GÜNCEL

Bir Köy Sevdası ve Çeyrek Asırlık Dernekçilik: Selman Şayir ile Kars Susuz Yolboyu Köyü’ne Yolculuk

Kent Yaşam Gazetesi haber merkezinde başlayan ve Yolboyu Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği genel merkezinde noktalanan kapsamlı söyleşimizde, dernekçilik dünyasının duayen ismi Selman Şayir ile bir araya geldik. 28 yıldır aralıksız sürdürdüğü başkanlık görevi, köye yapılan yatırımlar ve metropol hayatında kültürü yaşatma mücadelesi üzerine derin bir sohbet gerçekleştirdik.

Abone Ol

Havalimanından Dernek Başkanlığına Uzanan Yolculuk

Kars Susuz Yolboyu Köyü Derneği’nin temelleri 1997 yılında atıldı. O dönem Atatürk Havalimanı’nda devlet memuru olarak görev yapan Selman Şayir, köylülerinin ısrarı üzerine emekliliğine az bir süre kala dernek yönetiminde sorumluluk almayı kabul etti. 1997’deki kuruluşun ardından yapılan ilk kongrede başkanlık koltuğuna oturan Şayir, o günden bugüne çeyrek asrı aşan bir süredir bu görevi başarıyla sürdürüyor.

Kuruluştan Bugüne Bir İstikrar Öyküsü

Celal Karaali: Sayın Başkanım, öncelikle hoş geldiniz. Kars Susuz Yolboyu Köyü Derneği ne zaman kuruldu ve sizin bu süreçteki rolünüz nasıl başladı?

Selman Şayir: Hoş bulduk, teşekkür ediyorum. Derneğimiz 1997 yılında kuruldu. O dönem ben Atatürk Havalimanı’nda devlet memuru olarak görev yapıyordum. Köylülerimiz derneği kurmuşlar ancak kurucu dönemden sonra, "Yeniden seçim yapalım, herkesin haberi olsun" diyerek yanıma geldiler. Emekliliğimin yakın olduğunu, görev alıp alamayacağımı sordular. Devlet memuru olduğum için başta çekimser kalsam da kabul ettim ve 1997 sonunda yapılan ilk kongrede başkan seçildim. O günden bugüne, yaklaşık 28 yıldır aralıksız başkanlık görevini sürdürüyorum.

Celal Karaali: 28 yıl boyunca hep başkan seçilmenizi neye bağlıyorsunuz? Başarı mı, yoksa köylüyle kurulan özel bir bağ mı?

Selman Şayir: Ben köyümü ve köylümü gerçekten çok seviyorum. Bu tempoyla başladık ve bugüne kadar hiçbir üyemizle aramızda bir huzursuzluk yaşanmadı. Her genel kurulda aday olmak isteyenlere yol açabileceğimi söylesem de köylülerimiz hep benimle devam etmek istedi. Şu anki dernek merkezimiz de amcamın oğlunundur, üyelerimizin gidiş gelişine kolaylık olsun diye daha merkezi bir yere taşıdık. Derneğin açılışını da o dönem Küçükçekmece Kaymakamı yapmıştı.

Üye Yapısı ve Sosyal Etkinliklerde Model Oldular

Celal Karaali: İstanbul'daki potansiyeliniz nedir? Kaç üyeye sahipsiniz?

Selman Şayir: İstanbul genelinde aşağı yukarı 580 hane köylümüz var. Derneğimize kayıtlı üye sayımız 380, aidatını düzenli veren aktif üye sayımız ise 170 civarındadır.

Celal Karaali: Geleneksel hale getirdiğiniz "Kaz Yemeği" etkinlikleri devam ediyor mu? Bu tür buluşmaların derneğe katkısı nedir?

Selman Şayir: Pandemi dönemi hariç, her yıl kış aylarında kaz yemeğimizi mutlaka yapıyoruz. Kaz eti bizim yöremizin, Kars'ın en önemli özelliğidir; tadı koyun veya tavuk etine benzemez. Bu yemeklerden büyük bir maddi gelir beklemiyoruz; bizim için masrafını çıkarması ve köylüleri bir araya getirmesi yeterli.

Köyden Kente Uzanan Hizmet Köprüsü

Celal Karaali: Dernek olarak Kars'taki köyünüze yönelik neler yaptınız? İstanbul’dan oraya nasıl bir el uzatıyorsunuz?

Selman Şayir: Yolboyu, eski ismiyle "Büyük Zayım", gerçekten büyük ve önemli bir köydür. Göreve geldikten sonra köye bir morg yaptırdık. İki camimizin ihtiyaçlarına dernek olarak destek verdik. Köy okuluna bilgisayarlar, spor malzemeleri ve öğrencilere özel kırtasiye setleri gönderdik. Ayrıca köydeki düğünlerde kullanılmak üzere çelik tabak, çatal, kaşık gibi profesyonel yemek servis setleri ulaştırdık. Derneğimizin kahve kârı gibi bir geliri yoktur; bu işleri aidat ve gönüllü bağışlarla yürütüyoruz.

Celal Karaali: Gençlerin derneğe olan ilgisi nasıl? Onları kültüre çekebiliyor musunuz?

Selman Şayir: Şimdiki gençler daha çok kafeterya tarzı yerleri seviyor ancak bizde kumar olmadığı için nezih bir ortam sunuyoruz. Cenazelerde ve kaz etkinliklerinde gençlerimizi görüyoruz; hepsi katılıyor. Bizim köy birbirine çok bağlıdır, herkes akrabadır. Hatta bizim için "Yolboyu köyünde bir sene yaşayan, o tecrübeyle üniversite mezunu sayılır" derler.

"Dernekte Siyaseti Uzak, Dayanışmayı Yakın Tuttuk"

Celal Karaali: Dernek içinde siyasi bir duruşunuz var mı?

Selman Şayir: Bizim her daldan üyemiz var; savcımız, hakimimiz, müdürlerimiz mevcut. Derneğe her siyasi partiden temsilci gelir, hepsini izzet-i ikramla ağırlarız ancak derneğin içine asla siyaset sokmayız. Köy derneği ayrıdır, siyaset ayrı. Birbirimize saygı duymak zorundayız.

Celal Karaali: İstanbul gibi bir metropolde memleket dernekleri neden önemli?

Selman Şayir: Dernekler dayanışma için şart. Eskiden bir köylümüz vefat etse aylar sonra haberimiz olurdu. Şimdi bir mesajla aynı gün, aynı saatte herkesin haberi oluyor; ya cenazeye katılıyorlar ya taziye iletiyorlar. Bu bir gönül işidir. Ben şiir de yazarım ve derneğimizin duvarına astığım şu mısralar felsefemizi özetler:

"Benlik davasını bırak / Muhabbetten olmayarak / Saygıyla dolsun yürek / Hoşgörülü olmalıyız."

Gelecek Planları ve Veda Mesajı

Celal Karaali: Kongreniz yeni bitti, iki yıl daha buradasınız. Sonrasında planınız nedir?

Selman Şayir: Allah sağlık sıhhat verirse bakacağız. Eğer birisi çıkıp aday olursa memnuniyetle "Buyur gel" derim. Ancak derneğin kapanmasına da asla gönlüm razı olmaz. Dernek kapandı mı herkes kahve arayacak; burası bizim evimiz. Sabah kalktığımda ilk işim derneğe gelmek oluyor.

Celal Karaali: Köylülerinize ve gençlere son bir çağrınız var mı?

Selman Şayir: Gençlere ve köylülerime diyorum ki; dernekten ayrılmasınlar, mutlaka uğrasınlar. Aidat önemli değil, yeter ki gelip burada köylüyle bir bardak çay eşliğinde sohbetini devam ettirsinler. Biz burada bir aileyiz ve bu mirası yaşatmak bizim görevimiz. Fazıl Anıl Kılıçlı

{ "vars": { "account": "G-LFQRKY8JGD" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }