar kamuda genel müdürlük yaptım. Disiplin içinde bir hayatımız oldu. Bunu bürokraside de siyasette de böyle yaptım. Bir belediyeyi yönetecek insan seçildiği zaman ilk önce kendi işine odaklanması lazım. Disiplinli olması lazım. Ama İstanbul’da Büyükşehir ile ilgili çok sansasyonlar yapıldı. İşte seçilen belediye başkanı arkadaş için yok Cumhurbaşkanlığı’na aday, yok rakip falan, dediler. Bırakın insan kendi işini yapsın. Bu bana göre çok yanlış bir şeydi. Hem o işi yapacak kişi adına, hem de İstanbullular adına. Düşünebiliyor musunuz seçimden bu yana 1 buçuk sene geçti. Bakıyorsunuz her gün sayın İmamoğlu’nu yarışın içine sokacak gündeme getirme hadiseleri oluyor. Bunu yanlış buluyorum. Böyle olduğu zaman projeleri göremiyoruz. İstanbul milletvekili olarak ben ne yapıyor gerçekten bilemiyorum. Nedir İstanbul’daki en önemli sorun ulaşım. Binali Bey’de adayken O’na sormuştum. İstanbul’un trafik sorununu nasıl halledeceksiniz? Diye. Bana şunu söylemişti. ‘Yüzde 20-25 halledebiliriz. Düzenli bir akış olur.’ Gerçekçi olmak lazım. İstanbul’da bir metro ağı oluşuyor. Bu şekilde mega kentlerde toplu ulaşım için metro şart. Gidip Londra’ya, Pekin’e Moskova’ya baksanız yıllar evvel halletmişler. Azerbaycan’ın Bakü kenti 4 milyonluk nüfusu olan bir kent. Orada bile 70’li yıllarda metro yapılmış. Dolayısıyla metroya kimsenin itirazı olamaz. Bu metrolarda tamamlandığı zaman İstanbul’da bir rahatlama olacaktır. İstanbul Havaalanı açıldı. Geçen gün Mecidiyeköy, Yenibosna, Mahmutbey hattı açıldı. Oradan da yeni havaalanına uzayacak bu. Baktığınızda CHP’nin belediyelerinde de başarılı hizmetler yapan var. Bizim Ak Parti’nin belediyelerinde de keza öyle. Belediye başkanlığı hakikaten çok zor. İstanbul’da Ak Parti belediyecilikte çıtayı çok yüksek tutmuş. 70’den 70’e vatandaş belediye başkanlarının kapısında. Yaşlı olan gidiyor engelli olan gidiyor. İş bulmak isteyen gidiyor. Kadınlarımız gençlerimiz gidiyor. Belediyeler artık çok güzel hizmetler yapıyor. Ben burada iktidar muhalefet ayırmak istemiyorum. Bazı şeyleri birbirlerinden alıyorlar. Onu nasıl daha iyi hale getirelim çabası içindeler. Burada problem yok. Asıl problem; şuanda muhalefetin şikayet ettiği konu. Buraya devlet yeteri kadar hizmet getirmiyor imkanları kısıtlıyor söylemi. Şimdi ben bunu da yanlış buluyorum. Bu bir diyalog meselesi. Bu diyalogu sağlamak lazım. “ diye konuştu.

“BİR AN EVVEL BU İŞİN HALLEDİLMESİ LAZIM”

