<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yaşam Gazetesi</title>
    <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr</link>
    <description>Dünya, Türkiye ve İstanbul'da kamuoyunu yüksek derecede etkileyen son dakika güncel haberleri İstanbul'un ilk ve tek kent gazetesi olan web sitemizde bulabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 08 Jun 2026 07:14:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Schengen’de ‘Yazılım’ ve ‘Karaborsa’ Alarmı: 5 Ülkenin Büyükelçiliğinden Peş Peşe Hamleler!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/schengende-yazilim-ve-karaborsa-alarmi-5-ulkenin-buyukelciliginden-pes-pese-hamleler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/schengende-yazilim-ve-karaborsa-alarmi-5-ulkenin-buyukelciliginden-pes-pese-hamleler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa ülkelerinin Ankara büyükelçilikleri, Schengen vizesi randevularının özel bot yazılımlarla kapatılıp karaborsada fahiş fiyatlarla satıldığı iddiaları üzerine harekete geçti. Resmi dış temsilcilikler, başvuru sahiplerini yetkisiz aracılara para kaptırmamaları konusunda sert bir dille uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de son dönemde kronikleşen Schengen vizesi krizi, bu kez "bot yazılımlarla randevu stoklama" iddialarıyla diplomatik misyonların birinci gündem maddesi haline geldi. <strong>NEFES gazetesinden Haşim Kılıç'ın haberine göre;</strong> Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve Avusturya büyükelçilikleri, randevuların manipüle edilerek suiistimal edilmesi iddialarını yakın takibe aldı.</p>

<p>İşte 5 ülkenin karaborsa iddialarına karşı aldığı önlemler ve resmi açıklamaları:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Büyükelçiliklerin Karaborsa Önlemleri ve Yol Haritası</h2>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Almanya: "Bekleme Listesi" Dönemi Başladı</strong> Suiistimallerin önüne geçmek için yeni bir güvenlik duvarı ören Almanya Büyükelçiliği, randevu taleplerinde doğrudan "bekleme listesi" sistemine geçiş yapıldığını duyurdu. Bu sayede aracı kurumların toplu rezervasyon yapmasının engellendiğini belirten elçilik, tek yetkili resmi ortağın <strong>iDATA</strong> olduğunu hatırlatarak, üçüncü şahısların pahalı hizmetlerinden uzak durulması çağrısında bulundu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Belçika: "Aracılara Para Kaptırmak Boşa Harcanmış Paradır"</strong> Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, kendi sistemlerinde botlarla randevu alınması gibi bir açığın bulunmadığını vurguladı. Resmi partnerleri <strong>VFS Global</strong> haricindeki hiçbir acenteyi yetkilendirmediklerini belirten Büyükelçi, <em>"Bu tarz gayriresmi aracıları kullanmamanızı tavsiye ederim; çünkü bunun hiçbir faydası yok, tamamen boşa harcanmış para. En doğrusu doğrudan kendinizin VFS'ye gidip başvurmasıdır"</em> dedi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hollanda: Avrupa Komisyonu’nun Soruşturmasını Destekliyor</strong> Potansiyel usulsüzlük raporlarını son derece ciddiye aldıklarını belirten Hollanda Büyükelçiliği, aynı dış hizmet sağlayıcıyı kullanan diğer Schengen ülkeleriyle istişare halinde olduklarını bildirdi. Elçilik, Avrupa Komisyonu tarafından konuyla ilgili başlatılan resmi soruşturmayı memnuniyetle karşıladıklarını ve buradan çıkacak bulguları vize ortaklarıyla yürüttükleri sürece dahil edeceklerini açıkladı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avusturya: Sadece "Gerçek Kişiler" Randevu Alabilecek</strong> Avusturya’nın Ankara Büyükelçisi Gabriele Juen, Türkiye’deki tüm vize operasyonlarını yürüten İstanbul Başkonsolosluğu’nda sadece gerçek kişilerin randevu alabilmesini teminat altına alacak özel teknik önlemler devreye soktuklarını açıkladı. Juen, başvuru sahiplerine vize şirketlerinden kesinlikle uzak durmaları uyarısını yineledi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fransa: Konu Çok Yönlü İnceleniyor</strong> Fransa Büyükelçiliği de randevu sistemine yönelik iddiaların farkında olduklarını, konunun detaylı bir şekilde incelendiğini ve önümüzdeki süreçte gerekli değerlendirmelerin yapılacağını aktardı.</p>
 </li>
</ul>

<blockquote>
<p><strong>Haber Kaynağı:</strong> Haşim Kılıç / NEFES Gazetesi</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/schengende-yazilim-ve-karaborsa-alarmi-5-ulkenin-buyukelciliginden-pes-pese-hamleler</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/06/schengende-yazilim-ve-karaborsa-alarmi-5-ulkenin-buyukelciliginden-pes-pese-hamleler.jpg" type="image/jpeg" length="43714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[G20'de Enflasyon Zirvesi Değişti: Türkiye, Arjantin'i Geçerek İlk Sıraya Yerleşti!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/g20de-enflasyon-zirvesi-degisti-turkiye-arjantini-gecerek-ilk-siraya-yerlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/g20de-enflasyon-zirvesi-degisti-turkiye-arjantini-gecerek-ilk-siraya-yerlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ekonominin en büyük güçlerini barındıran G20 ülkeleri arasında enflasyon sıralamasında kritik bir değişim yaşandı. Son verilere göre Türkiye, uzun süredir zirvede yer alan Arjantin'i geride bırakarak en yüksek enflasyona sahip G20 ülkesi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Makroekonomik veriler doğrultusunda yapılan son incelemeler, küresel ölçekte enflasyon baskısıyla mücadele eden ülkeler arasında dikkat çekici bir yer değişikliğini ortaya koydu. G20 (Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler) grubu içinde yapılan son değerlendirmede, Türkiye enflasyon liginde en üst sıraya tırmandı.</p>

<h2>Zirvede Yer Değişikliği</h2>

<p>Uzun süredir yüksek enflasyon oranlarıyla dünya gündeminin ilk sıralarında yer alan Arjantin, G20 ligindeki liderliğini Türkiye'ye kaptırdı. Yaşanan bu gelişmeyle birlikte Türkiye, G20 grubu içerisinde fiyat artış hızının en yüksek olduğu ülke konumuna yükselerek gruptaki diğer ekonomilerden negatif ayrıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıralamada Türkiye'nin ardından ikinci sıraya gerileyen Arjantin'i, jeopolitik ve ekonomik gerilimlerin odağındaki Rusya takip etti.</p>

<h2>G20 Enflasyon Liginde İlk 6 Sıra</h2>

<p>Verilen güncel veriler doğrultusunda G20 ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ilk 6 ülke şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1. Türkiye</strong> (Zirvenin yeni sahibi)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2. Arjantin</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3. Rusya</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4. Meksika</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>5. Brezilya</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>6. Hindistan</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Gelişmekte olan ekonomilerin ağırlıkta olduğu listenin üçüncü sırasında Rusya yer alırken, Latin Amerika ülkelerinden Meksika dördüncü, Brezilya ise beşinci sırada kendine yer buldu. Listenin altıncı sırasında ise Asya'nın en büyük pazarlarından biri olan Hindistan yer aldı. Türkiye'nin bu grupta ilk sıraya yerleşmesi, makroekonomik istikrar ve enflasyonla mücadele grafiklerinde haftanın en çok konuşulan başlıklarından biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/g20de-enflasyon-zirvesi-degisti-turkiye-arjantini-gecerek-ilk-siraya-yerlesti</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/06/g20de-enflasyon-zirvesi-degisti-turkiye-arjantini-gecerek-ilk-siraya-yerlesti.jpg" type="image/jpeg" length="84786"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karakoyunlu’dan Bakanlığa Iğdır Çağrısı: "Türk Dünyasının Kapısı Felç Oldu"]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/karakoyunludan-bakanliga-igdir-cagrisi-turk-dunyasinin-kapisi-felc-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/karakoyunludan-bakanliga-igdir-cagrisi-turk-dunyasinin-kapisi-felc-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği (İSTAD) Başkanı Sefer Karakoyunlu, yayımladığı kapsamlı basın açıklamasıyla Iğdır’ın kronikleşen ulaşım sorunlarını sert bir dille eleştirdi. Iğdır’ın sıradan bir sınır şehri olmadığını, Türk dünyasına açılan stratejik bir kapı olduğunu vurgulayan Karakoyunlu, fahiş uçak bileti fiyatları ve yetersiz sefer sayıları nedeniyle vatandaşların ve gurbetçilerin büyük bir mağduriyet yaşadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözlerin Zengezur Koridoru’na ve Türk dünyasının entegrasyonuna çevrildiği bir dönemde, koridorun Türkiye’deki ilk durağı olan Iğdır, havayolu ulaşımında adeta bir darboğaz yaşıyor. İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu, daha önce de bu konuya dikkat çekerek yetkilileri göreve davet ettiklerini ancak aradan geçen süre zarfında hiçbir somut adım atılmadığı gibi mağduriyetlerin katlanarak arttığını ifade etti.</p>

<h2>GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN BİR ASIRLIK STRATEJİK VİZYONU</h2>

<p>Karakoyunlu, açıklamasına Iğdır’ın tarihsel ve jeopolitik önemini hatırlatarak başladı. Bugün Türk dünyasını birbirine bağlayacak olan Zengezur Koridoru konuşulabiliyorsa, bunun temelinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlü devlet anlayışının yattığını belirten İSTAD Başkanı, tarihi süreci şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"1932 yılına kadar Türkiye'nin Azerbaycan ile doğrudan bir kara bağlantısı bulunmamaktaydı. Atatürk'ün büyük girişimleri sonucunda Türkiye ile İran arasında yapılan sınır düzenlemesiyle Dilucu bölgesi topraklarımıza katılmış, buna karşılık Van'ın Kotur bölgesi İran'a bırakılmıştır. Bu stratejik hamle sayesinde Türkiye; Nahçıvan üzerinden Azerbaycan ve Türk Dünyası ile doğrudan temas kurma imkânı elde etmiştir. Bugün bu kapının önemi Zengezur Koridoru ile her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır."</p>

<h2>"ALMANYA’YA GİTMEK IĞDIR’A GİTMEKTEN DAHA UCUZ!"</h2>

<p>Ulaşım hatlarındaki ihmallerin sosyal adalet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade eden Sefer Karakoyunlu, Iğdır uçuşlarındaki fahiş fiyat politikasını çevre illerle ve Avrupa uçuşlarıyla kıyaslayarak çarpıcı rakamlar paylaştı. Karakoyunlu'nun dikkat çektiği bilet fiyatı uçurumu şu şekilde:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Rota / Şehir</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Ortalama Bilet Fiyatı</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Kars</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>4.007 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Van</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>5.239 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Almanya</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>5.253 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Iğdır</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>8.354 TL</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Avrupa'nın birçok noktasına gitmenin Iğdır'a gitmekten daha ekonomik olduğu bu tablonun hiçbir ekonomik gerçeklikle açıklanamayacağını belirten Karakoyunlu; fahiş fiyatların yanı sıra özellikle yaz aylarında gurbetçilerin yoğun talebini karşılayacak koltuk kapasitesinin ve sefer sayısının bulunmadığını, bunun da krizi körüklediğini aktardı. Ayrıca İstanbul ve Ankara haricinde İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerden Iğdır’a direkt uçuş olmamasının çok büyük bir eksiklik olduğunu sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İSTAD’IN ÇÖZÜM İÇİN ACİL BEKLENTİLERİ</h2>

<p>Iğdır’ın daha fazla bekleyecek tahammülü kalmadığını belirten dernek yönetimi, sorunun çözümü için acilen atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı:</p>

<p>· Uçak bileti fiyatlarının derhal makul ve erişilebilir seviyelere çekilmesi,</p>

<p>· Yaz sezonu başta olmak üzere yoğun dönemlerde ivedilikle ek seferlerin planlanması,</p>

<p>· Havalimanı altyapısının güçlendirilerek meteorolojik kaynaklı uçuş iptallerinin en aza indirilmesi,</p>

<p>· İzmir, Antalya ve diğer büyük şehirlerden Iğdır Havalimanı’na doğrudan (direkt) uçuşların başlatılması.</p>

<p><iframe allow="fullscreen" allowfullscreen="" height="478" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://streamable.com/e/7evjjd?" width="848"></iframe></p>

<h2>BAKANLIK VE THY’YE 'TARİHİ SORUMLULUK' ÇAĞRISI</h2>

<p>Açıklamasının sonunda Başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olmak üzere Türk Hava Yolları (THY) ve ilgili tüm kurumlara seslenen Sefer Karakoyunlu, bölgesel kalkınma ve Türk dünyası entegrasyonu konuşulurken Iğdır’ın kendi kaderine terk edilmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Karakoyunlu, yetkililerin yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu:</p>

<p>"Atatürk'ün stratejik bir vizyonla Türkiye'ye kazandırdığı bu kapının sorunları bugün çözülmeyecekse ne zaman çözülmeyecek? Türk Dünyası'na açılan bu stratejik şehir desteklenmeyecekse ne zaman desteklenecek? Vatandaşın ve gurbetçinin sesi duyulmayacaksa ne zaman duyulacak? Çözüm şimdi değilse ne zaman? Unutulmamalıdır ki bu sorun çözüldüğünde kazanan Iğdır, kazanan Türkiye, kazanan tüm Türk dünyası olacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, TÜRKİYE, YEREL, IĞDIR</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/karakoyunludan-bakanliga-igdir-cagrisi-turk-dunyasinin-kapisi-felc-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/06/karakoyunludan-bakanliga-igdir-cagrisi-turk-dunyasinin-kapisi-felc-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="11356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bloomberg'den Çarpıcı İddia: ABD'den Türkiye'ye Seçim Öncesi 'Dolar Swap Hattı' Gelebilir!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/bloombergden-carpici-iddia-abdden-turkiyeye-secim-oncesi-dolar-swap-hatti-gelebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/bloombergden-carpici-iddia-abdden-turkiyeye-secim-oncesi-dolar-swap-hatti-gelebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel piyasaların yakından takip ettiği medya kuruluşu Bloomberg, Türkiye ekonomisinin geleceğine ve ABD ile olan finansal ilişkilere dair dikkat çeken bir habere imza attı. Habere göre, ABD seçimleri öncesinde Trump yönetiminin Türkiye'ye bir dolar swap (para takası) hattı açabileceği öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bloomberg'de yayımlanan ve Jefferies International stratejisti Durukal Gün'ün değerlendirmelerine dayandırılan rapor, finans kulislerinde hareketliliğe neden oldu. Söz konusu iddia, Türkiye ekonomisinin dış finansman ve döviz rezervleri stratejisi açısından kritik bir dönemece işaret ediyor.</p>

<h2>Türk Lirası Üzerindeki Baskıyı Azaltabilir</h2>

<p>Raporda yer alan analizlere göre Jefferies International stratejisti Durukal Gün, ABD'nin seçim döneminden önce Türkiye'ye bir dolar swap hattı sunma ihtimalini masaya yatırdı. Gün'ün değerlendirmelerine göre, Trump yönetiminden gelebilecek böyle güçlü bir finansal destek adımı, Türkiye ekonomisi üzerinde çok yönlü pozitif etkiler yaratma potansiyeline sahip.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olası bir swap hattının piyasalara yansımaları şu şekilde özetleniyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) net döviz rezervlerinin güçlenmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yabancı ve yerli yatırımcının piyasaya duyduğu güvenin artması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmaların ve Türk Lirası üzerindeki baskının hafiflemesi.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Dolarizasyona ve Enflasyon Beklentilerine Fren</h2>

<p>Bloomberg raporunda ayrıca, olası bir swap anlaşmasının sadece kur seviyeleriyle sınırlı kalmayıp, makroekonomik dengelere de doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı.</p>

<p>Rapora göre bu kritik adım; Türkiye'nin kredi risk primini (CDS) düşürerek ülkenin dış borçlanma maliyetlerini aşağı çekebilir. Aynı zamanda piyasalardaki dolarizasyon eğilimini (dolara yönelimi) caydırarak, enflasyon beklentilerini sınırlamaya yönelik çabalara önemli bir ivme kazandırabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/bloombergden-carpici-iddia-abdden-turkiyeye-secim-oncesi-dolar-swap-hatti-gelebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/06/bloombergden-carpici-iddia-a-b-dden-turkiyeye-secim-oncesi-dolar-swap-hatti-gelebilir.jpg" type="image/jpeg" length="29946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de Sıcak Gece: Türkiye Rotasındaki Ticari Gemiye Rus İHA'larından Saldırı]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/karadenizde-sicak-gece-turkiye-rotasindaki-ticari-gemiye-rus-ihalarindan-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/karadenizde-sicak-gece-turkiye-rotasindaki-ticari-gemiye-rus-ihalarindan-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın Odessa bölgesinden demir alarak Türkiye'ye doğru seyreden bir ticari kuru yük gemisi, Karadeniz sularında Rusya'ya ait kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) hedefi oldu. Gemide çıkan büyük yangının ardından Ukrayna donanması duruma müdahale ederek iki yaralı mürettebatı kurtardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş, Karadeniz'deki sivil deniz trafiğini ve küresel ticareti tehdit etmeyi sürdürüyor. Dün gece saatlerinde yaşanan olayda, Odessa limanından ayrılan ve Türkiye istikametine giden kuru yük gemisi saldırıya uğradı.</p>

<h2>Gemide Büyük Çaplı Yangın Çıktı</h2>

<p>Ukraynalı yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre, Rus kamikaze İHA'larının isabet ettiği gemide şiddetli patlamaların ardından büyük çaplı bir yangın başladı. Olayın duyulması üzerine bölgeye hızla intikal eden Ukrayna donanmasına ait kurtarma botları, alevlere teslim olan gemiye ilk müdahaleyi gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Operasyon kapsamında yaralanan iki gemi personeli başarılı bir şekilde tahliye edilerek tedavi altına alındı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Alevleri kontrol altına almak ve gemideki hasarı en aza indirmek amacıyla başlatılan yangın söndürme çalışmaları ise devam ediyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Hedefteki Yabancı Gemiler</h2>

<p>Saldırının kapsamına ilişkin çarpıcı bir açıklama da Ukrayna Başbakan Yardımcısı Oleksiy Kuleba'dan geldi. Kuleba, Rus İHA'larının Karadeniz'deki son dalga saldırılarında sadece söz konusu gemiyi değil, toplamda üç farklı yabancı uyruklu ticari gemiyi vurduğunu duyurdu.</p>

<h2>Tahıl İhracatına Yönelik Sistematik Baskı</h2>

<p>Bu olay, Karadeniz'deki gıda ve ticaret koridorlarına yönelik artan tehditlerin son halkası olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bilhassa tarım ihracatının ana damarı konumundaki Odessa limanları ve çevresine yoğunlaşan bu tip askeri eylemlerin, Ukrayna'nın küresel pazara yönelik tahıl ihracatını sekteye uğratma amacı taşıdığını belirtiyor.</p>

<p>Sivil deniz taşımacılığındaki güvenlik krizinin ulaştığı boyutlar, geçtiğimiz Mart ayında İstanbul yakınlarında bir Türk gemisinin İHA ve İDA'lar (İnsansız Deniz Araçları) ile hedef alınmasıyla da uluslararası kamuoyunun gündemine gelmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/karadenizde-sicak-gece-turkiye-rotasindaki-ticari-gemiye-rus-ihalarindan-saldiri</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/karadenizde-sicak-gece-turkiye-rotasindaki-ticari-gemiye-rus-i-h-alarindan-saldiri.jpg" type="image/jpeg" length="65780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin Rus Petrolü İthalatında Keskin Düşüş: 1,5 Yılın En Düşük Seviyesi Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turkiyenin-rus-petrolu-ithalatinda-keskin-dusus-15-yilin-en-dusuk-seviyesi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/turkiyenin-rus-petrolu-ithalatinda-keskin-dusus-15-yilin-en-dusuk-seviyesi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin, Rusya'nın Baltık ve Karadeniz limanlarından gerçekleştirdiği Ural ham petrolü ithalatı mayıs ayında son bir buçuk yılın en düşük seviyesine geriliyor. Fiyatlardaki artış ve Asya pazarından gelen yoğun talep, bu düşüşün temel nedenleri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz havzasında deniz yoluyla taşınan Rus ham petrolünün en büyük alıcısı olan Türkiye, küresel çapta da Hindistan ve Çin'in ardından üçüncü sırada yer alıyor. Ancak son veriler, Türkiye'nin ağırlıklı olarak tercih ettiği Ural petrolü alımlarında ciddi bir frene basıldığını gösteriyor.</p>

<h2>İthalat Günlük 161 Bin Varile Geriledi</h2>

<p>Kpler ve LSEG verilerine göre, Türkiye'nin mayıs ayındaki Ural petrolü ithalatının günlük ortalama <strong>161 bin varil</strong> seviyesinde kalması öngörülüyor. Bu miktar, yılın ilk dört ayındaki 189 bin varillik ortalamanın oldukça gerisinde kalırken, 2025 yılının mayıs ayında kaydedilen günlük 302 bin varillik hacmin ise neredeyse yarısına işaret ediyor.</p>

<p>Bu daralma, Körfez bölgesindeki arz sıkıntıları nedeniyle küresel petrol fiyatlarının yükseliş eğiliminde olduğu bir döneme denk geliyor.</p>

<h2>Düşüşün Arkasındaki İki Neden: Yüksek Fiyatlar ve Asya Talebi</h2>

<p>Sektör kaynaklarına göre ithalattaki bu sert düşüşün arkasında fiyat dengesizlikleri ve rotanın Asya'ya kayması yatıyor. Batılı bir ticaret uzmanı durumu, "Türkiye uzun süredir Rus petrolünü ciddi indirimlerle almaya alışmıştı. Fiyatların bu denli yükseldiği bir ortamda Ural petrolü almaya hazır değillerdi" sözleriyle özetliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, nisan ve mayıs aylarındaki sevkiyatların azalmasında, başta Hindistan olmak üzere Asya pazarından gelen güçlü talebin piyasadaki ürün fazlasını eritmesi de kritik bir rol oynadı.</p>

<h2>Açık Hazar Petrolü ile Kapatılıyor</h2>

<p>LSEG raporlarına göre, deniz yoluyla yapılan Ural ihracatındaki bu düşüş, en azından Ocak 2025'ten bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçecek. Ancak Türkiye, bu açığı Rusya ve Kazakistan çıkışlı olan Hazar bölgesi <strong>CPC Blend</strong> petrolü ithalatını artırarak dengelemeye çalışıyor.</p>

<p>Öte yandan piyasalardaki fiyat dalgalanmaları da dikkat çekici boyutlarda. Bölgede patlak veren savaşın ardından Hindistan teslimatı bazında Ural petrolünün Brent petrolüne kıyasla varil başına primi önce <strong>8 dolara</strong> kadar fırlamış, ardından 2 ile 4 dolar arasına inmişti. Yine de bu oranlar çatışma öncesi dönemin oldukça üzerinde seyrediyor.</p>

<h2>Jeopolitik Baskılar ve Rusya'nın İhracat Artışı</h2>

<p>Rusya cephesinde ise batı limanlarından yapılan ham petrol yüklemeleri mayıs ayının ilk yarısında yüzde 9'luk bir artışla günlük ortalama 2,35 ile 2,4 milyon varil seviyesine ulaştı.</p>

<p>Türkiye'nin enerji ithalatı rotasındaki bu değişim, jeopolitik kulisleri de yeniden akıllara getirdi. Hatırlanacağı üzere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Eylül 2025'te gerçekleştirdiği Beyaz Saray ziyaretinde, ABD Başkanı Donald Trump Türkiye'den Rusya menşeli petrol ve doğal gaz alımlarını durdurmasını talep etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turkiyenin-rus-petrolu-ithalatinda-keskin-dusus-15-yilin-en-dusuk-seviyesi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/turkiyenin-rus-petrolu-ithalatinda-keskin-dusus-15-yilin-en-dusuk-seviyesi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="31289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSTAD ve TADEF'ten dünyaya mesaj:  "Yükselen Bayrak Bir Daha İnmez!"]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/istad-ve-tadeften-dunyaya-mesaj-yukselen-bayrak-bir-daha-inmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/istad-ve-tadeften-dunyaya-mesaj-yukselen-bayrak-bir-daha-inmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 108. Bağımsızlık Yıl Dönümü, İstanbul Maltepe’de düzenlenen anlamlı programla büyük bir coşku ve yoğun katılımla kutlandı. İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği (İSTAD) ile Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu (TADEF) tarafından ortaklaşa organize edilen programa; çok sayıda davetli, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, iş insanı ve basın mensubu katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası ilişkilerde haklılığın savunulması ve tarihi gerçeklerin teslim edilmesi, yalnızca diplomatik masalarda veya askeri sahalarda değil; sivil toplumun evrensel vicdana seslenen gür sesiyle mümkündür. İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği (İSTAD) ile Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu (TADEF), Azerbaycan’ın bağımsızlığının 108. yıl dönümünde düzenledikleri anma programıyla, bu gerçeği uluslararası kamuoyuna bir kez daha en güçlü şekilde hatırlattı.</p>

<p>Uzun yıllardır Azerbaycan’ın haklı mücadelesinin sivil toplumdaki en sağlam iki sac ayağı olan İSTAD ve TADEF, ulusal egemenlik arayışının yalnızca sahadaki askeri unsurlarla sınırlı kalamayacağını tüm dünyaya kanıtlıyor. Bu iki gönül birliği kuruluşu, uluslararası lobi faaliyetlerinin, sistematik dezenformasyona karşı koymanın ve bir milletin meşru haklarını küresel arenada savunmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor. Düzenlenen her etkinlik, Türk dünyasının barış, adalet ve istikrar talebini dünyaya duyuran sivil bir diplomasi platformu işlevi görüyor.</p>

<h2>TARİHSEL BİRLİKTELİK VE SARSILMAZ İRADE</h2>

<p>Bağımsızlığın 108. yılı münasebetiyle saygı duruşu ve Türkiye ile Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başlayan program, "İki Devlet, Tek Millet" felsefesinin köklü bir dayanışmaya dayandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Renkli ve coşkulu görüntülerin yanı sıra gecede, Türkiye ve Azerbaycan’ın geçmişten bugüne omuz omuza verdiği varoluş mücadeleleri anlatıldı. Tarih boyunca bu büyük kardeşlik ve bağımsızlık uğruna yitirilen canlar, derin bir saygı ve yoğun duygusal bir atmosferde anıldı.</p>

<p>Programda İSTAD Genel Başkanı Sefer Karakoyunlu, TADEF Genel Başkanı Adalet Turan, Zirve Reformcu Destek Merkezi STK Başkanı Elçin Ahundzade, Dünya Iğdır Dernekleri Federasyonu Başkanı İmdat Atabey, Avrupa Azerbaycan Diaspora Temsilcisi Ekber Gence, Türkiye Kıbrıs Cemiyeti Başkanı Rüşat Aydoğan ve MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Batuhan Pınar kürsüden davetlilere seslendiler.</p>

<p>Etkinlik kapsamında İSTAD bünyesinde faaliyet gösteren ve Şef Tekin Büyükkaya yönetimindeki “Türkiye Azerbaycan Kardeşlik Korosu” da unutulmaz bir sahne performansına imza attı. Türkiye ve Türk dünyasının farklı bölgelerinden seslendirilen eserler katılımcılar tarafından büyük beğeniyle karşılandı. Misafir sanatçılar Elgün Guliyev, Sevgi Keskin Manisalı ve Aida Gulzar da seslendirdikleri eserlerle geceye renk kattı.</p>

<p>Programın sunuculuğunu ise Çiler Boylu ile Azerbaycan’dan geceye misafir olan Nurane Eligızı ortak şekilde icra ettiler.</p>

<p>Program sonunda etkinliğe sponsor desteği sağlayan İYİ Parti GİK Üyesi ve iş insanı Özdemir Polat ile TADEF Başkan Vekili Parviz Mammadzade’ye, Türk dünyasına sundukları katkılar ve desteklerinden dolayı “Türk Dünyası Onur Plaketi” takdim edildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="1035" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/OCAA0irKs_A" title="AZERBAYCAN’IN 108. BAĞIMSIZLIK YIL DÖNÜMÜ İSTANBUL MALTEPE’DE COŞKUYLA KUTLANDI" width="1840"></iframe></p>

<blockquote>
<p>“İSTAD ve TADEF'in yaktığı bu sivil diplomasi meşalesi, uluslararası toplumun adalet terazisine konulan bir vicdan çağrısıdır. Bağımsızlık, büyük bedeller ödenerek kazanılmış ve sonsuza dek korunacak meşru bir haktır; bu hakkın saygıyla tanınması ise tüm özgür dünyanın ve uluslararası hukukun ortak sorumluluğudur.”</p>
</blockquote>

<p><strong>Kent Yaşam Gazetesi</strong></p>

<p></p>

<h2>SEFER KARAKOYUNLU: TARİHİN SAYFALARINI TEKER TEKER BİRLİKTE YAZDIK</h2>

<p>İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu gecede tarihi bir konuşmaya imza attı.</p>

<p>Karakoyunlu tarihsel gerçekliklerden referanslar vererek şunları söyledi;</p>

<p>“Selam olsun Can Azerbaycan'a! Sevgili gençler, değerli basın mensupları, bu özel günümüzde bizi yalnız bırakmadığınız için hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.</p>

<p>Bugün birbirinden çok değerli sanatçılarımız ve Türkiye-Azerbaycan Kardeşlik Korosu'nun ekibi muhteşem bir gece yaşatacak hepimize. Biz onlara geçmeden önce Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ile ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum. Azerbaycan Demokratik Halk Cumhuriyeti, Şark'ın ilk cumhuriyetidir; yani 28 Mayıs 1918'de kurulmuştur. Kuruluş aşamasında çok büyük çetinlikler çekmiştir. I. Dünya Savaşı sonrası Azerbaycanlılar büyük bir cesaret göstererek, bağımsızlık ruhuyla meydanlara inip "Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!" diyerek Şark'ın ilk cumhuriyetini kurmuşlardı. Bu vesileyle Şark'ın ilk cumhuriyetini kuranları, yaşatanları rahmetle ve şükranla anıyoruz.</p>

<p><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5528-1.jpg" width="1333" /></p>

<p>Düşünün, o günkü şartlarda Osmanlı İmparatorluğu büyük çetinlikler içerisinde yedi düvele karşı savaşıyor. Bir taraftan da Azerbaycan bağımsızlık için mücadele veriyor. Ama bu arada tabii Ruslar var, Ermeniler boş durmuyor. Ermeniler, Azerbaycan'ın bu bağımsızlığını yok etmeye çalışıyorlar. 31 Mart hadiseleri vardır, tarihçi arkadaşlar bilir. Bir ayda yaklaşık 120.000 insanı katlediyorlar, soykırım yapıyorlar. Tabii buna Osmanlı İmparatorluğu zor durumda olmasına rağmen kayıtsız kalmıyor. Çünkü 1915'te Çanakkale'de yedi düvele karşı Osmanlı savaşırken, Türkler savaşırken yanlarında 3.000'e yakın Azerbaycan Türkü vardı, Kafkasya'dan gelen Türkler vardı. Buna Osmanlı kayıtsız kalamazdı ve kalmadı. Kafkas İslam Ordusu adında bir ordu kurarak başına Enver Paşa'nın üvey kardeşi, daha sonra soyadı kanunuyla Killigil olan Nuri Paşa'yı getirdi ve Gence üzerinden Bakü'ye kadar bütün işgallere son verildi. 15 Eylül 1918'de Bakü de azat oldu ve Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye taşınmış oldu. Bu büyük bir hadiseydi. Bu vesileyle Kafkas İslam Ordusu neferlerine ve o günkü şartlarda şehit olan tüm soydaşlarımıza rahmet diliyorum.”</p>

<h2>“KARDEŞ KARDEŞE BORÇ VERMEZ, SADECE ELİNDEN TUTAR”</h2>

<p>“Biz cumhuriyeti kurarken Gazi Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a hareket ediyor. Oradan Havza, Sivas... Her gittiği yerde arkasından tutuklama emri var. Artık gideceği başka yer yok. Biliyorsunuz ki Erzurum, Iğdır, Kars, Ardahan, Artvin işgal altında kalıyor ve 30 Ekim 1918 mütarekesiyle Ruslar o bölgeyi boşaltıyor. Boşaltınca bölge bir anda sahipsiz kalıyor. Tam o zamanda da Atatürk Erzurum'a gidiyor. Erzurum'da Kazım Karabekir Paşa'nın desteğiyle Kurtuluş Savaşı başlatılıyor. Ve o Kurtuluş Savaşı'nın en büyük desteğini, o günkü şartlarda ayakta olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti veriyor. O günkü şartlarda Neriman Nerimanov, maalesef Azerbaycan tabii kısmen de olsa bağımsızlığını kaybetmiş, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği içinde olmuş ama Türkiye'yle veya Osmanlı'yla bağları hiçbir zaman kopmamış ve Türkiye'nin kurulduğu aşamada çok büyük kömekler (yardımlar) gönderilmiş; hatta Atatürk'e gönderilen bir mektupta -ki o mektup şu anda Anıtkabir'deki müzede sergileniyor- çok duygu dolu bir cümle var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hitaben, "Paşam" diyor, "Kardeş kardeşe borç vermez, kardeş kardeşin ancak elinden tutar." diyor. Ve bizim Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda Azerbaycan'ın büyük desteği olmuş oluyor.”</p>

<p><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5537.jpg" width="3000" /></p>

<h2>“SÖZDE İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI KONU AZERBAYCAN OLUNCA SUSPUS”</h2>

<p>“Böyle bir dostluk ve kardeşlik bu şekilde süregeliyor. Gün gelip dayanıyor, 70 yıl Azerbaycan esaret altında kalıyor. Belki bağımsızlığını kaybediyor kısmen ama o bağımsızlık ruhunu hiçbir zaman kaybetmiyor. 20 Ocak 1990'da Azerbaycan ve Türk halkı ayaklanıyor. Tekrar Azerbaycan bağımsızlık yoluna giriyor. Tekrar halk "Bir daha yükselen bayrak bir daha inmez!" diyerek aynı meydanlara iniyor ve 18 Ekim 1991'de Azerbaycan tekrar bağımsız oluyor. O günkü şartlarda yine Azerbaycan'ın yanında Türkiye vardı. İlk bağımsızlığını kabul eden ve dünyaya ilan eden Türkiye Cumhuriyeti'ydi. Ve bu dostluk, kardeşlik bu şekilde devam ederken maalesef Azerbaycan topraklarının %20'si dünyanın gözü önünde haksız yere işgal edildi. Bu işgal 28 yıl sürdü. Avrupa İnsan Hakları'ndan dem vuranlar, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, kendini insan hakları savunucusu sananlar haksız yere Azerbaycan'ın işgaline göz yumdular.”</p>

<h2>“SORUN SADECE KARABAĞ DEĞİLDİ”</h2>

<p>“Gün geldi, Azerbaycan askeri güçleri güçlendi, belli bir noktaya geldi. Cenap İlham Aliyev Bey, 2016'daki bir toplantısında -ki biz de dernek olarak katılmıştık, Ekber Gencebey'le o toplantıda beraberdik- dedi ki: "Buradan Ermenistan'daki annelere sesleniyorum. Sizin çocuklarınızın Karabağ'da ne işi var? Eğer onlar oradan çıkmazsa bu demir yumruk tepelerine inecek!" dedi. Ve gün geldi, gerçekten o demir yumruk 2020'de harekete geçti. 44 günlük muhteşem, kahramanlık dolu bir mücadele sonucu biz topraklarımızın %20'sini azat ettik ve 200 yıllık Karabağ problemini çözmüş olduk. Sadece Karabağ problemi değildi bu. Şuşa Beyannamesi, Zengezur Koridoru... Ve şu anda Azerbaycan, Kafkasya'nın parlayan yıldızı olarak yoluna devam ediyor. Aynı zamanda bu başarı, bu bağımsızlık, bu galibiyet; Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesine, geleceğe daha emin adımlarla yürümemize vesile oldu. Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve dayanışması!”</p>

<p><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5555.jpg" width="1333" /></p>

<h2>ELÇİN AHUNDZADE: DÜŞMAN TÜRKİYE SINIRINI GEÇTİĞİ ANDA BÜTÜN AZERBAYCAN KEFENİNİ GİYİP GELİR</h2>

<p>Zirve Reformcu Destek Merkezi STK Başkanı Elçin Ahundzade salonu ateşleyen bir konuşmaya imza attı. Ahundzade şunları söyledi;</p>

<p>“Başkanım Sefer Karakoyunlu'ya ve dostum, kardeşim Kahraman Bey'e teşekkür edirem. Burada her biriniz zaman taptınız (buldunuz), bu toplantıya katıldınız. Gazeteci Agil Bey, Gülserah Hanım, Devlet Sanatçısı Osman Bey, şaire Aygül Hanım, iş adamı Ülker Hanım ve Mahrem Bey, her birinizin ellerinden öpürem, hakkınızı helal edin. Biliyorsunuz, bizler politikacı değiliz, harbiyeciyiz (askeriz). Dünyanın neresinde savaş olarsa, inşallah savaşlarda da olmuşam, orada olacağam. Ona göre men sade kalbimde olan sözlerle diyeceğim. Biraz duygusal olarsa özürlü hesap edin (kusura bakmayın).</p>

<p>Tabii ki 108 yıl bundan önce Azerbaycan, Talat Paşa ve Nuri Paşa'nın rehberliğiyle bağımsızlığını kazandı. Allah onlara rahmet eylesin. Bütün Türk şehitlerine, Azerbaycan şehitlerine, Talat Paşa'ya ve Nuri Paşa'ya rahmet eylesin. Biz onlara borçluyuk arkadaşlar. Zaman zaman Azerbaycan her zaman öz müstakiliyyeti (bağımsızlığı) uğrunda savaş yapmış. Bağımsızlığımızı kazansak da bizi gene işgal etmiştiler. Ama buna bakmayarak, biz her zaman kanımızda, başımızda fikirleşmişik; kalbimizde fikirleşmişik. Bize analarımız, babalarımız söylüyorlar ki: "Bak yaddan çıkarma, sen Türksün!" Sovyetler Birliği'nde KGB işleyen (hüküm süren) zamanda babalarımız bize "Sen Türksen!" deyirdi. Ve biz hiçbir zaman Türkçülüğümüzü unutmadık. Her zaman biz Türkçe dedik, kalbimizden bayrakları dalgalandırdık.</p>

<p><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5541.jpg" width="3000" /></p>

<p>Ona göre bizim çok zor günlerimizde de Türkiye hemşe (her zaman) bizim yanımızda oldu. Başkanım söyledi, Türkiye büyük savaş yapanda (verirken) birinci Azerbaycan'a malumat verdi ve yardım istedi. Bizim bütün analarımız, babalarımız kızıllarını (altınlarını) toplayarak Türkiye'ye gönderdi. Kurşunlarımızı gönderdik, silahlarımızı gönderdik, petrollerimizi gönderdik ve Türkiye ayağa kalktı. Çünkü Türkiye ayakta olmasaydı, Azerbaycan da ayakta olmazdı. Yani biz beraber Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini dünyaya gösterdik. Türkiye'de ormanlar yanarken, deprem olarken Azerbaycan hiç kimseden sormadan (emir almadan) kendi topraklarımıza geldi ve Türk kardeşlerimizle mücadele etti. Dünyaya bir örnek gösterdi "İki devlet, bir millet" ne demektir diye.</p>

<p>Tabii ki Türkiye de bizim yanımızda oldu. "Türk'ün toprağı hiçbir zaman işgalde kalmaz" deyirler. Çünkü toprak şeref, namus demektir. 30 yıl bizim Karabağ Ermenilerin ve Ermenilerin arkasında duran Fransa'nın, Yunanistan'ın, Rusya'nın kömeğiyle (yardımıyla) işgalde kaldı. Azerbaycan askeri Türk askeriyle beraber eğitimlere katıldı.</p>

<p>Azerbaycan'ın Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile beraber dünyaya "Karabağ Azerbaycan toprağıdır" dese de bizi hiç kimse işitmedi. Hiç kimse duymadı. Çünkü niye? Çünkü Avrupa bir Hristiyan kulübüdür. Bizler onlara hiçbir zaman gerekli değiliz. Onların işine... Güçlü devlet varsa onu hemen Irak'a döndersinler, Suriye'ye döndersinler, İran'a döndersinler, Afganistan'a döndersinler. Ona göre hem Türkiye'nin hem Azerbaycan'ın ekonomikasına darbeler vururlar, devlet çevirilişi (darbe) etmek isterler. Ama inanın onlar bunu hiç bacarmayacak (başaramayacak). Çünkü biz Türk evde doğuluruk (doğarız), şehit oluruk savaşlarda. Çünkü biz Türk'üz. Bir ölür, bin dirilirik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ama düşman hiçbir zaman unutmayacak, çünkü biz beraber olmalıyız, bir olmalıyız. Dede babalarımızın kabristanlarının çiğnenmemesi için, çocuklarımızın yaşaması için bir ve beraber olmalıyız. İnanınız bana, Türkiye'nin sınırlarını kim geçerse, Azerbaycan 10 milyonluk seferberlik ilan eder; Azerbaycan kefenini giyer. İran'da yaşayan 30 milyonluk Azerbaycan Türkü kefenini giyer, kendi topraklarımıza gelir ve Türk yolunda şehit olarık bu topraklarımızı geri alarız. Tanrı Türkü ve Azerbaycan'ı korusun!”</p>

<p><img height="570" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/image-746.png" width="513" /></p>

<h2>ADALET TURAN: KIRMIZIMIZ, HİLALİMİZ VE YILDIZIMIZ BİRDİR</h2>

<p>TADEF Başkanı Adalet Turan da kısa bir konuşma yaptı. Turan şöyle konuştu;</p>

<p>“Bu anlamlı günde, bu salonu uzaktan yakından dolduran siz değerli kardeşlerimiz, büyüklerimiz... Bugün Azerbaycan'ımızın 108. yıldönümünü hep birlikte güzel, anlamlı bir şekilde kutlayacağız. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 108. yılı... Doğu ve Güney Kafkasya'da kurulan ilk demokratik cumhuriyet olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti 28 Mayıs 1918'de ilan edilmiştir. Kuruluş günü olarak 28 Mayıs 1918'de Mehmet Emin Resulzade liderliğinde kurulmuştur. Kendisini saygıyla, sevgiyle, rahmetle anıyoruz.</p>

<p>Tabii ki Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kuruluşu, konuşmacı değerli gazi kardeşimizin de, değerli başkanımızın da anlattığı gibi çok kolay olmamıştır. Çok çetin yollardan geçilmiştir. Bir sürü şehitler vermişizdir, bir sürü gaziler vermişizdir. Nasıl ki Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu çok zor ve çetin olmuşsa, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kuruluşu da böyle olmuştur. Ama ne mutlu ki bizler Türk'üz. Azerbaycan Türkü, Türkiye Türkü; hepimiz kardeşiz. Bir ananın, bir babanın evlatlarıyız. Hepimizin bayrağı kırmızı; rengimiz kırmızı, ayrıca mavi ve yeşil de var ancak kırmızımız yıldızımız ve hilalimiz bir... Biliyor musunuz, bizim vatanımızı simgeleyen ve bizi bu kırmızı al bayraklar altında süsleyen bayraklara hepimiz sahip çıkmışızdır. Bugün gerek Türkiye gerek Azerbaycan kardeşliği ta 108 yıl öncesine dayanan bir perçinleşmeyle kardeş ülke olmuştur. Hiçbir zaman Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın kardeşliğini bozacak hiçbir güç yetmemiştir.</p>

<p>Evet, birtakım zorlukları yaşamışız. Azerbaycan topraklarımız 30 yıl esaret altında kalmıştır. Fakat 2020 8 Kasım günü 44 günlük yoğun ve çetin bir savaştan sonra özgürlüğüne kavuşmuştur. Burada çok şehitler verdik ve iki liderimizin, gerek Azerbaycan Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev'in gerek Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderlikleriyle, güçlü komutanlıklarıyla, kurdukları güçlü ordularıyla bu zafere kavuşmuştur. Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği! "Karabağ Azerbaycan'dır" diyoruz ve bundan sonra da hep Azerbaycan olarak kalacaktır. Ben katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyon Başkanı olarak da tüm dernek yöneticilerime teşekkür ediyorum. Bu organizasyonda emeği geçen başta Sefer Başkanıma ve onun ekibine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bundan sonra devam edecek süreçte çok güzel müziklerimiz olacak, hepinize iyi eğlenceler diliyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Var olun, sağ olun.”</p>

<p><img height="672" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/image-748.png" width="615" /></p>

<h2>BATUHAN PINAR: TURAN, MİLLİYETÇİ HAREKETİN VAR OLUŞ SEBEPLERİNDEN BİRİDİR</h2>

<p>MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Batuhan Pınar da gecede konuşma yapanlar arasındaydı. MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz’ın selamını getiren Pınar şunları söyledi;</p>

<p>“Can Azerbaycan Türk dünyası hazinesinin incisi, öncüsü, sözcüsü, kıymetlisi... Sefer Başkanımın söylediği bir sözün tekrar altını çizmek isterim: "Doğudaki cumhuriyetin ilk kurucusu" diyebiliriz Türk dünyasının içinde. Bu anlamda Türk dünyasının diğer fertlerine demokratik cumhuriyetin uygulanabilir olduğunu göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti de bu yoldan ilerlemiştir. Bu anlamda Azerbaycan'ın bu hareketi bizlere öncülük etmiştir, bunu söyleyebiliriz. Türk Dünyası ve Turan, Milliyetçi Hareket'in var oluş sebeplerinden biridir. "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla hareket eden Milliyetçi Hareket'in, Türk dünyasının ve Azerbaycan'ın her daim yanında olduğunu tekrardan zikredelim. Bu anlamda tüm kıymetli haziruna burada bulunduğu için teşekkür ediyorum, iyi seyirler diliyorum.”</p>

<p><img height="841" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/image-749.png" width="849" /></p>

<h2>İMDAT ATABEY: KÖKÜMÜZ, KÖKENİMİZ AYNIDIR</h2>

<p>Dünya Iğdır Dernekleri Federasyonu Başkanı İmdat Atabey de kürsüde söz aldı. Atabey davetlilere şöyle seslendi;</p>

<p>“Öncelikle değerli başkanıma, haziruna ve hanımefendiler, beyefendilere hoş geldiniz diyorum. Sefalar getirdiniz. Her dönem böyle toplantılar yaparak içimizde coşan Türklüğümüzü öne çıkarmak, bağırıp derdimizi anlatacağımız platformu oluşturduğu için tekrar kendisine teşekkür ediyorum. Bugün burada 108. kuruluş yılını kutladığımız Can Azerbaycan'ın bağımsızlık gününü, Cumhuriyet gününü kutluyorum. Nice böyle bayramları Allah bize nasip etsin diyorum. 28 Mayıs 1918'de ilk bağımsızlığını, ilk cumhuriyeti kuran devlet Azerbaycan devletidir ve tüm dünyaya da örnek olmuştur. İçimizi burkan bir sebep var: Ortadoğu Türklerin yurdu olmasına nazaran biz bölünmüşüz; bir kısmımız İran'da, bir kısmımız Türkiye'de, bir kısmımız Azerbaycan'da kalmışız. Kökümüz, kökenimiz hepimiz aynı. Fark eden hiçbir şeyimiz yok. Burada Türklükte birliği, Türk olmanın gururunu yaşıyoruz. Hepinize saygılarımı sunuyorum. Yaşasın Azerbaycan-Türkiye kardeşliği! Yaşasın Türkiye, yaşasın Azerbaycan! İçimizde bir feryadımız var: Her zaman, yıllardır, 1918'den bu tarafa "Bir defa yükselen bayrak bir daha inmez!" Allah'ın izniyle de inmeyecektir, sonsuza kadar ilelebet devam edecektir. Saygılarımı sunuyorum, sağ olun.”</p>

<p><img height="535" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/image-750.png" width="842" /></p>

<h2>EKBER GENCE: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖNÜNDE 60 GÜN MİTİNG YAPTIK</h2>

<p>Avrupa Azerbaycan Diaspora Temsilcisi Ekber Gence, özellikle Avrupa’da yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Gence şöyle konuştu;</p>

<p>“Çok kıymetli Azerbaycan ve Türkiye sevdalıları... Şimdi ben İsviçre'den geliyorum buraya. Sayın başkanım dedi ki: "Ekber, hiçbir yere gitmesen de bu toplantıya mutlaka gelmen lazım." Çünkü tam 40 senedir ben İsviçre'de yaşıyorum. Bağımsızlığın ilan edildiği gün bayrağımızı Birleşmiş Milletler'e asacak hiç kimse yoktu. Sene 1999 ve gün bugün. "O gün burada olmam lazım," dedi Ekber. Başkanımı bir alkışlayalım mı? Gerçekten hepimizden çok emek veren, bu davayı sırtlayan, bugüne kadar taşıyan o insana huzurlarınızda binlerce kere teşekkür ediyorum.</p>

<p>44 günlük Karabağ savaşımız oldu. Avrupa'nın 60 şehrinde ve Cenevre'nin tam önünde, Birleşmiş Milletler'in karşısında 60 gün miting yaptık. Birleşmiş Milletler'deki delegasyon, büyükelçiler dediler ki: "Artık verin bu insanların topraklarını Ermeniler, yakamız kurtulsun. Bu insanlar bizi rahat bırakmıyor. Yeter artık Azerbaycan öz topraklarına, Karabağına kavuşsun." Tam 40 senedir biz mücadele ediyoruz Sayın Başkanımla birlikte. Ne mutlu bizlere ki bugünleri bizler gördük. 108 sene önce Mehmet Emin Resulzade'nin açmış olduğu yoldan bugüne kadar biz ayakta durarak büyük bir heyecanla, büyük bir şuurla geldik. Bundan sonra da dünya milletleri var oldukça Türklük var olacak, Türk milleti var olacak, Turan var olacak. Yaşasın Türkiye, yaşasın Azerbaycan birliği, kardeşliği! Sağ olun, var olun.” <strong>Fazıl Anıl Kılıçlı</strong></p>

<p><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5598.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5624.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5663.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5713.jpg" width="1333" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5737.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5776.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5867.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-5897.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-6035.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-6063.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-6107.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-6118.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-6176-1.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-6190.jpg" width="3000" /><img height="2000" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-6201.jpg" width="3000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, İSTANBUL, KÜLTÜR, KULTUR-SANAT, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YEREL</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/istad-ve-tadeften-dunyaya-mesaj-yukselen-bayrak-bir-daha-inmez</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/i-s-t-a-d-ve-t-a-d-e-ften-dunyaya-mesaj-yukselen-bayrak-bir-daha-inmez.jpg" type="image/jpeg" length="93457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Azerbaycan Kardeşliğinden Rahatsız Olanlar İş Başında]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turkiye-azerbaycan-kardesliginden-rahatsiz-olanlar-is-basinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/turkiye-azerbaycan-kardesliginden-rahatsiz-olanlar-is-basinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci ve sınır kapılarının açılmasına yönelik değerlendirmeleri sonrasında eleştirilerin hedefi olan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov’a, Prof. Dr. Aygün Attar’dan destek geldi. Attar, Büyükelçi’nin açıklamalarının bağlamından koparıldığını belirterek, maksatlı çevrelerin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarına zarar vermeyi amaçladığını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yapan Prof. Dr. Aygün Attar, Büyükelçi Memmedov’un 36 yıllık köklü bir devlet hizmeti geçmişine sahip olduğuna ve yıllarını iki ülke ilişkilerinin derinleşmesine adadığına dikkat çekti. Memmedov’un Türkiye'de hiçbir zaman bir yabancı gibi davranmadığını, daima "özden biri" olduğunu vurgulayan Attar, Büyükelçi'nin Ermenistan’daki seçimlerin ardından sürecin ivme kazanabileceğine dair sözlerinin bilinçli olarak çarpıtıldığını ifade etti. Attar, tamamen samimi bir ortamda verilen yanıtlar üzerinden suni bir diplomatik kriz çıkarılmaya çalışıldığının altını çizdi.</p>

<p>Açıklamasında bazı eski diplomatlara da sert tepki gösteren Attar, 44 günlük Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’a yönelik iftiralara sessiz kalan isimlerin bugün Memmedov’u hedef almasını manidar bulduğunu belirtti. "Trollere alıştık ama şimdi de iki kardeş ülkenin arasını açma işi eski diplomatlara kadar düştü" ifadelerini kullanan Attar, Türkiye ile Azerbaycan'ın "bir yürek, bir can" olduğu mesajıyla sözlerini noktaladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>TARTIŞMALARIN MERKEZİNDEKİ O AÇIKLAMALAR</h2>

<p>Söz konusu tartışmalar, Büyükelçi Reşad Memmedov’un Cumhuriyet gazetesine verdiği mülakatla alevlenmişti. Türkiye'nin Ermenistan ile sınırları açmak istediği ancak Azerbaycan'ın buna engel olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Memmedov, her iki ülkenin de Erivan ile yürüttüğü normalleşme süreçlerinin birbirine paralel ve koordineli ilerlediğini belirtmişti.</p>

<p>Büyükelçi'nin çizdiği projeksiyona göre; 7 Haziran'da Ermenistan'da yapılacak seçimlerin ardından Erivan yönetiminin Azerbaycan'a yönelik toprak iddialarını barındıran anayasasını değiştirmesi bekleniyor. Bu değişikliğin ardından taraflar arasında nihai barış anlaşması imzalanacak. Sürecin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte de hem Ermenistan-Azerbaycan sınırları hem de Ermenistan-Türkiye arasındaki Iğdır Alican ve Kars Akyaka sınır kapıları eş zamanlı olarak açılacak.</p>

<h2>BÖLGESEL BARIŞ İÇİN ATILAN KARŞILIKLI ADIMLAR</h2>

<p>Diplomatik trafiğin arka planında ise 8 Ağustos 2025 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde Washington'da gerçekleştirilen ve iki ülkenin dışişleri bakanları tarafından kabul edilen 17 maddelik anlaşma taslağı yatıyor. Bu taslak, toprak bütünlüğünün karşılıklı tanınmasını, iç işlerine karışmamayı ve sınır güvenliğinde iş birliğini temel alıyor.</p>

<p>Türkiye cephesinde de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "Nihai barış anlaşmasına imza atıldığında biz de normalleşmeye hazırız" stratejisi doğrultusunda somut adımlar atılmaya devam ediliyor. 13 Mayıs itibarıyla Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ihracatın başlatılmasına yönelik bürokratik hazırlıklar tamamlandı. Öte yandan, 28 Nisan'da Kars'ta toplanan Ortak Çalışma Grubu, Karabağ Savaşı nedeniyle 1993'ten bu yana kapalı olan Kars-Gümrü demiryolunun rehabilite edilerek yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmaları hızlandırdı. Bu hattın açılmasının, Ermenistan'ın Batı'ya açılması ve Gürcistan üzerinden Orta Asya lojistik ağlarına bağlanması açısından bölgesel ticarete büyük bir ivme kazandırması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turkiye-azerbaycan-kardesliginden-rahatsiz-olanlar-is-basinda</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/turkiye-azerbaycan-kardesliginden-rahatsiz-olanlar-is-basinda.jpg" type="image/jpeg" length="53113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belçikalı Bakan Francken’den Atatürk’e Övgü Dolu Mesaj: "Dünyanın Onun Gibi Liderlere İhtiyacı Var"]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/belcikali-bakan-franckenden-ataturke-ovgu-dolu-mesaj-dunyanin-onun-gibi-liderlere-ihtiyaci-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/belcikali-bakan-franckenden-ataturke-ovgu-dolu-mesaj-dunyanin-onun-gibi-liderlere-ihtiyaci-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika Ekonomik Misyonu çerçevesinde Türkiye’de temaslarını sürdüren Bakan Francken, sosyal medya hesabı üzerinden Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğu derin hayranlığı ve saygıyı dile getirdi. Atatürk’ün vizyonunun evrensel değerine dikkat çeken Francken, paylaşımında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu "centilmen bir subay, usta bir stratejist ve rüştünü savaş meydanlarında ispatlamış bir savaşçı" olarak tanımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>"Batı Avrupa'dan Çok Daha Önce Kadın Haklarını Savundu"</h2>

<p>Bakan Francken, Atatürk’ün modernleşme ve toplumsal eşitlik konusundaki öncü rolüne vurgu yaparak, onun laiklik anlayışına ve kadın hakları konusundaki devrimci duruşuna değindi. Atatürk’ün; eğitim ve seçme-seçilme hakkı başta olmak üzere kadın haklarını, pek çok Batı Avrupa ülkesinden çok daha erken bir dönemde hayata geçirdiğini belirterek takdirlerini sundu.</p>

<h2>"Yine Hiç Tereddüt Etmeden Diz Çökerim"</h2>

<p>Francken, paylaşımında 2025 yılındaki Anıtkabir ziyaretine de duygusal bir atıfta bulundu. O dönem Atatürk’ün mozolesi önünde diz çökerek saygısını gösterdiğini hatırlatan Bakan, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"O gün mozolenin önünde hiç tereddüt etmeden diz çökmüştüm ve bugün olsa yine hiç düşünmeden aynısını yaparım. Dünyanın Atatürk gibi vizyoner insanlara çok daha fazla ihtiyacı var."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Aralarında Francken’in de bulunduğu Belçika heyeti, resmi programları kapsamında dün Anıtkabir’i ziyaret ederek Ata’nın huzuruna çıkmıştı. Bakanın bu açıklamaları, hem askeri hem de siyasi bir deha olarak Atatürk’ün uluslararası arenadaki saygınlığını bir kez daha ön plana çıkardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/belcikali-bakan-franckenden-ataturke-ovgu-dolu-mesaj-dunyanin-onun-gibi-liderlere-ihtiyaci-var</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/belcikali-bakan-franckenden-ataturke-ovgu-dolu-mesaj-dunyanin-onun-gibi-liderlere-ihtiyaci-var.jpg" type="image/jpeg" length="97808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Kıyamet Alameti' Olarak Geçiyor; Fırat'ın Suyu Yıllar Geçtikçe Azaldı!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/kiyamet-alameti-olarak-geciyor-firatin-suyu-yillar-gectikce-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/kiyamet-alameti-olarak-geciyor-firatin-suyu-yillar-gectikce-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medeniyetin beşiği olarak kabul edilen ve Türkiye’den doğup Suriye ile Irak üzerinden Basra Körfezi’ne dökülen Fırat Nehri’ndeki debi kaybı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Nehrin sularının endişe verici bir hızla çekilmesi, Batı medyasında sadece bir çevre felaketi olarak değil, dini metinlere dayandırılan bir "kıyamet alameti" olarak tartışılmaya başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de bulunan Fırat Nehri'nin debisinin yıllar geçtikçe düşmesi ve son olarak 2026'da kritik seviyelerde seyretmesi karamsar bir tablo çiziyor.</p>

<p>Nefes'ten Mehmet Efe Altay'ın haberine göre, Batı medyasında yer alan analizlerde, İncil’in Vahiy bölümünde geçen "Altıncı melek kâsesini büyük Fırat nehri üzerine döktü ve suları kurudu" ifadesine atıfta bulunularak, nehrin kurumasının büyük bir küresel değişimin başlangıcı olduğu iddia ediliyor. "Suları kuruyacak" şeklindeki dini kehanetler üzerinden yürütülen bu spekülasyonlar geniş bir kitlede panik yaratsa da, bilim dünyası bu iddialara karşı çok daha somut ve yıkıcı bir gerçeğe işaret ediyor.</p>

<h2>KÜRESEL ISINMA VE YANLIŞ SU POLİTİKASI</h2>

<p>Uzmanlara göre Fırat’taki bu dramatik değişim, kutsal metinlerin ötesinde, insan eliyle hızlandırılan küresel ısınma ve yanlış su politikalarının doğrudan bir sonucu.</p>

<p>NASA tarafından yayımlanan raporlar, iddiaların bilimsel boyutunun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor. 2013 tarihli bir araştırmaya göre, Dicle ve Fırat nehir havzaları, 2003 ile 2009 yılları arasında neredeyse Ölü Deniz’in toplam hacmine eşdeğer miktarda tatlı su kaybetti. Araştırmacılar bu devasa kaybın temel nedenini, şiddetli kuraklıkla birleşen kontrolsüz yeraltı suyu tüketimine bağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>2040'TA TAMAMEN KURUYABİLİR</h2>

<p>Irak Su Kaynakları Bakanlığı ise çok daha karanlık bir tablo çizerek, eğer radikal ve acil önlemler alınmazsa Fırat Nehri’nin 2040 yılına kadar tamamen kuruyabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Nehrin kuruması sadece bir gelecek tahmini değil, bölge halkı için şimdiden bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda. Tarımsal üretimin durma noktasına gelmesi ve içme suyuna erişimin zorlaşması, Ortadoğu’da yeni bir insani krizin kapılarını aralıyor. Dicle Nehri Koruyucuları Derneği’nden aktivist Naseer Baqar, bölgedeki trajedinin sağlık boyutuna dikkat çekerek; su krizi sebebiyle ishal, tifo ve kolera gibi salgın hastalıkların hızla yayıldığını, hükümetin ise bu sağlık krizi karşısında yetersiz kaldığını belirtiyor. Binlerce yıldır bölgeye can veren Fırat, bugün hem dini tartışmaların hem de çevresel bir felaketin merkezinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, DİN, DÜNYA, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/kiyamet-alameti-olarak-geciyor-firatin-suyu-yillar-gectikce-azaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/kiyamet-alameti-olarak-geciyor-firatin-suyu-yillar-gectikce-azaldi.jpg" type="image/jpeg" length="38818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye Resmi Yanıt: Pakistan Arabuluculuğuyla Kritik Barış Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/irandan-abdye-resmi-yanit-pakistan-arabuluculuguyla-kritik-baris-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/irandan-abdye-resmi-yanit-pakistan-arabuluculuguyla-kritik-baris-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu’da aylardır süren ve küresel istikrarı tehdit eden gerilimde tarihi bir eşiğe gelindi. Son dakika bilgilerine göre İran, Pakistanlı diplomatların arabuluculuğunda kendisine iletilen ABD destekli barış anlaşmasına resmi yanıtını sunarak diplomasi trafiğini hızlandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bölgesel çatışmaların durdurulması ve kalıcı bir ateşkesin tesisi için yürütülen gizli diplomaside kritik bir aşama geride kaldı. Tahran yönetimi, Pakistanlı arabulucular vasıtasıyla iletilen ABD menşeli barış planına yönelik resmi cevabını ilgili makamlara ulaştırdı. Diplomatik koridorlarda büyük bir hareketliliğe neden olan bu gelişme, silahların susması ve tansiyonun düşürülmesi yolunda şimdiye kadar atılan en somut adım olarak nitelendiriliyor. Pakistan’ın her iki başkent arasında kurduğu güven köprüsü sayesinde ilerleyen süreçte, İran’ın taleplerinin ve ABD’nin önerilerinin ne ölçüde örtüştüğü, önümüzdeki günlerde yapılacak teknik analizlerin ardından netlik kazanacak.</p>

<h2>Sahada Son Durum: Silahların Gölgesinde Diplomasi</h2>

<p>Savaşın genel seyrine bakıldığında, son haftalarda çatışmaların özellikle stratejik enerji geçiş noktaları ve kritik savunma hatları çevresinde kilitlendiği görülüyor. 10 Mayıs 2026 itibarıyla gelen raporlar, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz trafiğinde yaşanan gerginliklerin petrol arzını baskılamaya devam ettiğini, ancak cephe hatlarında büyük bir kara harekatından ziyade karşılıklı hava ve füze operasyonlarının sürdüğünü gösteriyor. Tarafların lojistik kapasitelerinin zorlandığı bu aşamada, ekonomik maliyetlerin artması ve uluslararası toplumun ateşkes yönündeki baskısının her geçen gün ağırlaştığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran’dan gelen bu resmi yanıtın, Washington ve müttefikleri tarafından detaylı bir incelemeye alındığı belirtilirken; bölgedeki askeri hareketliliğin, bu diplomatik manevranın ardından nasıl bir şekil alacağı tüm dünya tarafından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, Pakistan’ın arabuluculuk rolünün bu denli ileri gitmesinin barış umutlarını artırdığını, ancak sahadaki kırılgan yapının her an yeni bir tırmanışa açık olduğunu hatırlatıyor. Şimdi gözler, Tahran’ın mektubundaki şartlara ve Beyaz Saray’dan gelecek muhtemel karşı açıklamalara çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/irandan-abdye-resmi-yanit-pakistan-arabuluculuguyla-kritik-baris-hamlesi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/irandan-a-b-dye-resmi-yanit-pakistan-arabuluculuguyla-kritik-baris-hamlesi.jpg" type="image/jpeg" length="98199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü'nden Hantavirüs Açıklaması: "Küresel Risk Düşük"]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), son dönemde kamuoyunda endişe yaratan hantavirüse ilişkin resmi değerlendirmesini paylaşarak, virüsün küresel nüfus için oluşturduğu riskin düşük seviyede olduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan son açıklamada, hantavirüsün dünya genelindeki yayılım hızı ve bulaş özellikleri dikkate alınarak yapılan risk analizinin sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Örgüt, virüsün mevcut durumu itibarıyla küresel bir tehdit oluşturmadığını ve risk seviyesinin düşük olarak sınıflandırıldığını belirtti. Bu açıklama, özellikle insandan insana bulaşma özelliğinin oldukça sınırlı olduğu bilinen virüs hakkında ortaya çıkan pandemi endişelerini dindirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kore Savaşı'ndan Günümüze: Hantavirüsün Kökeni ve Yapısı</h2>

<p>Bunyaviridae ailesine mensup bir RNA virüsü olan hantavirüs, ismini ilk kez izole edildiği Güney Kore’deki Hantaan Nehri’nden almaktadır. Yaklaşık 40’tan fazla türü bulunan bu virüs ailesinin 20 kadar tipinin insanlarda hastalık yapabildiği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Tarihsel olarak ilk kez Kore Savaşı sırasında Türk askerleri arasında da görülmesiyle dünya tıp literatüründe geniş yer bulan bu virüs, günümüzde modern sağlık sistemleri tarafından tanınan ve takip edilen bir enfeksiyon ajanıdır.</p>

<h2>Bulaş Yolları ve Kemirgen Teması</h2>

<p>Hantavirüsün insanlara temel bulaş yolu, fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrar, dışkı ve salgılarıyla kirlenmiş tozların veya ortam havasının solunmasıdır. Kemirgenlerde herhangi bir hastalığa yol açmadan kronik olarak taşınan virüs, bu hayvanların çıkartılarının bulunduğu kırsal veya şehir ortamlarında insanlar için risk teşkil edebilmektedir. Kemirgen ısırmasıyla bulaşma durumu oldukça nadir görülürken, virüsün genellikle insandan insana geçmediği ve kan transfüzyonuyla bulaşmadığı bilimsel verilerle desteklenmektedir. Ayrıca virüsün mide asidine karşı dirençsiz oluşu, gıdalar yoluyla bulaşma ihtimalini de oldukça düşük kılmaktadır.</p>

<h2>Coğrafi Farklılıklar ve Klinik Tablo</h2>

<p>Virüsün yol açtığı hastalık tabloları, görüldüğü coğrafyaya göre keskin farklılıklar göstermektedir. Asya ve Avrupa kıtalarında görülen hantavirüs tipleri genellikle böbrek tutulumuyla seyreden "Kanamalı Ateşle seyreden Renal Sendrom" (HFRS) tablosuna yol açarken, Amerika kıtasındaki tipler akciğerleri hedef alan "Hantavirüs Pulmoner Sendrom" (HPS) riskini taşımaktadır. Avrupa ve Asya’daki vakalarda ölüm oranları %3 seviyelerine kadar çıkabilmekle birlikte, virüsün insandan insana bulaşma kabiliyetinin zayıflığı büyük çaplı bir salgın oluşmasını engellemektedir.</p>

<h2>Uzman Görüşleri ve Güncel Durum</h2>

<p>Prof. Dr. Alpay Azap gibi enfeksiyon hastalıkları uzmanları, hantavirüsün yeni bir tehdit olmadığını ve dünya genelinde bir pandemi riskinin kesinlikle beklenmediğini vurgulamaktadır. Avrupa ve Amerika’daki hastalık kontrol merkezleri (CDC ve ECDC) de risk seviyesini "çok düşük" olarak sınıflamaya devam etmektedir. Ünlü içerik üreticisi Ruhi Çenet’in bir içerik çalışması sonrası önlem amaçlı kendisini karantinaya almasıyla gündeme gelen virüsün kuluçka süresi genellikle 12 ila 21 gün arasında değişmektedir. DSÖ'nün son açıklamasıyla birlikte, hantavirüsün kontrol edilebilir ve bölgesel bir sağlık sorunu olduğu, küresel bir kriz potansiyeli taşımadığı bir kez daha tescillenmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-dusuk.jpg" type="image/jpeg" length="25357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fed’den Küresel Finans İçin "Kırmızı Alarm": Petrol Şoku ve Jeopolitik Krizler Başrolde]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/fedden-kuresel-finans-icin-kirmizi-alarm-petrol-soku-ve-jeopolitik-krizler-basrolde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/fedden-kuresel-finans-icin-kirmizi-alarm-petrol-soku-ve-jeopolitik-krizler-basrolde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Bankası (Fed), yayımladığı son Finansal İstikrar Raporu'nda, küresel dengeleri sarsabilecek en büyük tehditlerin jeopolitik gerilimler ve olası bir petrol şoku olduğunu ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fed’in Amerikan finansal sisteminin mevcut durumunu analiz ettiği Finansal İstikrar Raporu'nun Mayıs sayısı, piyasaların geleceğine dair ciddi endişeleri beraberinde getirdi. Raporda yer alan anket sonuçlarına göre, jeopolitik riskler ve petrol şoku katılımcılar tarafından en çok dile getirilen tehditler olarak öne çıkıyor. Özellikle Orta Doğu’da, İran odaklı bir çatışmanın enerji piyasalarında uzun süreli arz kesintilerine yol açabileceği ve bu durumun küresel çapta yüksek enflasyonu kalıcı hale getirebileceği vurgulanıyor. Birçok uzman, enerji fiyatlarındaki bu olası artışın ekonomik büyüme yavaşlasa dahi merkez bankalarını para politikasını daha da sıkılaştırmaya zorlayabileceğini, bunun da yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini artırarak farklı alanlardaki kırılganlıkları tetikleyebileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>Yapay Zeka ve Özel Krediler: Yeni Dönemin Risk Haritası</h2>

<p>Geleneksel ekonomik risklerin yanı sıra teknolojik gelişmeler de Fed’in radarında yer alıyor. Raporda, yapay zekanın hızla yaygınlaşmasının iş gücü piyasasında zayıflamaya yol açabileceği ve sermaye harcamalarının artan oranda borçla finanse edilmesinin sistemde tehlikeli bir kaldıraç etkisi yaratabileceği belirtiliyor. Ayrıca özel kredi piyasasının, yatırımcıların geri çekilmesi ve borçluların kredi kalitesindeki bozulmalar nedeniyle baskı altında olduğu, bu durumun genel kredi koşullarını sertleştirerek daha geniş piyasalara yayılabilecek olumsuz etkiler doğurabileceği kaydediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jeopolitik gerilimlerin kötüleşmesinin geniş çaplı olumsuz etkilere yol açabileceğini belirten Fed, uzun süreli bir çatışmanın tedarik zincirindeki aksamalarla birleşmesi halinde küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam edeceği uyarısında bulundu. Bu durumun sadece ABD’de değil, dünya genelinde ciddi bir ekonomik yavaşlamaya neden olabileceği ifade ediliyor. Raporda ayrıca kalıcı enflasyon, siber saldırılar, piyasa likiditesindeki oynaklık ve borç sürdürülebilirliği gibi konuların da finansal istikrara yönelik diğer kritik endişeler olduğu aktarılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/fedden-kuresel-finans-icin-kirmizi-alarm-petrol-soku-ve-jeopolitik-krizler-basrolde</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/fedden-kuresel-finans-icin-kirmizi-alarm-petrol-soku-ve-jeopolitik-krizler-basrolde.jpg" type="image/jpeg" length="39263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı’nda Kör Düğüm: İran Kendi "Gölge Filosuna" Bağlı Ocean Koi Tankerine El Koydu!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/hurmuz-bogazinda-kor-dugum-iran-kendi-golge-filosuna-bagli-ocean-koi-tankerine-el-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/hurmuz-bogazinda-kor-dugum-iran-kendi-golge-filosuna-bagli-ocean-koi-tankerine-el-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya petrol trafiğinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda sular bir kez daha ısındı; İran ordusu, daha önce ABD tarafından "İran’ın gölge filosu" üyesi olarak fişlenen Ocean Koi isimli tankeri nefes kesen bir operasyonla alıkoydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran ile Batı arasındaki enerji savaşlarının merkezi olan Hürmüz Boğazı ve çevresinde tansiyon, Barbados bayraklı Ocean Koi petrol tankerine düzenlenen komando baskınıyla zirveye çıktı. İran yarı resmi haber ajansı Tasnim tarafından servis edilen görüntülerde, gece yarısı düzenlenen operasyonla geminin kontrolünün ele geçirildiği ve güverteye İran bayrağı çekildiği anlar tüm dünyaya ilan edildi. Operasyonun gerekçesi "sabotaj" olarak açıklansa da, geminin geçmişi uluslararası kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yarattı.</p>

<h2>GECE YARISI KOMANDO BASKINI VE SABOTAJ</h2>

<p>Tasnim Haber Ajansı’nın yayınladığı çarpıcı videolarda, gece karanlığında tankere yaklaşan en az iki sürat teknesinden sızan silahlı İranlı komandoların güverteyi hızlıca kontrol altına aldığı görülüyor. Operasyonun hemen ardından gemideki orijinal bayrak indirilerek yerine İran bayrağı asıldı. İranlı yetkililer, el koyma işleminin ardından yaptıkları açıklamada geminin "İran milletinin çıkarlarına zarar verecek ve bölgedeki petrol akış düzenini bozacak faaliyetler" içinde olduğunu iddia etti. Bu açıklama, küresel nakliye koridorundaki güvenlik endişelerini bir kez daha tetikledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ABD YAPTIRIM LİSTESİNDEKİ "GÖLGE" GEMİ</h2>

<p>Olayı bir diplomatik paradoksa dönüştüren asıl detay ise Ocean Koi’nin geçtiğimiz aylardaki faaliyetlerinde saklı. 2026 yılının Şubat ayında ABD Hazine Bakanlığı, bu gemiyi İran’ın ham petrolünü yasa dışı yollarla dünya pazarına ulaştıran "gölge filonun" kilit bir bileşeni olarak tanımlamış ve yaptırım listesine almıştı. Milyonlarca varil İran yakıtını kaçak yollarla taşımakla suçlanan bir geminin, aylar sonra bizzat İran ordusu tarafından "ihracatı sabote etmekle" suçlanarak alıkonulması, bölgedeki stratejik dengelerin ne kadar karmaşık olduğunu gözler önüne serdi.</p>

<h2>ENERJİ KORİDORUNDA İÇ HESAPLAŞMA</h2>

<p>Daha önce İran petrolünü taşıdığı gerekçesiyle Batı’nın yaptırımlarına maruz kalan bir tankerin, şimdi yine İran tarafından hedef alınması farklı senaryoları gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu operasyonun illegal nakliye ağları arasındaki bir iç hesaplaşmadan veya gemi yönetiminin taraf değiştirmiş olma ihtimalinden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki bu son gelişme, "gölge filoların" sadece uluslararası yaptırımlara karşı değil, kendi içlerinde de büyük bir kaos ve çatışma riski barındırdığını kanıtlarken; Ocean Koi’nin alıkonulmasının küresel enerji piyasalarındaki yankıları yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/hurmuz-bogazinda-kor-dugum-iran-kendi-golge-filosuna-bagli-ocean-koi-tankerine-el-koydu</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/hurmuz-bogazinda-kor-dugum-iran-kendi-golge-filosuna-bagli-ocean-koi-tankerine-el-koydu.jpg" type="image/jpeg" length="31944"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs Nedir, Belirtileri Nelerdir? Ruhi Çenet Kendisini Karantinaya Aldı!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/hantavirus-nedir-belirtileri-nelerdir-ruhi-cenet-kendisini-karantinaya-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/hantavirus-nedir-belirtileri-nelerdir-ruhi-cenet-kendisini-karantinaya-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemirgenlerden insanlara bulaşan ve son günlerde yeniden gündeme gelen Hantavirüs hakkında uzmanlardan rahatlatan açıklamalar gelirken, ünlü içerik üreticisi Ruhi Çenet'in kendisini karantinaya alması gözleri bu virüse çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bunyaviridae ailesine mensup bir RNA virüsü olan Hantavirüs, adını ilk kez izole edildiği Güney Kore’deki Hantaan Nehri’nden alıyor. Dünya genelinde oldukça yaygın olan bu virüs, coğrafi bölgelere göre farklı klinik tablolara yol açmasıyla biliniyor. Asya ve Avrupa kıtalarında daha çok böbrek tutulumuyla seyreden Kanamalı Ateşli Renal Sendrom (HFRS) görülürken, Amerika kıtasında ise akciğerleri hedef alan Hantavirüs Pulmoner Sendrom (HPS) tipi baskınlık gösteriyor. Son günlerde sosyal medyada yankı uyandıran vakalar ve Ruhi Çenet’in karantina açıklamasıyla birlikte, vatandaşlar virüsün bulaş yolları ve pandemi riski konusunda detayları araştırmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HANTAVİRÜSÜN ANA KAYNAĞI VE BULAŞMA YOLLARI</h2>

<p>Hantavirüsün doğadaki birincil taşıyıcıları fare ve sıçan gibi kemirgenlerdir. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, virüs bu hayvanlarda herhangi bir hastalığa yol açmadan kronik ve asemptomatik bir enfeksiyon şeklinde seyrediyor. Virüs, enfekte olmuş kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğü yoluyla çevreye yayılıyor. İnsanlara temel bulaş yolu ise bu atıklarla kirlenmiş tozların veya ortam havasının solunmasıdır. Kemirgen ısırmasıyla bulaş oldukça nadir görülürken, virüsün mide asidine karşı dirençsiz olması nedeniyle gıdalarla bulaşma ihtimali şüpheli kabul ediliyor. Ayrıca yapılan araştırmalar, virüsün kan transfüzyonuyla geçmediğini ve evcil hayvanların (kedi, köpek) virüsü taşımadığını, ancak dışkıları taşıyarak aracılık edebileceğini gösteriyor.</p>

<h2>KORE SAVAŞI'NDAN GÜNÜMÜZE VİRÜSÜN TARİHÇESİ</h2>

<p>Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Alpay Azap, Hantavirüsün yeni bir tehdit olmadığını, aksine uzun yıllardır bilinen bir virüs ailesi olduğunu vurguluyor. Yaklaşık 40 türü bulunan virüsün 20’sinin insanlarda hastalık yapabildiğini belirten Azap, virüsün tıp dünyasında ilk kez Kore Savaşı sırasında fark edildiğini hatırlatıyor. O dönemde Kore’de savaşan Türk askerleri arasında da Hantavirüs kaynaklı vakaların ve can kayıplarının yaşandığı biliniyor. Virüsün kuluçka süresi genellikle 12 ila 21 gün arasında değişse de, bağışıklık durumu ve çevresel faktörlere bağlı olarak bu süre 5 gün ile 60 gün arasında farklılık gösterebiliyor.</p>

<h2>PANDEMİ RİSKİ VE UZMAN GÖRÜŞLERİ</h2>

<p>Toplumdaki pandemi endişelerine yönelik açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Alpay Azap, Hantavirüsün kişiden kişiye bulaşma özelliğinin bulunmadığına dikkat çekti. Sadece Güney Amerika’da görülen "Andes" tipi virüs için çok sınırlı şüpheli bildirimler olsa da, genel olarak vakaların ortak bir kaynaktan (kemirgen atıkları) bulaştığı kabul ediliyor. Avrupa ve Amerika’daki hastalık kontrol merkezlerinin pandemi riskini "çok düşük" olarak sınıflandırdığını belirten Azap, büyük bir salgın beklentisinin olmadığını ifade ederek vatandaşları sakin olmaya davet etti. Virüsün akciğer tutulumu yapan tiplerinde tablo ağırlaşsa da, Avrupa ve Asya tiplerinde ölüm oranları binde 1 ile yüzde 3 gibi düşük seviyelerde seyrediyor.</p>

<h2>RUHİ ÇENET SAĞLIK DURUMU HAKKINDA AÇIKLAMA YAPTI</h2>

<p>Hantavirüsün yeniden konuşulmasına neden olan gelişmelerden biri de ünlü YouTuber Ruhi Çenet’in açıklamaları oldu. Virüsle ilgili bir içerik çalışması veya temas şüphesi nedeniyle kendisini önlem amaçlı karantinaya aldığını duyuran Çenet, bir süre toplum içine karışmayacağını açıkladı. Sağlık ekipleriyle sürekli temas halinde olduğunu belirten ünlü isim, herhangi bir halsizlik veya ateş belirtisi hissettiği an maskesini takıp tıbbi yardım çağırmak üzere hazır beklediğini söyledi. Bu gelişme, virüsün kuluçka süresi boyunca semptom takibi yapmanın önemini bir kez daha gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/hantavirus-nedir-belirtileri-nelerdir-ruhi-cenet-kendisini-karantinaya-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/hantavirus-nedir-belirtileri-nelerdir-ruhi-cenet-kendisini-karantinaya-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="28203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Dünyasının Vizyoner Lideri Haydar Aliyev TADİV Panelinde Anıldı]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turk-dunyasinin-vizyoner-lideri-haydar-aliyev-tadiv-panelinde-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/turk-dunyasinin-vizyoner-lideri-haydar-aliyev-tadiv-panelinde-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından düzenlenen panelde, Azerbaycan'ın kurucu lideri Haydar Aliyev'in siyasi mirası ve Türk dünyası üzerindeki kalıcı etkisi masaya yatırıldı. Siyaset ve diplomasi dünyasından önemli isimlerin katıldığı etkinlikte, Aliyev’in attığı sağlam temellerin bugünkü Karabağ Zaferi’ne olan stratejik katkısı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV), bölgedeki birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek amacıyla Ankara’da dikkat çekici bir panel gerçekleştirdi. Panele, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu’nun yanı sıra CHP Dış Politikalar Koordinatörü İlhan Uzgel, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan büyükelçileri ile TADİV Başkanı Aygün Attar katılım sağladı. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kürşad Zorlu, Haydar Aliyev’in tarihteki yerini üç temel yönüyle tanımlayarak, onun Azerbaycan’ın ikinci bağımsızlık döneminin inşasındaki öncü rolüne ve liderlik karakterine dikkat çekti. Zorlu konuşmasında, yüz yıl önce Resulzade’nin başlattığı bağımsızlık bayrağının Aliyev döneminde çok daha yüksek zirvelere taşındığını ifade etti.</p>

<p><img height="400" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/photoshopextension-image-4-1.png" width="600" /></p>

<p>Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yaşanan o kritik ve belirsiz süreçte Aliyev’in stratejik dehasına vurgu yapan Kürşad Zorlu, liderin Azerbaycan için en doğru istikameti Türk dünyası olarak belirlediğini dile getirdi. Aliyev’in dış politikada hayata geçirdiği çok yönlü ve dengeli siyaset sayesinde, Azerbaycan’ın hinterlandını Batı’dan Doğu’ya uzanan stratejik merkezlerle güçlendirmeyi başardığını belirten Zorlu, bu vizyonun günümüzdeki devlet hüviyetinin çekirdeğini oluşturduğunu söyledi. Zorlu’ya göre Aliyev, gerçekçilik ve "tedrici" olarak adlandırılan adım adım ilerleme politikasıyla Türkiye ile olan ilişkileri sarsılmaz bir sürekliliğe kavuşturdu.</p>

<p><img height="400" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/photoshopextension-image-6.png" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Panelin en can alıcı noktalarından birini ise Karabağ Zaferi ve Aliyev’in mirası arasındaki kopmaz bağ oluşturdu. Kürşad Zorlu, bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev liderliğinde bölgesinde kendini kanıtlamış olan Azerbaycan’ın bu başarısının tesadüf olmadığını, temellerinin merhum lider Haydar Aliyev tarafından sabırla atıldığını vurguladı. Zorlu, Karabağ Zaferi’nin arka planındaki temel dayanak noktasının Aliyev’in ektiği tohumlar ve kurduğu çok yönlü iletişim biçimi olduğunu belirterek, bu büyük zaferin tüm Türk dünyası için tarihi bir gurur vesilesi olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.</p>

<p><img height="400" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/photoshopextension-image-5-1.png" width="599" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turk-dunyasinin-vizyoner-lideri-haydar-aliyev-tadiv-panelinde-anildi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/turk-dunyasinin-vizyoner-lideri-haydar-aliyev-t-a-d-i-v-panelinde-anildi-1.jpg" type="image/jpeg" length="72825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Dünyasının Bilge Lideri Ankara’da Anılıyor: Haydar Aliyev 103 Yaşında!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turk-dunyasinin-bilge-lideri-ankarada-aniliyor-haydar-aliyev-103-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/turk-dunyasinin-bilge-lideri-ankarada-aniliyor-haydar-aliyev-103-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan’ın kurucu lideri Haydar Aliyev’in doğumunun 103. yıl dönümü, Ankara’da düzenlenecek uluslararası nitelikteki "Haydar Aliyev ve Türk Dünyası" paneliyle kutlanıyor. TADİV ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, Türk devletlerinin üst düzey temsilcilerini aynı masada buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Türk Dünyasının Kalbi Ankara’da Atacak</h2>

<p>Türkiye-Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (<strong>TADİV</strong>), kuruluşunun <strong>29. yılında</strong> anlamlı bir vefa örneğine imza atıyor. Modern Azerbaycan’ın mimarı ve Türk dünyasının ortak değeri ulu önder <strong>Haydar Aliyev</strong>, doğumunun <strong>103. yıl dönümü</strong> anısına düzenlenen özel bir panelle yâd edilecek.</p>

<p><strong>4 Mayıs 2026 Pazartesi</strong> günü saat <strong>15:00</strong>’te başlayacak olan panel, Çankaya’nın diplomatik merkezinde yer alan <strong>TADİV-Şuşa Kongre Merkezi</strong>’nde gerçekleştirilecek.</p>

<h2>Seçkin İsimler ve Diplomatik Zirve</h2>

<p>Panelin açılış ve selamlama konuşmaları, sadece anıları tazelemekle kalmayacak, aynı zamanda Türk dünyasının güncel birlikteliğine de ışık tutacak. Etkinliğin konuşmacı listesi adeta bir "Türk Dünyası Şurası" niteliği taşıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Prof. Dr. Aygün Attar:</strong> TADİV Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Prof. Dr. Kürşad Zorlu:</strong> AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ayşe Uzer:</strong> T.C. Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı</p>
 </li>
</ul>

<h2>"Beş Devlet, Tek Millet" Diplomasisi</h2>

<p>Panelin en dikkat çekici yanı ise, Türk dünyasının kardeş cumhuriyetlerinin Ankara’daki temsilcilerini tam kadro bir araya getirmesi. Haydar Aliyev’in "Bir millet, iki devlet" vizyonunun ötesine geçerek tüm Türk coğrafyasını kapsayan mirası, şu isimler tarafından değerlendirilecek:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Dr. Reşad Memmedov:</strong> Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçisi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yerkebulan Sapiyev:</strong> Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçisi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ruslan Kazakbayev:</strong> Kırgızistan Cumhuriyeti Büyükelçisi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlham Haydarov:</strong> Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçisi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mekan İşankuliyev:</strong> Türkmenistan Cumhuriyeti Büyükelçisi</p>
 </li>
</ul>

<blockquote>
<p><strong>Etkinlik Bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tarih:</strong> 4 Mayıs 2026, Pazartesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Saat:</strong> 15:00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yer:</strong> TADİV-Şuşa Kongre Merkezi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Adres:</strong> A. Fethi Okyar Sokak No:14, Diplomatik Site Or-An / Çankaya</p>
 </li>
</ul>
</blockquote>

<p>Türk dünyasının birlik ve beraberlik mesajlarının verileceği bu önemli etkinlik, Haydar Aliyev’in mirasını geleceğe taşımayı hedefliyor. Diplomasi koridorlarında "Pazartesi günü Ankara'da Türk birliği rüzgarı esecek" yorumları şimdiden yapılmaya başlandı bile!</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 01 At 17.25.35" class="detail-photo img-fluid" height="1027" src="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-172535.jpeg" width="1531" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, KÜLTÜR, TÜRKİYE, YEREL, ANKARA</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/turk-dunyasinin-bilge-lideri-ankarada-aniliyor-haydar-aliyev-103-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/05/turk-dunyasinin-bilge-lideri-ankarada-aniliyor-haydar-aliyev-103-yasinda-1.jpg" type="image/jpeg" length="41179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fed’in Faiz Kararı Piyasaları Böldü: Değerli Metaller Çakılırken Petrol Zirveyi Gördü]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/fedin-faiz-karari-piyasalari-boldu-degerli-metaller-cakilirken-petrol-zirveyi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/fedin-faiz-karari-piyasalari-boldu-degerli-metaller-cakilirken-petrol-zirveyi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son faiz kararı, küresel piyasalarda beklenen sakinliği getirmek yerine sert dalgalanmalara yol açtı. Fed'in politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit bırakması, karar metnindeki görüş ayrılıkları nedeniyle yatırımcıları ikiye böldü. Karar sonrası yönünü tayin etmekte zorlanan piyasalarda, emtia ve enerji fiyatlarında "hız treni" etkisi yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fed metnindeki belirsizliklerin ardından yatırımcıların güvenli limanlardan uzaklaşması, altın ve gümüş fiyatlarında sert düşüşleri beraberinde getirdi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ons Altın:</strong> Son dönemin en düşük seviyelerini test ederek <strong>4.518 dolara</strong> kadar geriledi. Yeni günün sabah saatlerinde ise hafif bir toparlanmayla <strong>4.547 dolardan</strong> işlem görüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gümüş:</strong> Düşüşünü derinleştirerek <strong>70 dolar</strong> seviyesine kadar indikten sonra, sınırlı bir tepki alımıyla <strong>71 dolar</strong> seviyesine yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2>Yurt İçi Altın Piyasasında "Makas" Dikkat Çekiyor</h2>

<p>Yurt içinde gram altın fiyatları, hem küresel ons fiyatındaki düşüşten hem de dolar/TL kurundaki hareketlilikten etkilendi. Ancak piyasanın kalbi Kapalıçarşı ile resmi rakamlar arasındaki fark açılmaya devam ediyor:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Veri Tipi</strong></td>
   <td><strong>En Düşük Seviye (TL)</strong></td>
   <td><strong>Güncel/Sabah Seviyesi (TL)</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Resmi Gram Altın</strong></td>
   <td>6.542</td>
   <td>6.601</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kapalıçarşı Fiyatı</strong></td>
   <td>-</td>
   <td><strong>6.647</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Enerji Piyasasında Ters Rüzgarlar: Petrol 120 Doları Gördü</h2>

<p>Altın ve gümüşün aksine, petrol fiyatları Fed kararının hemen ardından adeta fırladı. Fed kararı sonrası arz ve talep dengesine dair endişelerle petrolün varili <strong>120 dolara</strong> kadar tırmandı. Ancak bu seviyede kalıcı olamayan piyasada, gece saatlerinde gelen kâr satışları etkili oldu. Petrol, sabah saatlerinde <strong>113 dolar</strong> seviyesinde dengelenerek kazançlarının bir kısmını geri verdi.</p>

<h2>Belirsizlik Volatiliteyi Besliyor</h2>

<p>Fed’in faizleri sabit tutmasına karşın gelecek döneme dair net bir sinyal vermemesi ve karar vericiler arasındaki görüş ayrılıkları, piyasa oyuncularını tedirgin etmeye devam ediyor. Uzmanlar, Fed metnindeki bu "çatlak seslerin" önümüzdeki günlerde de fiyatlamalarda yüksek oynaklığa (volatilite) neden olabileceği konusunda uyarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/fedin-faiz-karari-piyasalari-boldu-degerli-metaller-cakilirken-petrol-zirveyi-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/04/fedin-faiz-karari-piyasalari-boldu-degerli-metaller-cakilirken-petrol-zirveyi-gordu.jpg" type="image/jpeg" length="25474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaş ve El Niño Kıskacında Palm Yağı: Küresel Piyasada Fiyatlar Yeniden Tırmanışta]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/savas-ve-el-nino-kiskacinda-palm-yagi-kuresel-piyasada-fiyatlar-yeniden-tirmanista</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/savas-ve-el-nino-kiskacinda-palm-yagi-kuresel-piyasada-fiyatlar-yeniden-tirmanista" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel bitkisel yağ pazarında palm yağı, jeopolitik krizler ve iklimsel tehditlerin eşzamanlı baskısıyla yeniden yükseliş trendine girdi. İran ile yaşanan gerilimin savaş ihtimalini güçlendirmesi, enerji maliyetlerini tetikleyerek biyoyakıt sektöründe palm yağına olan talebi canlandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Brent petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri seçenekleri değerlendirdiğine dair haberlerin ardından savaş döneminin zirvesini gördü. Bu durum, küresel enerji ve gübre akışının can damarı olan Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli aksama riskini artırıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Biyoyakıt İştahı:</strong> Enerji fiyatlarındaki artış, palm yağı gibi biyoyakıt ham maddelerine olan yönelimi hızlandırıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gübre Maliyetleri:</strong> Savaşın etkisiyle artan gübre maliyetleri, çiftçilerin kullanımı azaltmasına ve dolayısıyla üretim tarafında yeni riskler oluşmasına neden oluyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2>İklim Tehlikesi ve Soya Yağı Desteği</h2>

<p>Piyasa sadece savaşla değil, aynı zamanda iklimsel bir tehdit olan <strong>El Niño</strong> ile de karşı karşıya. Uzmanlar, Eylül ayına kadar Pasifik Okyanusu’nda oluşabilecek bir El Niño olayının küresel sıcaklıkları artırarak tarımsal hasada ciddi darbe vurabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Fiyatlamalardaki bir diğer kritik destek noktası ise soya yağı piyasası oldu. Palm yağının en yakın ikamesi olan soya yağı, Chicago borsasında Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyelerinde işlem görerek piyasadaki yukarı yönlü ivmeyi besliyor. Savaşın seyri ve iklim risklerinin gerçeğe dönüşmesi halinde, palm yağı fiyatlarındaki oynaklığın daha da artması bekleniyor.</p>

<h2>Palm Yağı Nedir?</h2>

<p><strong>Palm yağı</strong>, palmiye meyvesinin (<em>Elaeis guineensis</em>) etli kısmından elde edilen, oda sıcaklığında yarı katı halde bulunan bitkisel bir yağdır. Dünya genelinde en çok üretilen ve tüketilen bitkisel yağ türüdür.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Çok Yönlü Kullanım:</strong> Gıda endüstrisinden (çikolata, margarin, bisküvi) kozmetiğe (şampuan, sabun), temizlik ürünlerinden biyoyakıt üretimine kadar son derece geniş bir yelpazede kullanılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ekonomik Önemi:</strong> Üretim maliyetinin düşük ve verimliliğinin yüksek olması nedeniyle küresel ticaretin vazgeçilmez bir parçasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Üretim Bölgeleri:</strong> Dünyadaki palm yağı arzının büyük bir kısmı Endonezya ve Malezya tarafından karşılanmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Piyasa İlişkisi:</strong> Biyoyakıt olarak kullanılabildiği için petrol fiyatlarıyla, yemeklik yağ olarak kullanıldığı için de soya yağı gibi alternatif bitkisel yağlarla doğrudan fiyat etkileşimi içerisindedir.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/savas-ve-el-nino-kiskacinda-palm-yagi-kuresel-piyasada-fiyatlar-yeniden-tirmanista</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/04/savas-ve-el-nino-kiskacinda-palm-yagi-kuresel-piyasada-fiyatlar-yeniden-tirmanista.jpg" type="image/jpeg" length="43321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'da Akılalmaz Olay: Banka "Sahibi Gelsin" Dedi, O Mezarı Açtı!]]></title>
      <link>https://www.yasamgazetesi.com.tr/hindistanda-akilalmaz-olay-banka-sahibi-gelsin-dedi-o-mezari-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yasamgazetesi.com.tr/hindistanda-akilalmaz-olay-banka-sahibi-gelsin-dedi-o-mezari-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’da yaşanan bir olay, duyanların kanını dondurdu. Ölen ablasının banka hesabındaki parayı çekmek isteyen bir adam, banka görevlilerinin "hesap sahibi bizzat gelmeden işlem yapamazsınız" yanıtı üzerine akılalmaz bir yola başvurdu. Çözümü ablasını mezardan çıkarmakta bulan adam, cansız bedeni bankaya götürerek yetkililerin karşısına dikildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan’da meydana gelen ve dünya basınında geniş yankı uyandıran olayda, ismi açıklanmayan bir şahıs vefat eden ablasının hesabında bulunan parayı çekmek üzere bankaya gitti. Gerekli belgelerle başvurmasına rağmen banka personelinden, "Güvenlik protokolleri gereği hesap sahibi burada bulunmadan ödeme yapamayız" cevabını aldı. Ablasının öldüğünü belirtmesine rağmen bürokratik engelleri aşamayan adam, bankadan öfkeyle ayrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="815" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/7zDdIbptBZ0" title="'Hesap Sahibi Şart' Dediler, Ölü Ablasını Bankaya Getirdi! 😱🏦" width="458"></iframe></p>

<h2>MEZARI AÇTI, CANSIZ BEDENLE BANKAYA DÖNDÜ</h2>

<p>Bürokrasinin katı kuralları karşısında dehşet verici bir karar alan adam, ablasının defnedildiği mezara giderek cenazeyi çıkardı. Ablasının cansız bedenini bir şekilde banka şubesine kadar getiren şahıs, banka görevlilerinin ve müşterilerin şaşkın bakışları arasında naaşı işlem masasına yaklaştırdı. "İşte hesap sahibi, şimdi paramı verin" diyen adamın bu hareketi, bankada büyük bir panik ve kaos yarattı.</p>

<blockquote>
<p><strong>Görgü Tanıkları:</strong> "Banka personeli ne yapacağını şaşırdı. Kimse böyle bir tepki beklemiyordu. Herkes korku içinde şubeden kaçmaya çalıştı."</p>
</blockquote>

<h2>ADLİ SÜREÇ BAŞLATILDI</h2>

<p>Olayın ardından banka yönetimi durumu derhal polise bildirdi. Şubeye gelen güvenlik güçleri, adamı gözaltına alırken ablasının cenazesini ise incelenmek ve yeniden defnedilmek üzere muhafaza altına aldı. Hindistan makamları, şahsın akıl sağlığının yerinde olup olmadığını araştırırken; olay, ülkede bankacılık sistemindeki katı kuralların ve bürokrasinin ulaştığı absürt noktaların da tartışılmasına neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, İLGİNÇ, SOSYAL MEDYA</category>
      <guid>https://www.yasamgazetesi.com.tr/hindistanda-akilalmaz-olay-banka-sahibi-gelsin-dedi-o-mezari-acti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yasamgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/yasamgazetesi-com-tr/uploads/2026/04/hindistanda-akilalmaz-olay-banka-sahibi-gelsin-dedi-o-mezari-acti.jpg" type="image/jpeg" length="55432"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
