İstanbul siyasetinin ve hukuk dünyasının tecrübeli ismi Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Av. Bülent Kaya, Kent Yaşam Gazetesi’ne gerçekleştirdiği ziyarette Türkiye’nin içinde bulunduğu karamsar tabloyu net verilerle özetledi. Ziyarette kendisine eşlik eden ve Esenyurt’taki çarpık kentleşme ile sosyal sorunları sahada görüntüleyerek kamuoyunun gündemine taşıyan Esenyurt İlçe Başkanı Kemal Aygün ile birlikte bölgenin nabzını tutan Kaya, iktidarın yönetim anlayışını sert bir dille eleştirdi. Özellikle ekonomik çöküşün toplumun %80’ini yoksulluk sarmalına ittiğini vurgulayan Kaya, adalete olan güvenin tarihin en düşük seviyesine indiğini belirtti.

"AK PARTİ HALKI YOKSULLUKTA EŞİTLEDİ"

CELAL KARAALİ: Türkiye’de son dönemde artan hayat pahalılığı ve ekonomik sıkıntıları sahada yaşıyorsunuz. Bu konudaki görüşünüzü alabilir miyiz?

BÜLENT KAYA: Hayat pahalılığı artık toplumun %80’i için birinci gündem maddesi haline gelmiş durumda. Eskiden toplumun %60’ını oluşturan bir "orta direk" vardı; bugün ise bu kesim tamamen yok oldu. Toplumun küçük bir zengin tabakası dışında kalan devasa çoğunluğu yoksulluk mücadelesi veriyor. Şunu açıkça ifade etmek lazım; bu ülkeyi AK Parti; eşit yurttaşlıkta veya hukuk önünde eşitleyememiş olabilir ama vatandaşın büyük bir kısmını fakirlikte eşitledi, bu "başarılarından" dolayı kendilerini tebrik etmek lazım! Gelir adaletsizliği artık gizlenemez bir boyutta.

"ADLİYEYE YOLU DÜŞENE ALLAH YARDIM ETSİN"

CELAL KARAALİ: Bir hukukçu olarak mevcut yargı sistemini nasıl yorumluyorsunuz?

BÜLENT KAYA: Türkiye’de bugün adalete olan güven, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar düşük. Vatandaş artık yargıya düştüğünde hakkını alabileceğine inanmıyor. Yargı sistemi; hantallık, iş yoğunluğu ve siyasi baskılar altında eziliyor. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre bir davanın 12,5 yıl sürebildiği bir sistemde, İBB davası için 12,5 yıllık bir dava süresi tanımlamışlar, adaletten bahsetmek mümkün değil. Adalet her şeyin merkezidir; eğer bir ülkede adalet yoksa ne ekonomi düzelir ne de toplumsal huzur sağlanır. Mülakatta referans bulanın işe girdiği bir yerde adalet can çekişiyordur.

GÜLİSTAN DOKU OLAYI: "DEVLETİN VALİSİ EMNİYETE GÜVENMİYOR"

CELAL KARAALİ: Gülistan Doku olayının üzerinden 6 yıl geçti ve yeniden gündemde. Ne değişti, ne düşünüyorsunuz?

BÜLENT KAYA: Bu olay devletin en büyük ayıplarından biridir. O dönem Meclis’e verilen araştırma önergeleri iktidar tarafından "valimiz çok başarılı" denilerek reddedildi. Bugün gelinen noktada, ismi dosyada geçen valinin emniyette ifade vermeyi reddedip "Ben devletin valisiyim" demesi tam bir garabettir. Sen devletin asıl sahibi olan milletin ifadesini emniyette alıyorsun da senin ne ayrıcalığın var? Eğer bir devlet bir olayı faili meçhul bırakıyorsa, bu o devletin acziyetidir. Aradan geçen 6 yılda birçok delil karartılmış olabilir ancak bu işin peşini bırakmamak bir namus borcudur.

Maltepe’de en renkli 23 Nisan
Maltepe’de en renkli 23 Nisan
İçeriği Görüntüle

CHP’Lİ BELEDİYELERE YAPILAN OPERASYONLAR: "YARGI BİR SOPAYA DÖNÜŞTÜ"

CELAL KARAALİ: Son dönemde CHP’li belediyelere yönelik artan soruşturma ve kayyum hamlelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

BÜLENT KAYA: Soruşturma geçiren belediyelerin tamamının muhalefet partilerinden olması tesadüf değildir. Usul, esastan önce gelir; eğer sadece belli bir kesime operasyon yapıyorsanız bu yargı değil, siyasi bir sopadır. Seçilmiş bir belediye başkanının, kaçma şüphesi veya delil karartma durumu yoksa tutuklu yargılanması milli iradeye darbedir. İktidar, 2019’dan bu yana kaybettiği belediyelerin yetkilerini nasıl kısarım, seçmene dokunmalarını nasıl engellerim hesabını yapıyor. Bu partizanca yaklaşım sadece o belediyelere değil, o şehre ve halkın kararına zarar veriyor.

"ÖZER GÖREVE İADE EDİLMELİYDİ"

CELAL KARAALİ: Esenyurt'un seçilmiş belediye başkanı Ahmet Özer de görevine iade edilmeli mi?

BÜLENT KAYA: Konuştuğumuz gibi, bir belediye başkanı sadece delil karartma şüphesiyle görevden geçici olarak alınabilir, onun dışında görevine devam etmesi gerekir. Özer hakkında terör örgütü suçundan verilen ceza da zaten ayrı bir garabettir. Özer, tahliyesinin ardından göreve iade edilmeliydi.

ESENYURT'UN SORUNLARI

Celal Karaali: Esenyurt özelinde durum nedir?

BÜLENT KAYA: Esenyurt, çarpık kentleşmenin ve altyapı sorunlarının zirve yaptığı bir ilçe. İlçe Başkanımız Kemal Aygün ile sahayı gezerken gördük ki yeşil alanların artırılması gerekirken, var olan parklar emniyet müdürlüğü binası gibi gerekçelerle betona boğuluyor. Bunu da gündemde tuttuğunuz ve kamuoyuna aktardığınız için size çok teşekkür ederim.

"DEPREM KAPIDA, KOORDİNASYON SIFIR"

CELAL KARAALİ: İstanbul’un yapısı ve beklenen deprem riski hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstanbul genelinde durum vahim; 99 depreminden bu yana 30 yıl geçti ama koordinasyon hala sağlanamadı. İktidar ve belediye el ele verip şehri hazırlamak yerine, yetki kavgasına tutuşmuş durumda. Sokakların dar olduğu, toplanma alanlarının ranta açıldığı bir İstanbul’da yaygın bir depremin sonuçları felaket olur. Siyasi kaygıları bir kenara bırakıp bu şehri ortak akılla depreme hazırlamak zorundayız. Fazıl Anıl Kılıçlı