İstanbul Küçükçekmece Halkalı Mahallesi sınırlarında yer alan yaklaşık 2 milyon 552 bin metrekarelik "askeri alan" olarak tanımlanan ve eski Nükleer Araştırma Enstitüsü olarak bilinen arazi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılaşmaya açıldı.
Bölge, 2009 Çevre Düzeni Planı'nda ağırlıklı olarak "askeri alan", "askeri güvenlik bölgesi" ile "kentsel ve bölgesel yeşil ve spor alanı" olarak tanımlanıyordu. Sonraki yıllarda plan değişiklikleriyle farklı kullanım kararlarına konu oldu. 2019'da "Kentsel Gelişme, Turizm ve Kıyı Tesisleri" fonksiyonları eklendi. 2021'de ise bu arazi "Rezerv Yapı Alanı" olarak ilan edildi.
YERİNDE İNCELEDİK
Kent Yaşam Gazetesi olarak araziyi yerinde inceledik. Yaşam Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Karaali, arazideki son durumu yerinden iletti. Karaali, “Şimdiye kadar tartışma konusu olan arazi Bakanlık eliyle imara açıldı. Küçükçekmece’nin tek nefes alan yeri olarak kalan bu bölge de böylece betona boğulacak” ifadelerini kullandı.
28 BİN KİŞİLİK YERLEŞİM PLANI
Bölgede yaklaşık 891 bin metrekarelik konut ve ticaret alanı öngörülürken, toplam emsal inşaat alanı 1,39 milyon metrekareyi aşıyor. Nüfusun en fazla 28 bin 736 kişi olacağı öngörülüyor. Plan notlarında yapı yüksekliklerinin yer yer 9 kata kadar çıktığı belirtiliyor.
ESKİ NÜKLEER ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
Küçükçekmece'deki Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi (ÇNAEM), Çernobil veya Akkuyu gibi devasa, yüksek güçlü ticari enerji santralleri barındırmıyordu. İçerisinde TR-1 ve sonradan geliştirilen TR-2 adında, megavat düzeyinde (düşük güçlü) araştırma reaktörleri bulunuyordu.
Bu durum, arazideki radyoaktif envanterin devasa boyutta olmadığı anlamına gelse de, on yıllar boyunca yapılan deneyler ve radyoaktif atıkların depolanması gerçeğini değiştirmez.
CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR
Dünya genelinde eski bir nükleer alanın (veya ona komşu parsellerin) sivil yerleşime açılabilmesi için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) standartlarında şu adımların eksiksiz uygulanmış ve bağımsız kurumlarca doğrulanmış olması gerekir:
- Radyolojik Karakterizasyon ve Zemin Etüdü: Bölgedeki toprağın ve yeraltı sularının, özellikle yarı ömrü uzun olan Sezyum-137 ve Stronsiyum-90 gibi izotoplar açısından santim santim haritalandırılması gerekir.
- Kapsamlı Dekonmisyon (Hizmetten Çıkarma): Reaktör parçalarının, radyoaktif atıkların ve eğer kirlenmişse toprağın üst katmanının kazınıp, sızdırmaz konteynerlerle TENMAK'ın (eski adıyla TAEK) lisanslı radyoaktif atık işleme tesislerine taşınmış olması şarttır.
- Fon Radyasyonunun Doğrulanması: Bölgedeki radyasyon seviyesinin, dünyanın herhangi bir yerindeki doğal arka plan (fon) radyasyonu seviyesine inmiş olduğunun bağımsız denetçiler tarafından kanıtlanması gerekir.
İSKİ'DEN DE DERE YATAĞI UYARISI!
İnşaata açılan alan, Kanal İstanbul Planı'nın da içinde yer alıyor. İSKİ Genel Müdürlüğü'nün görüş yazısında, bu alanlarda dere yataklarının korunması gerektiği vurgulandı. Yazıda "bu alanlarda yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi gerektiği" ifade edildi. KENT YAŞAM HABER MERKEZİ