Milletvekilliği görevinin değeri, makamın sağladığı imkânlarda değil, millete hizmet etme iradesinde saklıdır.
Cumhuriyet’e ve Millete adanmış kutsal bir emanet olan
Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde milleti temsil etmektir.
Kişisel çıkarları değil, milletin ortak menfaatlerinin yanında durmak, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve Cumhuriyet’in temel değerlerini korumaktır. Bir sonraki dönem içinde bulunduğu siyasi partinin oy alamayacağını ya da kendisinin yeniden, bir dönem daha vekil olamayacağını anladığında parti değiştiren değildir. Parti değiştirmek ideolojik olarak ben artık bu partinin görüş ve düşüncelerini benimsemiyorum demektir. Bu noktada üçüncü parti değişikliği ise ,” İdeoloji, dava bahane, vekillik şahane” demektir.
Milletvekili, yalnızca bir siyasi partinin değil; kendisine güvenen milyonlarca vatandaşın sesi, vicdanı ve temsilcisidir. Bu görevi layıkıyla yerine getirenler, yalnızca kendi dönemlerine değil, Cumhuriyet tarihine de onurlu bir iz bırakırlar. Getiremeyenler de hafızlardan silinip giderler.
Vakti zamanında bir padişah yolun ortasına irice bir taş koymuş. Demiş ki, gelene geçene bakayım, kim ne yapacak…
Vezir gelmiş. Taşın etrafında iki tur atmış. Elini çenesine götürüp düşünmüş. Demiş ki, “Sultan’la konuşayım da bir ekip kurayım. Yolun ortasına düşen taşları kaldırsınlar.”
Sonra komutan gelmiş. Demiş ki, “Vezirle konuşayım. Şu yolun ortasına taş bırakanlara ne ceza verilecek karar verelim.”
Sonra şair gelmiş. Demiş ki, “ oturup şu taşın yanına bir şiir yazayım. Kalakalmış taş yolun ortasında tek başına.”
Sonra bir adam gelmiş. Demiş ki, “ Oturayım şu taşın tepesine, soluklanayım.”
Sonra köylülerden biri gelmiş. Sırtında içi eşya dolu ağırca bir heybe varmış. Bakmış yolun ortasında bir taş. Demiş ki, “ Şu sırtımdaki heybeyi yere bırakayım. Taşı bir kucaklayayım. Bakalım kaldırabilecek miyim? Yoksa bir sağa bir sola yuvarlayayım. Belki de kenara itebileceğim.” Uğraşmış saatlerce tek başına ve yol kenarına taşı itmeyi başarmış. Eşya sepetini alıp gidecek, bir bakıyor taşın altında ak bir kese. İçi altın dolu bir de sultanın notu.
“Bu ak kesedeki altınlar, elini taşın altına koyabilenler içindir”
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında da milletvekilliği, millet iradesinin en güçlü temsil makamı olmayı sürdürmektedir. Bu makam elini taşın altına koymayı bilenler, dürüstlük, şeffaflık, adalet ve vatan sevgisiyle yerine getirenler içindir. Yoksa o partiden bu partiye transfer olayım, aman ete süte dokunmayayım, vekilliğin imkanlarından sonuna kadar yararlanayım demek değildir.
Bu görevin ağırlığı ve yüceliği değişmez. Zira; Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik geleceğinin en büyük güvencelerinden biri olmaya sonsuza dek devam edecektir.
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir"