Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası ( Eğitim –İş) 16 Ocak Cuma günü itibariyle 2025-2026 Eğitim –Öğretim yılının birinci döneminin sona ermesi nedeniyle döneme yönelik olarak ‘1. Dönem Sonu Değerlendirme Raporu’ yayınladı. Sendika raporla ilgili olarak eğitimin içinde bulunduğu yapısal krizi, piyasalaşmayı ve gericileşmeyi ortaya koyduklarını iddia etti.
Eğitimin kamusal niteliğinin yok edildiği, eşitsizliğin derinleştiği ve aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın çok yönlü bir kuşatma altında olduğu bir eğitim dönemini daha geride kaldığını ifade eden Eğitim İş İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Oğuz Akkaş rapor içeriği hakkında şu bilgileri verdi:
“ Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi kamusal bir hizmet olarak değil; ideolojik, gerici ve piyasa odaklı bir alan olarak yönetmeye devam ettikçe bu sorunlar her dönem üstüne koyarak devam edecektir.
Eğitim-İş olarak, hazırladığımız dönem sonu raporunda 8 ana başlık ve 36 alt başlık detaylandırılmakta; 9. Bölümde ise sonuç ile sendikamızın kararlılığını ve somut taleplerini içeren mücadele programı bulunmaktadır.
Ele aldığımız 9 ana başlık ve alt başlıklar şöyledir:
1. Eğitimin Piyasalaşması ve Aileler Üzerindeki Ekonomik Yük: Bağış adı altında para toplama uygulamalarına devam edilmesi, artan okula başlama maliyetleri, özel okul ücretlerindeki denetimsizlik, açık liseler.
2. Eğitime Erişim ve Okullaşma Sorunları: Zorunlu eğitime rağmen %100 okullaşma sağlanamaması, okulda olmayan çocuk sayısının artması, hayalet sınıf uygulaması, taşımalı eğitim mağduriyetleri, okul servisi sorunları, ikili eğitim sorunu.
3. Çocuk Emeği, Mesleki Eğitim ve Meslekten Kopuş: MESEM’ler, Mesleki Ortaokul Uygulamaları, zorunlu eğitim süresinin kısaltılması.
4. Okulların Fiziksel Koşulları, Sağlık ve Güvenlik: Okullardaki temizlik ve hijyen sorunu, beslenme ve temiz içilebilir su sorunu, denetimsiz okul yemekleri, okullarda güvenlik personeli sorunu, okullarda artan şiddet olayları, deprem bölgesindeki eğitim sorunları.
5. Eğitimde Dinselleşme ve İdeolojik Kuşatma: ÇEDES projesi, Maarif müfredatı, Atatürk ve ulusal günlerin görünmez kılınması, imam hatip okulları dayatması.
6. Eğitim Bütçesi ve Kamusal Yatırımlar: MEB yatırım bütçesinin sistematik olarak azaltılması, eğitimin piyasalaşması.
7. Eğitim Emekçileri ve Öğretmenlik Mesleği: Ücretli öğretmenlik güvencesizliği, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin alım gücü, öğretmenlere yüklenen angarya görevler, norm fazlası öğretmen atamaları, okullara baskı mekanizmasına dönüşen CİMER İhbar Hattı, öğretmen yetiştirme, akademi ve eğitim politikaları.
8. Hukuksuzluk, Denetimsizlik ve Diğer Eğitim Sorunları: Sahte evrak ve diplomaya karşı yürütülen mücadelenin eksikliği, sabit yaz saati uygulamasının çocuklar üzerindeki etkileri, özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar, mülakat mağduru öğretmenler, sınav odaklı eğitim.”
“EĞİTİM DİNSELLEŞTİRİLMİŞ, İÇİ BOŞALTILMIŞTIR”
Akkaş, raporun dokuz bölümden oluşan sonuç kısmı ve Eğitim-İş’in mücadele programına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. “24 yıllık AKP iktidarının tamamında olduğu gibi, 2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı birinci döneminde de laik ve bilimsel eğitimden giderek uzaklaşılmış, Cumhuriyet değerlerine yönelik saldırılar sürmüştür. Yönetici kadrolar kamunun değil, iktidarın kadroları hâline getirilmiştir. Liyakatsiz kadrolaşma, mevzuat ve program değişiklikleri, protokoller ve özel teşviklerle tarikatlarla ilişkili vakıf ve derneklerin okullara girmesine izin verilmesi sonucunda eğitim daha da dinselleştirilmiştir. Kamusal eğitimin içi boşaltılmış, niteliksizleştirilmiştir” dedi.

“EĞİTİMİN PEDAGOJİK VE KAMUSAL NİTELİĞİNİ ZEDELENİYOR”
Eğitim-İş İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Oğuz Akkaş, özellikle ÇEDES Projesi kapsamında imam, vaiz ve din görevlilerinin okul ortamında etkinlik yürütmesinin, eğitimin pedagojik ve kamusal niteliğini zedelediğini vurguladı. Akkaş, bu uygulamaların çocukları laik ve bilimsel eğitim ortamından uzaklaştırdığını, eğitimi ideolojik yönlendirmelere açık hâle getirdiğini ifade etti. Akkaş ve Eğitim-İş’e göre söz konusu süreç, anayasal güvence altındaki laik eğitim ilkesinin aşındırılmasına ve kamusal eğitimin yetki alanının fiilen daraltılmasına yol açıyor.
“BİLİM VE LAİKLİK KARŞITI KARARLAR ALINIYOR”
Akkaş sendika raporunun içeriği ile ilgili yapmış olduğu bilgilendirmenin devamında; “2025/2026 eğitim öğretim yılının ilk yarısında eğitim alanında yaşananlar, MEB’in eğitimin yapısal sorunlarına yönelik somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmeye niyetinin olmadığını bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. Eğitimde yaşanan yoğun dinselleşme ve eğitimin ticarileştirilmesi uygulamaları; AKP iktidarının siyasal-ideolojik hedeflerine uygun olarak alınan bilim ve laiklik karşıtı karar ve uygulamalar eşliğinde hayata geçirilmeye devam etmiştir.
“AYDINLANMA MÜCADELESİNDEN GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”
Ancak bizler Eğitim-İş olarak, durum ne kadar karanlık görünse de; eğitimdeki gericileştirmeye ve piyasalaştırmaya karşı, eğitim emekçisinin haklarına ve itibarına kastedenlere karşı, Cumhuriyet’i ve devrimleri hedef alanlara karşı verdiğimiz aydınlanma mücadelesinden bir adım geri atmayacağız.
Her gün biraz daha büyüyen bir aile olan Eğitim-İş olarak; Atatürk’ün bize emanet ettiği yeni nesillere kıyılmasına da, onun sınıfta arkasında duracak kadar önem atfettiği eğitimcilere bu ülkenin zindan edilmesine de izin vermeyeceğiz. Laik, bilimsel, adil ve kamusal bir eğitim sistemi kurmak için canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz.
Eğitim-İş olarak;
· Zorunlu eğitimin tartışmaya açılmasına son verilmesini,
· Açık liselerin örgün eğitimin alternatifi olmaktan çıkarılmasını,
· MESEM’ler başta olmak üzere çocuk emeğini meşrulaştıran tüm uygulamaların kaldırılmasını,
· Ücretli öğretmenlik uygulamasına derhâl son verilerek tüm öğretmenlerin kadrolu istihdam edilmesini,
· Eğitim bütçesinin artırılmasını ve yatırım payının yükseltilmesini,
· Laik ve bilimsel eğitime yönelik tüm ideolojik müdahalelerin durdurulmasını,
· Öğretmenlerin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesini
acil ve vazgeçilmez talepler olarak kamuoyuna ilan ediyoruz.
Eğitim-İş, kamusal eğitimi savunmaya; Cumhuriyet’in, çocukların, öğretmenlerin ve toplumun geleceği için mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.” açıklamasında bulundu. TAYFUN ERCAN- KENT YAŞAM
RAPORUN TAMAMINI İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN :




