İstanbul ulaşımında uzun süredir devam eden "Taksiciler vs. Martı TAG" mücadelesinde yasal düğümün çözüleceği kritik duruşma günü geldi çattı. Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı önü, dava öncesinde adeta insan seline teslim oldu. Akıllı telefon uygulaması üzerinden hatır taşımacılığı ve dijital yolculuk paylaşımı yapan sistemin yasal statüsünün tartışıldığı davanın öncesinde meydanda devasa bir kalabalık toplandı.
On Binlerce TAG Sürücüsü Meydanı Ablukaya Aldı
Martı TAG platformu üzerinden ek gelir sağlayan veya sistemi aktif olarak kullanan on binlerce İstanbullu, davanın görüleceği salonun önünde ve adliye meydanında tek yürek oldu. Sürücüler, sistemin engellenmesi durumunda binlerce insanın mağdur olacağını savunarak, "Paylaşımcı yolculuk engellenemez" mesajı verdi. Adliye önünde kilometrelerce uzayan kalabalık, seslerini mahkeme heyetine duyurabilmek için pankartlar açıp sloganlar attı.
Taksicilerin Katılımı Sönük Kaldı
Davanın açılmasında ve TAG sisteminin "korsan taşımacılık" olduğu iddiasıyla yasaklanması talebinde başrolü oynayan taksi plakası sahipleri ve taksi odalarının ise adliye önündeki varlığı sönük kaldı. TAG sürücülerinin meydanı tamamen doldurduğu saatlerde, davayı protesto etmek ve taksi esnafının haklarını savunmak için Çağlayan'a gelen taksicilerin sayısının oldukça az olduğu gözlendi. İki grup arasındaki katılım oranındaki bu devasa uçurum, meydandaki görsel üstünlüğü tamamen TAG kullanıcılarının lehine çevirdi.
Emniyetten Yoğun Güvenlik Önlemi
İki tarafın karşı karşıya gelme ihtimali ve meydandaki kalabalığın on binleri aşması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü adliye binası ve çevresinde adeta etten duvar ördü. Çevik kuvvet ekipleri, TOMA'lar ve bariyerlerle meydanda geniş güvenlik önlemleri alınırken, TAG sürücüleri ile taksicilerin karşı karşıya gelmemesi için barikatlar kuruldu.
İstanbul'da ulaşımın dijitalleşmesi mi yoksa geleneksel taksi tekelinin devamı mı yönünde bir karar çıkacağını belirleyecek olan tarihi davanın duruşması, bu devasa kalabalığın gölgesinde başladı. Mahkemeden çıkacak karar, milyonlarca İstanbullunun günlük ulaşım alışkanlıklarını kökten değiştirebilir.