Beklenen İstanbul depremi hakkındaki görüşlerini açıklarken 1999’daki depremde milletvekili olduğunu hatırlatan Ayrım, “ Deprem sabahı İstanbul’a gelip önce seçim bölgem olan üçüncü bölgedeki binaların ve insanların durumunu çok yakından gördüm. Avcılar’daki yıkımları gördüm. İnsanların nasıl perişan olduğunu, ölüm hadiselerine yakından şahit oldum. O günden bugüne geçen süre içinde iktidarlar bir takım çalışmalar yaptı. Tabi önemli olan bugünkü nokta konuya hakim miyiz? Olası bir depremle ilgili bilim adamların ortaya koyduğu raporlar gerçekten iyi değerlendirildi mi? Bununla ilgili dahil devletin aldığı pozisyonlar nedir? iç işleri bakanlığı, çevre ve şehircilik bakanlığı, belediyelerin çok ciddi çalışmaları var. Benim gördüğüm kadarıyla çok ciddi bir şekilde işin üzerindeler. Bakanlığın Büyükşehir’in raporlarına, Büyükşehir’inde bakanlığın raporlarına ters bakması düşünülemez. Esenyurt, Silivri, Bakırköy Avcılar, Zeytinburnu, Fatih Güngören, Bağcılar, Küçükçekmece binalardan dolayı kaynaklanan risklerin yüksek olduğu bölgeler. Esenler’de bildiğim kadarıyla kentsel dönüşüm çalışması başladı. Güngören’de ufak çapta da olsa bir kentsel dönüşüm çalışması başlatıldı. Bunların tabi çok süratli yapılması lazım. Bekleyelim deprem gelsin, bir sürü can alsın. Ondan sonra başlayalım şeklinde olmaz.

Depremden sonraki kurtarma hadiselerinde çok başarılıyız. Tecrübe kazandık. İnsanları yetiştirdik. Ekip halinde çalışma ruhu ortaya çıktı. Enkaza yüklenmemeyi öğrendik. Bu farklı bir deneyim. Eksiğimiz ne? Deprem olmadan bu tedbirleri almak. Burada ciddi eksiğimiz var. Bir an evvel kentsel dönüşüm veya başka yöntemlerle bu işin halledilmesi lazım. İnsanlarımızın rızası alınması lazım. Benim 100 metrekare evim var. 100 metrekare isterim diyor. Uygulamada 75 metre oluyor -800 metre oluyor. O konuda mağduriyete yol açmıyorsa asgari ölçüde razı olması lazım. Gönül rızasıyla bu işin olmasını parti olarak önemsiyoruz. Siz bir yere bir şekilde konmuşsunuz. Yıllar sonra oarada bir uygulama olacağı zaman hastanesi, okulu camisi, parkları yapılacak. İster istemez daireniz küçülüyor. Fakat sizin konutunuz yenilendiği zaman hem yaşantınızın hem konutunuzun değeri artacak. Bunu görmek lazım.” Dedi.

“İCAP EDERSE KAYNAK AKTARILIR”

Bu deprem hadisesinde canlar kaybettiğimizi hükümetin buna kaynak ayırmaması düşünülemeyeceğini ifade eden Ayrım, muhalefetin deprem ile Kanal İstanbul arasında bağlantı kurmasının yanlış olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“ Kanal İstanbul 2011 yılında ortaya atılmış bir proje. Şuanda devam ediyor. Bakalım ne olacak. Daha hukuki altyapısı var. Belki istimlaklar çıkacak. Daha proje konuşulma safhasında. Ak Parti o projeden vazgeçer mi? Vazgeçmez. Ama o projenin başlangıcı ne zaman olur? Önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bunun parasal konusu ile depremi karıştırmamak lazım. Yani Allah göstermesin öyle bir durumda herhalde ülkeyi yöneten iktidarda bakar bizim buraya daha fazla kaynak aktarmamız lazım. İcap ederse oradaki kaynaktan buraya aktarılır. Kaldı ki finansman yapısı konuşulacak proje ile ilgili detaylar konuşulacak. Muhalefet oradan bir gedik bularak Tayyip Erdoğan’ı nasıl götürürümün hesabı içerisinde. Kanal İstanbul mega bir proje. Uluslararası bir proje. Bütün altyapısının bilimsel çalışmalarının yapıldığına yönelik raporlar var. Burada bir sürü mühendis ve bilim adamı rapor hazırladı. Türkiye’nin bu konuda çok fazla yetişmiş insanı var, değerlendirecekler. Tartışılacak yanlış olan yönleri varsa düzeltilir. O proje ayrı. Bizim burada gündemde olan deprem konusunda hükümetimizin gerekli olan her şeyi yapacağına inanıyorum.” Şeklinde görüşlerini ifade etti.


Son Güncelleme: 27.11.2020 22:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner272