YARGI VE MEDYA İLE DEĞİL, MİLLETE HİZMET EDEREK MUHALEFETİ SİLKELEMELİ

Abone Ol

Operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar ve zindanlar üzerine haberler...

Hem de günün her saatinde...

Hem de Türkiye'nin en önemli gündemleri milletin canını yakarken...

İşte can yakan haberler: Ankara'nın içinde veya Ankara'ya doğru yürüyenlerin, ellerinde pankartlarla, ağızlarında haksızlıklar üzerine atılan sloganlar...

Her kesimden herkes yollarda hak arıyor.

Tarladan, maden ocaklarına... Kapanan veya kapanacak ekmek kapılarından daha nice üretim birimlerine kadar herkes ortada. TÜİK mağduru Emekli ve çalışan emekçiler açlık ve yoksulluk çığlığı atarak yürürken...

Öte yanda adalet arayan depremzedelerle barınma mağdurları var meydanlarda... Öğrenciler dertli, sağlık arayanlar dertli... Çalışanlar dertli işsizler dertli...

Eğitimin kalitesinden tüketilen her şeyin kalitesine kadar ne varsa, canı yananlar hep dertli...

Böylesine hayati konular orta yerde dururken; Devletin gücüyle adaleti CHP'nin üzerinde demoklesin kılıcı gibi tutmak, milletimizi öyle bir huzursuz ediyor ki, bu kin ve intikam hesaplaşması yüzünden "güç bende" diyerek, muhalif olanlara yaratılan mağduriyetler bu milletin moral değerlerini öyle bir silkeliyor ki... Anlatılacak gibi değildir.

Öz yurttaşına, böylesine bir dayanılmaz mağduriyet yaratan başka bir yöneten siyaset var mıdır acaba dünyada?

27 Mayıs 1960 darbesinde ilkokul sıralarındaydım. Rahmetli Babam aktif bir Demokrat Partili olduğu için jandarmalar tarafından gözaltına alındığında çok tedirgin olmuştuk ailece.

O kargaşada bile Babamın ifadesini alıp, aynı gün içinde bırakmışlardı.

12 Mart 1971'deki darbede yükseköğrenim öğrencisiyken de yolumuz birkaç kez emniyete düştü. Ancak gereken neyse hemen yapılarak bizi serbest bıraktılar.

12 Eylül 1980 darbesinde bir demokratik kitle örgütünde başkan olarak görevdeydik.

O dönemde daha çok gözaltına alınıp serbest bırakıldık elbette. Zindana konup 4 haftada özgür kaldığımız da oldu.

Ne var ki, her seferinde mahkemeye ulaşıp kendimizi ifade ettikçe adalet yerini buldu.

Çünkü o günlerde bir bağımsız yargı vardı. Hem de sıkıyönetimlere rağmen...

Hem de herkese eşit uzaklıkta olan bir yargı vardı.

Son 24 yıla gelince: ABD kuklası CUMHURİYET TURKİYESİ DÜŞMANI sözde dinci FETÖ, öyle bir sinsi planla girdi ki devreye...

Önce Cumhuriyet Ordusu'nun tepesine BALYOZ indirdiler nice kumpaslı ve gizli tanıklı iddianamelerle...

Daha sonra da nice kurum ve kuruluşlarla sivil cumhuriyetçi vatanseverleri hedefe koyarak, acımasızca ve insanlıkla bağdaşmayan uygulamalarla ailece mağdur ettiler. Kumpaslı ve gizli tanıklı başlayan Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı, yıllar önce Cumhuriyet Ordusu'na darbe indirdi. Bugün de Cumhuriyetin diğer büyük kalesi CHP var sırada...

Ne acıdır ki, yargılama yöntemi hiç değişmemiş... Kumpaslı ve gizli tanıklarla kin ve intikam hesaplaşması aynen devam ediyor.

CHP'nin üzerine gidilerek ortaya çıkan mağduriyetler, elbette kı milletimizin vicdanını yaralamıştır.

Evet, FETÖ sonrası ortaya konan bir başka düşman hukuku daha...

Ülkenin dağlarca sorunu varken, tek gündem yaratılıyor, o da CHP...

OYSA MEDYA VE YARGIYLA DEĞİL, MİLLETE HİZMET EDEREK MUHALEFETİ SİLKELEMELİ...

ÇÜNKÜ ADALETİN YARA ALDIĞI BİR ÜLKEDE, HERKESİN YAŞAMI KOMAYA GİRER.

ÖTE YANDAN ADALET GÜVENİLİR OLMAKTAN UZAKLAŞTIKÇA, FELAKET YAKIN DEMEKTİR.

ABD YAPIMI FETÖ SİYASETİ SÜRDÜKÇE, BU ÜLKEYE NE ADALET GELIR NE DE KALKINMA...

Sahi, eğer darbeler dönemi bitti, ABD maşası FETÖ gittiyse, bu ne dumandır?

Cumhuriyetle gelen kazanımlara karşı, her alanda sürdürülen bu düşman hukuku niye? 24 yıllık AKP iktidarında, vatanın ve milletin başına gelenleri bu millet gördü, duydu ve biliyor. Geç de olsa artık yanlışın kaynağı belli oldu.

Bundan sonra ne devletin gücü ne de yargıyla bu gerçek değiştirilebilir.

Günü geldiğinde, gerçek mahkumları milletin vicdani ortaya koyacaktır. Hem de demokratik bir seçimde demokratik bir yargılamayla...

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }