Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen usulsüzlük soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 18 kişinin Silivri Adliyesi’ndeki sorgu ve işlemleri sabah saatlerinde nihayete erdi.
Savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen şüpheliler hakkında karar çıktı. Silivri Sulh Ceza Hakimliği; aralarında Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da yer aldığı 10 kişinin tutuklanmasına hükmederken, 18 kişiden geriye kalan 8 şüpheliyi ise adli kontrol tedbiri uygulayarak serbest bıraktı.
İşte Tutuklanan İsimler
Hakimlik tarafından yürütülen sorgu neticesinde demir parmaklıklar ardına gönderilen isimler şu şekilde açıklandı:
-
Bora Balcıoğlu (Silivri Belediye Başkanı)
-
Aşkın Kaynar
-
Serdar Tuna
-
Gökhan Tuna
-
Adem Tuna
-
İbrahim Kömür
-
Aykut Batur
-
Fatih Yavuz
-
Yavuz Dirik
-
Nihat Nahit Sarayönü
Bora Balcıoğlu'ndan Cezaevine Girerken İlk Açıklama: "Boyun Eğmedim, Eğmeyeceğim"
Tutuklama kararının hemen ardından sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna uzun ve çarpıcı bir yazılı açıklama gönderen Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, karara sert tepki gösterdi. Sürecin somut delillere değil, dedikodu ve servis edilen iftiralara dayandığını savunan Balcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Değerli hemşerilerim; Cuma gününden bu yana şahsıma, aileme, yol arkadaşlarıma, emeğime ve Silivri halkının sandıkta ortaya koyduğu tertemiz iradeye karşı yürütülen siyasi operasyonun yeni ve ağır bir aşamasıyla karşı karşıyayız. Bu süreç yalnızca şahsımı hedef alan bir adli süreç değildir. Bu süreç; Silivri halkının iradesini, halkçı belediyecilik anlayışımızı, baba ocağımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerini ve bu kentte birlikte büyüttüğümüz umudu hedef alan açık bir haksızlıktır."
"12 Yaşında Kaybettiğim Babama Ev Aldığımı İddia Ettiler!"
Kendisine yönelik medyadaki karalama kampanyalarına isyan eden Balcıoğlu, dosyada yer alan asılsız iddiaları deşifre etti:
"Kendisine gazeteci diyen bazı müfteriler tarafından bir dedikodu düzeni kuruldu. Hiçbir somut temele dayanmayan iddialar haber kılıfına sokuldu. Kamuoyunda gündeme getirilen saat iddiası bunun en açık örneklerinden biridir. Kullandığım saatin iddia edildiği gibi olmadığı açıkça ortaya konulmasına rağmen konu hâlâ farklı biçimlerde gündemde tutulmaya çalışılıyor. Savcılık, araştırma kapsamında aldığım iddia edilen saatin Türkiye’deki tüm tedarikçi firmalarına müzekkere yazıyor. İlgili firma, benim kendilerinden herhangi bir saat almadığımı bildiriyor. Belge geliyor, ama senaryo değişmiyor. Ortada bilgi yok, tanıklık yok, somut delil yok; sadece 'duydum', 'söylendi' var.
Yetmedi; 12 yaşımda kaybettiğim rahmetli babama ev aldığımı bile iddia ettiler! Çocuk yaşta kaybettiğim rahmetli babam üzerinden bile iftira üretmekten çekinmediler. İnsanın ailesine, acısına, hatırasına uzanan bu kirli dil; artık yalnızca siyasi bir saldırı değil, vicdanı da ahlakı da aşan bir kötülüktür."
"Tutuklama Bir Hüküm Değil, Geri Döneceğim"
Hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığını hatırlatan Belediye Başkanı, partililerine ve vatandaşlara metanet çağrısında bulundu:
"Silivri’nin güzel insanları; asla üzülmeyin, asla umudunuzu yitirmeyin. Benim alnım açık, başım dik, vicdanım rahat! Tutuklama bir hüküm değil. Hakkımda kesinleşmiş hiçbir mahkûmiyet kararı yok! Ortada ispatlanmış bir suç yok! Biz bu senaryoyu daha önce İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı 13 kez sahneye konulurken gördük. Önce yalan atılıyor, kamuoyu zehirleniyor, sonra bu algı yargıya taşınıyor. Yargının siyasallaştırılarak bir aparat gibi kullanılmasına yabancı değiliz.
Benden aldığınız 'Vicdan Belediyeciliği' bayrağını sahipsiz bırakmayın. Elbette Vicdan Belediyeciliği 6 metrekarelik bir hücreye hapsedilemeyecek. Beni bugün aranızdan fiziken ayırmaya çalışanlar şunu iyi bilsin: Silivri’nin vicdanını susturamazsınız, iradesini hapsedemezsiniz. Ben yine aranıza döneceğim. Yine birlikte çalışacağız. Dimdik ayaktayım; başımı eğmedim, eğmeyeceğim. Boyun eğmedim, eğmeyeceğim."
Gözaltı dalgasının ardından gelen bu tutuklama kararlarının ardından CHP Genel Merkezi ve İstanbul İl Başkanlığı'nın Silivri'deki sürece karşı nasıl bir siyasi reaksiyon göstereceği ve belediye yönetiminin meclis içinden nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.





