Kentsel dönüşümü hızlandırmak amacıyla hayata geçirilen "Yarısı Bizden" kampanyası inşaat sektörüne önemli bir hareketlilik getirirken, artan maliyetler dönüşüm sürecinin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle hazır beton fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, hem inşaat firmalarının maliyet hesaplarını hem de vatandaşların dönüşüm sürecindeki ekonomik yükünü etkiliyor.

Sektördeki fiyat değişimlerine göre hazır betonun metreküp fiyatı Şubat 2026 döneminde 3 bin 400 TL + KDV seviyesindeyken, Haziran ayında 3 bin 750 TL + KDV seviyesine yükseldi. Ağustos ayında ise fiyatların 4 bin 150 TL + KDV seviyesine çıkması bekleniyor.

Bu artışla birlikte hazır beton fiyatlarında yaklaşık altı aylık süreçte yüzde 22 oranında yükseliş yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat artışlarının maliyet kalemleriyle ne ölçüde örtüştüğünün daha şeffaf şekilde ortaya konulması gerektiğini belirtiyor.

Hazır beton üretiminde çimento, agrega, enerji, akaryakıt, işçilik ve nakliye gibi birçok kalemin maliyetleri etkilediği belirtilirken, tartışmanın temel noktasını satış fiyatlarındaki artış ile üretim maliyetlerindeki yükseliş arasındaki denge oluşturuyor.

"YARISI BİZDEN KAMPANYASI SEKTÖRE HAREKET GETİRDİ"

Efe Kılıç İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kılıç, kentsel dönüşüm kapsamında uygulanan "Yarısı Bizden" kampanyasının sektörde önemli bir canlılık oluşturduğunu söyledi.

Kampanyanın vatandaşların dönüşüm sürecine girmesi açısından önemli bir destek olduğunu belirten Kılıç, devletin bu süreçte önemli bir kaynak ayırdığını ifade etti.

Kılıç, kampanya ilk açıklandığında uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu ancak bugün gelinen noktada kentsel dönüşüm açısından önemli bir fırsata dönüştüğünü dile getirdi.

Artan talebin inşaat sektöründe hareketlilik oluşturduğunu belirten Kılıç, buna karşılık temel inşaat malzemelerinde yaşanan fiyat artışlarının sektörün en önemli sorunlarından biri haline geldiğini söyledi.

HAZIR BETON FİYATLARINDA MALİYET TARTIŞMASI

Hazır beton fiyatlarında son dönemde yaşanan artışlar, sektör içinde maliyet ve fiyat dengesi tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Ayhan Kılıç, özellikle beton fiyatlarında yaşanan yükselişin firmaların maliyet hesaplarını zorladığını belirterek, fiyatların nasıl oluştuğuna ilişkin süreçlerin daha şeffaf şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Beton üretiminde kullanılan girdilerde maliyet artışları yaşandığını belirten Kılıç, ancak satış fiyatlarındaki yükselişin bu maliyet artışlarıyla aynı oranda ilerleyip ilerlemediğinin sektör açısından önemli bir konu olduğunu söyledi.

Kılıç, beton firmalarının fiyatlarının birbirine yakın seviyelerde seyretmesinin de dikkat çekici olduğunu belirterek, rekabet koşullarının daha güçlü hale gelmesinin hem sektör hem de vatandaş açısından önemli olduğunu ifade etti. Piyasada farklı firmaların benzer fiyat seviyelerinde hareket etmesinin, fiyat belirleme süreçlerinin daha yakından değerlendirilmesini gerekli kıldığını belirten Kılıç, sektörde daha fazla rekabet ve şeffaflık sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Kılıç, "Burada önemli olan, fiyatların hangi maliyet hesaplarıyla belirlendiğinin daha anlaşılır olmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Hazır beton fiyatlarındaki artışın üretim maliyetleriyle karşılaştırmalı olarak ele alınması gerektiğini belirten sektör temsilcileri ise, temel inşaat girdilerinde daha öngörülebilir ve şeffaf bir fiyat yapısının oluşmasının kentsel dönüşüm sürecinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını vurguluyor.

VATANDAŞIN DÖNÜŞÜM MALİYETİ ARTIYOR

Kılıç, özellikle hazır beton fiyatlarında yaşanan artışların kentsel dönüşüm projelerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturduğunu belirterek, "Beton fiyatlarındaki artış kentsel dönüşüm sürecini zorluyor. Devlet dönüşümü destekliyor ancak kontrol edilemeyen maliyet artışları hem sektörü hem de vatandaşı zor durumda bırakıyor." dedi.

Kentsel dönüşüm projelerinde vatandaşların belirsizlik yaşamamak adına başlangıçta belirlenen bedeller üzerinden anlaşma yapmak istediğini ifade eden Kılıç, bu nedenle firmaların sabit fiyatlı sözleşmeler yaptığını söyledi.

Mevcut projelerde daha sonra ortaya çıkan maliyet artışlarının vatandaşa yansıtılmadığını belirten Kılıç, yükselen maliyetlerin büyük bölümünün firmalar tarafından karşılandığını dile getirdi.

Kılıç, "Vatandaş inşaata başlarken ne kadar ödeme yapacağını bilmek istiyor. Biz de bu nedenle sabit fiyat üzerinden sözleşme yapıyoruz. Ancak özellikle beton başta olmak üzere beklenmeyen maliyet artışları geldiğinde bu yük firmaların üzerinde kalıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Ancak artan maliyetlerin yeni başlayacak projelerde farklı bir tablo oluşturabileceğine dikkat çekiliyor. Hazır beton ve diğer temel inşaat girdilerindeki yükselişlerin, dönüşüm maliyetlerini artırarak vatandaşların karşısına daha yüksek bedeller olarak çıkma riski bulunuyor.

Deprem riski altındaki yapılarını yenilemek isteyen vatandaşların zaten önemli bir ekonomik yük üstlendiğini belirten sektör temsilcileri, temel maliyetlerdeki hızlı artışların kentsel dönüşüm sürecinin hızını olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor.

Atatürk Havalimanı'nda Iğdır Rüzgarı Dindi Ama İzi Kaldı: Tuzluca'nın Geleceği Konuşuldu
Atatürk Havalimanı'nda Iğdır Rüzgarı Dindi Ama İzi Kaldı: Tuzluca'nın Geleceği Konuşuldu
İçeriği Görüntüle

FİNANSMAN YÜKÜ İNŞAAT FİRMALARIN ÜZERİNDE

Kentsel dönüşüm projelerinde yalnızca malzeme fiyatlarının değil, finansman süreçlerinin de önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Ayhan Kılıç, devlet desteğinin inşaatın ilerleme seviyesine göre ödendiğine dikkat çekti.

Firmaların projelerin başlangıcında önemli bir finansman yükünü üstlendiğini belirten Kılıç, artan maliyetler ve ödeme süreçlerinin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Sabit fiyatlı sözleşmeler nedeniyle oluşan maliyet farklarının mevcut projelerde firmalar tarafından karşılandığını ifade eden Kılıç, sektörün daha öngörülebilir bir yapıya ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

RUHSAT SÜREÇLERİ MALİYETLERİ ARTIRIYOR

İnşaat sektöründe yaşanan sorunların yalnızca malzeme fiyatlarıyla sınırlı olmadığını belirten Ayhan Kılıç, ruhsat süreçlerinde yaşanan gecikmelerin de maliyetleri artırdığını söyledi.

İstanbul'daki belediyelerde artan başvuru yoğunluğu nedeniyle ruhsat sürelerinin uzadığını belirten Kılıç, geçmişte yaklaşık üç ay içerisinde tamamlanan süreçlerin bugün altı ayı bulabildiğini ifade etti.

Ruhsat bekleme süresinin firmalar açısından finansman yükü oluşturduğunu belirten Kılıç, inşaata başlanamayan her dönemin yeni maliyet artışlarını beraberinde getirdiğini söyledi.

DÖNÜŞÜM DESTEĞİ DEPREM RİSKİ TAŞIYAN İLLERE DE YAYILMALI

"Yarısı Bizden" kampanyasının İstanbul'da önemli bir hareket oluşturduğunu belirten Ayhan Kılıç, kentsel dönüşümün yalnızca İstanbul'un değil, Türkiye'nin birçok kentinin ortak sorunu olduğunu söyledi.

Deprem riski taşıyan diğer illerde de benzer desteklerin uygulanması gerektiğini belirten Kılıç, Kocaeli, Tekirdağ ve Çanakkale gibi şehirlerin de dönüşüm sürecinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kılıç, dönüşüm desteklerinin dönemsel değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir politika haline gelmesinin önem taşıdığını söyledi.

SEKTÖRDEN MALİYETLERİN DAHA ÖNGÖRÜLEBİLİR HALE GELMESİ ÇAĞRISI

Hazır beton fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişin kentsel dönüşüm sürecinin önemli başlıklarından biri haline geldiğini belirten sektör temsilcileri, temel inşaat girdilerindeki fiyat oluşumlarının daha şeffaf ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Sektör temsilcilerine göre, kentsel dönüşümün hızlanması için yalnızca devlet desteklerinin artırılması değil, dönüşümün temel maliyetlerini oluşturan kalemlerde de daha dengeli ve sürdürülebilir bir piyasa yapısının oluşması önem taşıyor. TAYFUN ERCAN- KENT YAŞAM