Vize aracı kurumlarının sistemlerini bot yazılımlarla manipüle ederek tüm boş randevuları kapattığı ve ardından bu randevuları vize almak zorunda olan vatandaşlara yüksek ücretler karşılığında sattığı iddiaları, nihayet TBMM'nin öncelikli gündem maddelerinden biri oldu. Vatandaşların ve iş dünyasının seyahat özgürlüğünü kısıtlayan bu duruma karşı ilk resmi müdahale kararı açıklandı.
Bakan Bolat Duyurdu: 7 Şirket Kıskaçta
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kamuoyunda büyük tepki çeken bu iddialar üzerine yasal süreçlerin başlatıldığını duyurdu. Bakan Bolat, haksız ticari uygulamaları engellemek ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek adına Reklam Kurulu’nun 7 şirket hakkında geniş çaplı bir inceleme başlattığını açıkladı. İnceleme sonucunda randevu sistemini suistimal ettiği belirlenen firmalara ağır yaptırımların uygulanması bekleniyor.
Vize Kuyruğunda Dünya İkincisiyiz
Yaşanan randevu krizinin ve karaborsa piyasasının arkasında, Türkiye'den Avrupa'ya yönelik devasa bir başvuru trafiği yatıyor. Resmi veriler, Türk vatandaşlarının vize kapılarında harcadığı zamanın ve paranın boyutunu gözler önüne seriyor:
-
Başvuru Patlaması: Türkiye, 2025 yılında 1,25 milyonu aşan Schengen vizesi başvurusuyla, dünya genelinde Çin'in hemen ardından ikinci sırada yer aldı.
-
Sadece Harç Bedeli 110 Milyon Euro: Türk vatandaşlarının 2025 yılında vize alabilmek için yalnızca konsolosluklara yatırdığı net başvuru harcı tutarı 110 milyon euroyu geçti.
Maliyet Çok Daha Büyük: Vatandaşların cebinden çıkan ve 110 milyon euroyu bulan bu devasa tutara; aracı başvuru merkezlerinin aldığı hizmet bedelleri, zorunlu seyahat sağlık sigortaları, fotoğraf masrafları, vize danışmanlık ücretleri ve şikayetlere konu olan karaborsa randevu paraları dahil değildir. Yan giderler de eklendiğinde Türk halkının vize uğruna harcadığı servetin boyutu çok daha çarpıcı bir seviyeye ulaşıyor.