GÜNCEL

Türkiye Azerbaycan Dostluk ve İşbirliği Dayanışma Vakfı'nın basın açıklaması

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV), Belçika ve Hollanda parlamentolarının Güney Kafkasya’daki bölgesel süreçlere ilişkin aldığı son kararlara karşı sert bir bildiri yayımladı. Vakıf Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar imzasıyla paylaşılan açıklamada, Avrupa’dan gelen bu müdahalelerin bölgedeki hassas barış iklimini zehirlediği vurgulanarak, söz konusu kararların hukuken ve siyaseten tanınmadığı ilan edildi.

Abone Ol

AVRUPA PARLAMENTOLARININ KARARLARINA SERT TEPKİ

Belçika ve Hollanda parlamentolarında 16 Nisan 2026 tarihinde kabul edilen ve Azerbaycan’ın egemenlik haklarını tartışmaya açan kararlar, Ankara ve Bakü hattında ciddi bir rahatsızlık uyandırdı. TADİV tarafından yapılan açıklamada, bu kararların Güney Kafkasya’da aktif çatışma döneminin kapandığı ve kurumsal bir barış sürecinin filizlendiği kritik bir kavşakta alınmış olmasının manidar olduğu belirtildi. Özellikle 8 Ağustos 2025 tarihinde Washington’da parafe edilen barış anlaşması hatırlatılarak, uluslararası toplumun bu kazanımları korumak yerine gerilimi tırmandıracak adımlar atmasının "hukuki gerçekliği yeniden tanımlama beyhude çabası" olduğu ifade edildi.

BARIŞ SÜRECİNE GÖLGE DÜŞÜREN ADIMLAR

Vakıf Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, doğrudan diyalog yoluyla elde edilen kırılgan barışın, tek taraflı siyasi kalıplarla zedelendiğine dikkat çekti. Açıklamada, Avrupa’dan yükselen bu seslerin barışa hizmet etmekten ziyade, bölgedeki rövanşist grupları cesaretlendirme riski taşıdığı kaydedildi. Azerbaycan’ın egemen yargı yetkisine müdahale niteliği taşıyan bu tür parlamenter metinlerin, itidal ve güven ortamını zayıflattığı, hukuki süreçleri siyasallaştırarak çözüm yerine çözümsüzlüğü beslediği vurgulandı.

ERMENİSTAN’IN BİLE KABUL ETTİĞİ BARIŞ ZEMİNİ

Açıklamanın dikkat çekici noktalarından birini, Ermenistan yönetiminin sürece dair bizzat yaptığı itiraflar oluşturdu. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Mart 2026’da dile getirdiği “sekiz aydır tam barışın mevcut olduğu” ve “çatışmanın siyasi anlamda sona erdiği” yönündeki beyanları, TADİV’in bildirisinde geniş yer buldu. Tarafların bizzat aktif çatışmanın bittiğini ilan ettiği bir dönemde, Belçika ve Hollanda’nın aksi yönde bir algı yaratmaya çalışmasının siyasi bakımdan zarar verici ve hukuken tartışmalı olduğu ifade edildi.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMÎ PROTESTO

Sürecin diplomatik boyutuyla ilgili bilgilendirmelerin de yer aldığı açıklamada, Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın 20 Nisan 2026 tarihinde Belçika ve Hollanda büyükelçilerini çağırarak resmî protestosunu ilettiği anımsatıldı. Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik her türlü girişimin hukuk düzenine müdahale olarak değerlendirildiği belirtilirken, Avrupa’daki parlamenterlerin asılsız iddialarla barış sürecini manipüle etme çabalarının Bakü tarafından kesin bir dille reddedildiği aktarıldı.

TADİV’DEN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

Açıklamanın sonuç bölümünde, Güney Kafkasya’da kalıcı huzurun ancak uluslararası sınırlara saygı ve iç hukuk süreçlerine müdahaleden kaçınılmasıyla mümkün olabileceği belirtildi. Prof. Dr. Aygün Attar, Avrupa’daki sorumlu siyasi aktörleri seçici ve istikrarsızlaştırıcı mesajlar yerine; hukuk, diplomasi ve tutarlılık temelinde barışı desteklemeye çağırdı. TADİV, bölgenin ihtiyacının yeni gerilim başlıkları değil, barışın tahkim edilmesi olduğunu belirterek, bu tür taraflı kararları onaylamadıklarını ve tanımadıklarını bir kez daha kamuoyuna duyurdu. KENT YAŞAM HABER MERKEZİ

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }