İzmir, bugün adaletin sustuğu, vicdanların yaralandığı trajik bir haberle sarsıldı. Henüz 8 yaşındayken başlayan ve 13 yaşına kadar devam eden korkunç bir kabusun pençesinde büyüyen Cevdet Efe, 16 yaşında hayata veda etti. Kendi kuzeni ve yanında çırak olarak çalıştığı kuaför tarafından yıllarca sistematik tecavüze uğrayan Efe, faillerin mahkemece suçsuz bulunarak beraat ettirilmesinin ardından intihar ederek yaşamına son verdi.
"Baba Anlatamam, Dayanamazsın"
Cevdet Efe’nin babası, oğlunun yaşadığı sessiz çığlığı ve sonrasında verdikleri mücadeleyi Gazeteci Eşref Larsen’e paylaştığı yürek burkan sözlerle anlattı. Oğlunun daha önce de birkaç kez intihara teşebbüs ettiğini belirten acılı baba, gerçeği öğrenme sürecini şu sözlerle aktardı:
"Oğlum, anlat, neyin var?' dedim. 'Baba anlatamam, dayanamazsın' dedi. En sonunda anlattı, çılgına döndüm."
Yargı Sürecinde Şiddet ve Tehdit
Ailenin adalet arayışı sadece mahkeme salonlarında değil, sokaklarda da saldırılarla engellenmeye çalışıldı. Şikayeti geri çekmeleri için sürekli tehdit edildiklerini belirten baba, yaşadıkları korkunç bir saldırıyı da dile getirdi. Faillerden birinin evinin önünde kendisini 6 yerinden bıçakladığını ifade eden baba, sanığın 10 yıl ceza almasına rağmen çıkarılan af ile sadece 1 yıl cezaevinde kalıp tahliye edildiğini söyledi. Güvenlik kaygısı nedeniyle evlerini taşımak zorunda kaldıklarını ekledi.
Hakimin Sorusu: "Sen İstismarı Gördün Mü?"
Davanın en sarsıcı kısmı ise mahkeme safhasında yaşandı. Doktorların "cinsel istismar olduğu" yönündeki kesin raporlarına ve Cevdet Efe’nin tutarlı beyanlarına rağmen, sanıklar önce adli kontrolle serbest bırakıldı, ardından beraat ettirildi. Karar karşısında dehşete düşen baba, hakimin kendisine yönelttiği soruyu unutamadığını belirtti:
"Hakim bana 'Sen istismarı gördün mü?' dedi. Düşünebiliyor musunuz? 'Sen gördün mü?' diyor. Doktor raporlarına rağmen sanıklar beraat aldı, oğlum da canına kıydı."
Tıbbi kanıtların ve bir çocuğun yıllar süren acısının hukuk karşısında karşılık bulamaması, 16 yaşındaki bir gencin adalet umudunu yok ederek onu ölüme sürükledi. Toplumun vicdanını kanatan bu olay, çocuk istismarı davalarındaki cezasızlık sorununu bir kez daha en acı şekilde gündeme getirdi.




